loading
close
SON DAKİKALAR

CHP Sözcüsü Öztrak: Biz koltuk için milletini bölmeyen, özgürlüklerden yana herkesi kardeş biliriz, Bahçeli sakın alınmasın

CHP Sözcüsü Öztrak: Biz koltuk için milletini bölmeyen, özgürlüklerden yana herkesi kardeş biliriz, Bahçeli sakın alınmasın
Tarih: 04.02.2019 - 12:26
Kategori: Gündem

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Öztrak'ın açıklamaları şöyle:
 
"Enflasyon cephesine ocak ayına iyi başlaamadık. Geçtiğimiz yılın son iki ayında alınan önlemler nedeniyle gerilemeye başlayan enflasyonun yeniden yukarıya çıkmaya başladığını gördük. Bunu söylüyorduk, pansumanla bu işleri geçiştiremezsiniz. TÜİK'in resmi rakamlarıyla dahi kriz saklanamaıyor. 12 aylık mutfak enflasyonu yüzde 32'ye ulaşmış. Çarliston biberin fiyatı yüzde 81, dolmalık biberin yüzde 68, ıspanağın yüzde 66, sivri biberin yüzde 63, pırasanın fiyatı yüzde 29 artmış.
Geçtiğimiz hafta Tekirdağ'da pazarcılarla birlikteydim. Yarım kiloluk etiketleri gördüm, gramla, taneyle yapılan alışverişleri gözlemledim. Pazarda alan da satan da şikayetçi. 17 yıldır iktidarlar ne doğru düzgün bir hal ne de avm yasası çıkardılar. Bereketsiz ticaret sıcak para şalının altında gizleniyordu. Para bolken tedbir almadı, şimdi şikayet ediyorlar. Bu pahalılığın tek sorumlusu ülkeyi sıcak paraya teslim eden, yandaş komisyonculara müdahale etmeyen, göz yuman Recep Tayyip Erdoğan yönetimidir. Kanuni desteklerini alamayan, tarlasını ekememe noktasına gelen çiftçimiz de evine gramla sebze meyve alan milletimiz de saray iktidarından çözüm bekliyor. Saray ne yapacağını bilmiyor. Önce zorunlu yüzde 10 kampanyası başladı, işe yaramadı, markete, pazara zabıta gönderdiler olmadı. Vatandaşa ucuz market arayın dediler. Ben başedemiyorum sen başının çaresine bak, diyorlar. Yetki beylerde sorumluluk millette. Geçen seçimde 'bu kardeşinize oy verin, pahalılığı, dövizi çözerim' dediler her şey daha kötüye gitti. Milletten kopmuşlar. 
24 Haziran'dan sonra tek adam parti devleti rejiminde geçtik. Tek adamın aklının ne kadar yetersiz olduğunu, meselelerin TBMM'de çözülmesinin ne kadar önemli olduğunu gördük. 
Sehven zamla tanıştı Türkiye. Sehven dedikleri de öyle böyle değil. Yüzde 38. Belli ki hesabı kitabı yapmışlar, seçimden sonra civciv çıkacak.
Uzunca süredir iktidarın IMF ile seçimden sonra söz keseceğini söylüyoruz. Cami avlusunda farklı, Körfez ükelerinde, yabancı başkentlerde farklı konuşmayın diyorduk. Sarayın damadı devlet adabına uymayan süslü mektupla açıklama yaptı. Dün McKinsey'den teknik destek almaya çalışan bu şahıs ne IMF ile ne yabancı şirketlerle yolumuz kesişir, algı operasyonu yapıyorlar, demiş. Seçimi kaybedeceklerini anlayınca maliye para politikalarını seçim vitesine taktılar. Yatırımcı toplantılarında döviz baronlarının kulaklarına seçime kadar sesinizi çıkarmayın, seçimden sonra IMF ile anlaşacağız, dediler. Haberler önce uluslararası yatırım raporlarına yansıdı. Sonra sarayın koridorlarından köşe yazılarına taşındı.
Sıkıştılar 10 parmaklarında 10 kara bize sürmeye çalışıyorlar. Esas tehlikeli ruh hali millet inim inlerken kriz yok demek. Esas tehlike istediği olmadığında babasının kucağına koşan şımarık çocuk halleridir. Kalkıp çıkıp IMF ile ne seçim öncesi ne sonrası anlaşma yapmayacağız, deseler yeterli olurdu.
Tek adam parti devletinin neden olduğu ekonomik kriz her geçen gün milletin canını yakıyor. Liyakatsiz kalemler tarafında yazıldığı anlaşılan damat tarafından açıklanan metini gördük. Bun yazan ellere bakkal sahibi dükkanını emanet etmez. Sarayın başına yakınlığı nedeniyle beytül mal emanet ediliyor. 
Dış borç 175 milyar dolar. Bunların cari açık tahmini 26 milyar dolar. Bu yıl her gün küresel piyaslardan 550 milyon dolar para bulmak zorundayız.  Bu nedenle ülkemiz en kırılgan 5 ekonomi araaadsında. TL en fazla değer kaybeden 2. para. 
Piyasada çarklar durmuş, millet cebindekini korumaya çalışıyor.
Ekonomik daralma varken, şirketler konkordato sırasına girmişken sıkılmadan dengelenme diyorlar. Esas hastalıklı ruh hali budur. Saraylarında bir eli yağda bir eli balda olanlar döküntü mal için pazarın kapanışını bekleyen milletin halini bilemez. Milletimiz 31 Mart'ta gereken ayarı verip dengeleyecektir.
Türk Telekom zarar açıkladı. Karlar Lübnanlı ortaklara gitti zararlar bizim bankalara kaldı. Benzerini Sakarya'daki tank palet fabrikasında yapmaya hazırlanıyorlar. Telekom'daki gibi özelleştirme değil işletme hakkının devri diyorlar. Saray geçtiğimz yıl çıkardığı özelleştirme kararına baksın. Açık açık özelleştirme kararı deniyor. Kendi imzlaarını mı inkar edecekler. Genel Başkanımız 9 soru sordu hala tık yok. Bir de sarayın bekçisine sorular sormuştuk. Anlaşılan bu peşkeş vatan, millet, bekayı ağzından düşürmeyen sarayın bekçisinin kanına dokunmamış. Her zaman yaptığı gibi genel başkanımıza ve bize seviyesizce saldırmayı tercih etmiş. Ne zaman kardeş olduk, demiş. Biz bu topraklarda yaşayan, koltuk için milletini bölmeyen, özgürlüklerden yana herkesi kardeş biliriz. Bahçeli sakın alınmasın. Dün bebek katiliyle müzakere yapan, milleti bölenden cumhurbaşkanı olmaz, kamu arazilerini zimmete geçirenden, evdeki paraları sıfırlaryandan, milliyetçiliği ayaklar altına alan inkarcıdan cumhurbaşkanı olmaz deyip bu sözleri söyleyen kişinin bekçiliğine soyunandan bize kardeş olmaz. Budur zillet, siz kimsiniz? Çıkıp zillet illet demeyi bırakın. Kendi milletiyle kavgaya tutuşan sonra da ondan oy isteyenden siyasetçi olur mu? 
Milletin cebinden 1 kuruş para çıkmıyor deyip giriştikleri gelir garantili projelerle milletin cebinden yandaş müteaahitlerin 5'li yandaş çetelerin kasasına boru hattı çektiler. Hem bizim hem çuklarımızın geleceğini ipotek altına aldılar. Bu sistemle kurulan köprülerin üstüne 'sahibinden satılık' ilanı asılıyor. 16 yıldır kurdukları piyasa ekonomisinin boyası dökülmeye başladı. 3. köprünün yabancı ortağı hisselerini Çinlilere satmanın yolunu arıyormuş. Yılda 1 defa olan zammın 4 kez yapılması şartmş. Milletin cebinden bir kuruş çıkmayacak dediler milletin sırtından doyan doyana. 
31 Mart geliyor. CHP belediyeciliği vatandaşın dertlerine derman olmak demek. Biz tüm vatandaşlarımızın oyuna talibiz. 25 yıldır İstanbul'u, Ankara'yı talan edenlere, yeşili betonla boğanlara, 16 yıldır ülkeyi yönetip sorumluluktan kaçanlara milletimiz yanıt verecektir. 31 Mart milletin saraya taşınıp kendini unutanlara sarı kartı göstereceği gün olacaktır. 
(Erdoğan'ın '15 Temmuz'da AKP ve MHP'liler sokağa çıktı' sözleri) 15 Temmuz akşamı her kesimden insan sokağa çıktı. Meclis'e ilk giden bizim vekillerimizdi. O gün çıkıp teşekkür edenler bu lafı söylüyorlarsa bu millete yazıktır, ayıptır, günahtır. 
(HDP ile ittifak) Biz ittifak yapıyorsak çıkıp söylüyoruz. Bunları söyleyerek daha bugünden AKP genel başkanı seçimi kaybettiğini ve çaresizliğini ortaya koyuyor. Çıksın anlatsın bakalım metal yorgunluğunu nasıl hallettiler. 
(Erdoğan'ın 'Suriye ile alt düzey diplomatik ilişki yürütüyoruz' sözleri) Cumhurbaşkanı Adana Mutabakatı dediğinde Suriye ile görüşüleceğini söylemiştik. Bu işlerin OBİT çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini hep söyledik. Bu iktidarın bu noktaya gelebilmesi için emir alması gerekti. Önce ABD'ye, sonra Rusya'ya gitti. Çok yakında kardeşim Esad muhabbetine döneriz. 
(Erdoğan'ın 'yatay mimari' sözleri) İstanbul'daki gökdelenleri sanki biz yaptırdık, kupon arazilere izni biz verdik sanki. 17 yıldır iktidarlar, İstanbul'un beton yığınına dönüşmesini eleştiriyorlar. İstanbul'u ne hale getirdikleri ortada. Seçim öncesi yatay mimari yapacaklarmış. Mahvettiniz zaten daha ne yapacaksınız? 
(Sarıgül'ün DSP'den adaylığı) Diğer partiden aday olmak için parti değiştirmek milletimizin teveccüh ettiği bir tavır değil. Buna tevessül edenlerin oylarımız böleceği kanaatinde değilim."
 

 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları