Dersim Katliamı'nın 83. yılı

Dersim'de 1937-1938'de gerçekleştirilen operasyonla 13 binden fazla sivil ve 110 asker öldü, 12 bine yakın insan zorunlu göçe tabi tutuldu.
Bundan 83 yıl önce 4 Mayıs 1937'de Bakanlar Kurulunun çıkardığı 'Dersim Tenkil Kararları' adlı kararname sonucu Dersim'de aşiretlere yönelik harekat düzenlendi.
İhsan Sabri Çağlayangil'in ifadesine göre, 1937 yılında Atatürk Singeç Köprüsü'nün açılışını yapmak üzere Dersim'e gelecekti. Bu köprünün bir ucunda güvenliği sağlamak amacıyla bir askeri karakol bulunuyordu. İsmail Hakkı adlı bir teğmenin komutasındaki karakola isyancılar tarafından saldırı düzenlendi. Karakol yakıldı ve 33 askerin tümü öldürüldü.
27 Mart 1937 tarihinde Dersim-Erzincan yolundaki bir köprü Haydaran ve Demanan aşiretleri tarafından yakıldı. Dersimli gruplar tarafından bölgenin telefon hatlarının kesildiği, jandarma birliklerine pusu kurulduğu kaydedildi.
1936 yılında açılan dördüncü umumi müfettişliğin başına getirilen Korgeneral Abdullah Alpdoğan, mahkeme kararlarını imzalamaya, düzeni ve güvenliği sağlamak açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi. Abdullah Alpdoğan yanına aldığı 50 bin asker ile bölgeye gitti fakat dağları bir türlü aşamadı. Bunun sonucunda bir hava saldırısı gerektiğine karar verdi. Gerekli onayı alınca Sabiha Gökçen'i davet etti. Sabiha Gökçen de Hava Kuvvetleri'nden 3 uçak filosu ile havadan saldırı gerçekleştirdi.
Dersim aşiretlerinin ileri gelenleri isyana teşvik suçundan yargılandı. Yargılama 15 Kasım 1937'de sona erdi. 11 kişi idama mahkum oldu. Yaşları nedeniyle 4 kişinin idam cezası ağır hapis cezasına çevrilirken Seyit Rıza ve beraberindeki 6 kişi idam edildi.
1938'e kadar süren harekât sonucunda 13 binden fazla sivil ve 110 asker hayatını kaybetti. 12 bine yakın insan ise zorunlu göçe tabi tutuldu.
Aşiretlerin isyanına karşı gerçekleştirilen harekata ilişkin Dersimlilerin hafızasında ise acılar var. Harekata ilişkin Nokta Dergisi'nde 28 Haziran 1987'de yayınlanan bir dosya haberde o dönem 80 yaşında olan Menez Akkaya isimli yurttaş yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:
"Ben o zaman genç kızdım. Bizim köye askerler birkaç kez geldi gittiler. Bir şey yapmadılar bize. Türkçe bilmediğimiz için ne dediklerini anlamıyorduk. Daha sonra bir gün yine geldiler. Bütün köy halkını topladılar. 200-300 kişi vardı. Kadın, çoluk çocuk hepsi oradaydı. Hepimizi Değirmentaş'ın oraya götürdüler. Bize, silahlarımızı toplayıp serbest bırakacağız diyorlardı. Ama bizi çay kıyısına götürüp öldürdüler. Kocamı da öldürdüler. Biz üç kişi kurtulduk. Ben ağaca yapıştım, öyle kurtuldum. Günlerce aç susuz ölülerin yanında kaldık. Öyle olmuştu ki, korku diye bir şey kalmamıştı."
Avukat Hüseyin Aygün, 4 Mayıs 1937 tarihli kararı sosyal medya hesabından paylaştı.
.jpg)
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












