CHP Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer; Halkı hekimine karşı kışkırtan ve düşmanlaştıran iktidar müsebbibi olduğu Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete önlem almak yerine olan biteni kenardan izlemiş olmasını kınıyorum.
CHP Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer; Halkı hekimine karşı kışkırtan ve düşmanlaştıran iktidar müsebbibi olduğu Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete önlem almak yerine olan biteni kenardan izlemiş olmasını kınıyorum.
Mevcut siyasi iktidarın 13 yıllık "çarpıtılmış başarı kıstaslarının" en başında sağlık sisteminin görece değişiklikleri var.Özellikle sağlık sistemindeki "otelcilik" hizmetleri,hastane eczanelerinin kapatılması,tüm kamu hastanelerinin bir çatı altında birleştirilmesi ve genel sağlık sigortası gibi bazı hizmet alanları yaratmak Hükümet'in ballandırarak anlattığı kimi dönüşüm noktaları oldu.Ancak hem KAPSAMI daraltılmış genel sağlık sigortası hem de kamu hastanelerinin birleştirilmesi ile vatandaşın her hastaneyi kullanabilme ilüzyonu ile hastane-eczane kapısından girildiği andan itibaren katkı payı adı altında vatandaşın cebine uzanan devlet eli,sağlık sisteminin dönüştürülmesi ile bildiğimiz sosyal devlet anlayışından nasıl HIZLA uzaklaştığımızın ve vatandaşlarımızın nitelikli, parasız ve her an erişilebilir sağlık hizmetlerinden aslında hiç de yararlanamadığının göstergeleri.Sağlık sisteminde dönüşerek geldiğimiz noktada, birinci kademe sağlık hizmetlerinde ‘seçmen’ memnun. Seçmenin çoğunluğu buna ihtiyaç duyduğu için siyasetçi memnun. Özel hastane zincirleri halinden memnun. Ama ağır hastalıklar için sağlık hizmeti vermesi gereken devlet ve üniversite hastaneleri imkân eksikliği ve vasıflı eleman kaybından dolayı dökülüyor. Nitelikli teşhis ve tedavi alması gerekenler sahipsiz kaliyor.Uygulanan performans sisteminde hastaya yeterli sure ayıramayan doktor teşhis koyabilmek için tahlil, tetkik ve görüntüleme yöntemlerine yükleniyor. Artan tetkikler hem kuruma ve hem doktora kazandırıyor! Sağlık, Kamu Hastaneler Birliği adı altında özelleştirilirken hastanelerinin iyi işletilmediği, sürekli olarak zarar ettikleri propgandası yürütüldü. Sağlık hizmetinin Anayasa’da belirtildiği gibi, devletin vermesi gereken bir hizmet olduğu, unutuldu! Oysa Okullar, karakollar gibi Sağlıkta sosyal devletin sorumluluğundadır, bu konuda Kar-Zarar hesabı yapılamazDönüşüm adı altında sağlığın ticarete açılmasının sakıncalarını bilen ve karşı gelen doktorlardan yükselecek tepkilerin bastırılması gerekiyordu. Dönemin başbakanı Recep T. Erdoğan’ın meydanlarda halkı doktorlara karşı kışkırtmasının amacı buydu. Her şeye rağmen gerçekleri anlatmaya çalışanlar ‘rantı kaybetmek istemeyen doktorlar’ olarak yaftalandı; sesini duyuramadı. Erdoğan’ın düşmanlaştırarak susturma taktiğinin bir örneğide doktorlarlara karşı uygulandı. Hastaneler ticarethaneye dönüştürüldü. Sağlık alanında yaratılan dönüşüm hükümetin diğer icraatlarında da olduğu gibi rant elde etmek için halka çarpıtılarak anlatıldı. Sistemin sebep olduğu tüm aksakliklarin sorumlusu doktor olarak gösterildi. Başka hiç bir devlet kurumunda hizmet aldiğin kişiyi seçme hakki yokken hekim seçme hakki getirilmesi ve bunun kamu spotlariyla duyurulmasi değerlerin süratle erezyona uğradiği ülkemizde: doktor sen bizim çalışanımızsın ister döveriz ister severiz şeklinde bir algi yaratmıştır.Sistemdeki tüm çarpıklığın faturası hekime kesilmektedir. Yaşanamaz hale gelen ülkemizde, şiddet eğilimi toplumun her katmanında acı sonuçlar doğurmaya devam etmektedir.Bugün bu çarpık sistemden dolayı genç meslaktaşlarimin uzmanlik tercihleri değişmiştir. Korkarim bundan 10 yil sonra riskli branşlarda çalişan ve özellikli cerrahileri yapan hekim bulmakta zorlanacağiz. Halkı hekimine karşı kışkırtan ve düşmanlaştıran iktidar müsebbibi olduğu Sağlık çalışanlarına yönelik şiddete önlem almak yerine olan biteni kenardan izlemiş olmasını kınıyorum.Sağlık Bakanı Müezzinoğlu :"sağlık çalışanlarımıza Yönelik şiddet olayları üzerinden algı yürütmek,bunu siyasi ranta dönüştürmek isteyenlere fırsat vermeyelim."derken aslında yine sorumluluğu üzerinden attığını,sağlık emekçilerinin talebi olan Sağlıkta şiddet yasasını çıkarmaktan kaçtığını görmediğimizi sanmasın.Bizler hem sevgili meslektaşımız,doktorumuz Kamil Furtun'a sıkılan kurşunun ve tüm sağlık emekçilerine uygulanmış şiddetin gerçek faillerini biliyoruz.Bu failler, Sağlıkta dönüşüm adı altında halkı soyulmasına ,sağlık sisteminin her noktasını ticari alana dönüştürülmesine,tam gün yasası ile hekim ve sağlık çalışanlarının hakkının hiçe sayılmasına ,sağlık çalışanlarının değersizleştirilerek sistemin tüm aksaklıklarını bu çalışanların sırtına yükleyerek onların televizyon ekranları,gazete ve tüm medya mecralarında hedef gösterilmesine çanak tutan siyasiler ve onların sağlık sistemindeki aparatı olan yöneticilerdir.Bizler tüm bu olumsuzluklara rağmen mücadelemize devam edeceğiz .Ve diyoruz ki Sağlık çalışanlarının çalışma koşulları AB standartları esas alınarak düzenlenene ve performans sisteminin yarattığı sorunlar çözülene ,Cana can katmaya çalışan doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın, yaptıkları kutsal görevlerinin, ülkeyi yöneten siyasi anlayışın temsilcileri tarafından itibarsızlaştırılmasına son verilene kadar yılmayacak,korkmayacak ve sinmeyeceğiz.Dr. Tur Yıldız Biçer
CHP Manisa Milletvekili Adayı
Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli
ETİKETLER : türkiye gerçeği, vişne haber ajans, vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, Dr. Tur Yıldız Biçer, CHP Manisa Milletvekili Adayı, Vişne Haber Ajansı - Dilfiraz Değerli