loading
close
SON DAKİKALAR

Cumartesi Anneleri 721. haftada 'Abdullah Canan dosyasında hakikat açıklansın, adalet sağlansın' talebiyle toplanıyor

Cumartesi Anneleri 721. haftada 'Abdullah Canan dosyasında hakikat açıklansın, adalet sağlansın' talebiyle toplanıyor
Tarih: 19.01.2019 - 06:49
Kategori: Gündem

720 haftadır, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için toplanan Cumartesi Anneleri, bu hafta Abdullah Canan için bir araya geliyor.

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini 720 haftadır soran Cumartesi Anneleri, bugün 721. kez İstiklal'de bir araya geliyor. Galatasaray Meydanı'nda eylem yapmalarına haftalardır izin verilmeyen Cumartesi Anneleri İnsan Hakları Derneği'nin sokağında toplanıyor.

Cumartesi Anneleri 721. haftada 1996'da işkenceyle öldürülen Abdullah Canan için toplanacak. 12.00'de bir araya gelen Cumartesi Anneleri, "Abdullah Canan dosyasında hakikat açıklansın, adalet sağlansın!" diyecek.

Abdullah Canan'a ne oldu?

21 Kasım 1995’te Yüksekova Komando Tabur Komutanlığı, Yüksekova’ya bağlı Befircan (Karlı) köyüne operasyon düzenlendi. Abdullah Canan ve ailesinden yedi kişi, bu operasyon sırasında evlerine ve mallarına zarar geldiğini ve konuda esas sorumlunun operasyonu düzenleyen Binbaşı Mehmet Emin Yurdakul olduğunu belirterek Yüksekova Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu. Zararın tespit ve telafi edilmesini talep etti.

Bu suç duyurusu üzerine Binbaşı Yurdakul, Canan’ı başvurusunu geri çekmeye zorladı ve tehdit etti. Canan’ı ve suç duyurusunda bulunan diğer iki kişiyi makam odasına çağıran Yurdakul, Abdullah Canan’a “Sen bizi şikayet edemezsin, edersen sonucu senin için ağır olacaktır” dedi.

Daha sonra Mehmet Emin Yurdakul 15’e yakın subayı da aynı odaya çağırarak subaylara hitaben “Beyler, sizleri şikayet eden insanların elebaşları bunlar, bunları çok iyi tanıyın,” diyerek Abdullah Canan ve diğer köylüleri onlara gösterdi. Abdullah Canan ile birlikte orada bulunan köylüler Aydın Canan ve Naci Canan’dı.

17 Ocak 1996’da Abdullah Canan, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinden özel otomobili ile Hakkari il merkezine giderken yol üzerinde bulunan Keremağa Köprüsü Puling Çeşmesi’nde, Hakkari’de kurulu ve komutanlığını Binbaşı Yurdakul'un yaptığı 1. Dağ ve Komando Taburu Komutanlığına bağlı askeri birliklerce yapılan yol kontrolü sırasında gözaltına alındı. Bir daha kendisinden haber alınamadı.

Canan’ın özel otomobili, 21 Ocak 1996’da Başkale-Van karayolu üzerindeki Güzeldere Geçidi’nde, şarampolde terkedilmiş, hasarsız bir şekilde bulundu. 21 Şubat 1996’da da Abdullah Canan’ın cesedi köylüler tarafından, Yüksekova-Esendere Karayolu, Güldalı Köyü, Fidanlık Mevkiinde ağzı bantlanmış ve elleri bağlanmış şekilde bulundu. Otopside Canan’a elleri bağlı halde işkence edildiği, yanaklarının kesici aletlerle parçalandığı ve kafası da dahil olmak üzere bedenine isabet eden yedi kurşun ile öldürüldüğü saptandı.

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları