loading
close
SON DAKİKALAR

Siyah Beyaz Sinemam

Bekir Coşkun
Tarih: 12.02.2012
Kaynak: Bekir Coşkun - Cumhuriyet

Bekir Coşkun; Baba ocağı Urfa’da bu bayram, büyüdüğüm Su Meydanı’ndaki taş sokağa gelince, siyah-beyaz sinemamda o eski filmi makaraya taktım...

Taş sokaktan indik aşağı...
 
O köşeye gelince bir yamalı top kaçtı...
 
Çocuklar bağrışarak peşinden koştular...
 
Birisinin dizi yaralı...
 
*
 
Baba ocağı Urfa’da bu bayram, büyüdüğüm Su Meydanı’ndaki taş sokağa gelince, siyah-beyaz sinemamda o eski filmi makaraya taktım...
 
Yumdum gözlerimi...
 
Perde gözkapaklarım...
 
Babam tuttu elimden, büyük işlemeli ve kemerli kapıların önünden geçtik... Yüksek lahit duvarların, yerdeki arnavuttaşların, sessiz sokakların bile birer büyük özlem olacağını o zamanlar bilmiyordum...
 
Babamın başında o beyaz fötr şapkası vardı...
 
Önümüzden bir yamalı top yuvarlandı...
 
Çocuklar bağırarak koştular...
 
Birisinin dizi yaralı...
 
*
 
Burası doğduğum ev, dar sokakta bir kara kapı...
 
Karanlık sokak, semtin adı: Kara Meydanı...
 
Ebemin adı bile:
 
Kara Emine...
 
*
 
Şurası fırındı...
 
Siyah-beyaz sinemamda kimi yerler çizik çizik, kimi yerler kopuk kopuk...
 
Filmin kimi yerleri çoktan yandı...
 
O zamanlar kırıştırmaları, cilveleri, gül yapraklı mektupları, aşkları, sevdaları, sevişmeleri bilmiyordum...
 
Bir örüklü kız vardı...
 
Sadece bakışırdık, utana utana...
 
Sonra ben bu yana, o öte yana kaçardı...
 
*
 
İlk kez ceket giydiğim, ilk kez cebimde tarak taşıdığım, ilk kez sarhoş olduğum, ilk kez taşlarla konuştuğum ve ilk kez duvara yumruk vurduğum...
 
O köşebaşı burası...
 
O zamanlar taşın değil, elin acıdığını bilmiyordum...
 
*
 
Taş sokaktan indik aşağı...
 
Elini tuttum babamın...
 
O zamanlar, yol boyu bekleyen acıları, hüznün tadını, kahırların varlığını, yalnızlıkların arkadaşlığını, sessiz ağlayışları bilmiyordum...
 
Farkında değildim; yaşam bir tuzağın adı...
 
*
 
Bir top yuvarlanıp kaçtı...
 
Çocuklar peşinden koştular...
 
Birisinin dizi yaralı...

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları