‘Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum: Mabetlerinizi bombalayan örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı sizler de direniş ortaya koyacaksınız
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında son dönemdeki terör olaylarına değinirken, “780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında 74 milyona sesleniyorum” diyerek şöyle konuştu:
“Bunlar düğün evini cenaze evine çeviriyor. Futbol oynayan, markette evine ekmek alan polisime gelip enseden kurşun sıkıyor veya tarıyor. Siirt’te birlikte bir mutluluğu paylaşmaya, birlikte yemek yemeye giden masum genç kızlara alçakça pusu kuran bu terör örgütü neyin mücadelesini veriyor? Savunmasız masum insanlara karşı yapılan bu terörü neyle ifade etmek mümkün? Yüzlerce kurşunla hayatlarının baharındaki evlatlarımızı öldüren bu terör örgütü neyin mücadelesini veriyor?
4 kızımıza, arkadaşlarına sıkılan kurşun sayısı 200’ü buluyor. Şu hale bak... Bu cinayetleri tasarlayanlar kan dökerek hangi emellerine ulaşmış oluyorlar? Ondan sonra bakıyorsunuz laubali bir şekilde özür beyanları, bilmem neler... ‘Yok bilmem yanlış olduydu, yok bilmem şurayı tarıyorduk’... Kimi aldatıyorsunuz yahu, kimi kandırıyorsunuz?”
‘Ciğerim yanıyor, ciğerim’
(İsim vermeden BDP’yi suçlayarak) Bunlarda samimiyet yok, bunlarda dürüstlük yok. Bunlar bu ülkede cinayet şebekesi olarak rant elde ediyorlar. Sadece onlar rant elde etmiyor. Onların uzantısı olanlar da rant elde etmeye devam ediyorlar. Burada siyasi uzantılarını da kastediyorum. ‘Sayın Başbakan sert konuşuyorsun’ diyorlar. Ciğerim yanıyor ciğerim... Neyin sertini konuşuyoruz? Bu ifadeler, bunların yaptıklarının karşılığını anlatmaya yeterli değil.
Ankara Kumrular Sokak’ta, evine helal bir lokma götürmek için alın teri döken, bir ayakkabı boyacısı... Masum, savunmasız. Hiçbir şeyi yok. Sadece oradan kazandığıyla evine ekmeğini götürecek yahu. Bu genç insanlar orada bombayla öldürülüyor yahu. Bu şebeke hangi insani değerlerle ifade edilecek? Soruyorum. Bunlara gönül verenler, bunları destekleyenler, bunlara oylarını verenler bunun tarihe hesabını nasıl verecekler? Soruyorum... Dokuz yıl öncesine kadar, bu ülkede 74 milyon vatandaşımıza şu getirilen hakların, getirilen imkanların hiçbirisi var mıydı? Hala bu hizmeti vermeye çalışan böyle bir iktidar varken bunlar ne yapmak istiyor?
‘Militanını kurşuna dizdi’
Terör örgütünden kaçmak isteyen, belki de kendine bir gelecek kurmak isteyen 5 kadın militanı, ki biri 17 yaşında henüz, işkence ile dağ başında bir mağarada kurşuna diziyorlar ve bir yıl sonra da ölen kızların ailelerine ‘kızlarınız gaz zehirlenmesinden öldü’ diyorlar. Buyurun, tablo bu. Bu nasıl bir alçalıştır? Bu nasıl bir zehirlenmedir? Bu örgütün insani bir değere inandığını hangi vicdan sahibi söyleyebilir? Bunun kültürel haklar mücadelesiyle ne alakası var yahu? Sizin kültürünüz size acımasızca bu insanları öldürme yetkisini nasıl veriyor? Ben böyle bir kültürü tanımıyorum. Böyle bir kültür olamaz.
‘Nasıl destek veriyorsunuz?’
Terör örgütü dini değerleri hedef alıyor. Mabedlerimize varıncaya kadar roketatarlarla bombalayan bu örgüt, nereye varmak istiyor? Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Bu mabetlerinizi roketatarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı kalkıp sizler de bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu sadece bizim görevimiz değil. Bunu devlet-millet el ele yapmak durumundayız. Beraber yapacağız, bunu beraber yapıp bunları yalnızlığa mahkum etmek durumundayız. Düşünebiliyor musunuz? ‘Aldığımız oyun yüzde 90’ını PKK’yı destekleyenlerden alıyorum’ diyen bir siyasetçi, bu ülkede oy alabiliyor.