loading
close
SON DAKİKALAR

Eğitimde yandaş kadrolaşma devam ediyor!

Eğitimde yandaş kadrolaşma devam ediyor!
Tarih: 02.08.2017 - 14:02
Kategori: Eğitim

Eğitim-İş Sendikası, Bursa'da okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı kadrolarının AKP yandaşı Eğitim Bir-Sen'e üye isimlerle doldurulduğunu örnekleriyle açıkladı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'na bağlı Eğitim-İş Sendikası, Bursa'da okul müdürlüğü ve müdür yardımcılığı kadrolarının AKP yandaşı Eğitim Bir-Sen'e üye isimlerle doldurulduğunu örnekleriyle açıkladı.

Eğitim-İş Bursa Şubesi'nde basın açıklaması düzenleyen Eğitim-İş Genel Başkanı Mehmet Balık, bir rezaleti deşifre ettiklerini belirterek, "Bu rezalet Milli Eğitim Bakanlığı’nın tüm Türkiye’deki okullarda yandaş kadrolaşmayı nasıl sağladığının da göstergesidir" dedi.

Diğer sendikalardan üye isimlerin de 'görüntü' olsun diye listelere eklendiğini belirten Balık eğitimdeki Eğitim Bir-Sen kadrolaşmasını örnekleriyle ortaya koydu. Balık, "Örneğin sadece 2 müdürün alınacağı bir ilçeye dair yapılan mülakatta ilk üç kişi Eğitim Bir Sen’den oluşurken, vitrinlik olarak listeye koyulan başka sendikalardan bir-iki isim 4. ve 5. sırada yer alıyor. Listeye girmelerinin bir anlamı yok, zaten o koltuğa oturmaları mümkün olmayan bir sıralamadalar" diye konuştu.

Mehmet Balık, Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak "Eğitim Bir Sen’in hakkını yemeyin. Bakanlıktaki o koltukları boşaltın, hali hazırda zaten bakanlığı fiilen yöneten Eğitim Bir-Sen yöneticileri otursun. Bakanlığın adını da Milli Eğitim Bir Sen Bakanlığı olarak değiştirin; hem siz rahatlayın, hem de ilerici kamuoyu olarak bizler sizinle ayrı ayrı uğraşmak zorunda kalmayalım" ifadelerini kullandı.

"Dava bizi yıldırmayacak, deşifre edeceğiz"

Mehmet Balık'ın eğitimde kadrolaşmanın boyutlarını gösteren açıklaması şöyle:

"Hatırlanacağı üzere; Bursa'da yapılan okul müdürü sözlü sınav sonuçlarını daha önce de henüz atamalar yapılmadan tam liste halinde kamuoyuna açıklamış, atamaların rotasını belirleyen yandaş sendika Eğitim Bir Sen'in ipliğini pazara çıkarmıştık. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, mülakat sonuçlarını toplu olarak neden açıklamadığı da böylece anlaşılmıştı. Bu haksızlığı ortaya çıkararak rant tekerine hakikatin çomağını sokan Bursa Şube Başkanı’mız Özkan Rona’ya “kişiye özel bilgileri açıkladığı” gerekçesiyle açılan dava, hâlâ sürüyor.

Ama biz adam kayırmayı, kişisel mahremiyet alanın ihlali sayarken; bunu ortaya çıkarmayı suç kabul eden bu davanın bizi yıldırmayacağını söylemiştik. Bugün de Bursa’daki yeni okul müdürlerinin ve müdür yardımcılarının nasıl belirlendiğini deşifre edeceğiz."

"Kadrolaşmayı kamufle etmek için acemi taktik"

Mehmet Balık, kadrolaşma listelerini afiş halinde sergileyerek şöyle konuştu:

"Gördüğünüz bu listeler, İl Milli Eğitim Müdürü’nün bir türlü toplu açıklamadığı, bizim elde ettiğimiz mülakat sonuçlarıdır. Görebileceğiniz üzere 238 adayın puan sıralamasını içeren listeyi, mülakata giren eğitimcilerin sendikalarına göre renklendirdik. Ortaya, yandaş sendika Eğitim Bir Sen’in rengiyle sapsarı olmuş bu tablo çıktı.

Görünen o ki Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü, yaptıkları her atamadan sonra foyalarını meydana çıkarmamızdan bunalmış ve araya vitrinlik olarak diğer sendikalardan eğitimcileri de listeye serpiştirmiştir. Fakat Bursa okullarına dair önemli ayrıntılara sahip bir gözle incelendiğinde, bunun kadrolaşmayı kamufle etmek için acemi bir taktik olduğu görülüyor. Örneğin sadece 2 müdürün alınacağı bir ilçeye dair yapılan mülakatta ilk üç kişi Eğitim Bir Sen’den oluşurken, vitrinlik olarak listeye koyulan başka sendikalardan bir-iki isim 4. ve 5. sırada yer alıyor. Listeye girmelerinin bir anlamı yok, zaten o koltuğa oturmaları mümkün olmayan bir sıralamadalar.

Yani her adayın, listede hangi sırada yer alacağı, okullardaki kontenjanlar dahil her değişken hesaplanarak ince ince oluşturulmuş bir listeyle karşı karşıyayız."

"23 müdür alınacak, sıralamadaki ilk 37 kişi yandaş sendika üyesi"

Balık, kadrolaşmaya ilişkin şu çarpıcı örnekleri verdi:

"Osmangazi ilçesine ait listeyi incelediğimizde, sözlü sınava giren aday sayısı 78, ilçedeki müdürlüğü boş okul sayısı 23 iken puan sıralamasında ilk 37 kişi yandaş sendika üyelerinden seçilmiş. Dolayısıyla diğer sendika üyelerinin atanma şansı yoktur.

Yıldırım ilçesinde sözlü sınava giren aday sayısı 55, ilçedeki müdürlüğü boş okul sayısı 22 iken puan sıralamasında ilk 31 kişinin arasına 1 farklı sendika üyesi bir de sendikasız aday yerleştirilmiş olsa da; alanları itibariyle bu adayların müdür olarak atanması da imkansızdır. Dolayısıyla bu ilçede de yandaş sendika üyeleri hariç hiçbir adayın atanma şansı yoktur.

Gemlik ilçesine ait listeyi incelediğimizde müdürlüğü boş okul sayısının 5 olduğunu görüyoruz. Ve yine ilk 6 sıra yandaş sendika üyelerince doldurulmuştur.

Dolayısıyla; ilçeler ve alanlar itibariyle değerlendirme yaptığımızda açık bir şekilde görebiliyoruz ki farklı sendika üyelerine yüksek puan verilmiş olarak görünse de, neredeyse yandaş sendika üyelerinin haricindeki hiçbir adaya atanmaya yetecek puan verilmemiştir.

Adaylar, puanlar ve okullar adeta kuyumcu terazisinde tartılır gibi ince hesaplarla değerlendirilmiş ve yalnızca yandaş sendika üyelerinin atanacağı şekilde ayarlamalar yapılmıştır.

Bu sonuçlar açık bir suçtur, hak gaspıdır, adam kayırmacılıktır, eğitim sistemi adına büyük bir utançtır."

"Cumhuriyet bizim evimiz, laik eğitim olmazsa olmazımızdır"

"Listelerin bizlere söylediği bir şey daha var, o da yavuz hırsızın ev sahibini bastırdığı" diyen Balık açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Yani emek hırsızlığı öyle bir boyut kazanmıştır ki, öğretmenler bu sonuçları öngörerek sınava başvuru yapmamış, Bursa’da 911 yöneticinin atanması için yapılan sınava 2733 aday sınava alınması gerekirken, başvuru yapan aday sayısı 1850’de kalmıştır. Bu da göstermiştir ki öğretmenler bu sahte sınava açıkça güvenmemektedir. Hatta okul müdürlüğü sözlü sınavı için başvuruda bulunanlardan 50’den fazlası mülakata bile girmemiştir. Yani artık namuslu, ilerici öğretmenlerimizin liyakatle atama yapılacağından umudu kalmamış, onlar da okul yöneticilerinin zaten kimlerden seçileceğini biliyor.

Biz bu umutsuz, karanlık tabloyu yırtıp atacağız. Açılan haksız davalara rağmen, sendikal duruşumuz ve toplumsal görevimizden taviz vermeyecek, bu emek hırsızlıklarını deşifre etmeyi sürdüreceğiz.

Birileri, evimize hırsız girdiğinde “hırsız var” diye bağırdığımız için bizi “gürültü kirliliği” yaptığımız gerekçesiyle yargılayabilir. Hatta o davalarda hırsızları tanık olarak kabul edebilir bile. Ama Cumhuriyet bizim evimiz, laik eğitim olmazsa olmazımızdır. Ve evimizde yapılan hırsızlığa, yandaş kadrolaşmaya karşı durmaya devam edeceğiz!

MEB'e çağrı: Bakanlığın adını da Milli Eğitim Bir Sen Bakanlığı olarak değiştirin

Buradan sizin huzurunuzda Milli Eğitim Bakanlığı’na da samimi bir çağrı yapmak istiyoruz:

Eğitim-İş olarak koca müfredat değişikliğinin Eğitim Bir-Sen’in müfredat taslağından yola çıkarak hazırladığınızı ispat etmiştik. Yine Eğitim Bir-Sen’in hayalini gerçekleştirerek, cemaat ve tarikatları eğitime dernek ve vakıflar adı altında entegre etmeye çalıştığınızı ortaya çıkarmıştık. Atamalarda defalarca Eğitim Bir-Sen’i kayırdığınızı ispat etmiştik. Şimdi bu vesilelerle size sesleniyoruz: Eğitim Bir Sen’in hakkını yemeyin! Bakanlık’taki o koltukları boşaltın, hali hazırda zaten Bakanlığı fiilen yöneten Eğitim Bir-Sen yöneticileri otursun!

Bakanlığın adını da Milli Eğitim Bir Sen Bakanlığı olarak değiştirin; hem siz rahatlayın, hem de ilerici kamuoyu olarak bizler sizinle ayrı ayrı uğraşmak zorunda kalmayalım!"

Vişne Haber Ajansı



ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları