CHP Sözcüsü Bülent Tezcan: AK Parti genel başkanı başta olmak üzere iktidara bir sözüm var. Bu iddianamelere bakarak elinizi ovuşturmayın, FETÖ’ye karşı olduğu tescilli olan bir gazeteye FETÖ’cülük yapıştırılabiliyorsa sizin zinhar kurtuluşunuz yoktur.
"-Teröre karşı atılması gereken hangi ciddi adım varsa buna destek vereceğimizi söyledik. Genel başkanımız 4 yılda terörü bitiririm, dedi. Bunun memnuniyetle karşılanmasını beklerken AK Parti genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öfkesiyle karşılaştı, şaşırdık. Demek ki sayın Erdoğan terörün bitmeyeceğine inanıyor. Terörün devam edeceğini anlatırcasına ifadeler kullanıyor.
-Kuzey Irak’ta önemli bir denge unsuru olan Celal Talabani hakkın rahmeitne kavuştu. Önemli bir denge unsuruydu. Başsağlığı diliyoruz.
-4 Ekim Türk Medeni Kanununun yürürlüğe girişinin 91. yıl dönümü. Modernleşme tarihinde önemli bir km taşıdır. Özellikle kadın haklarında öneli bir devridir. Medeni nikah ve tek eşliliğin getirildiği çok önemli bir devrimdir. Kadını insan mertebesine yükselten çok önemli bir adımdır. Bu çağdaş devrimin yok edilmek istendiğini biliyoruz ama güçleri yetmeyecek.
-Pazar günü yeni yasama dönemi çalışmaları başladı. TBMM’nin açılışındaki fotoğraf parti devletinin fotoğrafıydı. İlk defa partizan bir cumhurbaşkanı açılış konuşması yaptı. Bu döneme uygun bir fotoğraf verildi. Kontrollü hükümet, kontrollü yargı, kontrollü meclis, kontrollü yargı. O fotoğraf kadrajında olanlar bunlardır. Biz kontrollü muhalefet olmaya talip değiliz. Demokratik iktidarı kurmaya talibiz. Tek adam rejiminin Türkiye bugüne kadarki maliyeti 100 milyar lira. Anayasa tartışmalarının başladığı, MHP genel başkanının değişikliği Meclis’e getirin dediği andan itibaren 100 milyar lira kayıp. 7 ayda bütçe açığı 25 milyar lira. İşçiye, emekliye, zam verilmiş mi, hayır. Çiftçinin 10 yıllık hükümetten alacağı 87,5 milyar lira. Kanunda yazılmasına rağmen verilmeyen, her ailenin alacağı 40 bin lira var.
-Sözcü gazetesinin iddianamesi hazırlandı. Türk yargısının utanç belgesidir. Rejimin utanç belgesidir. 73 sayfa 3’te 2’si FETÖ devlete nasıl girmiş onu anlatıyor, devlete nasıl girmiş tek kelime yok. 3’te 1’inde masum olan Sözcü’ye iftira var. Çıktığı günden itibaren Atatürk ilkelerini savunan, FETÖ’ye çete diyen iftiralar var. Sözcü algı operasyonu yapıyormuş. Bu algı operasyonu FETÖ icadıdır. Aynı sözle FETÖ karşıtları, muhalif olanlar korkutulmaya çalışıyor. Yargılanan FETÖ’cülük değil, muhalif haber yapmaktır. İddianamenin tümü yalandır. Ama manşetler gerçek. 17 Aralık operasyonunda bakanın başını ağrıtacak görüntüler, ayakkabı kutusunda çıkan paralar yalan mı, demiş. Yalan mı? IŞİD’in mucidi AKP iktidarı demiş Sözcü, yalan mı? Adıyaman’da cami imamı bunları devlet yerleştirdi dememiş miydi? Bu haberden nasıl FETÖ’cü çıkarırsınız?
Algı operasyonu FETÖ’nün icat eden bir iftira sözüdür. Bugün iktidarın savcıları bu sihirli söze dayanıyorlar. Savcılara sesleniyorum. Bu iddianame algı operasyonu değil mi? Yarın birileri çıkıp da sizinle ilgili muhalifleri FETÖ’cü göstermek üzere algı operasyonu yaparak 20 Temmuz darbesine iştirak ettiler diye iddianame düzenlerlerse ne yapacaksınız? Bu algı operasyonu lafı çok kolay tersine çevrilecek bir laf. Bu cumhuriyet savcılığı değil 20 Temmuz darbesinin infaz memurluğudur. Sözcü davası bir terör örgütü davası değildir. Yargının namus ve vicdan davasına dönüşmüştür. Bugünün savcı ve hakimlerine sesleniyorum, bugünün Zekeriya Öz’leri olmayın. Hukukçu, cumhuriyet savcısı, cumhuriyetin hakimi olun.
