CHP'li Sarıbal: Yeni hal yasası bekliyoruz, halleri topyekün kaldıracaklar

CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, gıda fiyatlarında yaşanan artışın nedeninin Suriye savaşı ve Rus uçağının düşürülmesi olduğunu belirtti.
Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Orhan Sarıbal her alanda üretimde azalma olduğunu belirterek, 5 yıl önce meyve ve sebzenin tarladan 25 kuruşa alınıp markette 1 liraya satıldığını söyledi.
Hükümetin tarım politikalarını eleştiren Orhan Sarıbal "Yazın domates fiyatları dip yaparken, patates çöpe atılırken, soğan yerle bir olurken neredeydi bu hükümet? O gün eğer Suriye krizi başladığında iktidar çiftçisine sahip çıksaydı, Rus uçağı düştüğünde domates, biber, narenciye üreticisine sahip çıksaydı ve esnek müdahaleci bir destekleme de yapılsaydı bugün bunları yaşamayacaktık" dedi.
Orhan Sarıbal'ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
"Önce soğanını depolayan üreticilere terörist dediler. Peki bir vatandaş ya da esnaf indirim yaptığında neden terörist demiyorsunuz? Fiyatların arasındaki dengesizliğin sorumlusu iktidardır. Bu yaklaşım doğru değil. Verilen rakamları hiçbiri çiftçinin maliyetini bile karşılamıyor.
Burada bozuk bir düzen çarkı var. Sorunu çözmek yerine bu ülkenin insanıyla alay ediyorlar.
Bu Ticaret Bakanı bir tek tohumu ekmiş mi? Ayağı çamur olmuş mu? Bozuk sistemin içinde halkla alay ediyorsunuz. Elbette faiş fiyat yazan herkes cezasını bulsun.
Toplum çiftçi üretmiyor. 2002’de 41 milyon hektar mera alanımız vardı. Bugün 7 milyon hektarı gitti. 34 milyon hektar kaldı. Yani çiftçi artık ekmiyor.
2002’de çiftçinin toplam üreticinin borcu 530 milyondu. Bugün çiftçinin 100 milyar resmi borcu var. Krediye bağlanmayan borcu ise 150 milyar lira. Nasıl üretecek çiftçi. Her alanda üretimde azalma var.
Suriye ile sorunlar başladığı andan itibaren Türkiye’deki tarım ihracatı alt üst olmuştur. Hükümet Suriye krizi başladığında çiftçisine sahip çıksaydı bugün bunları yaşamazdık.
Sorun birincisi üretimden kaynaklanıyor, ikincisi de gelir düzeyinden. Tüketici artık alamıyor. Bugün açlık sınırı 200 lira olmuş. Yoksulluk ise 6500 lira. Asgari ücret 2020 lira. Yüzde 90’lık kesim bu ürünleri alabilecek durumda değil. Açılık sınırının 2009 lira olduğu yerde tüketici nasıl bu ürünleri alacak? İnsanların geliri buna yetmiyor.
Bugün 6 kilo buğday satarsanız 1 litre mazot alırsınız. Ortada bozuk bir sistem var. Bunun sorumlusu 16 yıllık tarım politikası. Yerli ilaç mı kaldı yerli gübre mi kaldı. Gübrenin Türkiye’deki pazarı 1 milyar d dolar. İlacın 1 yıllık ilaç tüketimi 500 milyon dolar.
Ortalama her yıl ham maddeye 5-6 milyar dolar ödeniyor. Paramız var çiftçiyi sübvanse edebiliriz. Mucizeden bahsetmiyoruz. Tarım batıda stratejik alandır. Gıda haktır. Ne yazık ki yabancı şirketleri desteklemek gibi bir huyumuz var.
2002’den bugüne kadar 207 milyar dolar ithalat yaptık. Bunun 75 milyar dolarını ham madde ithalatı yapmışız. Paramız hakikaten var. Halkımızdan alıyorlar ithalat lobilerine veriyorlar.
Yeni hal yasası bekliyoruz. Halleri topyekun kaldıracaklar. Sorunun kaynağını göremezse iktidar yeni sorunlarla karşı karşıya gelecek.
Çiftçiye bedava tohum ilaç dağıtın dedik. 2018 yılında çiftçinin kullandığı ilacın toplam bedeli uçan saray kadar. Zorbalıkla vergileri alıyorlar bize mi soruyorlar. Halkın bütçesini halka harcayın.
Çiftçinin en çok kullandığı mazot. Çiftçi 2019’da çiftçi bütçeden 2.1 milyar para ayrıldı. Bu mazotun maliyetin kurtula biliriz. Güneş enerjisinden yararlanarak bedava bu enerjiden hibrit traktörler yaratarak bu maliyetten kurtulabiliriz.
Hibrit traktörler çiftçinin mazot maliyetini indireceğiz. Esnek, müdahaleci çiftçiyi destekleme politikası. Yüzde 1’i yüzde 2 ye çıkaracağız. Üstü olacak altına düşülmeyecek. Çiftçinin bu hükümetten 150 milyar lira destekeleme alımı alacağı vardır.
Biz ne yapacağız? Çiftçi için ayrılan yüzde 1‘i yüzde 2’ye çıkaracağız. Eğer buıgğün biz iktidar olsaydık 88 milyar doğrudan destek alacaktı. 18 milyar mazota verilirken bu paranın yüzde 60'ı vergi.
Çiftçi örgütlenecek örgütlenmeyen çiftçi ayakta kalamaz. Çiftçi kooperatifleşerek, birlikler kurararak örgütlenecek. Her aşamanın içinde olacaklar.
Afet kanunu derhal değişmeli. Afetler kader değil. İnsanın doğaya yaptığı en büyük vahşettir.
Çiftiçilerin bütün ürünlerini sigortalayacağız. Sigorta primlerini devlet ödeyecek. Hakkını ona iade edeceğiz.
Tarımla uğraşan herkesi çiftiçi kayıt sistemne dahil edeceğiz primlerini devlet ödeyecek. Zarar eden çiftçi olmayacak.
Tarımda, gıdada bugün yaşanan bütün krizlerin nedeni ekonomik değildir. Neden? ithalatta 207 milyar lira ödeyen devletin ekonomik problemi yoktur. Sorun siyasidir."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












