loading
close
SON DAKİKALAR

CHP’de genel başkan değişti ama Erdoğan yine aynı havada

Can Ataklı
Tarih: 07.11.2023
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; CHP listelerini Kandil Dağı’ndaki teröristlerin yaptığını söyledi Erdoğan bununla da yetinmeyip sahte video yayınlanmasına bile sesini çıkarmadı hatta destek oldu.

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Yeni CHP yönetimi, seçimde oy kullanan yabancı sayısını sormalı

14 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerle ve ardından 28 Mayıs’taki cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminden bu yana hala cevap alamadığımız bir soru var:

“Son seçimlerde Türk vatandaşlığı verilmiş kaç yabancı oy kullandı?”

Bu konuda kesin bir rakam yok.

Seçimden önce CHP’nin YSK temsilcisinin verdiği bir bilgiyi kullanmıştı bazı CHP yöneticileri.

Buna göre 300 bin civarında Türk vatandaşı olmuş yabancı uyruklunun seçmen olduğu belirtilmişti.

Ancak yine seçimden çok önce, seçmen sayılarındaki anormallik de dile getirilmişti.

İstatistik konusunda uzman kişiler 2018 genel ve 2019 yerel seçimlerine katılan seçmen listelerini incelediklerinde 3 milyona yakın bir fark olduğunu gözler önüne sermişti.

Ancak nasıl olduysa oldu, bu anormallik bir türlü mantıklı bir cevap bulamadı.

Sonuçta seçime gözle görünür sayıdaki bir seçmen artışıyla yapıldı.

Seçim gününden bu yana en azından kendi hesabıma onlarca kez sordum bu soruyu ve muhalefeti uyarmaya çalıştım.

Hatta dedim ki “Kaç yabancı oy kullandı diye sormayın, 2010 yılından bu yana kaç yabancının vatandaş olduğunu sorun, Göç İdaresi Başkanlığı buna cevap vermek zorunda.”

Ne yazık ki başta CHP olmak üzere tüm muhalefet partileri nedense bu konunun üzerinde hiç durmadı.

CHP’den sadece Niğde Milletvekili Ömer Faruk Gürer bir soru önergesi verdi, ama hala cevap alamadı.

Bir de bazı yurttaşlar “bilgi edinme kanunundan” yararlanarak bu soruyu sordular ama onlardan da cevap alan yok.

Bana göre iktidar bu soruya cevap veremiyor.

İşte bu cevap verememe durumu derin kuşku yaratıyor.

Oysa cevap çok basit.

Göç İdaresi Başkanlığı sadece bir düğmeye basacak ve halen kaç yabancı uyruklu kişinin vatandaş olduğunu görecek.

Peki neden açıklayamıyorlar?

Bana göre bu sayı çok yüksek.

Belki birkaç milyonu bile buluyor.

Eğer seçimde milyonu aşan sayıda yeni vatandaş oy kullandıysa ve bu gerçek ortaya çıkarsa seçim iptali zorunluluğu doğar.

Çünkü; yabancı seçmen sayısını sadece AKP biliyor.

Muhalefet ise bu sayıdan habersiz.

Seçim kampanyası sırasında muhalefet partileri Türkiye’deki yabancıların gitmesini istiyordu.

Erdoğan ise bu yabancılara sahip çıkıyordu.

Şimdi düşünün, yabancısınız, Türk vatandaşı olmuş ve oy kullanma hakkına da kavuşmuşsunuz, sizi göndermek isteyenlere mi yoksa kalmanızı isteyenlere mi oy verirsiniz?

Yabancı seçmen sayısının gizlenmesi seçimde olağanüstü büyük bir haksız rekabete neden olmuştur.

Bu da seçim iptalini gerektirir.

CHP’nin yeni yönetimi artık ataleti üstünden atmalı ve gerçek yabancı seçmen sayısının mutlaka açıklanmasını sağlamalıdır.

Muhtemelen “madara olma” korkusu yaşıyorlar.

Merak etmesinler madara olmazlar.

YENİ ÖĞRENDİM

Uzmanından CHP’ye öneriler

Türkiye’nin en ciddi araştırma kuruluşlarından biri olan Polimetre’nin yöneticisi Günal Ölçer’in CHP kurultayı ile ilgili yazdığı bir mesaj geldi.

Ölçer yine istatistiki rakamlara dayanarak bazı uyarılarda bulunmuş.

Mesajın bir bölümünü sizle de paylaşmak istedim.

Günal Ölçer “Kurultay’da dikkat edilmesi gereken bazı başlıklar” diye başlamış mesajına ve şöyle devam etmiş:

- “2018 milletvekili seçiminde AKP’ye oy veren, her 100 seçmenden 17’si 2023 seçiminde AKP’ye oy vermedi.” Seçmen Sayısı 4.3 milyon artarken AKP oyu 2 milyon, MHP oyu 160 bin azaldı, CHP Oyu 2.3 milyon arttı.

- Buna rağmen seçimin kaybedilmesinin nedenleri neden araştırılmıyor?

- Neden bu durumun analizi yapılmıyor?

- Genel Başkan seçimin hemen ertesinde, “Sandıklarda pek bir şey olmadı ama seçmen listelerine pek hakim değildik” dedi. Akabinde, 8-Ağustos-2023 günü yapılan Grup Toplantısı’nda da “alavere dalavere seçimi kazandılar” dedi.