-AK Parti genel başkanı başta olmak üzere iktidara bir sözüm var. Bu iddianamelere bakarak elinizi ovuşturmayın, FETÖ’ye karşı olduğu tescilli olan bir gazeteye FETÖ’cülük yapıştırılabiliyorsa sizin zinhar kurtuluşunuz yoktur. Sizin hakkınızda çok kolay hiçbir delil toplamaya delil toplamaya gerek olmadan 15 Temmuz darbesini planladılar diye, delil toplamaya gerek bile kalmadan iddianame düzenlemek mümkündür.
-Bu uygulama Enis Berberoğlu hakkında da devam ediyor. Anayasa Mahkemesi hala karar vermiyor. AYM’ye sesleniyorum. Niye karar vermiyorsunuz? Kararınız var. Haberciliktir, diyorsunuz. Başka kararda da vekiller tutuklanamaz, diyorsunuz. Bunlar önünüzde dururken niye karar vermiyorsunuz? Korkuyor musunuz? AİHM yolunu da kapatıyorsunuz. Böyle bir Türkiye tablosu içindeyiz.
-Genel Başkanımızın avukatı serbest bırakıldı. Kumpastı. Sordukları sorular dehşete düşürüyor. Digiturk’ten niye ayrıldın diye sormuşlar, El Kaide ile ilgili niye tweet attın diye sormuşlar. Kontrollü darbe demişsin, niye söyledin, demişler.
-Ciddi vergi artışları oldu. Ekonomi iflas etti. AKP bunun bedelini çalışanların üzerine yıkıyor. Hiçbir zaman iktidara fatura kesilmiyor. Ben yaptım oldu demekle bu iş olmaz, diyor AK Parti genel başkanı. 15 yıllık AK Parti iktidarında ben yaptım oldu diyerek yönettiler. Ben yaptım oldu Türkiye’si yarattınız. Halkın tepkisini görüp geri adım atmak zorunda kaldılar. Demek ki halkın ciddi tepkisi geri adım attırabiliyor. Hep birlikte toplumsal muhalefeti yükselttiğimizde iktidar keyfi hareket edemeyeceğini görecektir.
-Bilim yuvası olması gereken üniversitelerde Atatürk’e gösterilen düşmanlığın bir yeni örneğiyle karşılaştık. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde web sayfasından Atatürk’ün resmini çıkarıyorlar. Tepki üzerine göstermelik küçük bir resim koymak zorunda kalıyorlar. Rektörün derhal istifa edilmesi gerekir. Sivas, Kurtuluş Savaşı’nda en önemli km taşlarından biridir. Cumhuriyetin temellerinin atıldığı yerdir. Atatürk’ün bir büyük devrimci olarak çıktığı yerde rektörlük yapanın Atatürk’e saygısızlık yapmaya hakkı yoktur. Onu orada tutanların da o kadar ortaklığı vardır.
Yeni parlamento döneminde 2 önemli mesele var. Türkiye hemen OHAL rejiminden çıkmak zorundayız. Kriz derinleşir hayat zorlaşır. Uyum yasaları gelecek. Tutumumuz açıktır. Türkiye’de gayrimeşru mühürsüz anayasa da olsa yürürlüğe giren, anayasadan kaynaklanan zorunlu uygulamaya dönük teknik değişikliklere ilişkin düşüncelerimizi paylaşacağız. Tek adam rejimini yerleştirmeye dönük sistemin parçası olmayacağız.
-(Melih Gökçek’in istifasının istendiği iddiası) Partisinin genel başkanı düşüncesini söyledi. Kendi meselesidir. Ama ümmetin lideri sözü var. Bizim bildiğimiz ümmetin lideri peygambere denir.
-(Bahçeli’nin Kerkük 82, Musul 83 açıklaması) Irak’ın, Suriye’nin ve bölge devletlerinin toprak bütünlüğü esastır. Türkiye’nin güvenliği esastır. Siyaset soğukkanlılık gerektirir. Bu söylenen işler hamasetle değil siyasetle çözülür."
Vişne Haber Ajansı