3 Mart Pazartesi Tatavla(Kurtuluş)’da Baklahorani festivali var.
İstanbul’lu Rumların büyük oruç öncesi eğlendikleri, dansettikleri geleneksel Baklahorani festivali bu yıl da kutlanacak.
İstanbullu Rumlar, Büyük Oruç öncesindeki dört haftalık dönemi ‘Apokries’ olarak adlandırır ve bu dönemde et perhizi için hazırlıklar başlar. Büyük Oruç’un başladığı ‘Temiz Pazartesi’ günü yapılan kutlamalara ise, oruca bakla yemeğiyle başlanmasına atıfla, ‘Baklahorani’ adı verilmiştir. Özellikle Rum nüfusun yoğun olduğu yerlerde kutlanan ve herkesin çeşitli kıyafetlere bürünerek eğlendiği karnaval Tatavla’da (Kurtuluş). Aksaray, Kumkapı, Yeşilköy, Şişli, Pangaltı, Galata ve Pera sokaklarından eğlenerek gelenler Tatavla’da buluşuyor. Gezi direnişi forumlarından da katılımlarla bu yıl daha kalabalık bir kutlama bekleniyor.
İstanbul sokaklarındaki son karnaval 1941’de, çok az kişinin katılımıyla yapıldı. Bu tarihten sonra, açık alanda yapılan pek çok kutlama gibi karnaval eğlencesi de yasaklandı. 2009’da, küçük bir grubun girişimleriyle, gelenek tekrar canlandırıldı.
Ermeni kültüründeki Paregentan’ın gibi Baklahorani karnavalı da pagan dönemden günümüze ulaşan gelenekler arasında. Hıristiyanlıkla birlikte, Büyük Oruç öncesinde kuralların yıkıldığı, halkın gönlünce yiyip içtiği, ilginç kostümler giyip, doyasıya dans ettiği, eğlendiği festivallere dönüşmüşler.
Zengin Hrıstiyanların “büyük” perhiz öncesi dört Pazar üst üste “elit” panayırlar kurmasına karşılık, fakir halk Baklahorani festivaliyle eğlenmeyi gelenekleştirmiş. Bu anlamıyla festival, sıradan halk kitlelerinin dini baskılara karşı bütün kuralları hiçe sayarak kendini özgür saydığı etkinlikler olarak adlandırılabilir.
Bu halk etkinliklerini dini ritüeller olarak görmemek gerekir, zaten değiller. Kürtlerin Newroz’u, Anadolu’nun Hıdrellez’i gibi Baklahorani de Rum, Ermeni, Türk, Kürt ve diğer halkların ortak kültürü sayılmalıdır.
68 yıl yasaklanmış olan bu halk etkinliğinin yeniden canlandırılması önemlidir.
Vişne Ajansı