loading
close
SON DAKİKALAR

Erdoğan, Ekonomi Reform Paketi’ni açıkladı

Erdoğan, Ekonomi Reform Paketi’ni açıkladı
Tarih: 12.03.2021 - 12:27
Kategori: Siyaset

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde, Ekonomi Reformları Tanıtım Toplantısı'na konuştu.

Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
"Türkiye ekonomisinin yarınlarını şekillendireceğine inandığımız reform programını sizlerle paylaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Çalışmamızın özünde ekonomiyi yatırım, üretim, istihdam temelinde büyütme amacı bulunuyor. Üretimde verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız. Reel ekonomiyi güçlendirerek ithal girdi kullanımını azaltmış ihracatta yeni rekorlar kıran yerli milli bir ekonomi hedefliyoruz.

Ülkemizdeki büyükelçilere uluslararası camiaya dağıtacağımızı kitapçıklarımız var. Biz de bu süreci en başından beri takip ettik ve nihai şeklini verdik.

Türkiye'nin istihsal mücadelesini, istikbal ve istiklal mücadelesi kadar önemli görüyoruz. Bu anlayışla İstiklâl marşımıza yakışır şekilde yeni yol haritamızı belirliyoruz. Türkiye'yi dünyanın en büyük ekonomisinden biri haline getirmek için herhalde gece gündüz çalışarak hedeflerimize mutlaka ulaşacağız. O günlerin çok yakında olduğuna yürekten inanıyorum.

Biz de 2002 yılında ülkenin yönetimini devraldığımızdan beri Türkiye'yi istikrar ve güven esasında güçlendirmeyi hedefliyoruz.

Tek başımıza iktidarında bulunduğumuz hükümetlerimizde sıkıntıyı gördüğümüz için tetikte olduk. Ülkemizi 2023 hedeflerinin rotasında tutmayı başardık. Ülkemizin yönetim sistemini değiştirme talebimizin sebebi eski yönetim sisteminin kırılganlıklarını yakından görmüş olmamızdır.

Cumhur İttifakı'yla Türkiye'yi bu kırılgan siyasi iklimden kurtardık. Bundan sonra hiçbir odak millete rağmen devleti ve toplumu yönetme hevesine kapılamayacaktır.

Türkiye bölgesel nice krizlere rağmen gücünü koruyor. Yeni yönetim sistemimizin gerektiğinde geliştirilmek suretiyle asırlar boyunca güven ikliminin teminatı olacağına inanıyoruz.

Yeni ve sivil anayasa ile birlikte bu yönde ihtiyaç duyulan bazı adımları atacağız. Koronavirüs salgını 18 yılda ülkemizde kurduğumuz güçlü altyapının hem de yönetim sistemimizin adeta sınamasına dönüşmüştür. Her alanda bu sınamayı başarıyla verdik. Elbette sıkıntılar yaşadık, yaşıyoruz. Ama üstesinden gelinmeyecek sıkıntılar değildir.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere baktığımızda Türkiye'nin bu kriz sürecinde olumlu yönde nasıl ayrıştığını görebiliyoruz.

2020 yılında dünya ekonomisi yüzde 3.5 küçüldü. Küresel ticaret yüzde 10'a yakın daraldı. Uluslararası yatırımlar yüzde 42 azaldı. Küresel borç toplamı 282 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Gıda fiyatları son 6.5 yılın, metal fiyatları da 9.5 yılın rekorunu kırdı.

Üstelik yapılan analizler 2023 yılına kadar dahi 85 yoksul ülkenin aşıya ulaşamayacağını gösteriyor.

Dünyada bunlar yaşanırken Türkiye ne yaptı? Cevabımız gayet basitti. Öncelikle hiçbir vatandaşımızın mağdur olmaması için devletimizin tüm imkanlarını seferber ettik.

Elimizdeki imkanlar kendi vatandaşlarımızla birlikte tüm dost ve kardeşlerimizle paylaştık.

Hiçbir insanımızı salgın karşısında çaresiz ve tek başına bırakmadık. Sosyal destek programlarının şartlarını genişleterek ihtiyaç sahibi herkesin yanında olduk. Salgının ortaya çıkardığı etkilere karşı güçlü bir direnç sergiledik.

Proaktif, esnek ve etkili politikaları hayata geçirerek Türkiye’yi pek çok ülkeden olumlu yönde ayrıştırmayı başardık.

2020 yılında yüzde 1.8 oranında büyüdük. G20 ülkeleri arasında ekonomisini büyüten iki ülkeden biri olduk, Çin’in ardından ikinci sırada yer aldık.

Aldığımız önlemlerle birlikte ekonomisini büyüten nadir ülkelerden biri olmayı başardık. Yetkin insan kaynağımız en büyük avantajlarımızdır. Üzerine daha güçlü biçimde odaklanmamız gereken hususlar olduğunu biliyoruz.

Karşılaştığımız her problemin üzerine nasıl çözüm odaklı ve ısrarla gittiysek bugün de aynısını yapıyoruz. Ülkemizi güçlendirecek reformları ve adımları hiç tereddüt etmeden atıyoruz.

- Reform programımızla güçlü yönlerimi perçinlerken sorun gördüğümüz yerlerle ilgili gerçekçi, ayakları yere basan çözümler getiriyoruz. Değişim, dönüşüm, gelişmenin hayatın bir gerçeği olduğunu ve süreklilik içerdiğine inanıyoruz. Yıllardır hep bu anlayışla çalıştık Şimdi de aynı hissiyatla milletimizin huzurundayız.

- 2021'i orta vadede nitelikli büyüme dönemine girişin hazırlık yılı olarak değerlendiriyoruz. Türkiye salgın sonrası özellikle bu dönemin ekonomik yapılanmasına uygun şekilde güçlü ve kaliteli bir büyümeyi mutlaka ama mutlaka yakalayacaktır.

- Güçlü, sağlam ve her türlü şoklara karşı giden yol makroekonomik istikrarın tesisi ve devamından geçiyor. Bir dizi yapısal tedbirin alınması şart. Açıklayacağımız reformların omurgasını makroekonomik ve yapısal politikalar oluşturuyor. Kamu maliyesi, enflasyon, finansal sektör, cari açık ve istihdam alanlarına odaklandık.

- İlk reform alanımız risklere karşı bir daha güçlü kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır. Önümüzdeki dönemde de mali disiplin en temel önceliğimiz. Fiyat istikrarını bir kenara koyuyoruz.

- Yeni dönem dört temel ayak üzerinde yürüyecek: Yatırım, istihdam, üretim, ihracat. Bu amaçla harcama disiplini, kamu borç yönetimi vergi düzenlemeleri, kamu özel işbirlikleri ve kamu özel teşebbüsleri kapsayan yeni politikaları bu dönemde hayata geçiriyoruz.

- Harcama disiplini konusunda önceliği bütçe politikalarına veriyoruz. Meclisin bütçe hakkının kapsamını genişletirken şeffaflık ve hesap verebilirliği artırıyoruz. Döner sermayeleri gözden geçiriyor verimli olmayanları kapatıyor ve diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine meclis denetimi kapsamına alıyoruz. Özel hesap uygulamalarını acil ve zorunlu olanlarla sınırlandırarak bu kriterleri karşılamayanları kademeli olarak kaldırıyoruz. Böylece birlik ilkesini güçlendirmiş oluyoruz.

- Kamu idarelerinde tasarrufu yaygınlaştıracak önlemleri hayata geçiriyoruz. Kamuda taşıt harcama alanlarında sınırlama getiriyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bir gereği olarak kamu kurumlarının teşkilatlanmasını yönetim verimliliği ve etkinliği çerçevesinde güçlendiriyoruz.

- Kamu personeli ile ilgili iş ve işlemlerin tek bir idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz. Merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimlerle de tasarrufçu bir bakış açısının oluşmasını hedefliyoruz. Mali idarelerde mali disiplini güçlendirecek ve borç stokunun artmasını önleyecek düzenlemeler yapıyoruz.

- Harcama alanında en temel hassasiyetlerimizden biri ihtiyaç sahibi ailelere ulaşmasında en ufak adaletsizliğin yaşamamasıdır. Bunun için merkezi ve yerel yönetimlerin sosyal yardım verilerini Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi sistemine entegre ederek veri paylaşımını sağlıyoruz.

- Şeffaflığı attırmak gayesiyle bütçe sonuçlarını, politika gelişmelerini ve hedeflerimizi 3 ayda bir kamu maliyesiyle milletimizle paylaşıyoruz.

Türkiye'nin kamu borcumuzun milli gelire oranı yüzde 41 seviyesinde. AB ülkelerinin borçluluk ortalaması yüzde 90'a yakın. Borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların toplam borç stoku içindeki payını düşürüyoruz. Ağırlıklı olarak TL ile borçlanacak TL cinsi senetleri kullanacağız. Borçlanmanın ortalama vadesini piyasa şartları uyumlu olarak artırıyoruz.

- Hazine'nin kullanımı dışında kalan kurumların hesabını tek Hazine kurumsal hesabı sisteminde toplayarak nakit yönetimde verimliliği sağlıyoruz. Ülkemizin risk primini düşürerek borçlanma maliyetleri aşağı çekecek politikaları takip ediyoruz. Vergi politikaları sadeleştiriyor ve öngörülebilirliği artıran adımlar atıyoruz. Esnafa bir müjde vermek istiyorum. Reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti yer alıyor

- Basit usûlde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi ve terzi gibi Yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor beyan yükümlülüklerini kaldırıyoruz.

- Vergi usûl kanununu kayıt dışılığı azaltacak ve vergiye uyumu teşvik edecek şekilde güncelliyoruz. Vergi cezalarında uzlaşma kapsamını genişletiyoruz. Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını kademeli olarak yaygınlaştırarak vergi kayıp ve kaçağını azaltıyoruz. Vatandaşlarımız vergi dairesine gitmeden işlemleri dijital ortamda yapabilsin diye 7/24 hizmet verecek Türkiye Dijital Vergi Dairesi uygulamasını başlatıyoruz. Dijital vergi asistanı sistemini devreye alıyoruz.

-Sektörel kamu alımları kanununu çıkarmak için hazırlıklara başlıyoruz. Kamu ihalelerine katılacak firmaların liyakat ve yetkinliklerini inceleyip kamuoyuyla paylaşıyoruz.

Kamunun ekonomide ölçek oluşturma gücünden azami seviyede faydalanmak istiyoruz. Kamu alımlarını yerli ürünlere yönlendirerek, yurt içi sanayinin büyümesine ve çeşitlenmesine katkı sağlıyoruz. Kamunun ithal ürün kullanımını azaltmak için sanayileşme icra komitemizin çatısı altında merkezi izleme sistemi kuruyoruz.

Şehir hastaneler tüm dünyada takdir görmüştür. Böylece yatırımcıların tek bir kanun ile muhatap olmasını öncelikli hale getirilmesini hedefliyoruz.

KİT'lerimizi reforma tabi tutmak üzere bir çalışma başlatıyoruz. Amacımız mevcut KİT'lerden güçlü ve rekabetçi küresel şirketler çıkarmaktır.

Pek çok ülkeden pozitif ayrışarak yeni bir başarı hikâyesi yazacağız. Bu sene için yüzde 4,3'ten yüzde 3,5'a revize ettiğimiz bütçe açığı hedefine mali disiplinden taviz vermeden ulaşacağız. Salgının devam etme riskini göz ardı etmiyoruz, bütçede bu anlamda mali alanı yeteri kadar genişleterek, salgın ihtiyaçları için kullanacağız.

Öncelikli önlemlerimizden biri enflasyonla mücadele, hedefimiz tek haneli düşük enflasyona ulaşmak. Enflasyondaki yükselişin hem yapısal hem de dönemsel sebepleri vardır. Ülkeler kuraklık ve salgının sürüyor olması sebebiyle gıda stoklarını artırma eğilimindeler. Erken uyarı sistemi kuruyoruz. Erken uyarı sistemi üzerinden özellikle üretim, toptan ve perakende aşamasında gıda zincirinin tamamı anlık olarak takip edilerek raporlanacaktır.

Gıda tarafında kayıp ve israfın azaltılması için harekete geçiyoruz. Ülkemizde 19 milyon ton gıda israf ediliyor. İşletme başına israf yılda 4 tonun üzerindedir. Bu gidişata dur demek için harekete geçiyoruz. Tarlada ve hallerde kalan sebzeleri piyasa kazandıracak sistem getiriyoruz. Dijital tarım ile her ölçekteki çiftçi ürünü için pazar bulabilecek, satıcı da ürün tedarik edebilecektir.

Tarımda fiyat dalgalanmalarının önüne geçebilmek için sözleşmeli tarım mekanizmaları geliştiriyoruz. Hal yasası ile ilgili çalışmaları da hızla tamamlıyoruz.

Gıda sektöründe yaşanan israfı yüzde 2 azaltsak 10 milyar TL tasarruf elde etmiş olacağız.

Enflasyonda risk oluşturan yapısal şokları değerlendirmek, gerekli politikaları belirlemek ve yönetmek için fiyat istikrarı komitesini tesis ediyoruz.

Finansal istikrarın sağlanması ve finans sektörünün geliştirilmesi de öncelikli konularımız arasındadır. Türk bankacılık sektörü finansal sağlamlık göstergelerinde pek çok ülkeye kıyasla güçlüdür. Sektörün bağışıklığını daha çok güçlendirmek istiyoruz. Salgının olumsuzluklarını bertaraf etmek için bazı tedbirler alıyoruz. Sorunlu kredisi bulunsa da yaşama şansı bulunan şirketlerin doğru yönlendirilmesi geliyor. Sıkıntı yaşayan şirketlerin ayakta kalması için bankacılık sektöründe operasyonel yeniden yapılandırma oluşumlarını teşvik ediyoruz.

Sorunlu kredilerine yönelik girişim sermayesi fonları için mevzuat altyapısı oluşturuyoruz.

Katılım finans sektörü tek çatı altında toplanırken, sektöre yönelik bir merkezi danışma kurulu da hayata geçiriliyor. Ülkemizin tüm kredi ve risk verilerinin toplandığı risk merkezini yeniden yapılandırıyoruz. Troy'u ayrı bir şirket çatısı altına alıyoruz.

Finans sisteminin bir diğer sacayağı olan sermaye piyasaları tarafında düzenlemelerimiz olacaktır. Şirketlerin halka arz süreçlerini kolaylaştırıyoruz. Sermaye piyasalarında ürün çeşitliliğini artırmak için projelere ilişkin düzenlemeleri tamamlıyoruz. Bu yatırımlara vatandaşlarımızın da iştirak edebilmesini mümkün hale getiriyoruz. Uluslararası finans piyasalarında yoğun talep gören yeşil tahvil piyasasına dönük altyapı oluşturarak teşvik ediyoruz. Dijital paranın ekonomik ve hukuki altyapısını oluşturacak adımları atıyoruz.

Tahvil garanti fonu kuruyoruz. Bu fon temerrüt durumunda yatırımcıların paralarının bir kısmını almasını garanti edecek.

BES'in gelişmesi ve derinleşmesine katkı sağlıyoruz. BES'i çok daha genişletilmiş kesimlere yaygınlaştırıyoruz, 18 yaş altındaki çocuklarımızın sisteme girmesinin önündeki engelleri kaldırıyoruz. Bu süreci yüzde 25 devlet katkısıyla kamunun üzerine düşen sorumluluğu da yerine getiriyoruz. Böylece tasarruf alışkanlığı ve finansal okuryazarlık bilincinin gelişmesini teşvik ediyoruz. Sandık ve vakıf gibi kurumların emeklilik birikimlerinin 2023 yılı sonuna kadar BES'e aktarımına imkan veriyoruz.

Türkiye birçok alanda gelecek vadeden işler geliştiriyor. Gururumuzu kabartan bu gibi projeler aksamasın diye kitle fonlaması platformlarını hayata geçiriyoruz.

Cari açıkla mücadelede 3 temel politikayı takip edeceğiz, ilki yapısal cari açığa odaklanıyoruz, ikinci ihracatın tabana yayılmasını sağlıyoruz, üçüncü sanayi yeşil dönüşümü destekliyoruz. Potansiyeli olup hiç ihracat yapmamış KOBİ'leri ihracata teşvik edeceğiz.

Siyasi istikrarsızlığın hakim olduğu 1990'larda ihracatımız da aynı kaderi paylaşıyordu. Bizim iktidarımızla birlikte ihracatta görülmemiş bir hareket başlıyor. Makine, ekipman ihracatı hızla artıyor. 60 küsür sene sonra nihayet bu dönemde sanayide büyük bir gelişime şahitlik ediyoruz. Bu başarıyı takdir etmekle birlikte yeterli görmüyoruz. İhracatımızın kilogram başına değeri düşüktür. Yapısal cari açıkla mücadele bu yüzden önemli ve gereklidir.

Kredi garanti fonu teminatıyla 5-6. bölgelerde yapılacak imalata dayalı ithal ikamesi sağlayan sektörlere uzun vadeli krediler veriyoruz.

İlaçtan aşıya, medikal cihazlardan biyoteknolojik ürünlerin yurt içi imkânlarla geliştirilmesi ve üretilmesi çalışmaları bu başkanlığın sorumluluğunda geliştirilecektir.

