loading
close
SON DAKİKALAR

''CHP'nin üye temelinde değişime ihtiyacı var''

''CHP'nin üye temelinde değişime ihtiyacı var''
Tarih: 05.12.2012 - 08:37
Kategori: Siyaset

CHP Üye Hareketi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin üye bazında yeni bir örgüt modeline ihtiyacı olduğunu öne sürüyor...

Raci Hacıbektaşoğlu, Ahmet Küçükkalfa, Nurhan Işıkseren, Mustafa Okcu, Hüseyin Avni Yardımcı ve Mehmet Yıldırım'ın girişimciliğini yaptığı CHP Üye Hareketi, partinin iktidara giden yolda yeni bir örgütlenme modeline ihtiyacı olduğunu belirtti. Platform, CHP'lilere çağrıda bulunarak görüşlerini şu şekilde ifade etti:

"Değerli Cumhuriyet Halk Partililer,

Türkiye’nin içinde bulunduğu olumsuz siyasal, sosyal, ekonomik koşullar, Partimizin iktidara gelerek ülkeyi daha iyi yönetme, halkımızın çıkarlarını ön planda tutan politikaları uygulama sorumluluğunu artırmaktadır. Giderek kendini daha fazla hissettiren bu sorumluluğun altından kalkmak, Partimizin yükümlülüğüdür.

Ancak çok iyi biliyoruz ki, Partimizde örgüt işleyişinden kaynaklanan ciddi sorunlar var. Parti içi iktidar odaklı çekişmeler ve bunun örgüt birimlerine olumsuz yansımaları parti dinamiklerini örselemekte, kamuoyu nezdinde yanlış algılamalara yol açmaktadır. Kendini iyi yönetemeyen bir partinin ülke yönetiminde başarılı olamayacağı iddiaları sıkça önümüze gelmektedir. Halkımızın Partimize güven duyması, itibar etmesi, iktidara layık görmesi için örgütsel sorunlarımız bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Daha fazla zaman kaybına tahammül yoktur. 

CHP’de özgür ve nitelikli üye temelinde gelişecek yeni bir örgüt modeline, işleyişine, kültürüne gereksinim var!

CHP’nin iktidar alternatifi bir parti olabilmesi için, çağdaş bir sosyal demokrat partinin niteliklerinden olan "üye, kadro ve program partisi" temelinde yönetilmesi gerekmektedir. Ama maalesef Partimizde eski yönetim alışkanlıkları halen devam etmektedir. Üye iradesi yönetim kademelerine gerektiği şekilde yansımamaktadır.

Yönetim ve temsil görevleri, lider ve genel merkez odaklı bir parti işleyişi anlayışına göre “yukarıdan aşağıya” doğru belirlenmektedir. Üyenin söz ve karar hakkını dikkate almayan bu yönetim anlayışı, CHP’nin iktidara yürüyen bir parti olması için gösterilen çabaları engellemektedir.

Dinamik bir örgüt işleyişi için öncelikle demokratik, saydam, eşitlikçi, adil, hesap veren bir yönetim tarzını gerekli görüyoruz. Kararlar katılımcı demokrasi temelinde “aşağıdan yukarıya” doğru tartışılarak alınmalı, karar mekanizmalarına üye iradesi sözde değil özde yansımalıdır. Parti içi demokrasiden anlaşılan; genel başkanın yönetim kademelerine, temsil görevlerine seçtiği yandaşlar, uzmanlar, akademisyenler, bürokratlar, seçkinler düzeni olmamalıdır. Çünkü CHP’de yüz binlerce üye, çeşitli organlar vardır. Bunların hepsinin partide oluşacak düzene dair karar alma süreçlerine katılması ancak parti içi demokrasidir. Sadece böyle bir yönetim anlayışı ve pratiği, CHP’de yıllardır süregelen ve bir türlü aşılamayan parti içi iktidar odaklı kısır çekişmelere, örgüt birimlerinde enerji kaybına ve dağınıklığa son verebilir.

Parti politikaları halen örgüt birimlerinde tartışılarak belirlenmemektedir. Parti üyeleri, genel merkez yöneticilerinin bireysel açıklamaları üzerinden ancak Partinin çeşitli konulara ilişkin görüşlerini öğrenebilmekte; ama beyanatlardaki çelişkiler nedeniyle bilgi akışı çoğu kez sağlıklı olmamaktadır. Bu da, Partimizin halka irtibatını sağlayacak, kılcal damar işlevi gören örgüt birimlerinde kafa karışıklığına yol açmakta, halkın CHP’ye olan güvenini bilhassa “inandırıcılık” temelinde sarsmaktadır. Bu nedenle, başta parti programı olmak üzere, tüm parti politikalarının örgüt birimlerinde tartışılması sağlanmalı, bilgi teknolojilerinden en iyi şekilde yararlanılarak “bilgi sahibi üye” tabanı genişletilmelidir.

Genel başkanımızın son kurultay konuşmasında vurguladığı gibi çağımızda bilgi, yaşamın her alanında yenilenmekte, yeniden üretilmekte ve yaşam koşullarını değiştirmekte/dönüştürmektedir. Üretici güçlerin önemi ve üretimde uzmanlaşma artmaktadır. Bu nedenle, halkımızın refahını artıracak politikalar geliştirmek, uygulamak için üretici güçlerle bilim ve teknoloji platformları oluşturulması önemsenmelidir.

Toplumsal dinamiklerin farklı ve çok yönlü zeminlerde şekillendiği bilinen bir olgudur. Ancak, CHP’nin sivil toplum kuruluşlarında, demokratik kitle örgütlerinde pek etkin olduğu söylenemez. Bu durum, Partimizin sosyal örgütlerde etkinliğini artıracak çalışmalara ivme kazandırılmasını gerekli kılmaktadır. Bu alanda sağlanacak ilerlemenin, Partimizin iletişim ve etkileşim kanallarının gelişmesine, yaşama dokunan politikaların üretilmesine, halkla irtibatın artmasına kadar bir dizi olumlu yansımaları olacaktır.

Yerel yönetimlerin halkla bütünleşen, halka güven veren ve Partinin geleceğini şekillendirecek kadroların yetiştiği siyaset okulları olduğu, iktidara giden yolun da yerelden geçtiği yadsınamaz bir gerçektir. Dolayısıyla bu perspektiften yoksun, günü kurtarmaya yönelik bürokratik yönetim anlayışından uzak durulmalı, yetenekli kadroların önü açılmalıdır.
Bizler kendimizi, böyle amaç ve hedefleri olan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorumlu üyeleri olarak tanımlıyoruz.

Partili üyeler arasında iletişim ağı oluşturmaya gönüllüyüz. Bu gaye doğrultusunda CHP üyelerini inisiyatif almaya davet ediyoruz.

Hareketimizin örgütlenme anlayışı yatay ve üyelerin eşitliği temelindedir. Hareketimizin liderliği ve yönü sadece Parti ana akımına bağlılıktır.

Hareketimiz kapsayıcıdır; sen olmazsan olmaz!

Parti içi sorunların aşılması, dinamik bir örgüt yapısının oluşması için çaba gösterelim!

Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlığında kalkınan ve gelişen bir Türkiye için Cumhuriyet Halk Partisi iktidarına gerek var!
Gelin hep birlikte Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yolunu açalım!"

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları