CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'dan istifa ettirilen eski Bursa Belediye Başkanı Recep Altepe'ye ilişkin açıklamalarda bulundu.
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'dan istifa ettirilen eski Bursa Belediye Başkanı Recep Altepe'ye ilişkin açıklamada bulundu. Sarıbal açıklamasında Altepe'nin istifa ettirilmesiyle ilgili olarak "Türkiye'nin politik gündemi “Reisleri”nin talimatıyla istifa ettirilen AKP'li belediye başkanlarına odaklanmış durumda. Metal yorgunluğu da dense, seçimle gelmişlerdi de dense olayın anti demokratik olduğu ortada, ancak bu durumu yaratanların arasında bu belediye başkanlarının olduğu da bir gerçek." dedi.
"Tek adam tarafından belirlenerek aday gösterilenler, onu “istifa etmezlerse, bedeli ağır olur” sözleri ile tıpış tıpış koltuklarını terk ediyorlar" diyen Sarıbal, "Bu nedenle de bir tanesi bile çıkıp “bu göreve beni halk getirdi, ancak halk götürür" diyemiyorlar." açıklamasında bulundu.
Sarıbal'ın açıklamasının devamı şöyle:
"Reislerinin talimatıyla istifa eden belediye başkanlarından biri de Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’dir. Altepe “Görevimize devam ediyoruz” şeklindeki açıklamasından üç gün sonra istifa etmiştir. Altepe’nin Saray’ın yeni rant yönetiminde yerinin olmadığı, işlevini tamamladığı için gönderilmesi muhtemeldir.
KAMU HİZMETLERİ İDARİ DÜZEYDE SERMAYEYE DEVREDİLDİ
Emperyalizme bağımlı olan Türkiye, 12 Eylül 1980 darbesinden bu yana uyguladığı neoliberal politikalar çerçevesinde, çokuluslu ve yandaş sermaye grupları ve ranta dayalı çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirilmektedir.
Bu politikaların hayata geçirilmesinde kamu hizmetlerinin merkezi yönetimden koparılarak küresel piyasaya açılması, kamu hizmet alanının daraltılması, dolayısıyla iktidarın idari düzeyde sermayeye devredilmesi temel amaç olmuştur.
AKP EKONOMİYİ ÜRETİM YERİNE ARAZİ RANTI ÜZERİNDEN ŞEKİLLENDİRDİ
Günümüzde kentler ve yerel yönetimler siyasetin ve sermayenin ilgi odağındadır. 15 yıllık iktidarında ekonomiyi üretim yerine arazi rantı üzerinden şekillendirmeye çalışan AKP, hiçbir insani, hukuki, ulusal veya evrensel kural tanımaksızın ülkeyi, kentleri yağma ve talana açarak yeni rant kaynakları yaratmıştır.
RECEP ALTEPE’NİN İMZA ATTIĞI KENT SUÇLARI
Göreve geldiği 2004 yılından bu yana 13 yıldır AKP’nin kentleri yağma ve talana açan politikalarını Bursa’da uygulayan, rant uğruna kenti betonlaştıran, halkın aleyhine olan her türlü projeyi uygulamaya koyan Recep Altepe’nin imza attığı kent suçlarını şöyle özetleyebiliriz;
ALTEPE DÖNEMİNDE YARATILAN İMAR RANTLARI
· Bursa’nın Recep Altepe döneminde yaşadığı en büyük hukuksuzluk kentsel dönüşüm uygulamalarıdır. Müteahhit odaklı bir yaklaşım ile yıkılıp yeniden yapılmak istenen sitelere 0,50 emsal artışı ve kat artışı verilmektedir. Teknik ve sosyal altyapı alanı oluşturulmadan verilen bu emsal artışının, şehrin kentsel dönüşüme en son ihtiyacı olan Nilüfer ilçesinde yapılması ise bir başka düşündürücü noktadır.
Altepe yönetimi tarım alanlarını sanayi ve konut adı altında yapılaşmaya açmıştır. Kentin Nilüfer-Karacabey sınırında organize sanayi bölgesi adı altında tarım alanları talan edilirken, Ova Koruma Planı’na uyulmayarak Bursa Ovasında kaçak gelişmiş konut alanları yasallaştırarak tarım alanları elden çıkarılmıştır. Öte yandan Bursa Ovası’nda yer alan kaçak işletmelere geçici ruhsat vermek suretiyle ruhsat sürelerini 2020’ye kadar uzatmıştır.
DOĞANBEY GÖKDELENLERİ ŞEHRİN KALBİNE SAPLANMIŞ BİR HANÇERDİR
· Büyükşehir Belediyesi ve TOKİ eliyle yapılmış olan Doğanbey gökdelenleri, şehrin kalbine saplanmış bir hançerdir. Bazıları timsah gözyaşları dökse de Bursa’ya yolu düşen herkesin nefretle baktığı bir projeye Altepe onay vermiştir.
DOSAB OVANIN İNSANINI, TOPRAĞINI, SUYUNU, HAVASINI ZEHİRLEYECEK
· Bursa’da Demirtaş Organize Sanayi Bölgesinde (DOSAB) konut ve tarım alanlarının yakınında Kömürlü Termik Santral kurulması istenmektedir. Recep Altepe Ovanın toprağını, suyunu, havasını, üretilen meyvesini ve sebzesini kirletecek, verimini azaltacak insanlarını zehirleyecek, şehrin doğal çevresiyle birlikte yüzbinlerce insanın sağlığını olumsuz etkileyecek olan bu projeye halkın itirazlarına ve mücadelesine rağmen onay vermiştir.
KİRLİ SANAYİ ÇİMENTO BURSA’YI İKİ KAT DAHA FAZLA ZEHİRLEYECEK
· Bursa’da hava kirliliğinin artış göstermesine rağmen Uludağ eteklerinde tarım ve ormanlık alanların yanında yer alan İnegazi Köyü’ndeki çimento fabrikası kurulmasına, ayrıca Kestel’de kurulu olan çimento fabrikasının klinker ve çimento toplamı 3 milyon 250 bin ton/yıl olan mevcut kapasitesinin 4 milyon 400 bin ton/yıl arttırarak 7 milyon 650 bin ton/yıla çıkarılmasına vermiştir.
· Yoğun emek ve para harcanarak 2.780 paydaş katılımı ve 60’ın üzerinde bilim insanın eşgüdümünde hazırlanan “2030 yılı 1/100.000 ölçekli Bursa İl Çevre Düzeni Planı” stratejik hedeflerine de aykırı olan BATIOSB (TEKNOSAB) yer seçim kararına onay vermiştir.
MERALAR VE VERİMLİ TARIM ARAZİLERİ RANTA AÇILDI
· Plan kararlarına ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununa aykırı olarak birçok plan değişikliği kararına (önce Samanlı merasına sonra Doğanbey ağaçlandırma sahasına Sağlık Kompleksi, Başköy sulanabilir tarım arazilerine Mobilya ve Dekorasyoncular Toplu İşyeri ve Yapı Kooperatifi; Bursa Ovasını ikiye bölen Samanlı Bağlantı Yolu; İkizce, Taşpınar, Orhaniye Köyleri arazilerine KOTİYAK Organize Sanayi Bölgesi; Yenişehir Ovasının ortasına iptal edilmeden önce Karacali köyü meralarını daha sonra da Koyunhisar, Çeltikçi, Yolören meralarını da içine alan tarım arazilerine OTOTEST Merkezi yapımı vb.) onay vermiştir.
· Şehrin Batı yakasında Kayapa’da tarım alanlarında Çöp Depolama ve Yakma Tesisi projelendirildi.
· Meralar köylüye rağmen şirketlere kiralandı.
· Toplulaştırılması yapılmış mera ve tarım arazileri de bulunan Dağyenice Göleti sulama sahasına Çekirge kaynaklarından taşınacak jeotermal suya bağlı “Dağyenice Termal Turizm Merkezi” ilanına onay verildi.
ULUDAĞ’DA AĞAÇ KIYIMI
· Keles Kocayayla bölgesinde binlerce ağaç kesilerek bölge yapılaşmaya açıldı. Koruma alanları dikkate alınmadı.
· Uludağ Milli Parkı sınırları içinde kalan bölgede Yeni teleferik hattı için 5 bin ağaç kesildi.
BURSA ULAŞIMI EN PAHALI ŞEHİR
· Kentin bir başka temel sorunu ulaşımdır. Bütüncül çözümler yerine günü kurtarmak üzere yapılan bilim ve teknikten uzak yaklaşımlarla Bursa kenti bir trafik açmazına dönüşmüştür. Öte yandan Altepe Bursa’ya ulaşımı en pahalı şehir unvanını da kazandırmıştır.
MUDANYA HALKININ SAHİL HAKKINI GASP EDİLDİ
· Belediye seçimlerini CHP’nin kazandığı Mudanya’nın sahili inşaat alanına çevrildi, üç yıldır Mudanya sahili kapalı durumda. Böylelikle Mudanya halkının sahil hakkı gasp edildi.
· Bursa’ya en pahalı su kullanan şehir unvanını kazandırıldı
· Nilüfer Çayı yatağına stadyum yapıldı. Üstelik diğer kentlerde stadyum yapımını Bakanlık üstlenirken Bursa’da belediye kaynaklarından karşılandı. Stadyum bir timsah gibi kentin kaynaklarını sömürmeye devam ediyor.
BELEDİYE 14 MİLYON LİRA ZARARI UĞRATILDI
· Sayıştay, Belediyenin 14 milyon lira zararı uğratıldığı belirledi. Başkan Altepe’nin talimatıyla Meclisten geçen Bursa Terminali’nin devrinin mevzuata aykırı olduğu, kamunun 14 milyon lira zarar uğratıldığı ortaya çıktı.
KADINLARI TECRİT GİRİŞİMİ
· Bursaray’da kadınlara özel vagon uygulaması başlatmaya çalışıldı. Bu uygulamanın amacı ulaşımdaki başarısızlıklarını gizlemek, tacizden korumak kılıfı altında kadınları tecrit etmektir.
ER VEYA GEÇ BAĞIMSIZ MAHKEMELERİN ÖNÜNE ÇIKARILACAKLAR
Bu belediye başkanlarının hepsinin kentlere yaptığı ihanetler, yaşam alanlarına ve çevreye yönelik rant ve yağma politikaları Saray/AKP hükümeti ile birlikte gerçekleştirildi. İstifa ettirilmeleri bir anlamda aklama amacını taşımaktadır. Ancak bunların kent suçları “mağdur oldular” bahanesiyle unutulmayacak, er veya geç bağımsız mahkemelerin önüne çıkarılacaklardır.
Yağmanın, talanın, rantın ve fırsatçılığın önünü sınırsız bir şekilde açan çağdışı belediyecilik anlayışına, tabii ki yalnızca Bursa maruz kalmamıştır. Reislerinin hükmüne boyun eğerek, kendi deyimleriyle “istifa eden” Belediye Başkanları’nın sorumlu olduğu iller başta olmak üzere; AKP ve Saray rejimine boyun eğen bütün başkanların belediyecilik anlayışı sürmektedir. Ülke 2002’den bu yana ekonomide, iç ve dış siyasette, eğitimde, sağlıkta, adalette dibe vurmuştur. Ülkede korku imparatorluğu kuran Saray/AKP rejimi yıkılmadığı sürece talan, yağma, rant düzeni sürecektir.
Vişne Haber Ajansı