'CHP, İstanbul'da sürpriz yapacak'

CHP'li Muharrem İnce iddialı konuştu...
Açık ve Net'te konuşan Muharrem İnce, Topbaş
ve Gökçek'in de aday olmayacağını ileri sürdü
Habertürk TV'de
ekranlara gelen 'Açık ve Net' programının canlı yayın konuğu CHP Grup
Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce oldu.
Zafer Arapkirli'nin
sorularını yanıtlayan İnce'nin konuşmasından ana başlıklar şöyle:
Milletvekilleri
içinde birinciyim
İmajımdan hiçbir
sıkıntım yok. Doğruları yaptığımı düşünüyorum. Demokraside yüzde yüzü mutlu
etmek mümkün değil. Başbakan da yüzde 50 oy alıyor. Ben empati yapmaya
çalışırım. AKP taraftarlarının da hakaret etmemek kaydıyla, protesto etme
hakları var. Twitter'da 165 bin takipçim var. Milletvekilleri içinde beni geçen
yok. Parti genel başkanları hariç.
Milletvekilleri
talimat alıyor
Türkiye'de siyaseti
hırçınlaştıran bizzat sayın Başbakanın kendisidir. İstediğim üslup kesinlikle
bu değil. Sayın Başbakan Meclis'e talimat veriyor. Bunu duyan AKP
milletvekilleri ölümü pahasına saldırıyor. Ne yapıp edip, uyumuyorlar sabahlara
kadar o yasayı geçirmek için uğraşıyorlar.
AKP'liler sahte oy
kullanıyorlar
Genel başkanların
bu tür hakları var ama 'dayatın, ezin, bu yasayı geçirin' deme hakları yok.
Temel yasa artık sıradan bir olay haline geldi. İçtüzük değiştirme girişimleri
oldu. Meclis açıkken Kanun hükmünde kararname çıkardılar. Başbakan ve bakanlar
soru önergelerine yanıt vermiyorlar. Öylamada sahte oy kullanıyorlar. Hacda
olan bir AKP milletvekilinin yerine Meclis'te oy kullanılıyor. Defalarca bunu
yakaladık.
AKP kendi vekilini
koruyor
Muhalefet
milletvekili 'hayvan herif' sözünü kullandığında AKP milletvekillerini onu
kınayabiliyor, dışarı çıkıyorlar. Ama aynı sözü kendi arkadaşları yaptıklarında
koruyorlar. Parlamento muhalefet milletvekiline ceza veriyor, iktidar
milletvekiline vermiyor. O zaman iktidar milletvekillerinin bu sözü söyleme
hakkı doğuyor.
Başbakan Erdoğan siyaseti
geriyor
Hiçbir fiziksel
saldırı içinde olmadım. Ne bana karşı oldu ne benim böyle bir saldırı oldu.
Dünyanın pek çok parlamentosunda çirkin söz söylenebiliyor. Başbakan 'alçaklar,
şerefsizler, cibiliyetsizler' diyebiliyorlar. Türkiye'de siyaseti geren
Başbakanın kendisidir.
Hiç mezhep sözünü
söylediler mi?
Başbakan Erdoğan
'bahtsız bedevi'nin ne anlama geleceğini bilmiyor mu? Dolayısıyla benim genel
başkanım da cevabını verecek. Türkiye'de siyasetin üslubunu yeniden düzenlemesi
için Başbakanın önce kendisini düzeltmesi lazım. Demirel ile Ecevit yıllarcak
seçim mücadelesi yaptılar. Hiç seçim meydanında onların mezhep konuştuğunu
söylediniz mi?
Başbakan ağzına
geleni söylerse!
Başbakan ağzına
geleni söylesin bize, biz de diyelim ki, çok ayıp ediyorsunuz, teessüf ederiz
mi diyelim. Suratımıza tokat atana öbür yanağımızı dönmememiz lazım. Haddini
bildirmek lazım.
Sandık olmazsa
savcıya gidiyorlar
Kırşehir'i DP'ye oy
vermedi diye ilçe yapan zihniyetle, 'eli kolu bağlı belediye ister misiniz?'
diyen zihniyet aynıdır. Sayın Başbakan bir yeri sandıkla alamıyorsa savcıyla
almak istiyor. Sandık olmadı, savcı, o da olmadı bu sefer yasa çıkararak orayı
almak istiyor. Hatay'da Alevi yurttaşlarımızı bir bölgeye topluyor mesela.