Küresel rekabet kazanmak için Cumhurbaşkanlığı himayesinde Yazılım ve Donanım Endüstrileri Başkanlığı kuruyoruz.

Enerji alanında hammadde zengini bir ülke olmadığımız ortadadır. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan uygulamaları sürdüreceğiz. Doğal gaz piyasalarını yeniden yapılandırıyoruz. Madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve üretiminde yatırım ortamını iyileştiriyor, yatırım güvencesini artırıyoruz. Sanayimizde kapasite artışı sağlayacak ve rekabet gücümüzü bir üst basamağa taşıyacak adımlar atıyoruz. Yurt dışında lojistik merkezleri kuruyoruz. Yüksek teknolojili mal ve hizmet üretiminde kümelenmeyi teşvik ediyoruz. Türk Eximbank'ı yeniden yapılandırıyoruz. İŞKUR desteklerinde revizyona gidiyoruz. İlave istihdam finansman desteği adıyla yeni bir destek modeli getiriyoruz. İlave istihdam finansman desteğinden mikro ve küçük ölçekli firmalarımız faydalanabilecek.

İlave istihdam sağlayan için firmalar ilk 6 ayı ödemesiz 100 bin lira kredi kullanabilecek. İstihdam oluşturan bankalar kredi kullanmak imkanına kavuşacaktır.

Yapısal reformlarımızın ilkini kamuda yapıyoruz. Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığında çalışacak Ekonomi Koordinasyon Kurulu. İkincisi Finansal İstikrar Komitesi'dir. En üst düzey kamu görevlerine atanmada aranan mesleki şartları güçlendiriyoruz. TÜİK'i ilişkili kuruluş haline dönüştürüyoruz. Yatırımcıların kamu uygulamalarından kaynaklanabilecek risklerini en aza indirerek, asli işlerine, yani yatırım, üretim ve istihdama odaklanmalarını sağlıyoruz. Yatırım uyuşmazlığı kurumunu faaliyete geçiriyoruz. Bu sayede yatırımcının idareyle karşılaştığı sorunlar hızlı bir şekilde çözüme kavuşacak.

Yatırım teşviklerinde uygulanan SGK prim sürelerini artırıyoruz.

Girişimcilere özellikle yatırım döneminde daha yoğun destek sağlayarak projelerin hayata geçmesini sağlıyoruz. Yatırıma katkı tutarına yeniden değerleme yapma imkanı veriyoruz. Yatırımların devletçe finanse edilen kısmını daha da hızlandırıyoruz. Devlet desteklerinde kamu kaynakların etkinliğini artırmak için tüm destek uygulamalarının etki değerlendirmesinin yapılmasını mümkün kılan çatı mevzuat kuruyoruz.

İç ticarette rekabetçiliği artıracak uygulamaları hızla hayata geçiriyoruz. Perakende ticarette haksız ticaret uygulamalarının ortadan kaldırılması amacıyla AB mevzuatına uygun düzenlemeler yapıyoruz. Kooperatifçilik kanununda düzenlemeler yapıyoruz.

Dijital pazar yerlerinde ürün satan firmaların haklarını koruyacak düzenlemelere gidiyoruz. Yurtdışına veri aktarılmasına yönelik Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda değişiklik yapıyoruz. Gözetim ve denetim sorumluluğunun farklı idarelere dağılmış olması mükerrer işlemlere neden oluyor. Bağımsız bir piyasa gözetim ve denetim kurumu kuruyoruz. Bağımsız düzenleme ve denetim yapma yetkisine sahip olacaktır.

Ekonomik reform paketimiz Türkiye'yi geleceğe güvenle taşıyacak politikalar içeriyor. Takvimlendirdiğimiz tüm reformları belirlediğimiz sürelerde tamamlayacağız. Türkiye salgın sonrası döneme inşallah çok daha güçlü bir küresel aktör olarak girecektir.

Bugün sizlerle paylaştığımız ekonomi reformları ve geçen hafta açıkladığımız insan hakları gibi belgeler hedeflerimize ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Bunlar ne ilktir ne de son olacaktır. Dünyanın ve ülkemizin gelişen şartlarına dair adımlar atmayı sürdüreceğiz. Elbette tenkitler olacaktır. Yapıcı tüm gelişmeleri dikkate aldık, alırız. İstişare ile hazırladığımız bu programın Türkiye'nin programı olduğuna samimiyetle inanıyoruz."

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları