CHP Sözcüsü Öztrak: Mutfakta yangın büyüdükçe milletin masallara tahammülü kalmadı, filmi 25 yıl geri sardılar

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak MYK toplantısının ardından CHP Genel Merkezi'nde açıklamalarda bulundu.
-2018'de protesto edilen senet tutarı yüzde 48 artarak 18 milyara ulaştı. Bu artış son 13 yılın rekoru. Karşılıksız çek tutarı yüzde 72 artmış. 2012'den beri kaydedilern en yüksek artış. Tahsili geciken, icra takibine düşen kredi tutarı 2019 başında yüzde 57 artmış. 100 milyar TL'yi geçmiş takibe düşen krediler. Piyasada çok ciddi ödenemeyen borç sorunu var. Borçlarını ödeyemediği için intihar edenler çiftçiler, müteahhitler, iş insanları, atanamayan gençler artık kaybolmaya başlayan umudun, bıçağın kemiği delip geçtiğinin açık bir işareti.
-Damat ve saray tutturmuşlar dengelenme lafı, milletle adeta alay ediyorlar. Milletimiz saray ahalisini en güzel şekilde dengeleyecektir. AK Parti genel başkanı devletin imkanlarını kullanarak seçim çalışmalarına başladı. Kibir abidesinin millete nasıl diklendiğini gördük. Sivaslılar KİT'lere kadro isteyince AKP başkanından azar yediler. Biz ne diyoruz bunlar domates, patlıcan, dedi. Merminin fiyatını, hayat pahalılığına gerekçe gösterdi. Bu ülke 35 yıldır terörle mücadele ediyor. Kimse mehmetçiğin attığı kurşunu beceriksizliğine kılıf yapmamıştı. Pahalılıkta 17 yıldır iktidarda olan Erdoğan dışında herkes sorumlu.
-Bunların kibri arttıkça milletten kopuyorlar. 17 yıldır ülkeyi yöneten AKP genel başkanı güzel ülkemizi iflas ve IMF kapısıyla karşı karşıya bırakmıştır. Fesli tarihçilerden öğrendiği yalan yanlış bilgilerle milletimize doğru olmayan açıklamalarda bulunmuş. IMF ile ilk anlaşmayı CHP imzaladı, demiş. İlk anlaşma Cemal Gürsel döneminde yapılmıştır, o da hiç genel başkan olmamıştır. IMF ile son stand-by anlaşmasını yapan başbakan bellidir. O da AKP Genel Başkanı Erdoğan'dır. IMF ile iş tutma konusunda becerikli olan Sayın Erdoğan ülkemizi hızla IMF kapısına götürmektedir. Bu kriz ekonomide izlenen sıcak paracı politikaların kaçınılmaz sonucudur. Sorun halcileri, pazarcıları terörist ilan ederek hallolmayacaktır. Halcileri bacaklarından hal kapısına mı asacaklar? Bu nasıl üsluptur? Yaşanan krizi hakikati değersizleştirerek, sadece konuşarak pansumanla aşmak mümkün değil. Yeniden üretimin önünü açmak gerekir.
-Önlemleri geçtiğimiz yılın ağustos ayında önerdik, hiçbiri uygulanmadı. Ortada bir dengelendik lafı sürüp duruyor. Saray milletin sözünü duymuyor, duysa da öfkeleniyor. Ülkenin tüm kaynaklarını bir avuç çeteye talan ettiren kadrolar uzunca süre 2023, 2071 masalları anlattılar. Mutfakta yangın büyüdükçe milletin masallara tahammülü kalmadı, filmi 25 yıl geri sardılar. 1994 diyorlar. 1994'te bugün olduğu gibi çok büyük ekonomik kriz vardı. Döviz almış başını gitmiş, millet çok büyük sıkıntıdaydı. Seçim yapılmış, milletimiz sıkıntı yaşatan kadrolara ceza kesmişti. İlk defa haklılar, başlarına geleceği görüyorlar. Milletimiz 94 ruhuna geri döndü. O gün nasıl sıkıntıya sokanlara ceza kestiyse 31 Mart'ta bunlara da yapacağına şüphemiz yok.
Saray demek tek adam parti devleti rejimi demek. Saray demek zam, zulüm, zarar demektir. Bu kibir abidesi Merkel'e, Trump'a da diklense ya. Nerde? Trump ekonominizi yıkarım, diyecek, vatandaşa esip gürleyen Erdoğan'ın sesi çıkmayacak. Erdoğan meydanlarda diklenmeden dik durmaktan söz ediyor. Yardım et, diyen millete diklenenlerin Trump karşısında suskunluklarının tek sebebini biliyoruz: Borç alan emir alır.
Önce Katar emiri uçan saray hediye etti. Şimdi de ortağından otobüs hediye almış. Bu kadar rahat hediye alınmaz. Bu şirket 25 yıllığına savunma tesis alacağı söyleniyorsa o şirketin hediyeleri kabul edilmemelidir. Bu ülkeler gelişmiş ülkede olsa bu konular rüşvet soruşturmalarına sokulur, hesabı sorulur. Bu ülkede hesabı soracak olan parlamentonun sesi kısılırsa her şeyi olur. Erdoğan genel başkanımızın tank-palet sorularını saptırmak istedi. Dili sürçtü ve 'şu anda alımı yapan firma yüzde 50 Katar yüzde 50 Türk ortaklı firmadır. Buraya 40-50 milyon yatırım yapılmak surietyle elden geçirilecektir' dedi. Anladık ki ihalesiz almışlar. Katar ordusunun eline geçen fabrikada biriken teknoloji bilgi Katar ordusuna geçiyor. Açık ihale yapmadan, başka firmalardan teklif almadan AKP genel başkanı nasıl önemli bir tesisi Katar ordusunun emrine veriyor. Milli ordumuzu başka ülkeye peşkeş çekenlerin millilik konusundaki samimiyetleri gün gibi ortadadır. Bizi işbirlikleriyle itham edenlerin Andımızın reddedilmesinde kimlerle işbirliği yaptığını gördük. Bahçeli çekimser kaldı, CHP sahip çıktı. Takke düşmüş kel görünmüştür. Bu tablo eminim ki MHP'ye oy veren vatandaşlarımın içine sinmemiştir. Yerlilik millilik lafları AKP-MHP yöneticileri için ağızlarda çiğnenecek sakıza dönmüştür. Her meslek gibi bekçilik de şerefli meslektir. Milli harp sanayimizin bekçiliğini yapmak en şerefli iştir.
Saray yönetimi bulabildikleri her yerden dövizle borçlanmaya çalışıyor. Varlık Fonu'na 2 yıllık borçlanma yetkisi verildi. Varlık Fonu'nda BOTAŞ, PETKİM, ETİ Maden, ÇAYKUR, THY, Ziraat Bankası, Halk Bankası var. Bu 1 milyar avroluk borçlanma karşılığında hangi şirketler teminat gösterilecek. Bunları öğrenmek istiyoruz. Müflis iktidar pahalılığıa çözümü tanzim satış mağazaları açmakta vurdu. CHP'nin projelerini eleştiriyor ama uygulamalarına sahip çıkması, çözün diye sunması bizi acı acı güldürdür. Bunlar eksik. Bizlere ilk 10 ekonomi masalları anlatırken tarımda kendi kendine yeten ülkemizi ligde düşürdüler.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












