loading
close
SON DAKİKALAR

D&R'da Metastaz'a sansür: Raflarda değil depoda duracak!

D&R'da Metastaz'a sansür: Raflarda değil depoda duracak!
Tarih: 01.05.2019 - 10:45
Kategori: Gündem

D&R mağazalarında Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun yazdığı Metastaz'ın raflardan indirildiği ortaya çıktı.

Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu'nun yazdığı Metastaz'ın D&R mağazalarında talimatla raflardan indirilip depolara kaldırıldığı orta açıktı.

Barış Pehlivan, Twitter hesabından D&R çalışanlarının çalışma koşulları ve yaşadıkları sorunlara ilişkin soL'da yer alan haberi paylaştı.

Pehlivan, haberde, bir mağaza çalışanının "Müdürler bize 'artık bu kitap reyonlarda değil, depoda duracak, mail geldi, kaldırın denildi, müşteri sorarsa depodan verirsiniz' dediler" ifadelerini alıntıladı.

soL'da yer alan Ahmet Çınar imzalı D&R'lardaki sansür, baskı, angarya ve sömürüyü gözler önüne seren haber şöyle:

Son haftalarda bazı muhalif yazarların kitaplarına yönelik sansürle gündeme gelen D&R mağazaları sadece bir sansür mekanizması değil, aynı zamanda korkunç bir sömürü tezgahı da kurmuş. Üç D&R emekçisi mağazalarında yaşadıkları sorunları, sıkıntıları, mobbing uygulamalarını, hak gasplarını, azarları, tehditleri anlattı...

İşte D&R emekçilerinin anlattıkıları...

D&R’da çalışırken karşılaştığınız baskı ve zorlamalar var mıydı? Özellikle bir kitabın satışı ya da saklanması noktasında telkinlerle karşılaştınız mı?

Baskı ve zorlama her zaman mutlaka var, bunu söylemeden geçmeyi asla istemem, D&R’da çalıştığım süre boyunca yönetimi memnun etmek için sürekli “satış yapın” cümlesiyle baskıya uğramamızdan, nasıl “put” gibi durmamız gerektiğine dair sürekli baskı ve zorlamayla karşı karşıyaydık. İlk zamanlarda, yani ben bunu seçim öncesi ve sonrasına bağlıyorum, seçim öncesinde bir kitabın saklanması ya da depoya koyulması söz konusu değildi. Seçim sonrası siyasetle alakalı birçok baskı ve sansür uygulamasıyla karşılaştık. Dikkatimizi çeken konu ise mağaza müdürüne D&R genel merkezinden mail gelip belirli kitapların depo iadesi ve kolilenip depoya kaldırılması oldu. Hepimizin gözüne çarpan kitap elbette “Metastaz” oldu, çünkü hepimizin bildiği ve çok satan bir kitap. Bu kadar çok satan bir kitabın depoya kaldırılması bizi şaşırttı, çünkü daha birkaç gün öncesine kadar çok satanlar kategorisinde ve kasa önüne konulan en gözde kitaplardan biriydi. Şimdi ise reyonda bile olmayan kitap haline geldi. Müdürler bize “artık bu kitap reyonlarda değil, depoda duracak, mail geldi, kaldırın denildi, müşteri sorarsa depodan verirsiniz" dediler. Biz de kaldırdık. Ayrıca ek olarak önceden “çok satan kitaplar” reyonu ülke genelindeki D&R mağazalarında gerçekten en çok satılan kitaplar sıralamasının oluştuğu bir reyondu, şimdi ise bu reyon “kendi belirledikleri” kitapları koydukları bir bölüm haline geldi. Bu kitaplar tahmin edeceğiniz gibi Turkuvaz Yayınları'ndan çıkan kitaplardan oluşuyor. Hatta son zamanlarda çıkan İskender Pala'nın Kalp kitabını her müşteriye önerip, her yere bu kitapları yerleştirdiler. Konuyu da bize "merkezden çok önemli bir talimat" diye açıkladılar.

'MAKSAT TAZMİNAT HAKKINDAN VE SİGORTA PRİMİNDEN YIRTMAK'

D&R tahmini kaç kişi işten çıkarıldı? Ve İşten çıkarma nedenleri nelerdi?

İstanbul dahilinde ve tüm Türkiye’de D&R’larda bir değişim söz konusu mu, bunu hiçbirimiz bilmiyoruz. Ama İstanbul’da bildiğimiz kadarıyla altı ya da altıdan fazla mağaza küçülmeye gitti. Yaklaşık beş mağaza İstanbul’da kapatıldı. Ve bu kapatma, küçültme işlemleri devam ediyor. Mağaza kapattıkça, küçüldükçe deneme sürecinde olan bütün personelin işine son verdiler, bazılarına “deneme sürecin başarısız, seni beğenmedik” deyip kapı dışarı ettiler. Ben ve benim gibi çıkarılan kişilere de “mağaza küçülmeye gitti” dediler. Biz sadece İstanbul’a göre konuşuyoruz hatta Anadolu yakasına göre... Çünkü sadece bu kadarını bilebiliyoruz, haberimiz olmuyor ama her mağazadan en az bir personelin işine son verildiğini biliyoruz. Bazı mağazalarda bu sayı dörde, beşe kadar yükseldi ve işten çıkarmalar da devam ediyor. Çok gariptir ki, iş bulma sitelerine ve mağaza girişlerine “Çalışma arkadaşı arıyoruz” diye ilan vermişler, bu apaçık belli ki D&R insanları işe alıp iki-üç ay çalıştırıp başka mağazalara desteğe gönderip, oranın işlerini de yaptırıp, sonra da “mağaza küçüldü” ya da “deneme sürecin başarısız” diyerek o çalışanı kovuyor, yerine yeni kişileri tekrar alıp bir süre sonra o kişiye de aynısın yapıp kovuyor. Maksat sigorta priminden ve tazminattan yırtmak. Bunun için uygulanan bir düzenek.

İZİN GASPI, ANGARYA, MOLASIZ ÇALIŞMA: NE ARARSAN D&R'DA...

Özlük haklarınızla bir sorun yaşadınız mı? Fazla mesai zorlaması, mola ya da izin kullandırılmaması veya göreviniz olmayan işlere zorlama, angarya vesaire?

Mutlaka yılbaşı, 23 Nisan, 1 Mayıs gibi özel günlerde itiraz etme hakkınız bulunmaksızın fazla mesai zorlaması ve izin iptali gibi konularla sıkça karşılaşıyoruz. Sizin bir planınız programınız varmış, önemli bir işiniz varmış, umurlarında olmadan önceden belirlenmiş izin gününü değiştirebiliyorlar ya da çıkış saatini uzatabiliyorlar. Yeter ki D&R kazansın. Özellikle tadilata gittiğimizde mağaza kapatma ya da küçülme işleminin olduğu zamanlarda mağazanın hızla tadilatı bitirmesi için başka mağazalardan bizi desteğe gönderiyorlar. Fazla mesai yapma zorunluluğu var, yapmazsak işten çıkarılmakla tehdit edildik. Fakat üstünü örtmek için de, "size fazla fazla izin vereceğiz" diyorlar. Mola vermeden çok çalıştığımız oldu. İki hafta boyunca haftalık iznimizi kullanmadığımız zamanlar oldu. Fazla mesaileri aldığımız zamanlar da oldu, alamadığımız zamanlar da oldu. Bunun sonucunda çoğumuz hasta olduk, bazımız hastaneye kaldırıldı, işimiz haricinde her şeyi yapıyorduk. Duvara çivi de çaktık, kitap raflarını da taşıdık, kasa, dolap, raf aklınıza ne geliyorsa tadilat için gelen ustalardan farklı değildik adeta. Onlarda aynı işi yapıyorduk, ciddi şekilde yaralanan arkadaşlarımız oldu ve biz bu işleri yaparken mağaza müşteriye açıktı. Sanki şantiye alanında çalışıyorduk. Çok fazla tehlikeli işler yaptık, yaptırılmaya mecbur bırakıldık. Artık işin bitmesi ve evimize gidip dinlenmek istiyorduk. Geceleri çalıştık sabaha kadar, yemek ücretlerini cebimizden verdik, yüzlerce koli taşıdık, her biri en az 20 kilo ağırlığında olan kolilerdi bunlar. Bunların hiçbirisi duyulmadı, çünkü işten atılmaktan korkuyorduk ama şimdi atıldık korkmuyoruz.

'FİYAT FARKI ADI ALTINDA ÇALIŞANLARDAN ADETA HARAÇ KESİYORLARDI...'

Mağazada çalışmanın kendine özgü kimi zorlukları vardır. Nihai tüketiciyle yüz yüzesiniz. Mağaza sorumluları ile müşteri arasında kaldığınız durumlar oldu mu? Ya da mağaza da çalışmanın ne gibi zorluklarıyla karşılaştınız?

En zor durumlardan biri de müşterilerin memnuniyetsizliğinde, seni ezmeye kalkma durumunda sizin arada kalmanız oluyor. Müşteri size hakaret etse bile, “tamam efendim” dememizi bekliyorlar. Sorunlu müşteriden uzaklaşmak bile yönetici tarafından "sorun" olarak algılanıp daha sonrasında sizi dinlemeksizin ihtarla tehdit ediliyorduk. “Modern kölelik” ve “müşteri daima haklıdır” cümleleri D&R için de geçerli.

D&R’de gelenek haline gelen bir konu vardır, her personelin şikâyetçi olduğu ama kimsenin sesini çıkaramadığı bir konu bu... D&R yönetimi, biz çalışanlardan adeta haraç keser gibi para kesiyordu. Bunun adına ise “fiyat farkı” deniyor. D&R her gün, günün belirsiz saatlerinde belirli ürünlerine zam getirir ve bizim görevimiz de bu fiyatları düzeltmektir. Günde yüzlerce kitaba fiyat değişikliği (zam) geliyor, biz elimizden geldiği kadarıyla düzeltmeye çalışıyoruz. Yetişmesi oldukça zor. Bir kitabı aramak, bulmak ve hatta arayıp bulamamak da var. Biz fiyat farkını düzeltirken, bizden önce müşteri o kitabı bulup kasaya gittiği zaman, müşterinin kitabın üzerindeki fiyattan alma hakkı vardır. Kitabın üzerinde farklı, kasada farklı fiyat çıkıyorsa, müşteri kitabın üzerindeki fiyattan kitabı alır ve o kalan kasa açığını biz kendi cebimizden öderiz. Bu konuda müşterilerle çok kavga ediyoruz. Çünkü müşteriler bunu kendi cebimizden verdiğimizi bilmiyor. Biz almaması için ikna ediyoruz çünkü D&R’da çalışıp oraya para ödemek istemiyoruz. Bize sürekli "çok çalışın da fiyat farkı ödemeyin" deniliyor. Zaten personel bunu yapmak zorunda, tek işimiz ürünleri kontrol etmek, fakat her gün yüzlerce ürüne zam gelirse, bazı günlerde bu sayının binlere ulaştığı da oluyor. Fiyatları güncellemekte zorluk yaşıyoruz. Ve D&R hem müşterilerden para kazanıyor hem de kendi personelinden. Örneğin sadece yılbaşında bin liraya yakın fiyat farkı ödedik, personel olarak aramızda bölüşerek cebimizden ödedik bunu. Emeğimizi ortaya koyup, çalışıp, terleyip yorulup sonra da "az çalışıyorsun" kelimesi ve haraç öder gibi her ay ortalama 30-40 TL’ye yakın para ödemek istemiyoruz. Ev geçindiren, ailesine bakan, çocuğunu okutan, çocuğunu büyüten ve öğrenci olan bizler, para sevici D&R'a para ödemek zorunda değiliz.

'MAAŞLAR GECİKMEDİ AMA PRİM DENGESİZLİĞİ BÜYÜK...'

Maaş, sigorta primi gibi sorunlar var mıydı? Maaşın gecikmesi, primin eksik yatması örneğin...

D&R'da Doğan dönemi ve Turkuvaz döneminde maaşın geç yattığını görmedim, duymadım; bir bankayla anlaşması var ve her ay belirli saatlerde yatıyor. Sigorta priminde de bir sıkıntı olduğunu görmedim ve duymadım. Fakat her mağazanın kendine ait bir cirosu var, bize verilen ciroyu geçersek çok küçük miktarda prim alıyoruz ama bize verilen aylık ciro çok ciddi yüksek rakamlar. Bizim satış yapmamız için ve prim almamız için yapılmış bir uygulama bu. Fakat prim düşük olduğu için çoğu kişi ciddiye almıyor. Ayrıca primler arasındaki dengesizlikte, üst noktalarda “satış yapın” baskılarıyla peşimizden ayrılmayan yöneticilerle prim farkı var. Personel 150 TL, yönetici 600 TL alıyor. İşten çıkarılan personele geçen ayın primini yatırmadılar, mesaj attık geri dönüş alamadık. Maaşımız ve tazminatımız da henüz verilmedi, tahmini ay başında yatacağını düşünüyoruz.

'OTURMAK YASAK, DİĞER PERSONELLE KONUŞMAK YASAK; TEHİDİT, BASKI, MOBBİNG SERBEST'

Mobbinge uğradığınız zamanlar oldu mu, ne gibi mobbingler?

Mobbinge uğramadığımız bir zaman yoktur herhalde... Baskı, dayatma, zorlama, aşağılama, tehdit her mağazada mutlaka karşılacağımız durumlar... Müdür ve müdür yardımcıları mağazanın sahipleri gibi, patron gibi davranıyorlardı sürekli. Kendilerini üstün görme çabaları, onların yapmaları gereken işlerin bile bize dayatılması. Sürekli işten kaytarıp dışarı çıkmaları, mağazanın içinde çok az vakit geçirmeleri, sürekli azarlamaları ve tehdit etmeleri sık karşılaştığımız durumlardı. Kendi reyonumuzdan ayrılmamız yasak. Bir başka personelle konuşmamız yasak, bu konuşma işle alakalı olsa bile yasak. Tepkimizi ortaya koyduğumuzda ise genel merkezden izliyorlar, işinden olursun diyorlar. Ve sürekli izleniyoruz, sürekli uyarılıyoruz, bizler insanız, robot değiliz. Sürekli sabit kalıp sadece müşterilerle diyalog içinde olmamız isteniyor. Bizim aylık satmamız gereken kitap miktarı vardı, (örneğin 5 bin kitap) bir mağazanın güncel kitap satışı buna göre belirleniyor. Eğer biz bu kitap hedefini geçemezsek, başarılı bir personel olmadığımız söyleniyor, satmamız için bir baskı uygulanıyor. Fakat bir kitabın alıcısı bellidir, personelin tavsiyesiyle kitap satışımız çok çok az rastlanır bir durum. Müşteri gelir, bize bir kitabı sorar, biz bulur ve müşteriye teslim ederiz, kitap reyonunda bir kitap satış personelinin nihai görevi budur. Oturma iznimiz kesinlikle yok, yaptığımız işi hiçbir zaman beğenmezler, tamamen kendi söylediklerini haklı bulurlar, sürekli az çalışıyorsun demeleri ve ardından kendilerinin dışarı çıkıp kahve içmeleri bize karşı düşmanlıktır. Ve sürekli "işi beğenmiyorsan istifa et ama D&R gibisini bulamazsın, senin yol paranı veriyor, yemek ücretini veriyor" diyorlar. Ve “aldığın maaşı hak ediyor musun?” tarzında soruları çok soruyorlar. Yıllarca D&R’da çalışmaktan beyinleri hasar almış yönetici kadrosu var. D&R'ın böyle müdürleri kasıtlı seçtiklerine inanıyoruz, çünkü bu maaşı alıp bu sistemi savunmak akıl körlüğünden başka bir şey değildir. Yöneticiyi eleştirmeniz ya da bir müşteriyle olan sorunda sizi dinlemeden savunmanızı istemeleri, yaşadığınız yeri bilmeden, mesafeyi sormadan “Yarın şu mağazadasın” deyip başka mağazaya göndermeleri. Bunlar hep mobbing örnekleri...

Zincir bir süre önce el değiştirdi. Doğan Medya Grubu’dan Turkuvaz’a geçti. Bu geçiş sırasında istifaya zorlanan ya da hak kaybına uğrayan emekçi var mıydı? Neler yaşandı?

İstifaya zorlanan oldu tabi ki. Bu doğrudan yapılmadı, dolaylı yoldan zorlandılar. Örneğin bir personeli, gidemeyeceği uzaklıkta bir mağazaya gönderdiler, istifa etmesine neden oldular. Yıldırma taktkleri uygulandı. Bu tarz olaylar çok yaşandı. Kendi istekleriyle işten çıkanlar da çok oldu, neden çıktıklarına dair bir fikrimiz yok.

'ÇOK SATAN VE YENİ ÇIKAN RAFLARI KİRALIK, PARAYI BASTIRAN YAYINEVİ ORALARDA YER ALIYOR'

Sabah (Turkuvaz) grubuna geçtikten sonra yaşanan değişikler nelerdi? Mesela Turan Dursun’un “Din bu” kitabının başına geleni biliyoruz. Bunun dışında örnekler var mıydı?

Tabii, en bilindik "Metastaz" adlı kitap ve Tekin Yayınevi'nin bazı kitapları, Selahattin Demirtaş’ın son kitabı Devran... Bunlar ön raflardan kaldırıldı. İlk zamanlarda böyle bir düşüncede olduklarını düşünemedik. Gerçekten satışının düştüğünü düşündük. Ama amaç sadece kendi belirledikleri kitapları satmak ve insanları o düşüncede evriltmek. Şimdilik bildiklerimiz bunlar, ön raflarda ise Turkuvaz'ın kendi çıkardığı kitaplar sergileniyor ve diğer raflarda da "parayı verenin rafta yeri olur" düşüncesi uygulanıyor. Çok satan ve yeni çıkan rafları da kiralanıyor. Parayı veren yayınevinin kitapları diziliyor, her hafta değişiyor. Sadece kitap değil, hobi ve elektronik ürünlerinin de reyonlarda ön tarafa ve görünür noktalara konulması, parayla oluyor. Artık D&R bir propaganda mağazası olma yolunda hızlı adımlarla yürüyor.

D&R, neden mağazaları küçültme ve kapatma kararı neden aldı? Sizin bu yönde bir bilginiz ya da tahmininiz var mı?

Aslında bu karar neden alındı, müdürler dahil, personelin pek bilgisi yok. Sadece iki söylenti var. Biri, kriz var ve mağazalar kâr etmiyor. Diğeri de D&R bir yandan kapatıyor, daha iyi yerlerde mağaza açma düşünceleri var. Aldıkları kararlar sadece biz çalışanları etkiliyor. D&R'ın zarar etmesi gibi bir durum asla söz konusu olamaz. Bir üründen yüzde 200 kâr edip, üstelik alınan ürünleri sattıkça tedarikçiye para gönderilmesi uygulamasını da göz önünde bulundurursak, "D&R zarar ediyor o yüzden personeli işten çıkardı" denilmesi gülünçtür, emekçiye hakarettir. Ayrıca örneğin hobi-oyuncak bölümünde altı kişi çalışıyorsa, iki kişiyi işten çıkarıp tüm işleri dört kişiye yıkmak gibi bir taktikleri var. Hobi bölümü mağazadaki en az kâr getiren bölümdür. En çok işten çıkarmaların bu bölümde olduğu kanısındayız. Üstelik diğer rakiplerine göre D&R en pahalı ürünlerini satan şirkettir. Zararda olan bir şirket, her gün zam getiriyor ürünlerine. 20-30 personeli işten çıkarıp düze çıkacak hali yok. Ülkenin en zenginlerinden bahsediyoruz çünkü. Turkuvaz grubu 20-30 personelin asgari maaşıyla batmaz. 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları