loading
close
SON DAKİKALAR

CHP'li Şenal Sarıhan'dan '2 Temmuz' açıklaması

CHP'li Şenal Sarıhan'dan '2 Temmuz' açıklaması
Tarih: 01.07.2017 - 11:03
Kategori: Gündem

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta yaşanan katliamın 24. yılı dolayısıyla bir basın açıklamasında bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta yaşanan katliamın 24. yılı dolayısıyla bir basın açıklamasında bulundu. Açıklamada Sivas Katliamı ile ilgili olarak "Madımak Oteli’nin önünde “Cumhuriyet Gidecek, Şeriat Gelecek” “İslamın Ordusu Laiklerin Korkusu”, “Cumhuriyet Burada Kuruldu Burada Yıkılacak”, “Şeriat Gelecek Zulüm Bitecek” sloganları ile işlenen cinayet, dinin siyasete alet edilmesinin ve laiklikten vazgeçilmesinin ne büyük tehlikelerin sığınağı olduğunu hepimize gösteriyor. Katliamı, “Şanlı Sivas Kıyamı” olarak niteleyen ve “ “ Örgüt yok, tahrik var ” diyerek olayların arkasındaki güçleri, yargı önüne taşımayan ve cezalandırmayanlar yanlışları ile yüzleşmedikçe yeni acılara tanıklığımız sürecek demektir. " denildi.

Sarıhan'ın açıklaması şöyle:

" Yirmidört yıl önce, 1- 2- Temmuz günlerinde Sivas’ta düzenlenmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri, örgütlü bir kalkışma ile engellenerek, şenlik konuklarının kaldığı Madımak oteli vahşice ateşe verildi. İkisi çocuk, 35 insanımız katledildi. 12 si ağır yaralı 52 yurttaş, kendi çabaları ile yangından kurtuldular. Polis kayıtlarına göre 15.000 saldırganın katıldığı bu katliamın yargılaması 24 yıldır devam ediyor.
24 yıldır, yakınlarını yitirmiş olan aileler, kararlılıkla bu davayı izliyorlar. İlk günden bu yana, amaçlarının öç almak değil, adaleti sağlayarak, yeni katliam heveslilerine meydan vermemek olduğunu ifade ediyorlar. Bugüne dek bu 15.000 kişiden yalnızca 123’ü hakkında kesin hüküm kuruldu. Ancak bunların önemli bir bölümü daha önce salınmıştı. Salınanların çoğu örgütlü bir planla yurt dışına çıkarıldılar. Bu nedenle cezaları da infaz edilemedi. Cezaların kesin hükme bağlandığı tarih, üç sanık dışında 04.05.2001 dir. Diğer üç sanık hakkındaki cezalar ise 16.09.2002 tarihinde kesinleşti. Bu tarihlerden itibaren yurt dışına çıkmış olan sanıklardan hiçbirinin iadeleri sağlanamadı. Kimi sanıklar hakkında 2009 yılında ancak kırmızı bülten düzenlenebildi. Polonya’da yakalanan Vahit Kaynar dahi Adalet Bakanlığı’nın süresi içinde müdahale etmemesi nedeni ile serbest bırakıldı. Yurt dışında aranmakta olan Cafer Erçakmak’ın cenazesi, Sivas’taki evinden çıkarılarak defnedildi. Cezaların kesinleşme tarihinden bu yana aynı parti iktidarda bulunuyor. Adaleti sağlamak, haklarında kesin hüküm bulunan sanıkları bulmak onun görevi idi.

Bu pratik neyazık ki halkımız için yeni değil. Kahraman Maraş’ın, Çorum’un, Haziran kayıplarının, son iki yılda nerede ise her ay, yeni bir katliamın kurbanı olanların aileleri, katliam sanıklarının bulunması ve yargılanmasının ne denli müşkül olduğunu biliyorlar. Biz her katliamın yargı yolu ile hesabı sorulsun istiyoruz. Amacımız yeni acılar yaşamamak. Ancak TCY’nın 146/1. Maddesi gereğince gıyaplarında yargılanmaları devam eden ve yurt dışında bulunan üç sanık hakkında, bu sanıkların iadesi için girişimde bulunulmasını isteyen mahkemeye, Adalet Bakanlığı zaman aşımı hatırlatmasında bulundu!Oysa iç hukukumuza göre zaman aşımı süresi 30 yıl. Kaldı ki suç, insanlığa karşı işlenmiş bir suç ve zaman aşımı uygulanamaz. Bu bir hata mı ? Yetki aşımım mı? Mahkemenin bağımsızlığına müdahale mi? Mağdurlar yanıt bekliyor. Bugün, Fettullahçı terör örgütü üyelerinin yurt dışından iadesi için çaba gösteren iktidarın, Sivas sanıklarının iadesi konusunda yaptığı “ hata ve ihmalleri” yapmaması gerekiyor! Aksi halde 15 Temmuz’da yaşamlarını yitirenlerin hak arama mücadelesi de çeyrek asra ulaşılabilecek.

Diğer birçok katliam davası gibi Sivas Katliamı ve dava süreci önemli derslerle dolu: Madımak Oteli’nin önünde “Cumhuriyet Gidecek, Şeriat Gelecek” “İslamın Ordusu Laiklerin Korkusu”, “Cumhuriyet Burada Kuruldu Burada Yıkılacak”, “Şeriat Gelecek Zulüm Bitecek” sloganları ile işlenen cinayet, dinin siyasete alet edilmesinin ve laiklikten vazgeçilmesinin ne büyük tehlikelerin sığınağı olduğunu hepimize gösteriyor. Katliamı, “Şanlı Sivas Kıyamı” olarak niteleyen ve “ “ Örgüt yok, tahrik var ” diyerek olayların arkasındaki güçleri, yargı önüne taşımayan ve cezalandırmayanlar yanlışları ile yüzleşmedikçe yeni acılara tanıklığımız sürecek demektir.

Bugün daha da geç olmadan, siyasal temellerini, İNSANLIK ONURU VE ULUSAL EGEMENLİK kuramları üzerine oturtmuş olan laikliğin , demokrasinin de temeli olduğunu unutmayalım. Ve yine unutmayalım ki, insanlık onurunun koruyucusu ve toplumun birleştirici harcı adalettir.

Sivas yakınları, avukatlar ve yüreği Sivas acısı ile dağlanmış hepimiz, 2 Temmuz’da Sivas’ta Madımak’a yürüyenlerle adalet için Maltepe’ye yürümekte olanların yollarını, umutlarını ve güçlerini bir ediyoruz. Yorulmadan…"

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları