loading
close
SON DAKİKALAR

CHP’li Altay: Hükümet, Kaşıkçı cinayetinde ağır kusurlu

CHP’li Altay: Hükümet, Kaşıkçı cinayetinde ağır kusurlu
Tarih: 24.10.2018 - 10:46
Kategori: Siyaset

CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay, CHP Genel Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenledi.

Altay, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülmesine ilişkin açıklamalarda bulunarak Erdoğan’a konuya ilişkin sorular yöneltti. Hükümetin, cinayette ağır kusurlu olduğunu kaydeden Engin Altay, “Bizim Türkiye’nin zan altında kalmasını böyle bir utanç noktasına getirilmesini kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’la sosyal medyadaki tartışmasına ilişkin açıklama yapan Altay, “Semih Yalçın’a söylüyorum beni ülkücülerle tehdit etme, nereye istiyorsan ben geleyim, edepsizlik yapma. Sosyal medyada hakaret ve küfürleri için yargı önünde hesaplaşacağız” ifadelerini kullandı.

Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin sorular soran Altay, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik’in “Türkiye, Veliaht Prens Selman’ın yaptıklarına karşı bu olayı kullanıp dünyayı Suudilerin başına yıkmak yerine yine Kraliyet ailesine dostluğunu gösterip olayı fazla deşelemeden Kral Selman’a yardımcı oluyor” sözlerini hatırlatarak, “Başdanışmanla ilgili yapılmış bir işlem var mıdır?” diye sordu.

Altay sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapılmamışsa Erdoğan, Selman’ın Türkiye’de işlenen cinayetine yardım ve yataklık yapmamış mıdır? New York Times’ın haberine göre, ‘Selman Mekke emirini Erdoğan’a gönderir ve Erdoğan’a bir paket teklif edilir. Erdoğan reddetmiştir. Paket, Suudi kaynaklı yatırım, finans desteği ve Katar ambargosunun iptalini içermekte. Mekke emiri Halit el Faysal Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına bu rüşveti teklif etme cüretini nereden almıştır? Erdoğan tam olarak ne cevap vermiştir?”

“Hükümetin dahli ağır kusurun ötesindedir”

Kaşıkçı cinayetiyle ilgili BM’nin talep gelmesi halinde konuyu ele alacağını duyurduğunu kaydeden Altay, “Türkiye’nin BM nezdinde bir girişimi olacak mı?” diye sorarak, “Bana sorarsanız olmayacak, bu cinayetin işlenmesindeki orta yerdeki hükümetin ihmali ve ağır kusuru vardır.  15+3 kişinin Türkiye’ye girip çıkmasına göz yumulması, aramaların 10 gün sonra yapılmasını, Mekke emirinin teklifinin göz önüne aldığımızda hükümetin dahli ağır kusurun ötesindedir. Bizim Türkiye’nin zan altında kalmasını böyle bir utanç noktasına getirilmesini kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

İç hukuk yollarına başvuracaklarını dile getiren Altay, “Kaşıkçı’ya ‘Washington’dan İstanbul’a git’ denmesi bile Türkiye’nin cinayete uygun zemin olarak göründüğünün işaretidir. Bu da Türkiye’yi küçük düşürücüdür. Erdoğan’dan soru sorması yerine kamu vicdanını rahatlatacak ciddi açıklamalar talep etmek CHP’nin görevi ve sorumluluğudur.

MHP’li Yalçın’a yanıt

Engin Altay, MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın kendisini sosyal medyada hedef alan açıklamalarına da yanıt verdi.

Altay’ın konuya ilişkin açıklamaları ise şöyle:

“İç siyasette ittifakın dağılmasından kaynaklı yüksek gerilim var. Siyasetin müzakere ve münakaşa olduğunu söyleyenlerdeniz. Siyaset küfür, edepsizlik, hakaret değildir.

İttifak evrim geçiriyor, kendi meseleleridir. Kimi MHP’li yöneticilerin küfür ehli olmaları siyasetin doğasında kabul gören bir yaklaşım değil. Biz tehdide pabuç bırakacak olsak siyasete girmezdik.

Semih Yalçın’a: Beni ülkücülerle tehdit etme, edepsizlik yapma

MHP’nin kimi yöneticilerinde büyük çelişki ve aymazlık var. Bunlar devlet adabından, gelenekten bahseden tipler. Burası bir hukuk devletiyse sorunun varsa sorunu yargı yoluyla çözersin. Ama rahatsız olduğun hususları ülkücülerin kaba kuvvetine havale anlayışına girersen ülkücülere hakaret etmiş olursun.

Semih Yalçın’ın, kurt görünümlü çakalın, ülkücülere talimat verilecek takati kalmamıştır. Davasını Erdoğan’a teslim edenlerin başında kendisi gelmektedir. Bunu şunun için söylüyorum; ‘Bahçeli, sarayın şamar oğlanı oldu’ dedim. Şamar oğlanı, adam yerine konulmayan yerli yersiz azarlanan demek. Hakaret yok. Kaybettikleri prestij itibarı bu sözlerim üzerine ülkücülerin ayranını kabartmak üzerinden prestij kazanacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Semih Yalçın’a söylüyorum beni ülkücülerle tehdit etme, nereye istiyorsan ben geleyim, edepsizlik yapma. Sosyal medyada hakaret ve küfürleri için yargı önünde hesaplaşacağız.

O ülkücüler senin davaya ne kadar sahip çıktığın konusunda ikilem yaşıyor. Bizim suskunluğumuz asaletimizden. Bir söze bakarım söz mü diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye.”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tak tak tak diyen Bahçeli, sonra tak tuk tuk demişti. Şimdi tu ka ka oldu.

“Gökçek MHP’ye yakışır”

(MHP’nin Melih Gökçek’i Ankara’da aday göstereceği iddiası) MHP’nin kimi Ankara’da aday göstereceği benim konum değil. Hayırlı olsun, yakışır. Ben bu kırgınlığın (Cumhur İttifakı’nın dağılması) bir boşanmaya dönüşeceğinden emin eğilim.

“Erdoğan çıksın andın neresinden rahatsız, onu söylesin”

(Erdoğan’ın Danıştay’a Öğrenci Andı tepkisi) Danıştay’ın kararı 5 yıl geciktirmesi gariptir. Aylar önce aldığı kararı UYAP’a iletmediği gerçektir. Bu kuşku uyandırıcıdır. Biz milli konuları siyaset malzemesi yapmayı doğru bulmuyoruz. 2013’tek yerdeyiz. Erdoğan çıksın andın neresinden rahatsız, onu söylesin.

“Erdoğan’a değil yargı mensuplarına seslenmek lazım; Daha fazla talimat almayın”

Ulusa sesleniş programları var. Cumhurbaşkanının yargıya sesleniş programı yoktur. Yargıya seslenmez, müdahale etmezler, ayar veremezler. Bugünkü konuşmasında jüristokrasiden şikayet ediyor. Ben demiştim, Türkiye’de sabah teokrasi, öğlen jüristokrasi, akşam otokrasi var. Otokrosi güdümlü bir jüristokrasi var. Yargının her vesileyle Beştepe’de toplanması yargı bağımsızlığını bitirmiştir. İşine geldiğinde methiyeler düzüp, işine geldiğinde ‘bu ulemanın işi’ diyen Erdoğan’ın yargıya söyleyecek bir cümlesi olamaz. Erdoğan’a değil yargı mensuplarına seslenmek lazım; Daha fazla talimat almayın, boyunduruk altına girmeyin. Anayasanın verdiği yetki çerçevesinde yargılama görevini yapın.

“CHP’nin adayları partimizin evlatlarından gösterilecektir”

(‘İstanbul’da Muharrem İnce, Ankara’da Mansur Yavaş aday olacak’ iddiası) CHP’nin İstanbul ve Ankara adayları belli değil. Sanıyorum aralıktan önce belli olmaz. CHP’nin adayları partimizin evlatlarından gösterilecektir.

(Battal İlgezdi hakkında İçişleri Bakanlığı’nın görevde değilken Altay’ın nikahını kıydığı iddiasıyla soruşturma açılması) Bunlar ucuz ve sığ şeyler. Battal İlgezdi nikah kıymadı, nikah cüzdanını bize takdim etti. Nikahı Ataşehir Belediyesi’nin resmi memuru kıydı.
(Yerelde ittifak) Yerel seçimlerde ittifak mümkün değil. Partilerin kimi yerlerde aday çıkarmama jestleri olabilir. Anadolu'nun kasabalarından zaten yerel örgütler genel merkeze sormadan o işi halleder. MHP ve CHP’nin işbirliği yapacağı ilçeler göreceksiniz.
(Erdoğan’ın Danıştay tepkisi) Erdoğan, ‘benim yaptığım işi mahkemeler niye bozuyor’ diyor. Cumhurbaşkanının kanunsuz yetki hakkı yok. Anayasaya herkes uyacak. Erdoğan da dahil."

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları