loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81. BM Genel Kurunda konuştu: BM'ye güven artması isteniyorsa Gazze'de çocuklar güvende olmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81. BM Genel Kurunda konuştu: BM'ye güven artması isteniyorsa Gazze'de çocuklar güvende olmalı
Tarih: 22.09.2026 - 18:50
Kategori: Dünya

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Öncelikle bir üzüntümüzü ifade etmek isterim. Filistin Devleti’nin değerli başkanı Mahmud Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer almıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 81. BM Genel Kurulu’nda hitap ediyor.
81. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerinden satır başları şöyle:
Öncelikle bir üzüntümüzü ifade etmek isterim. Filistin Devleti’nin değerli başkanı Mahmud Abbas üst üste iki yıldır bu salonda yer almıyor.
Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanımızda yaradır. Sayın Abbas, burada bulunamasa da bizler özgür ve egemen Filistin devletinin sesi olacak, Filistin halkının bu mücadelesini bu kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz.
Bu vesileyle bugün bir kez daha Filistin devletini henüz tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını gözden geçirmeye davet ediyorum.
'Perde koymadan, açık açık konuşacağım'
Gazze çağımızın en utanç verici temekküs kampıdır. Ateşkes sonrasında bile katledilen Gazzelilerin sayısı bin 500’ü aşmıştır.
Filistin Direniş Hareketi, Barış Planı’nın ikinci aşamasına geçişi kabul ettiği halde İsrail, işgali durdurmaya yanaşmıyor.
Kudüs’te Müslüman ve Hristiyanların kutsal mekanlara erişimi engelleniyor.
Bugün kalbimle, kelamım arasına perde koymadan bazı gerçekleri buradan açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan’ın şahsi meselesi değildir. Bu insani bir meseledir.
'Karşımızda öldürmeye doyamayan bir zihniyet var'
Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde merhamet olan hiçkimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

BM 81. Genel Kurulu tüm insanlık için hayırlara vesile olsun.

Öncelikle bir üzüntümü ifade etmek isterim. Sayın Mahmud Abbas 2 yıldır bu salonda yer alamıyor. Filistinli kardeşlerimize yönelik bu haksızlık vicdanları yaralamaktadır. Abbas burada olamasa da biz özgür ve egemen Filistin'in sesi olacak, Filistin halkının bu mücadelesini bur kürsüden dünyaya duyurmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle Filistin'i tanımamış tüm ülkeleri bu kararlarını tekrar gözden geçirmeye davet ediyorum.

Geçtiğimiz 12 ay 60'a aşkın çatışma ile son 10 yılın en kanlı dönemi olarak kayda geçti. Yüzbinlercesi doğduğu, büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda kaldı. Sadece Gazze'de 74 bin kardeşimiz İsrail devlet terörünün kurbanı oldu.

Gazze'deki hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin yüzde 70'inden fazlası hizmet veremiyor. Gazze sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir, aynı zamanda dünyada en yüksek ampute oranına sahip bölgedir.

Ateşkes sonrasında katledilenlerin sayısı bin 500'ü aşmıştır. Barı Şeria'da ise yerleşimci terörünün en ağırı yaşanıyor. Müslümanların kutsal yerleri girişi yasaklanıyor.

“BMGK'DA REFORM YAPILMALI”

Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. BM teşkilatı görevini icra edemez hale getirilmiştir, teşkilat kan kaybetmeye devam etmektedir. Umudu Birleşmiş Milletler olan hayal kırıklığı içinde. Uluslararası sisteme duyulan güvenin yeninden tesisine odaklanan Genel Kurul temasını isabetli buluyorum. Eğer BM'ye olan güven gerçekten artırılmak isteniyorsa yapılması gerekenler bellidir. BM'ye güven artması isteniyorsa Gazze'de çocuklar güvende olmalı.

190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı ne adildir ne de güveni tam anlamıyla tesis edebilir.  Güvenlik Konseyi 'Dünya 5'ten büyüktür ilkesine' göre mutlaka reforma edilmelidir. 5 ülkeye dayalı yapı güven sağlamaz. Güvensizlik üzerine bina edilen bir siyaset anlayışının kazananı olmadığını tarih biz acı bir şekilde gösterdi. Dünyada derinleşen gelir adaletsizliğine karşı yeni bir paradigmayı beraber inşa etmeliyiz.

Çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi ile ilgili aktörlerle görüşmelerimiz sürüyor. Herkesi İsrail'e daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum. 1967'de sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin olacağı o güzel günleri göreceğiz.

14 yıllık zulmün ardından Suriye yeni yola girdi. Suriye her türlü tahrike rağmen güvenli ülke olmaya devam ediyor.

Karadeniz'de ticari gemilere yönelik son saldırılar kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Dünyayı KKTC'yi tanımaya davet ediyorum.

Türkiye gelişen savunma sanayisiyle, şoklara dirençli ekonomisiyle, çatışmaların ortasında adeta bir istikrar adası olmayı sürdürmektedir. Ülkemiz Avrupa'nın ayrılmaz parçası olarak kıtanın refah ve güvenliğinin temininde önemli görev üstlenmekte. Türkiye'nin güvenlik mimarisinin dışında bırakıldığı bir Avrupa'nın daha güçlü, daha güvenli olması açık söylüyorum mümkün değildir.

Antalya'da COP31'in ev sahibiyiz. İklim kriziyle mücadelenin pek çok farklı yolu var. Sözler somut adımlara dönüşmeli, tüm liderleri davet ediyoruz. İklim krizi kadar bir başka tehlike israfın artması. 2 milyar tonun üzerinde gıda israf ediliyor. 

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları