CHP'li Sezgin Tanrıkulu, üniversitelerde yaşanan olaylar hakkında soru önergesi verdi...
CHP'li Sezgin Tanrıkulu, üniversitelerde yaşanan olaylar hakkında
soru önergesi verdi.
ODTÜ’de yaşanılan olaylar sonrası ortaya çıkan gerçek ülkemizin demokrasi adına acı tablosunu ortaya çıkarmıştır. Gelen tepkiler kamu alanının siyasallaştığını belgelemektedir. Bu iddiayı güçlendiren hatta ve hatta ispatlayan en net örnek ODTÜ'de yaşanan polis saldırısının ardından öğrencileri suçlayan açıklamalar yapan ve ODTÜ Yönetimini kınayan
üniversite rektörlerinin açıklamalarıdır.
Kınama bildirilerini nedense Başbakan Erdoğan’ın TV konuşmalarına saklayan ve daha sonrasında TV konuşmaları ile hemen hemen aynı ifadelere yer veren rektörlerin, bildiri sonrası açıklamaları ve üniversitelere yönelik bilinmeyenlerin kamuoyu ile paylaşılması tamamen utanç tablosunu resmetmektedir.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Yalçın Karayağız, ve ODTÜ’deki görüntüleri izlemediğini, metnin kendisine hazır geldiğini ve imzaladığını söyledi. Daha sonrasında Bingöl Üniversitesi’nde olduğu gibi kamuya açık bir öğrenim yerine tamamen sülale bağlarına hitap eden birçok
üniversite ile ilgili bilinmeyenler ortaya çıkmıştır.
Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörü Adem Esen ise 2004 yılında, ihmaller sonucu Konya Selçuk’ta 92 kişiye mezar olan konutta payı olan ve cezalandırılmış kişidir. Rektör yardımcılığını üstlenen Ömer İnan ise 22 ve 23. dönemde AKP Mersin Milletvekili olmuş ve daha sonrasında siyasi yaşamı sonra kardeşi ile belirtilen üniversitenin yönetiminde yer almıştır.
Öğrencilere doğruluğu, hak yememeyi ve etiğin savunulacağı, mesleklerinin layıkıyla yapılması için eğitim ve öğretim verileceği üniversitelerde daha öncesinde 92 kişinin ölümüne sebebiyet vermiş ve ihmali açık şekilde ortaya konmuş bir kişinin yönetim katında en üst koltukta oturması da AKP İktidarı döneminde hesabı sorulacak söylemlerin, mükafatlandıracağız söylemi ile örtüştüğünü belgelemektedir.
Son olarak THK Üniversitesi Rektörü Ünsan Ban’ın söyledikleri ise söküğü daha da derinleştirmiş, ülkemizde bilim adamı bir kenara bir sade vatandaşın dahi kabul etmeyeceği bir
gerçeği ortaya koymuştur. Ban, "Bazı öğretim üyeleri ve akademisyenler Başbakan'ı kampüste istemiyoruz diyor. Ama o Başbakan'ın, hükümette yer alan bakanların verdiği maaşları alıyorsun. O zaman ne yapacaksın?
Eğer samimiysen görüşünde bırakacaksın maaşını da koyacaksın ya da diyeceksin ki bu hükümetin yer aldığı bir sistemde görev alamam, istifa ediyorum dersin." Sözleri, öncelikle Bakanların ve Başbakan’ın dahi maaşını karşılayan halkı hiçe saymaktır.
Bu bağlamda yukarıdaki iddialarla ilgili olarak;
1. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörünün önüne giden hazır metin kim veya kimler tarafından hazırlanmıştır?
2. Bildiri metninin Başbakan Erdoğan’ın ifadeleri ile benzerlik içermesi tesadüf mü yoksa MSGSÜ Rektörünün önüne konulan hazır metnin bir gereği midir?
3. Bildiriler sonrası ortaya çıkan
üniversite kadrolarının akrabalık ilişkileri ile donatılması ne tür bir başarı öyküsü içermektedir?
4. Şu anda üniversitede görev alan kaç öğretim üyesi ve akademisyen vardır? Üniversitelere göre dağılımı nedir?
5. Akraba olan ve aynı üniversitede görev alan kaç öğretim üyesi ve akademisyen vardır? Bu akademisyen ve öğretim üyelerinin atamaları hangi kıstaslar ve hangi akademik başarılar sonucu gerçekleşmiştir?
6. 2004 yılında Konya’da, 92 kişiye mezar olan Zümrüt Apartmanı'yla ilgili Başbakan bunun hesabı sorulacaktır ifadelerini kullanmış ve kamuoyuna söz vermiştir. Adem Esen’den sorulan hesap kardeşinin nüfusuyla vakıf üniversitesi de olsa Rektörlük ikramı mıdır? Bu kişin ihmali mahkemelerce tespit edilmişken, böylesine değerli bir koltuğu işgal etmesi sizce etik midir?
7. THK Üniversitesi Rektörü’nün bahsettiği maaş ne tür maaşıdır? Ülkemizde maaşlar halkımızın vergileri ile halkımız tarafından ödenmemekte midir? Bu kaideyi dahi bilmeyen bir kişinin özel dahi olsa rektörlük koltuğunu işgal etmesi doğru mudur?
8. THK Üniversitesi Rektörü’nün görevi ilmin ve bilimin daha iyi nasıl öğretilip geliştirilebileceği konusunda çalışma yapmak mıdır yoksa iktidarın sözcülüğünü yapmak mıdır? Açıklama sonrası aldığı maaş da bir değişiklik olmuş mudur?
9. Bildiri niteliği taşıyan açıklamalar sizi ve Bakanlar Kurulunuzu tatmin etmiş midir? Tatmin etmemiş ise sizlere sadakatlerini ifade eden bu kişiler hakkında her hangi bir çalışma veya maaş kesintisi yapılacak mıdır?"
Vişne Haber Ajansı
ETİKETLER : türkiye, istanbul, gerçeği, haberleri, son dakika, sezgin tanrıkulu, chp, üniversite, odtü, soru önergesi, başbakan erdoğan