CHP'li Ömer Fethi Gürer: Ne yiyip, ne içtiğimizi bilmiyoruz

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de görüşülen “Ürün Güvenliği” ile ilgili Kanun Teklifi üzerinde yaptığı konuşmada, yaşanan birçok hastalığın altyapısında, denetimi yapılmayan gıda ürünlerinin olduğunu belirtti.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de görüşülen “Ürün Güvenliği” ile ilgili Kanun Teklifi üzerine Genel Kurul'da söz aldı.
CHP'li vekil, yaptığı konuşmada, gıda güvenliği konusunda ciddi sorunların olduğunu vurgulayarak denetimlerde yaşanan aksaklıklar, merdiven altı üretime dikkat çekti. Gürer, “Sorunlar nedeniyle insanlar ne yiyip, ne içtiğini bilmiyor” dedi.
Gürer, “2002 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldikten sonra 2004 yılında "neden" ve "niçin"i hâlâ bilinmediği biçimde, belediyelerin gıdayla ilgili yetkileri alındı, merkeze çekildi, Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilendirildi, bu süreçte nişasta bazlı şurubun Türkiye'ye girmesi sağlandı, enerji içeceklerinin Türkiye pazarına girmesi sağlandı. Gıda ürünleriyle ilgili bir yasa çıkarılması gerekirse öncelikle insan sağlığına zararlı olan nişasta bazlı şuruptan işe başlamak gerekir. Bilahare, 2006 yılında, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan ve Bakanlar Kurulu kararıyla, domuz, at, tavşan, kasaplık hayvan olması yönünde de bir karar alındı. Keza, 2010 yılına geldiğimizde, bu kez, veteriner hizmetleriyle gıda ve bitki bir arada değerlendirilip bir kanun çıkarıldı. Bu kanunla da belediyelerin sağlık birimlerinin dâhi analiz yapma yetkileri merkeze çekildi. Yalnızca sağlık birimleri hayvanlarla ilgilenen bir konuma getirildi. Zabıta bir yere denetime gittiği zaman tarım il müdürlüğünden bir yetkili gelmeden ne ceza kesebildi ne denetim yapabildi. Günümüze geldiğimizde, gıdayla ilgili yaşanan sorunlar, gerçek anlamda, ürün güvenirliğini ciddi anlamda sorunlu kıldı; ilgili bakanın da bu konuda söyledikleri var” diye konuştu.
"DAVUL ZURNAYLA DENETİME GİDİYORLAR"
Hileli gıda ürünleriyle ilgili TBMM Başkanlığına hapis cezasını da içeren Kanun Teklifi verdiğini hatırlatan CHP'li Gürer, “Gıdayla ilgili, şu anda, ülkemizde ne yediğimizi, ne içtiğimizi ciddi anlamda bilmiyoruz. Bazen Sayın Bakan çıkıyor, denetimlerle ilgili açıklamalar yapıyor, ‘Şu anda, 81 ilde bir haftadır denetim sürdürüyoruz’ diyor. Davul zurnayla gidilen denetim bu işi doğru yapan insanların üstüne yapılan bir denetime dönüşmüş durumda. Biz ‘İşini doğru yapan üreticiyi koruyalım’ diyoruz, onlar işini doğru yapan üreticiyi denetleyip ‘Şu kadar denetim yaptık’ diyor” ifadelerini kullandı.
"MERDİVEN ALTI İŞLETMELER DENETLENMİYOR"
İnsan sağlına zararlı ürünlerin üretildiği merdiven altı işletmelerin varlığına dikkat çeken Gürer, denetim yapılırken bunların tespit edilemediğini, çünkü yapılan denetimlerdeki amacın sağlığa zararlı ürünlerin saptamak, onların üzerine gitmek olmadığını belirtti.
Tarım ve Orman Bakanlığının bu işletmelerin üzerine gitme gibi bir amacı var ise denetim yetkisini paylaşma yetkisinin de bulunduğunu vurgulayan Gürer, “Bunun için yapılması gereken, başta büyükşehir belediyeleri olmak üzere, gıda denetimlerini belediyeler üzerinden de sağlayacak uygulamalara geri dönmek. Örneğin portör muayenesi ve akciğer filmleri zorunluyken, zabıta eliyle de denetlenirken bunlar kaldırıldı; bu, üretene bırakıldı; bir yerde çalışanın portör muayenesi ya da akciğer filmi oradaki çalıştırılanın inisiyatifine terk edildi” diye konuştu.
Gürer, “Bakanlık açıklıyor; süt ve süt ürünlerinde, et ve et ürünlerinde, enerji içeceğinde, çikolatada ve benzeri gıdada tükettiğimiz ürünlerdeki hileleri Bakanlık kendi internet sitesinde açıklıyor ama sınırlı sayıda, bunun bütününün ele alınması gerekiyor. O nedenle ülkemizde acil, gıda ürünleriyle ilgili bir kanunun dört başı mamur çıkarılması gerekiyor. Bu işle ilgili yeterli denetim ve kontroller de ne yazık ki sağlanamıyor” şeklinde konuştu.
"HASTALIKLARIN ALTYAPISINDA DENETİMSİZ GIDA ÜRÜNLERİ VAR"
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Gıdaya yönelik gerçek anlamda ülkemizde sorunlar yaşanıyor. Bunun gerek sebze-meyve gerekse üretilmiş mamul açısından ele alınması ve gıdanın mutlaka ve mutlaka insan sağlığına zarar vermeyecek boyutlarda değerlendirilmesi gerekiyor. Yaşanan birçok hastalığın altyapısı incelendiğinde gıda ürünleriyle insan bedeninin kendi kendini yok ettiğini görüp anlamak bilim insanlarının görevi ve onlar da bunun böyle olduğunu söylüyorlar” dedi.
Gürer, gıda güvenliğine yönelik düzenlemelerin herkes için gerekli olduğuna da dikkat çekerek, “Çünkü şu anda ne yediğimizi, ne içtiğimizi bilmiyoruz. Bununla ilgili de çok iddialıyım hatta radyasyondan başlayarak kullanılan suyuna kadar birçok konuda söyleyeceğim çok söz var ama sınırlı sürede anlatabildiklerim bunlar” ifadelerini kullandı.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












