Devlet Bahçeli Türkgün'e konuştu: Al-ver sürecine tamamen kapalıyız!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği özel röportajda: Türkiye’nin güvenlik politikaları, terörle mücadele ve bölgesel gelişmelere ilişkin kritik mesajlar verdi.
Bahçeli, Papa’nın Türkiye’deki ayinleri için “gizli propaganda” dedi: Herkesin din ve vicdan hürriyetine saygımız var fakat Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın da bir alemi yok!
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Papa’nın Türkiye ziyareti için, "Eleştiri noktamız Papa’nın Vatikan Devlet Başkanı olarak yaptığı temaslar değil" dedi. Eleştirilerinin "Katolik dünyasının ruhani lideri sıfatıyla gerçekleştirilen ve hattızatında şova dayalı dini ve tarihi ritüellerle milleti rahatsız etmesi" olduğunu söyleyen Bahçeli, İznik Neofitos Bazilikası ve Volkswagen Arena’daki ayinleri "gizli propaganda" olarak niteledi. Bahçeli, "Herkesin din ve vicdan hürriyetine saygımız vardır. Fakat Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın da bir alemi yoktur" dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda, Papa’nın 27-30 Kasım tarihleri arasında Türkiye’yi ziyareti ve bu ziyaret kapsamında yürüttüğü temaslar ile düzenlenen dini ritüellere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Milliyetçi Hareket Partisi’nden yapılan açıklamanın hatırlatılması üzerine Bahçeli, şunları söyledi:
"Öncelikle şunu ifade edeyim, Milliyetçi Hareket Partisi adına görüş paylaşan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Edip Semih Yalçın’ın açıklaması bizim resmi açıklamamızdır, nitekim desteğim tamdır.
Papa 14.Leo, Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideridir. Ülkemize ziyareti Sayın Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine gerçekleşmiştir.
Bizim bu ziyarete diyeceğimiz bir şey yoktur.
Yapılan görüşmelerde Türkiye-Vatikan diyaloglarıyla, Filistin başta olmak üzere güncel mahiyetli bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınmıştır.
Papa’nın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, "Türkiye’nin tarihsel ve coğrafi konumunun barışın tesisinde merkezi rol oynadığını" söylemesi oldukça anlamlıdır.
Bizim eleştiri noktamız Papa’nın Vatikan Devlet Başkanı olarak yaptığı temaslar değil, Katolik dünyasının ruhani lideri olarak gerçekleştirdiği, hattızatında şova dayalı dini ve tarihi ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir.
İznik Neofitos Bazilikası’ndan tutun da, İstanbul Maçka’da kurulu bulunan Wolkswagen Arena’daki ayinlere varıncaya kadar sahnelenen gizli propagandaya ve kapalı devre işlenen mesajların muhtevasına esastan ve usulden itirazımız vardır.
1700 yıl önce toplanan bir konsilin, bu topraklardaki ilk başkentimiz olan İznik’ten tekrar canlandırılma hevesine, İznik yerine Nicaea’yı ikame etme sinsiliğine seyirci ve suskun kalamayız.
İslam aleminin arasına nifak tohumları saçanların, Müslümanı Müslümana kırdıranların, Hıristiyanlığı birleştirme ve bu dini özellikle Asya merkezli yayma çabalarına İznik’in alet edilmesi, burayı sıçrama alanı olarak görmeleri inanç ve itikat onurumuzun hiçe sayılmasıdır.
Biz büyük bir devlet, muazzez ve muhterem bir milletiz.
Basit korkulara takılıp kalmayız. Hadiselere kompleksli bakmayız.
Ancak asırlar boyunca yazılan senaryoları, oynanan oyunları da görmezden gelemeyiz.
İznik’in kurtuluş yıldönümü olan 28 Kasım 1922’nin 103’üncü yıldönümünde, Haçlı seferlerinin başladığı 27 kasım 1095’in 930’ıncı yıldönümünde, 1700 yıllık bir hesabın kararmış sayfalarını tekrar açmanın, akılları karıştırmanın, bulanık suda balık avlamanın, Allah indinde son din olan İslam’ın üzerinde kara bulutlar dolaştırmanın ne sonu ne de sonucu olacaktır.
Herkesin din ve vicdan hürriyetine saygımız vardır.
Hiç kimseyi dininden ve inancından dolayı hor ve hakir görmediğimiz açıktır.
İslam aleminin arasına nifak tohumları saçanların, Müslümanı Müslümana kırdıranların, Hıristiyanlığı birleştirme ve bu dini özellikle Asya merkezli yayma çabalarına İznik’in alet edilmesi, burayı sıçrama alanı olarak görmeleri inanç ve itikat onurumuzun hiçe sayılmasıdır.
Ben de olan biteni gördükten sonra ATV’de yayımlanan Kuruluş Orhan dizisinin senarist ve yapımcısı Sayın Mehmet Bozdağ’ı arayarak, gösterimdeki bu dizinin Türk tarihi ve Anadolu coğrafyası açısından öğretici, uyarıcı ve uyandırıcı bir işlevi olduğunu söyledim.
Bu ve buna benzer dizilerin çoğalmasını ve milletimiz tarafından da merak ve ilgiyle izlenmesini diledim.
Tarihimizi unutursak, geleceğimiz uçurumdadır.
Bizi biz yapan, bizi köklerimize, kimliğimize, inancımıza bağlayan hasılı tıpkı bir meşale gibi yanan milli ve manevi değerlerimizin tahribine göz yumarsak bu coğrafyadaki hayat ve varlık haklarımıza kast edilmesi mukadderdir.
Hangi ad, amaç ve unvanla olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde farklı egemenlik alanlarının doğuş ve doğruluşuna müsamaha gösteremeyiz.
M.S.325 İznik Konsili, Hıristiyanlığın devletleşmesinde kavşak noktadır.
1700 yıl sonra yapılan ikinci konsil ise sembolik dini bir merasimden daha çok nevzuhur bir hakimiyet üretme ve sürdürme fırsatçılığıdır.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin de 2026 yılında Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılacağını söylemesi yetki aşımı, sorumsuz bir taşkınlık değilse nedir? Mezkur kararı bu sefir mi verecek, yoksa Türkiye Cumhuriyeti mi?
Tahakkümcü, mütecaviz ve dayatmacı teşebbüs, teklif ve değerlendirmelerin istiklal ve istikbal şerefimizi dikkate almadığı, pervasız ve küstahlıkta sınır tanımadığı ortadadır.
Bizim meselemiz Papa’nın ziyareti veya diplomatik girişimleri değildir.
Meselemiz Konsil hafızasının ve karanlıkta kalmış hatıralarının tekrar diriltme faaliyetleridir."
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yaptığı yeni açıklamada, şehit aileleri ve gazilere seslenerek, "Onların başlarını öne eğdirmeyeceğiz. Pazarlık içinde değiliz. Al-ver sürecine tamamıyla kapalıyız. Türkiye’nin egemenlik hukukunu, Cumhuriyet’in kurucu ve kuruluş felsefesini zafiyete uğratacak hiçbir yanlışın içinde Cumhur İttifakı olarak yer almayız" dedi.
"Kürt kardeşlerimin terörle uzaktan yakından bağ ve bağlantısı yoktur. ifadelerini kullanan Bahçeli, "Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır. Bizim kaybına göz yumacağımız, heba edeceğimiz tek bir insanımız yoktur. Türkiye Cumhuriyeti haşmetlidir, bunun yanında şefkatlidir." şeklinde konuştu.
MHP lideri Bahçeli'nin Türkgün gazetesine verdiği röportajın ikinci bölümünde gündeme ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu.
"Yüzyılın en müessir milli uyanışının çuvallamasını bekleyenlerin millet ve vatan sevgileri bana göre kurak, çorak ve bataktır"
"Terörsüz Türkiye’yi sulandırmaya ve sabote etmeye dönük beşinci kol faaliyetinin cesamet kazandığını düşünüyor musunuz?" sorusuna Bahçeli, "Cesamet değil de, cüret edenler kümesi kimi zaman kalabalıklaşıyor, kimi zaman da kaçışmalar olduğundan tenhalaşıyor. Türkiye’nin dehşet uyandıran, vahşetle anılan bölücü terör musibetinden kurtuluşunu değil de, yüzyılın en müessir milli uyanışının çuvallamasını bekleyenlerin millet ve vatan sevgileri bana göre kurak, çorak ve bataktır. Yazık bunlara. Yapılanı yıkmak kolay, zor olan yıkıntılar arasındaki cevheri bulup ortaya çıkarmak." yanıtını verdi.
"SDG/YPG 27 Şubat İmralı çağrısına riayet etmeli"
"PKK’nın kurucu önderliği elini taşın altına koymuştur. 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın hitamında PKK 12 Mayıs’ta silah bırakmış ve örgütsel varlığını lağvetmiştir. 11 Temmuz’da bir grup PKK’lı silahlarını yakmıştır." hatırlatmasını yapan Bahçeli, şöyle devam etti:
"Özellikle Suriye’nin kuzey doğusunda tesir alanı bulunan SDG/YPG henüz silah bırakmamış, 27 Şubat İmralı çağrısına riayet etmemiştir. Halbuki İmralı’nın çağrısı PKK’nın yanı sıra bölücü terörün tüm bileşenlerini kapsamaktadır. En azından bizim anladığımız böyledir, yorumumuz bu doğrultudadır. SDG/YPG Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart tarihli mutabakata mutlaka riayet etmelidir."
Bahçeli, "Bölücü terör örgütünün açtığı yaraların kapatılması hususunda geniş bir konsensüs vardır. Bundan bahtiyarım. Milletimiz 'Terörsüz Türkiye' adım ve atılımlarının arkasındadır. Kaldı ki bu hedefe ulaşılmasıyla birlikte, tekrar söylemeliyim ki, kazanan Türkiye ve Türk milleti olacaktır." ifadelerini kullanarak, şunları kaydetti:
"Menfi ve mütereddit çevrelerin uydurmalarına, uçuk ve uyuşuk ithamlarına ne itibar edecek ne de kale alacak hiç kimse yoktur. 'Terörsüz Türkiye' hedefini zehirleme arayışında olanlara bilhassa milletimiz kulak asmayacak, itibar etmeyecektir. Bir konunun yalnızca bir tarafını görmek aslında bütün seçeneklere kapalı olmak, tekdüzeliğe çanak tutmak demektir.
Biz 'Terörsüz Türkiye' hedefini bütüncül zaman telakkisinin izdüşümünde kombine ve kolektif bakış açısıyla ele alıyor, hayatın ve hadiselerin her veçhesine ışıklar salacağına, yeni bir diriliş momenti olacağına inanıyoruz. Önyargıların düğümlerini çözmek istiyoruz.
Katılaşmış ve kapanmış diyaloglara daha üst bir uzlaşma seviyesinde canlılık kazandırmanın amaç ve arzusundayız. Eğer varsa buğulanan ve buzlanan toplumsal münasebetler ağını birlikte yaşama ve yaşatma temelinde karşılıklı anlayış, saygı, sevgi, fedakarlık, empati ve bağlılıkla yeni baştan kurmamız mümkündür.
"Bu hedef soysuz bir çağdaşlığın fevkinde çağlar üstüdür"
Kim ki 'Terörsüz Türkiye'den rahatsızsa bir karanlık, bir kurnazlık, bir kumpas içindedir. Bu hedef soysuz bir çağdaşlığın fevkinde çağlar üstüdür. Sırtını statükoya dayayarak bulanık dönemlere hapsolanların aksine devirler üstüdür.
1,5 asırdır süregelen küresel emperyalist komplo, vatanımız ve milletimiz üzerinde hesap yapan müstevli oyunlar inşallah tasfiye edilecektir. Hedef büyüktür, bu hedefin gerisine düşmek, tavize ve teslimiyete boyun eğmek söz konusu değildir.
