Çocuk Hakları Zirvesi Başkanı Ebrize Çeltikçi,12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü mesajı; Çocuk yoksulluğu ve çalışmak zorunda kalan çocuklar

Çocuk Hakları Zirvesi ve Kalkınma Derneği Başkanı ve Çocuk Masası Başkanı Ebrize Çeltikçi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü mesajında Çocuk yoksulluğuna ve çalışmak zorunda kalan çocuklara dikkat çekti.
Çalışan çocuklar giderek artan ve çözüm bekleyen meselelerimizden biridir. Bu sorunumuzun çözümünde öncelikle temelinde yatan çok katmanlı bir çocuk yoksulluğundan söz etmemiz gerekir.
”Türkiye’nin genç evlatları “çocuklarımız, farklı bölge ve ortamlarda yoksulluğun farklı şekillerinden etkilenseler de, çalışan çocuklar yoksulluğun tüm risk alanlarından doğrudan etkilenen kesimdir.
Yoksulluğun on binlere dayandığının açıklandığı günümüzde, yoksulluğu hala tek başına ekonomik bir mesele olarak görmeye devam ediyoruz. Yoksulluğu besleyen, yoksulluğun da beslemeye devam ettiği, çocuk işçiliği ve çocuk yoksulluğu sorununu da sadece ekonomik yetersizliklerle açıklayamayız. Ekonomi yanında pek çok yetersizliğin bileşkesi olan “çalışan çocuklar” meselemiz, çocuk destek ve koruma politikamızda özenli bir takip ve planlamaya gereksinimi olan ve gözardı edilmemesi gereken, önemli bir kalkınma sorunumuzdur.
Çocuk Yoksulluğunu Anlamak
Güneydoğu Anadolu Bölgesi % 43 ile çocuk nüfusunun en yoğun olduğu bölgedir. Bu bölgede yoksul çocukların yoksul nüfusa oranı yüzde 55,8’dir. Nüfusumuzun oldukça geniş bir kesimini ve geleceğimizi sinsice etkileyen çocuk yoksulluğu, ekonomik olduğu kadar, sosyal, kültürel, eğitimsel, duygusal, sağlık, hak ve çevresel yoksulluk ve yoksunluk alanlarının da toplamını içermektedir.
Türkiye’de hemen tüm kesimlerde kontrollü ya da kontrolsüz çocuklarımızın yaşadığı, sevgisizlik ( duygusal yoksunluk), eğitime erişilemezlik, tersine kültürleme(Eğitim yoksulluğu), güvencesizlik, haklarının gaspı(Hukuksal yoksulluk), onur kırıcı fena muamele-öfke ve şiddetle terbiye(Duygusal yoksulluk), spor, sanat ve sosyal hayata katılım engelleri-yeteneklerin ısrafı (Sosyal yoksulluk), sağlıklı çevre ve beslenme(Sağlık yoksulluğu) vb çok sayıda adlandırmalarla çocuk yoksulluğu durumlarından söz edebiliriz. Bütün bu durumların en çok vurduğu çalışan çocuklar, aynı zamanda kontrol dışı işçilik ortamında yalnız ve çaresiz bırakılmaktadır.
En yakın Hizmetlerle Yasaların Koruyuculuğunu Güçlendirmek
Türkiye, çocuk işçiliğini ortadan kaldırma taahhüdüne yönelik 1992 IPEC anlaşmasını ilk imzalayan altı katılımcı ülkeden biridir. 4857 sayılı İş Kanunu’muzun 71. Maddesine göre 15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Bu koruyucu yasa ve sözleşmelere rağmen vahim bir şekilde çocuk işçiler çocuk nüfusumuzun neredeyse ortalama yüzde 5,9’unu kapsamaktadır“..
“Dünya Görüşü” (World Wision) adlı kuruluşa göre: 21. Yüzyılda dünya ölçeğindeki 10 sorundan biri olan“ Çocuk İşçiliği” yine sorun olmaya devam edecektir.
Bu nedenle Tedbir(önlem), Koruma(takip-denetim) ve Caydırma(ceza) gibi hukuki ve kurumsal işletimlerin etkinliğini hızlandırmak üzere resmî ve yerel yönetim ağının, merkezden, yakın ve yerele indirgenmesini önermekteyiz. Bu anlamda çocuk yoksulluğuna, hak ihlallerine odaklı koruyucu, önleyici hizmetlerin, çalışmak zorunda kalan çocuğa ve ailesine en yakın mesafede mahalle muhtarlıklarına kadar inen yeni bir düzenleme ve koordinasyonla örgütlenmesini gerekli görmekteyiz.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












