Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Mart Romanlar Günü münasebetiyle Çanakkale'de yaptığı konuşma renkli anlara sahne oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 14 Mart Romanlar Günü münasebetiyle Çanakkale'de yaptığı konuşma renkli anlara sahne oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan; Ben Romanlarla beraber büyüdüm. Hiçbir zaman onları ihmal etmedim. Ben roman kardeşlerimizi yaradandan ötürü seviyorum.
Biz insanız. Her kim ki insan sıfatını başka bir kimliğiyle ön plana çıkarırsa zarardadır.
Etnik unsurların hepsinin kendine has sorunların var. Varsa yoksa Kürt sorun diyorlar. Ben bunu 2005'te Diyarbakır'da söyledim ve bu işi kapattım. Bunu devam ettirmek istiyorlar neden? Molotof atmak için, o Yasinleri 5. kattan aşağı atmak için.
Bu ülkede etnik sorunlarından dolayı oluşmuş bir sorun yok.
Sizler bu medeniyetin ayrılmaz bir parçasısınız. bugün size yapılan ayrımcılık yapılamıyor.
Bizim davamız birliğin davasıdır. Bizim için herkes bir'in parçasıdır. Geçmişte insanlarımızın horlandığı dönemler yaşadık.
Milletle devlet arasında o kadar büyük uçurumlar açtılar ki, düşünün Aşık Veysel'i dahi Ankara'ya almıyorlardı.
Bu politikalar sonunda iflas etti. Milletimiz her seferinde kendine saygı göstereni iktidara taşıdı. Ülkemizdeki her vatandaşımız gibi roman kardeşlerimiz de haklarına kavuşmaya başladı. Bu süreç kesintisiz devam edecek.
Bazı ülkeler roman kardeşlerimizi ülkelerinden sınır dışı ediyor. Dünya'nın sesi çıkmıyor.
Tarihte etnik kimliğinden dolayı milletler sürgün edilmiş, soykırıma tabi tutuldular.
Endülüs'te neler yaşandığını biliyoruz. Yahudiler Endülüs'ten sürüldüklerinde 500 binine ecdadımız sahip çıktı. Müslümanlar sürüldü soykırıma tabi tutuldular.
Roman kardeşlerimiz de Avrupa'dan sürüldü. Bunları yapanlar dünyayı dizayn etmeye çalışıyorlar. İstemedikleri, sevmedikleri grupları hemen terörist ilan ediyorlar. Peygamberimize hakaret edenleri demokrasi adı altında değerlendiriyorlar. Böyle şey olur mu? Bunlar çifte standart uyguluyorlar.
Bizim dinimiz yaşatmayı, merhameti esas alır. Farklı kültürler Türkiye'nin en büyük gücüdür. Roman kardeşlerimiz bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Buna karşı çıkan öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve makamını bulur. İçimden geldi hükümeti de bulur.
Çanakkale'de sizin de dedeleriniz şehit düştü, gazi oldu. Bu ülkede hiç kimse romanları buçuk millet olarak tarif edemez.
Bu ülkede kimse sen bir garip çingenesin düdük senin neyine diyemez. Ne diyordu Neşet Ertaş:
Dinle sana bir sözüm var
Kimseyi hor görme gardaş
Kim nasıldır Allah bilir
Kötüleyip yerme gardaş
Sizler yeni Türkiye'nin kapılarının sonuna kadar açıldığının en büyük ispatısınız. Bu ülke Romanlardan hiçbir zaman zarar görmemiştir.
Bu sözlerimin altını çiziyorum:
Romandan terörist çıkmaz.
Romandan hain çıkmaz
Romandan bölücü çıkmaz.
Romanların ülkemize kattığı çok şey vardır. Türkiye'yi romansız düşünmek içimiz karartmaya yeter. Siz bu ülkenin gülen yüzüsünüz. Romanın kışı olmaz siz hep baharsınız. Sizler hep bir ümidin tarafısınız.
Bazen roman kardeşlerimizin çocuklarını görüyorum: Kendinden büyük arabayla kağıt topluyor. Helalinden kazanılan paraya hep saygı duydum. Ben roman çocuklarını doktor, mühendis, öğretmen, iktisatçı olarak görmek istiyorum.
Çocuğunuzu okutmaya imkanınız mı yok. Valiye gideceksiniz. Mutlaka size el uzatan devleti göreceksiniz.
Eğer görmedniz. Bu salonlarda beni yakalayacaksınız. Bana kimliğinizi vereceksiniz ben de gerekeni yapacağım.
- Sayın Cumhurbaşkanım bundan sonra biz de büyük düşünüyoruz.
Bu be ya
Romanlar ilçe meclisinize, il meclisinize adam gönderdiniz. Ama yetmez. Sizler artık Meclis'te de olmalısınız.
Roman kültürünü yaşatmalıyız. TOKİ sizler için ev yapıyor, belediyeler yeni yaşam alanları kuruyor.