"Türkiye kutlu bir doğum arifesindedir"
Göreceli anlaşmazlıkları önce çoğaltıp sonra körükleyen, ardından da düşmanlıklara dönüştürmek için fitne yayan iç ve dış hıyanet şebekesinin çarkı kırılacaktır. Türkiye kutlu bir doğum arifesindedir. Bu doğumun sancıları olabilir, yanlış anlamalar olabilir, bazen sinirler de gerilebilir, hatta temaslar zayıflayarak mesafeler açılabilir; fakat sabır, sebat ve soğukkanlılıkla Türkiye sevdasında buluşmamız, ortak ve parlak bir geleceğe yürüme kararlılığımız her soru ve sorunla başa çıkmaya kafidir. Yeter ki samimiyet ve dürüstlük çizgisinden ayrılmayalım. Yeter ki dağılmamızı ve bölünmemizi kurgulayan muhasım koalisyonuna karşı hep birlikte ve kardeşçe göğüs gerelim.
Milliyetçilikten bihaber olan hamakat ve hamaset ehli mankurtların yine milliyetçilik nam ve hesabına bize iftiralar atması, akıllara zarar iddiaları gündeme taşıması bizi yıldırmak şöyle dursun daha da şevklendirmekte, yüreklendirmekte, doğru bir yolda olduğumuzu da teyit etmektedir."
"Pazarlık içinde değiliz; al-ver sürecine tamamıyla kapalıyız"
"Terör sorununu çözeceğiz, bölücülük damarını kesip atacağız. Siyasi, ekonomik ve hukuksal reformlarla toplumsal ahenk ve adaleti inşallah tam manasıyla inşa edeceğiz." ifadelerini kullanan Bahçeli, "Şehit ailelerimiz kaygılanmasın. Gazilerimiz korkuya kapılmasın. Onların başlarını öne eğdirmeyeceğiz. Pazarlık içinde değiliz. Al-ver sürecine tamamıyla kapalıyız. Türkiye’nin egemenlik hukukunu, Cumhuriyet’in kurucu ve kuruluş felsefesini zafiyete uğratacak hiçbir yanlışın içinde Cumhur İttifakı olarak yer almayız, alamayız, almayacağız. Maksadımız milli birlik ve kardeşliğimizi, bunun yanı sıra iç cephemizin tahkimini ve taçlanmasını sağlamaktır. Münferit ve müfsit söylemleri ciddiye almıyoruz. Terörsüz Türkiye hedefini istismar eden sözde milliyetçi geçinenleri de ademe mahkum ediyoruz." dedi.
"Türkiye Cumhuriyeti haşmetlidir, bunun yanında şefkatlidir"
"Sizin Kürtlere karşı samimi ve pozitif mesajlarınız çok yankı buldu. Terörsüz Türkiye hedefi aynı şekilde bir kardeşlik ve kader ortaklığını mı gözetiyor?" sorusuna ise Bahçeli, şu yanıtı verdi:
"Hiç şüphesiz. Bakınız, Kürt kardeşlerimin terörle uzaktan yakından bağ ve bağlantısı yoktur. Farklı saik ve sebeplerle aldanıp kandırılan, fakat suça karışmamış, silahlı bir eylemde bulunmamış kim varsa gelip ailesiyle kucaklaşmalıdır. Bizim kaybına göz yumacağımız, heba edeceğimiz tek bir insanımız yoktur. Türkiye Cumhuriyeti haşmetlidir, bunun yanında şefkatlidir.
Cumhuriyet’in yeni yüzyılında milli birlik ve dayanışma ruhumuzun gücüne güç katmak gerekmektedir. Nitekim Kürt kardeşlerim bu amacın safındadır, fazilet ve ferasetleri de iç ve dış komploları püskürtecek kırattadır. Biz hep birlikte Türkiye’yiz, hepimiz Türk milletiyiz.
Ayrılıkçı emeller, ayrımcılığı tahrik ve teşmil eden entrikacı hevesler çöpe atılacaktır. Bu coğrafyada var olmanın, hür ve müstakil yaşamanın gerek ve yeter şartı da budur.
Enginde yolunu şaşırmış, zahiresi tükenmiş, üstelik güvertesi su almaya başlamış bir geminin yolcuları olmaya ne niyetimiz ne de merakımız vardır."
Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun “CHP’de arınma" çağrısını destekledi, Özel’e İmralı mesajı verdi: Korktular, kaçak güreştiler, ümit ederim ki minder dışına çıkmazlar
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’deki yolsuzluk tartışmaları için "Yönetime karşı yapılan yolsuzluklardan arınma çağrısı doğrudur" diyerek önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na destek çıktı."Yüzyılın en vahim yolsuzluğunun aydınlanması ve adaletin tecellisi şarttır" diyen MHP lideri, "Aziz Atatürk’ün partisini mahvı perişan ettiler" dedi. İmralı ziyaretine katılmayan CHP'yi "korkaklık" yapmakla suçlayan MHP lideri, "Kaçak güreştiler diyerek, "Ümit ederim ki gerçeği görecek basirete kavuşurlar ve minder dışına çıkmazlar" mesajı gönderdi.
Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda, CHP’de yaşanan tartışmalar ve yolsuzluk iddialarına, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında TBMM'de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Gazze’deki saldırılar ve Papa 14. Leo'nun Türkiye ziyaretine ilişkin olarak da çarpıcı açıklamalarda bulundu.
TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarında dinleme ve istişare aşamasının geride kaldığını, sırada rapor yazımı olduğunu söyleyen MHP lideri, geçiş sürecine yönelik yol haritasının önemine işaret etti. "Yasal düzenlemelerin ikmali için TBMM’de ortak bir iradenin tecelli edeceğine inanıyorum" mesajı veren Bahçeli, sürecin siyasi, demokratik ve hukuki boyutunun süratle yapılabilmesi için "özveri" istedi.
Bahçeli, Gazze’deki gelişmelere ilişkin olarak da "iki devletli çözümden başka bir yol kalmadığını" söyledi; "Terörist eylem ve saldırganlık derhal son bulmalıdır. 1967 sınırlarına haiz olmak kaydıyla başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafi bütünlüğünü sağlamış Filistin devleti kabul edilmeli, soykırımcılar mutlaka hesap vermelidir" dedi.
Bahçeli, Papa’nın Türkiye ziyaretteki dini ve tarihi ritüellere de itiraz ettiklerini dile getirdi. Papa’nın temaslarında "gizli propaganda" yapıldığını savunan Bahçeli, "1700 yıl önce toplanan bir konsilin İznik’ten tekrar canlandırılma hevesine seyirci ve suskun kalamayız. Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın alemi yok" tepkisini gösterdi.
MHP lideri, Türkgün gazetesine verdiği röportajın üçüncü bölümünde şunları kaydetti:
İBB iddianamesi ve Kılıçdaroğlu'nun "arınma" çağrısı
CHP’deki iç tartışmalara ve yargıya taşınan süreçlere ilişkin soruyu yanıtlayan Bahçeli, partisinin bu tabloya bakışını şu sözlerle anlattı:
“CHP, maalesef tarihin yanlış yerinde duruyor. CHP’nin mahkeme kapılarına düşmesi öncelikle bir hukuk konusudur. Buna rağmen bu partinin iç denge ve düzene kavuşması temennimdir. Ne var ki CHP’de işler sarpa sarmıştır. CHP yönetimine karşı yapılan yolsuzluklardan arınma çağrısı doğru bir çağrıdır. Dün Sayın Kılılçdaroğlu’nu ağlayarak ve tezahüratlar eşliğinde uğurlayanlar, şimdi kapıyı göstermektedir.”
Bahçeli, CHP’de yaşananları üç merkez üzerinden tarif ederek şöyle devam etti:
“Görülen odur ki, CHP üç S’li bir alanda bocalamaktadır: Söğütözü, Saraçhane ve Silivri. Rüşvet, yolsuzluk ve irtikap davaları Aziz Atatürk’ün partisini mahvı perişan etmiştir. CHP yönetiminin her önüne geleni suçlaması doğru ve omurgalı bir tavır değildir. Aynada başka bir şey görmek istiyorlarsa aynayı değil aynanın karşısındaki görüntüyü değiştirmeleri akla yatkın en makul tercihtir.”
"Özel’in savcı ve hâkimlerimizle uğraşması, her vahim iddiayı siyasileştirerek karalaması doğru değil"
CHP’deki "istikrarsızlığın" Türkiye siyasetine etkisine dikkat çeken Bahçeli, şunları söyledi:
“CHP’nin istikrarsızlığı, tarihsel çizgisinden derin kopuşu Türk siyaset ve demokrasi hayatını olumsuz etkileyecektir. Bu partideki iç çalkantı kendi meseleleridir. Buna dair yorum yapmak bize düşmez ve bizim işimiz değildir. Ancak CHP’nin hesabını vermesi gereken, hatta yüzleşmesi kaçınılması olan korkunç bir rüşvet ve yolsuzluk suçlaması vardır. Hazırlanan iddianamenin içeriği gerçekten de çok ciddidir. Yüzleşmek için özgüven, gerçekleri kabullenmek için de siyasi ahlak ve dirayet gerekmektedir. Yüzyılın en vahim yolsuzluğunun aydınlanması ve adaletin tecellisi şarttır. Bizim de Türk yargısına güvenimiz tamdır. Sayın Özgür Özel’in savcı ve hâkimlerimizle uğraşması, her vahim iddiayı siyasileştirerek karalaması doğru değildir. CHP’nin içinde bulunduğu durum Türk siyaseti, bu partinin geleneği ve geleceği açısından ise esef vericidir, yürek yaralayıcıdır.”
Özel’n genel başkanlığını kutladı "hukukun bağlayıcılığına saygı duyma" çağrısı yaptı
“CHP size göre nerede hata yaptı?” sorusuna Bahçeli, sorunun muhatabının öncelikle CHP yönetimi olduğunu belirterek yanıt verdi:
“Bu sorunun öncelikle muhatabı ve cevap vermesi gereken CHP’nin bugünkü yönetim kadrosudur. Son iki yıl içinde gerçekleşen 4. Kurultay’da da Genel Başkanlığa seçilen Sayın Özgür Özel’i kutluyor, bundan sonraki siyasi mücadelesinde aklıselim ve teenniyle hareket etmesi temennisiyle başarılar diliyorum. Bu temennimi kendisini arayarak bizzat ilettim. Hukukun bağlayıcılığına ve kararına saygı duymalıdır.”
CHP'ye "İmralı" tepkisi: Kaçak güreştiler, ümit ederim ki gerçeği görürler ve minder dışına çıkmazlar
Bahçeli, CHP’nin kurultay söylemlerine atıf yaparak şu değerlendirmede bulundu:
“39’uncu Kurultaylarında diyor ki, Cumhuriyet’in muhafızı, Atatürk’ün askeriyiz. Sormak lazımdır ki, Atatürk’ten geriye ne bıraktılar? Cumhuriyet’in yegane gücü olan cumhura ne zaman saygı duydular? İmralı’ya bile gitmekten korktular, kaçtılar; esasa değil de usule itirazlarını da ürkek ve yavan sözlerle açıkladılar. Türkiye’nin en önemli sorunun çözümünde kaçak güreştiler. Ümit ederim ki gerçeği görecek basirete kavuşurlar ve minder dışına çıkmazlar.”
Gazze: İki devletli çözümden başka yol kalmamıştır
Gazze’de İsrail’in saldırılarının ateşkese rağmen sürdüğü hatırlatılarak yöneltilen soruyu yanıtlayan Bahçeli, Birleşmiş Milletler’deki oylamalara işaret etti:
“Birleşmiş Milletler’in üye ülke sayısı 193’tür. Bunun 159’u Filistin’i tanımıştır. Bu önemli bir gelişmedir. Soykırımcı İsrail tecrit edilmiştir. Bu yılki Genel Kurul’da pek çok ülke Filistin’i tanımıştır.”
Bahçeli, Gazze’de yaşananların son bulması gerektiğini vurgulayarak, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Akan kan durmalı, Gazze’nin Gazze’lilere ait olduğu herkesçe kabul edilmelidir. İki devletli çözümden başka yol kalmamıştır. 1967 sınırlarına haiz olmak kaydıyla başkenti Doğu Kudüs olan egemen, bağımsız ve coğrafi bütünlüğünü sağlamış Filistin devleti kabul edilmeli, Birleşmiş Milletler’e de tam üye yapılmalıdır. Bunun yanı sıra soykırımcılar mutlaka hesap vermelidir. Gazze’li bebeklerin, çocukların, kadınların, yaşlıların, savunmasız insanların hakkını hukukunu savunmak bir insanlık görevidir, bir vicdan ve merhamet seferberliğidir.”
Türkiye’nin tezlerinin kabul gördüğünü savunan Bahçeli, İsrail’in bölgeye yönelik saldırılarını ise şöyle nitelendirdi:
“Gazzeli mazlumların sesine ses olan, feryatlarına tercümanlık yapan, dünyaya da insani felaketin korkunç yüzünü süreklilik içinde haykıran Türkiye’nin tez ve söylemleri nihayet geniş kabul görmüştür. 10 Ekim 2025 tarihli ateşkes kararının hilafına İsrail’in saldırılarına devam etmesi, Lübnan’a musallat olması, Suriye’yi karıştırmak için istihbarı, siyasi ve operasyonel müdahalelerde bulunması hiçbir kitaba ve hukuk kaidesine sığmayan canavarlıktır. Devlet mimarisi kisvesindeki terörist eylem ve saldırganlık derhal son bulmalıdır.”
Papa'nın ziyareti: Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın da bir alemi yoktur!
Papa’nın 27–30 Kasım tarihleri arasındaki Türkiye ziyaretine ilişkin Milliyetçi Hareket Partisi’nin yaptığı açıklamanın hatırlatılması üzerine Bahçeli, önce parti adına yapılan açıklamaya dikkat çekti:
“Öncelikle şunu ifade edeyim, Milliyetçi Hareket Partisi adına görüş paylaşan Genel Başkan Yardımcımız Sayın Edip Semih Yalçın’ın açıklaması bizim resmi açıklamamızdır, nitekim desteğim tamdır. Papa 14.Leo, Vatikan Devlet Başkanı ve Katolik dünyasının ruhani lideridir. Ülkemize ziyareti Sayın Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine gerçekleşmiştir. Bizim bu ziyarete diyeceğimiz bir şey yoktur.”
Bahçeli, eleştirilerinin ziyaretin siyasi boyutuna değil, dini ritüellere yönelik olduğunu vurguladı:
“Yapılan görüşmelerde Türkiye-Vatikan diyaloglarıyla, Filistin başta olmak üzere güncel mahiyetli bölgesel ve küresel gelişmeler ele alınmıştır. Papa’nın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, ‘Türkiye’nin tarihsel ve coğrafi konumunun barışın tesisinde merkezi rol oynadığını’ söylemesi oldukça anlamlıdır. Bizim eleştiri noktamız Papa’nın Vatikan Devlet Başkanı olarak yaptığı temaslar değil, Katolik dünyasının ruhani lideri olarak gerçekleştirdiği, hattızatında şova dayalı dini ve tarihi ritüellerle milletimizi rahatsız etmesidir.
İznik Neofitos Bazilikası’ndan tutun da, İstanbul Maçka’da kurulu bulunan Wolkswagen Arena’daki ayinlere varıncaya kadar sahnelenen gizil propagandaya ve kapalı devre işlenen mesajların muhtevasına esastan ve usulden itirazımız vardır. 1700 yıl önce toplanan bir konsilin, bu topraklardaki ilk başkentimiz olan İznik’ten tekrar canlandırılma hevesine, İznik yerine Nicaea’yı ikame etme sinsiliğine seyirci ve suskun kalamayız.”
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İslam aleminin arasına nifak tohumları saçanların, Müslümanı Müslümana kırdıranların, Hıristiyanlığı birleştirme ve bu dini özellikle Asya merkezli yayma çabalarına İznik’in alet edilmesi, burayı sıçrama alanı olarak görmeleri inanç ve itikat onurumuzun hiçe sayılmasıdır. Biz büyük bir devlet, muazzez ve muhterem bir milletiz. Basit korkulara takılıp kalmayız. Hadiselere kompleksli bakmayız. Ancak asırlar boyunca yazılan senaryoları, oynanan oyunları da görmezden gelemeyiz.”
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












