EYT İzmir'den Erdoğan ve Bahçeli'ye çağrı

İzmir Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Sosyal Yardımlaşma Derneği, İzmir'de bir basın açıklaması yaparak AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye çağrıda bulundu.
İzmir Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) Sosyal Yardımlaşma Derneği İzmir'de basın açıklaması gerçekleştirdi.
Dernek Başkanı Doğan Türker yaptığı açıklamada, seçimlerden önce EYT'lilerin sorunlarını çözme sözü veren MHP lideri Devlet Bahçeli'ye çağrıda bulundu.
Türker, "Verdiğiniz sözün üstünden 3 yıl geçmesine rağmen EYT ile ilgili hiç bir adım atmadınız, verdiğiniz sözleri de unuttunuz" dedi.
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da seslenen Türker, "Bizler ne erken emeklilik, ne ayrıcalık, ne lütuf isteyenler, ne de ülkesine yük olmak isteyenleriz. Bizlerin istediği 99’da çıkartılan yasanın, geriye doğru işletilmesi sonucu oluşan mağduriyetin, devleti yönetenler tarafından iade edilmesidir" ifadelerini kullandı.
Türker, "EYT dernekleri ve EYT’li kaderdaşlarımızla birlikte muhalefeti iktidar, iktidarı da muhalefet yapacak gücümüzün var olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bizlerin amacı herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi olmak değil, sadece mağduriyetimizin giderilmesidir" şeklinde konuştu.
Doğan Türker'in yaptığı açıklama şöyle:
"Biz mağdurların 22 yıldır her ortamda, her platformda dile getirdiğimiz, haykırdığımız haklı davamızı Mısır’daki sağır sultan duydu ama ne yazık ki bizleri yöneten iktidarlar bir türlü duymadılar, görmediler. Aslında onlar da bal gibi de duydular ve gördüler. Ancak her defasında maliyetimizi öne sürdüler. ‘Erken emekli olmak istiyorlar’ dediler. O da yetmedi ‘bunlar emekli olacak çift dikiş yapacaklar’ dediler.
Türkiye’nin kanayan yarası olan EYT sorununu çözmek için bir adım dahi atmadıkları gibi sürekli
bahaneler ürettiler.
Bizler de diyoruz ki ortada devletin halkına yarattığı bir mağduriyet var. Bir ülkede mağdur edilmiş halk varsa bunun ne maliyeti, ne yükü ne de sayısı sorgulanmalı. Mağduriyet en kısa sürede çözülmelidir.
Büyük devlet olmak saraylarla değil insanların refahı ve mutluluğu ile ölçülür.
Bugün Suriyelilere 40 milyar dolar harcayan, ‘gerekirse bir o kadar daha harcarım’ diyen hükümetimiz, 160 ülkeye yardımda bulunan hükümetimiz, 5-10 maaş huzur hakkı veren hükümetimiz bunları yük olarak görmüyor.
Bu ülkenin iğneden ipliğe, tüm üretiminde çalışmış, emek harcamış, alın teri dökmüş ve hatta istenilenin iki katı devletine prim ödeyip devlet bütçesine katkı sağlamış biz EYT’lilere gelince yük oluyoruz, ülkeyi batıranlar oluyoruz.
Buradan bizleri duymayanlara bir kez daha seslenmek istiyoruz: Bu yasa çıktığında 11 milyon çalışan etkilendi. Bugün bunun 6 milyonu emekli oldu. Ne oldu ülke battı mı? 5-6 yıl içerisinde EYT’lilerin büyük kısmı emekli olacak o zaman ülke batacak mı? EYT sorunu maliyet değil toplumsal bir sorundur.
EYT maliyeti ortadadır. Türkiye Cumhuriyeti de büyük bir devlettir. Bu maliyeti karşılayacak geliri de vardır çözümü de vardır. Yeter ki sorunun, mağduriyetin çözülmesi istensin.
Bugün asgari ücret 2 bin 800 TL’dir. Her ay elektriğe, doğalgaza gelen zamlarla bu maaşla geçinmek imkansızken ülkemizde ortalama emekli maaşı 2 bin civarındadır. Bin 500 TL alan da vardır. Yani asgari ücretin de altındadır. Bunun sebebi de 2008 yılında çıkartılan 5510 sayılı yasadır. Kısaca ABO dediğimiz 99 öncesi yüzde 77 olan aylık bağlama oranları bu yasayla yüzde 28 -30’lara kadar düşürülmüştür.
Aldığı emekli maaşı ile açlığa sefalete sürüklenen emekliler bir yerlerden huzur hakkı da alamadıkları için ikinci bir işte çalışmak zorunda bırakılmıştır. Sonra da ‘bu EYT’liler çift dikiş yapacaklar’ diye algı yaratılmaya çalışılmaktadır. Bir emekli aç kalmamak için sizlerin deyimi ile çift dikiş yapıyorsa bu çift dikiş yapanların değil bizleri yönetenlerin suçudur, ayıbıdır.
EYT, asgari ücretin vergi dışı bırakılması, düşük emekli maaşları, ABO, staj ve çırakların tescili gibi ülkenin bir çok sorunu vardır. Bu sorunların tek ve hızlı bir çözümü de vardır. O da sosyal devleti devreye sokmak, halkın, hakkın, emeğin, mağdurun yanında olmak, halkına verdiği sözleri tutmaktır.
Buradan MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’ye seslenmek istiyorum: Sayın Bahçeli seçimlerden önce EYT’lilere sözünüz vardı, ‘EYT’liler davalarında haklılar biz bu sorunu çözeceğiz’ demiştiniz.
Verdiğiniz sözün üstünden 3 yıl geçmesine rağmen EYT ile ilgili hiç bir adım atmadınız, verdiğiniz sözleri de unuttunuz. Sayın Bahçeli şimdi tam zamanı diyoruz. Yaşından dolayı iş bulamayan, yine yaşından dolayı emekli olamayan, pandemiden daha fazla etkilenen, evine ekmek götüremeyen, kirasını ödeyemeyen, çocuğunu okutamayan EYT’liler Cumhur İttifakı olarak sözünüzde durmanızı, EYT sorununu geciktirmeden bir an önce çözmenizi talep ediyoruz.
Sayın cumhurbaşkanım, bizler ne erken emeklilik, ne ayrıcalık, ne lütuf isteyenler, ne de ülkesine yük olmak isteyenleriz. Bizlerin istediği 99’da çıkartılan yasanın, geriye doğru işletilmesi sonucu oluşan mağduriyetin, devleti yönetenler tarafından iade edilmesidir.
İşe başladığımız tarihteki şartlarda emeklilik hakkımızın verilmesidir. Bu taleplerimiz doğrultusunda Türkiye genelindeki EYT derneklerimiz ile birlikte tüm gücümüzle hukuki çerçeve içerisinde daha da kenetlenerek bu mücadelemizden, haklarımızı alıncaya kadar asla vazgeçmeyecek, sonuna, sonuç alıncaya kadar da aynı kararlılıkla aynı azimle mücadelemizde var olacağız, birlikte başaracağız.
EYT dernekleri ve EYT’li kaderdaşlarımızla birlikte muhalefeti iktidar, iktidarı da muhalefet yapacak gücümüzün var olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bizlerin amacı herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi olmak değil, sadece mağduriyetimizin giderilmesidir.
Tabii ki hakkımız verilmezse, bizler de sandıkta bu haklarımızı kullanarak yanımızda olanın yanında olacağımızın bilinmesini de isteriz. EYT-emekli el ele haklarımızı almak için bir olmaya birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