Sistemi dizayn ediyor. Geçmişte İzmir'de yeni ilçeler ürettiler.
Sarıyer'i
alamayınca küçültüyorlar
Ben İzmir'de gece
yattım bir baktım sabah başka bir ilçede uyanmışım. Şişli'nin 50 senedir
sınırları değişmemiş. Şişli'yi alamayacağı için küçültüyor ve Sarıyer'e
dağıtarak orayı kazanmak istiyor. Bunun neresinde ahlak, demokrasi ve hukuk var.
Muhtarların elini
kolunu bağladılar
Bu ali cengiz oyunu
niye yapıyor? Seçimi daha rahat almak için yapıyor. Köy tüzel kişilikleri
kapanıyor. Muhtarlıkların binlerce dönüm arazisi var. Bunlar belediyeye
geçecek. Muhtarlar defin ruhsatı dahi veremeyecekler. Bu Türkiye'nin daha iyi
yönetileceğine dair bir uygulama değil ki. Bu bir mühendislik
çalışması...Demokrasiden nasibini almamış bir kafadır bu.
Cumhurbaşkanlığı AKP'nin
bürosu gibi
Parlamentoda fren
yapacak bir güç yok. Ezici bir sayısal çoğunluk var. Cumhurbaşkanlığı artık
AKP'nin bürosu gibi. Anayasa Mahkemesi de yok, yargı kuşatılmış. Medya zaten
ortada. Bir grubu bir televizyonu kastederek söylemiyorum bunu. Sizden yana
hiçbir kuşku duymuyorum tabii. Türkiye'de iktidarı durdurabilecek bir mekanizma
kalmadı.
Erdoğan'a
başarısızlığı tattırmalıyız
Hiçbir şekilde
umutsuz değilim. Hiçbir şey 1919 koşullarından daha kötü olamaz. Umutsuz mu
yaşanmaz, simitsiz mi? Tabii ki umutsuz yaşanmaz. Recep Tayyip Erdoğan 1986'da
ara seçimde milletvekili olamadı. 1989'da Beyoğlu Belediye Başkanı olamadı.
1999'da tercihli milletvekili sistemi vardı, ikinci sıradaki kişi sayın
Erdoğan'ın önüne geçti. Geçmişte nasıl bu başarısızlıkları varsa ona o
başarısızlıkları yeniden tattırabiliriz.
Bu milletin
sürprizleri olmuştur hep
1989'da millet
gitti SHP'yi seçti. İstanbul'da Dalan alacak, İzmir'de Özfatura alacak
deniyordu. İstanbul'u, İzmir'i, Ankara'yı aldık. Ben bu milletin büyük
sürprizleri olduğuna inanmışımdır hep.
15 yaşında
samanlığa CHP diye yazdım
Türkiye'nin
özgürlüğe ihtiyacı var. Türkiye'de herkes telefonlarının dinlendiğinden
şikayetçi. Sokaklarda insanlar yürüyemiyor, polisin jopuyla karşılaşıyor. Ben
15 yaşından beri CHP'liyim. 15 yaşındayken Yalova'daki köyümüzde samanlığa CHP
yazdım. O yazı hala orada durur.
CHP altı okunu
korumak zorundadır
CHP 6 Ok'unu
korumak zorundadır. Ama kendini yenileyebilir. Söylemlerinde değişimler
olabilir. Hataları varsa bunlar düzeltilebilir. Geçmişte bir yanlış varsa 'özür
diliyoruz' denebilir. CHP tıpkı 89'da yaptığı gibi bir büyük umut olabilirse,
ki ben bunu hissediyorum. İyi bir kampanya ve düzgün adaylarla, yanlış
tercihler yapmazsak 89'daki sürprizi yapacağımıza inanıyorum.
Topbaş ve Gökçek aday
olmayacak
Şahıslar üzerinden
bir değerlendirme yapamam. Benim görevim partinin belediye başkan adaylarını
bulup çıkarıp onları tanıtmak değil. Herhangi bir şahsın adaylığını tartışmam
çok yanlış olur. Bence ne Kadir Topbaş ne de Melih Gökçek aday olmayacak.
Kulislerde bu iki ismin de değiştirileceği yönünde konuşmalar kulağımıza
geliyor.
CHP İstanbul'da
sürpriz yapacak
1994'de Recep
Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni kazanması sürpriz
sayılmıştı. İstanbul'da herkes Bedrettin Dalan'ı alacağını söylüyordu ama
1989'da Nurettin Sözen geldi aldı. Parti doğru tercihler yaparsa 1989 zaferini
yeniden yaşarız diyorum.
Sarıgül CHP adayı
olacak mı?
Bu tartışmanın
içerisine girmez. Benim tartışmam gereken konu bir milletvekili olarak gündeme
ilişkin tartışmaları takip etmek. Herhangi bir kişinin belediye başkan
adaylığını telaffuz etmem, olur ya da olmaz demem benim görevimle bağdaşmaz.
Etibank'ı kurmak
ilkellik mi?
Cumhuriyetin ilk
yıllarında yerli sermaye yok. Devlet Etibank, Sümerbank, SEKA'sını kurmuş.
Limanlarını yabancıların elinden almış. Bugün tam tersi yapılıyor. SEKA,
PETKİM, TÜPRAŞ, limanlar gitti. Bütün bunların çağdaşlık olarak algılayacağız.
Devletin Sümerbank'ı, Etibank'ı kurmasını ilkellik olarak mı algılayacağız?
AVM'lerle esnafı
bitirdiler
Türkiye'de tarımı
perişan ettiler. AVM'lerle küçük esnafı bitirdiler. Artık kişilerin esnaf olma
şansı kalmadı, gidip AVM'de kölelik yapma imkanı var. 1930'ları, 40'ları o
kadar öcü gibi gösterdiler ki. AKP'nin ekonomik politikasında tarım bitmiş,
esnaf perişan, sanayide enerji maliyetleri yüksek, turizmde sorunlar
çözülmemiş, madenler hala ucuza satılıyor, insanlarımız hala yoksul.
Silahlı adamla
pazarlık yapılmaz
Kürt sorununun
toplumsal ve siyasal yönünü ayrı terör yönünü ayrı değerlendirmemiz lazım.
AKP'nin en büyük hatası hepsini birden yürütmesi. Eline silah almış kişiyle
oturup pazarlık yapılamaz, kararlı bir şekilde mücadele gerekir. Kürtçe'nin
konuşulması bir özgürlük talebi midir, egemenlik talebi midir? Herkes şunu
sormalı, beraber mi, ayrı ayrı mı, yanyana mı yaşayacağız?
Matematik Kürtçe anlatırsanız...
Bir kişinin
anadilini öğrenmesi, onu konuşması, geliştirmesi, kültürel faaliyetlerde
bulunması, onunla övünmesine, yayın çıkarmasına, siyasi propogandası yapmasına
evet. Ama tarihi, coğrafyayı, matematiği Türkçe anlatalım derseniz bu ülkeyi
bölersiniz.
Ben her türlü idama
karşıyım
Suçun karşılığı
cezadır. İdam ise bir ceza değildir, yok etmek, ortadan kaldırmak ve öc
almaktır. Ben bir sosyaldemokrat olarak idama karşıyım. Adnan Menderes'in
idamına da karşıyım, Deniz Gezmiş'in idamına da karşıyım. İdamı Öcalan
üzerinden tartışmak bir büyük yanlıştır. Bunu AKP'lilerle gerçekten tartışmak
isterim.
İstesen de Öcalan'ı
asamazsın!
Başbakan idamı
istese de yapamaz. Bu büyük palavradan ibarettir. Başbakan meydanlarda idamları
anlatıp ağlıyordu, şimdi idamı konuşuyor. Bunun için Anayasa değişikliği
gerekir. Avrupa Birliği defterini kapatmak gerekir. Anayasa'nın 93. maddesini
değiştirmesi lazım. Ceza hukuku geriye dönük işlemez. Sen istesen de Abdullah
Öcalan'ı asamazsın.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