- Sandıklarda bir şey olmadı mı, yoksa seçimi alavere dalavere ile mi kazandılar? Hangisi doğru? Genel Başkan’ın sözlerindeki bu tutarsızlık nasıl açıklanabilir?

- Genel Başkan’ın sandık güvenliğini emanet ettiği 3 genel başkan yardımcısının “sandık listelerine hakim olamayarak” ve “alavere dalavere yapılmasını engellemeyerek” görevlerini yapamadıkları anlaşılıyor. Üstelik bu genel başkan yardımcılarından kıdemli olanı, seçimden aylar önce TV’lerde ve katıldığı çalıştaylarda “sandık güvenliğinin yüzde 101 tamam olduğunu” söyleyip duruyordu. Bu genel başkan yardımcısının yüzü kızardı mı?

- Seçim Güvenliğinden Sorumlu Genel Başkan yardımcılarından biri de 2 seçim arasında görevden alındı.

- Cumhuriyet tarihinin belki de en önemli 2 haftası içinde (14-28 Mayıs tarihleri arasında) Seçim Güvenliğinden ve Bilişimden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı neden görevden alınır?

- Bu Genel Başkan Yardımcısı, yarısı yurtiçinde yaşayan 2 buçuk milyondan fazla Yurt Dışı Doğumlu Seçmen Sayısı’nı sadece 318 bin olarak açıkladığı için mi görevden alındı?

- Yoksa “Ortada bir bilgi sızdırma mı var?” ya da “Başka bir ihanet mi söz konusu?”

DİKKATİMİ ÇEKEN ŞEYLER

CHP’de genel başkan değişti ama Erdoğan yine aynı havada

Genel seçim öncesi Erdoğan muhalefeti sadece Kılıçdaroğlu üzerinden hedef almıştı.

Temel söylem CHP’nin dolayısıyla Millet İttifakı’nın teröristlerden destek aldığı yönündeydi.

CHP listelerini Kandil Dağı’ndaki teröristlerin yaptığını söyledi Erdoğan bununla da yetinmeyip sahte video yayınlanmasına bile sesini çıkarmadı hatta destek oldu.

Bu söylem ne tuhaftır kamuoyunda karşılık buldu ve toplumun bir kesimi “teröristlere destek olduğu gerekçesiyle” CHP’ye ve Millet İttifakı’na oy vermekten kaçındı.

Erdoğan yıllarca Kılıçdaroğlu’ndan “Bay Kemal” diye söz etti ve hep aşağılamaya çalıştı.

Şimdi CHP’de yönetim değişti.

Ama Erdoğan aynı yerde duruyor.

“Aralarında fark yok, ikisi de aynı” dedi kurultay sonucunu öğrendikten sonra.

“Terörle iş birliği” söylemi ise aynen sürüyor.

Saray yazarları hiç utanmadan Özgür Özel’e Kandil’in destek olduğunu bile yazdılar dün.

Belli ki yerel seçimlerin ana saldırı teması yine “CHP teröristlerin hizmetinde” yalanı ile yürütülecek.

Bİ SORALIM BAKALIM

El değiştiren KRT’nin durumu ne olacak?

CHP kurultayından hemen önce yapılan bir satış anlaşması medyanın dışında çok fazla ilgi çekmemişti.

Yıllardır muhalif yayın yapan KRT bir anda el değiştirmişti.

Adı geçmese de Tuncay Özkan’ın sahibi olduğu söylenen KRT’yi yine adı geçmese de Mustafa Sarıgül’ün aldığı ileri sürülmüştü.

Sonuçta KRT’nin el değiştirdiği kesin, Mustafa Sarıgül ya da oğlu Emir Sarıgül’ün kontrolüne geçtiği de kesin aslında, sadece isimleri görünmüyor.

Çok belli ki Sarıgül, kurultaydan Kılıçdaroğlu’nun galip çıkacağını düşünerek aldı bu televizyonu.

Ama beklenti gerçekleşmedi.

Söylentilere göre Kılıçdaroğlu medya organları ile iş birliği yaparak para vermek istemiyordu.

Sadece KRT’ye belirli bir destek sağlanacak diğerlerine ise kesilecekti.

Kılıçdaroğlu kaybetti.

KRT’nin yeni yönetimi de kaybetmiş oldu galiba.

Bakalım Sarıgül önümüzdeki günlerde KRT’de ne yapacak?

KOMİK

Su içsem yarıyor

Hep siyaset, hep ağır konular var bugün sayfada yine.

O halde biraz da gülelim, rahatlayalım.

Birkaç gündür önünde duruyor bu sosyal medya CAPS’i.

Bir anlamı yok elbette ama komik.

ŞAŞIRDIM

Hizb ut-Tahrir, Ankara’da eylem yapabiliyor

ABD Dışişleri Bakanı Blinken, nihayet Ankara’ya da geldi.

ABD’li bakanın gelmesinden önce ABD Büyükelçiliği önünde protesto gösterileri yapılması için çağrılarda bulunuldu.

Ayrıca Blinken’in havaalanından geldiği yol üzerindeki bir köprüye Kassam Tugayları’nın bir posteri asıldı.

Bunlar olağan şeyler elbette, Türkiye’den de protesto sesleri çıkacaktır.

Ancak bu protestoları düzenleyenlerin radikal dinci Hizb ut-Tahrir ile ilişkileri olduğu ileri sürülüyor.

Koskoca Türkiye’de bu kadar öfkeli insan varken ABD protestosunun böyle bir örgüte bırakılması, açıkça faaliyet yapmasına izin verilmesi olacak iş değildir.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları