Demirtaş'tan mahkemeye: AİHM kararını yok saymak, AKP yaklaşımıdır, şu anda üç AKP'li, bir HDP'liyi yargılıyor

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın, yargılandığı davada tutukluluk halinin devamına karar verildi. Davanın görülmesine 23, 24 ve 25 Ocak 2019 tarihlerinde devam edilecek.
Demirtaş, duruşmada, "Başından beri adil yargılama koşulları yok. Bunu biliyorum da, şu anda üç AKP'li, bir HDP'liyi yargılıyor. Hissiyatım budur. Samimiyetle söylüyorum. Bu da ağrıma gidiyor. Savunma yapma isteğim yok. Delillerim var, sunma isteğim yok" ifadelerini kullandı.
Demirtaş, mahkeme heyetine reddi hakim talebinin reddine karar vermekle siyasetçi olduklarının ortaya çıktığını söyledi. Demirtaş, "AİHM kararı da geçerli bir neden değilse sizi AKP teşkilatında, toplantıda mı yakalamamız lazım? Bir hakimin siyasi davrandığını başka nasıl ispat edeceğiz? Bundan daha net ispatı nereden getirelim size?" dedi.
'ÜST MAHKEME KARAR VERENE KADAR SAVUNMA YAPMAYACAĞIM'
Konuyla ilgili bir üst mahkeme olan Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine itirazda bulunacaklarını beyan eden Demirtaş, üst mahkemenin konuya ilişkin kararını verinceye kadar davanın görülmemesi gerektiğini belirterek, savunma yapmayacağını dile getirdi.
Demirtaş'ın avukatları da reddi hakim talebini reddeden mahkeme başkanı ve üye hakimlerden birinin davadan çekilmesi talebinde bulundu.
MAHKEME KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİYLE TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERDİ
Görüşü sorulan iddia makamı, Demirtaş ve müdafilerinin talepleri doğrultusunda yapılan itirazların değerlendirilmesi için ilgili evrakların Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ve üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi bulunması nedeniyle Demirtaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
Müzakerenin ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, reddi hakim talebinin reddedilmesi üzerine yapılan itirazın değerlendirilmesi için duruşma tutanaklarının Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ve savcılık mütalaasında belirtilen nedenlerle Demirtaş'ın tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Davanın görülmesine 23, 24 ve 25 Ocak 2019 tarihlerinde devam edilecek.
Demirtaş'ın savunmasında şunları söyledi:
"Bir mahkeme bu şekilde davranamaz bize. AİHM kararını tanımıyorsanız bunu açıkça yazın; "AİHM kararı bizi bağlamaz" diyin.
Hiç değilse siz taraf mısınız değil misiniz, buna siz karar vermeseydiniz, 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderseydiniz. "Biz taraflı değiliz" kararını bile siz verdiniz, bir üst mahkemeye göndermediniz. Aleni bir şekilde suç işliyorsunuz. Size verilmiş yargıçlık görevini; beni, seçmenlerimi ve siyasi kimliğimi tasfiye etmek ve iktidar lehine güç oluşturmak için kullanıyorsunuz. İtirazlarımızı yok sayıyorsunuz.
Görevinizi ve yetkinizi kötüye kullanıyorsunuz. Bizim aklımızla alay edemezsiniz. Ben bunu kabul etmem. İlk duruşmadan beri ses kaydını istiyoruz, ara karar veriyorsunuz, "ses kaydının çözümü dosyada olduğundan talebin reddine..." Ses benim değil diyorum, ses. Sese itirazım var diyorum, getirmiyorsunuz. Aklımızla alay ediyorsunuz. AİHM kararını yok sayacaksanız şimdi bir ara karar ihdas edin, "AİHM kararı bizi bağlamaz" deyin, bu mahkemede bir daha ne AİHM'den AİHS'den söz edeceğiz. Böyle, yokmuş gibi davranarak olmaz.
AİHM kararı bağlamayacak idiyse Adalat Bakanlığı neden iki senedir orada savunma yapıyordu? Benden daha siyasetçi olduğunuz bu kararla ortaya çıktı. Bu duruşma salonunda siyaset yapanın siz olduğu, reddi hakim talebini reddetmenizle ortaya çıktı. Bu salonda en hukukçu bizmişiz. AİHM kararı buz gibi sizi bağlar. Bu karar için hukuk mücadelesi yürüttük, yok sayılmasını kabul etmiyoruz. Ben, temsil ettiğim iradenin onurunu korumakla yükümlüyüm. Erdoğan'a boyun eğseydim hapiste değil Saray'da olurdum. Erdoğan'a boyun eğmediğim için buradayım, bu hukuksuzluğa asla boyun eğmem. Siz de bana boyun eğdiremezsiniz. Verdiğiniz kanun dışı ara kararlarla, bu yargılamayı Erdoğan'ın arzu ettiği şekilde sürdüremezsiniz.
Yargılamayı bitirin, bitirmeyin demiyorum bakın. 142 yıl mı isteniyor? 141 yıl verseniz hatırım kalır. Şakam yok, Allah'tan başka da kimseden korkum yok ama onurumu ezdirmem burada size. Bize saygınlıkla yaklaşılacaksa mahkemeyi el üstünde tutarız. Ama saygısızlığı kabul etmeyiz. AKP mi yargılıyor bizi, yargıçlar mı? AİHM kararını yok saymak, AKP yaklaşımıdır. Size fısıldanan neyse, buna göre davranamazsınız. Nasıl olur da 5 saat yapılan savunmaya 1 cümleyle ret kararı verirsiniz? Gerekçesiz karar nasıl yazıyorsunuz? Gerekçeli yazmanız lazım.
AİHM kararı da geçerli bir neden değilse sizi AKP teşkilatında, toplantıda mı yakalamamız lazım? Bir hakimin siyasi davrandığını başka nasıl ispat edeceğiz? Bundan daha net ispatı nereden getirelim size? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesinin (AYM) kararını bozabiliyor, değil mi? Yani AYM'den üst bir mahkeme. Başka mahkeme yok ki. Sizin siyasetçi olduğunuza karar verdi. Siz, bu karar yokmuş gibi davranıyorsunuz. AİHM kararını ciddiye aldığınıza dair bir şeyler yazsaydınız... Çok üzücü. Ben onurum kırılmış hissediyorum. Sadece, öyle usul falan değil. Mümkünse bugün bitirip gitmek, bir daha gelmemek isterdim. Başından beri adil yargılama koşulları yok. Bunu biliyorum da, şu anda üç AKP'li, bir HDP'liyi yargılıyor. Hissiyatım budur. Samimiyetle söylüyorum. Bu da ağrıma gidiyor. Savunma yapma isteğim yok. Delillerim var, sunma isteğim yok.
Ne anlatayım size? Artık neyi ortaya koyalım ki, biz suçsuzuz diye? Rahatsız edici. Gerçekten de çok üzücü. İki yıldır yargılanıyorum, bir sürü ara karar verdiniz, dünkü ara kararınızı okudum, rahatsız oldum. Dünkü ara kararınız büyük bir hakaret. Giderim yatarım ömür boyu, ama böyle bir hakareti kabul etmem. Bunun bugün düzeltilmesi lazım. AİHM 18. madde ihlalini tanıyıp tanımadığınızı tartışmanız lazım.
AİHM'e meydan okuyorsunuz. Kanunlara meydan okuyorsunuz. "Kanunlar bizi bağlamaz" diyorsunuz. Aliya İzzetbegoviç, "Delilin olmadığı yerde ağır ceza istemenin kendisi delil haline gelir" demişti. Demirtaş'ı bırakacak haliniz yok. Millet diyecek "E o zaman neden tuttunuz, neden yargıladınız?" Bunu bilecek kadar hukukçu ve siyasetçiyim.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa AİHS 18. maddeye dayanılarak reddi hakim talebinde bulunuluyor, bir mahkeme salonunda.
AKP'nin yaptığı gibi, bir hokus pokusla ihlali görünmez kılmak istiyorsunuz. Reddi hakim talebinin reddi kararında imzası bulunan mahkeme başkanı ve üyeleri HSK'ye şikayet edeceğiz. Neden? Görevi kötüye kullanmak ve hürriyeti tahdit suçu. Tam 24 gündür, yasa dışı bir şekilde cezaevinde tutuluyorum. (AİHM'in 20 Kasım 2018 tarihli Demirtaş kararına atıfla) Tabii ben AİHM dediğimde, sizin aklınıza herhalde "şu kahrolası Avrupalılar" gibi bir şey geliyordur, öyle değil. Sizi bizi bağlayan bir mahkeme kararından söz ediyorum. "AİHM kararı politiktir, tanımıyoruz" deyin. İşte gerekçe. Gerekçesiz karar yazamazsınız. Bundan mahkumiyet almış bir heyetsiniz. "Tutuklamayı gerekçesiz uzatıyorsunuz" diyor. Aynı heyet, 2 gündür gerekçesiz karar vermeye devam ediyor. 15 ay merak etmediniz, Demirtaş ne diyecek diye. "Hele bi getirelim ne diyecek, ne savunma yapacak" demeyen mahkeme heyeti, çıkmış bugün bana diyor ki, "Davayı uzatıyorsun."
Daha 10 ay oldu. 10 ayda davayı bitiren mahkeme var mı? 32 tane fezleke birleştirmişsiniz. 15 aydır soru sormamışsınız, 10 aydır yargılama başlamış, AİHM kararı çıkmış, reddi hakim talebinde bulunmuşuz, buna da davayı uzatmak için diyorsunuz."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












