loading
close
SON DAKİKALAR

Kim ulan bu herif?

Can Ataklı
Tarih: 19.09.2023
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; “Türk vatandaşlığı çok ucuz” diyen Rumaih, Atatürk’e dil uzatmış ki neler yazmış neler, bu şerefsizin sözlerini burada tekrarlamak istemem.

ANALİZ

Hayatımız susmakla geçiyor

Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz’ün yeni bir yazısı geçti elime.

Öz, geçmişten bugüne AKP iktidarı tarafından yapılan yanlışları sıralamış ve hepsine nasıl sustuğumuzu, içimize attığımızı, hiçbir şey yapamadığımızı çok güzel anlatmış.

Hepsi yaşadığımız olaylar ve hepsi de yine sustuğumuz olaylar.

Susuyoruz ve unutuyoruz.

İşte unutmamak, en azından bir köşeye koyup ara sıra bakmak için sizle de paylaşmak istedim;

Irak’ta askerimizin başına çuval geçirildi, sustuk.

Akdeniz’de” uçağımız düşürüldü sustuk, üstü kapatıldı yine sustuk.

Karakollarımız basıldı, sustuk.

Diyarbakır’da Emniyet Müdürümüz şehit edildi, sustuk.

Şehit tabutları bayrağa sarılmasın dediler sustuk, infial yaratır diye cenazelere tören yasağı geldi yine sustuk.

Doğu ve Güneydoğu illerinde, “Bu topraklar bizim” deyip şanlı bayrağımızı indirdiler, sustuk.

Dağlarda hain paçavraları dalgalanmaya başladı yine sustuk.

PKK topraklarımızda asker ve polis teşkilatları kurdu, sustuk.

Bebek katiline sayın diyenler; resmi izinlerle defalarca İmralı’ya gönderildi sustuk, içeriden hükümeti yönlendirdi yine sustuk.

Teröristleri sınırda devlet töreniyle karşıladılar, sustuk.

Barzani ve Şivan Perwer’le birlikte ölen teröristlere ağıtlar yakıp taviz sözleri verdiler yine sustuk.

Devlet FETÖ’ye peşkeş çekildi, sustuk.

Yargıyı, TSK’yı ve Polis Teşkilatı’nı ele geçirdi, sustuk.

Askeriyenin gizli odalarına girilmesine, devlet sırlarının düşmana sızdırılmasına, askerlerimize pusu kurulmasına, sahte delillerle yüzlerce masumun tutuklanmasına göz yumuldu yine sustuk.

Ayakkabı kutuları içinde milyonlarca dolar rüşvetle ve para sayma makinalarıyla yakalandılar sustuk.

“Beraber yürüdük biz yollarda” dedikleri ve TSK’ya sızmasına göz yumdukları teröristler 15 Temmuz’da ülkeyi ele geçirmek için darbe girişimi yaptılar sustuk.

Bu yüzden 240 vatandaşımız hayatını kaybetti sustuk.

Panik ve şaşkınlık içinde “Ne istediler de vermedik?” deyip suçlarını itiraf ettiler yine sustuk.

Ege’de 19 adamız hala Yunan işgali altında ve üstüne üstlük bu adalarda ABD üs kurdu ne hükümetten bir açıklama geldi ne de TSK’dan, sineye çekip sustuk.

Kıbrıs müzakereleri son aşamaya geldi, savaşla, şehit kanıyla aldığımız topraklar masa başında müzakere ediliyor susuyoruz. 

Yetmedi Yunan savaş gemileri Ege’de gövde gösterisi yapıyor yine susuyoruz.

Musul ve Kerkük’ü Barzani’ye, Süleyman Şah Türbesi’ni YPG’ye verdiler; öz kardeşimiz olan Suriye Bayır Bucak Türkmenleri ve Kuzey Irak Türkmenleri ağlayıp yardım çığlıkları atarken, Arap’ı kardeş ilan edip Katar’a asker gönderdiler yine sustuk.

Rusya ve Suriye Silahlı Kuvvetleri, İdlib’de 34 Türk askerini şehit etti iktidar sineye çekip hesap sormadı sustuk.

Yetmedi Putin’in ayağına gidildi, Cumhurbaşkanı kapıda üstelikte ayakta 2 dakika bekletip küçük düşürüldü, ülkenin onuru yerle yeksan edildi yine sustuk.

Tank Palet Fabrikası, Katar’a ikram edildi, sustuk.

Atatürk Havaalanı kapatıldı ve korona bahanesiyle tahrip edildi, sustuk.

Taşınan havaalanına Atatürk adı verilmedi yine sustuk.

Cumhuriyetin tüm kazanımları haraç mezat satıldı, sustuk.

Hazinenin içi boşaltıldı, boşaltılmakta kalmadı 128 milyar dolar kayıp ve 60 milyar dolar eksi bakiyeye düştü, sustuk.

Kızılay’a kayyum atandı ve aile şirketine döndü, sustuk.

Döviz ve enflasyon tarihinin rekorunu kırdı, zamlar yaşamı kabusa çevirdi, sustuk.

İşçi, köylü, memur, esnaf, sanayici kan ağlıyor; derin ekonomik kriz neticesinde icra ve iflas daireleri dosyalara yetişemiyor, büyük şirketler bir bir batıyor, iflasların ardı arkası kesilmiyor, onur intiharları ve boşanma davaları had safhada; susmaya devam ediyoruz.

İnsan hakkı ve hukuk ihlalleri, kadına şiddet ve cinayetler, çocuk gelinler, çocuk istismarları ve cehalet almış başını gidiyor biz hala susuyoruz.

Sözde Diyanet İşleri Başkanı, Ata’ya lanet okudu sustuk, Ayasofya bahane edilerek Cumhuriyet düzenine karşı tarihin en büyük kalkışması yapıldı, suskunluğumuzu bozmadık.

Sanayici ve iş adamları ellerindekini de kaybetmemek üzere varlıklarını kaçırıyorlar, önlenemez bir beyin göçü var susuyoruz,

İktidar tüm bu olanlar karşısında kendinde kusur aramak yerine çaresizlik içinde yurtdışına göçen doktorlar için pervasızca “giderlerse gitsinler yerine yenilerini yetiştiririz” diye açıklama yapıyor yine susuyoruz.

FETÖ’ye yardım etti, Kaşıkçı cinayetini işletti, “Bunlar teröre destek veren alçaklardır, katillerdir” dedikleri Suudi Arabistan Kralı’nı menfaatleri için ağırladılar, Kaşıkçı dosyasını iade ederek şerh koyan hakimi görevinden ettiler, Türk adaletine olan güveni ve ülkemizin onurunu yerle yeksan ettiler sustuk.

Sözün özü:

Yapılan onca ihanete, irtikaba, haksızlığa, kayırmaya ve antidemokratik uygulamalara rağmen bir de utanmadan, sıkılmadan aklımızla dalga geçercesine edepsizce ve sırıtarak konuşmaya devam ediyorlar bizler sinmiş ve susmakta ısrar ediyoruz.

★★★

Evet sevgili Türkiye’m,

Her şey riya, her şey yalan dolan.

Felaketimizle yüzleşmemiz lazım her an.

Yoksa bulamayacağız kurtaracak bir Vatan..!!

Haydi artık sessiz kalma!

Çözüm: Atatürk Milliyetçiliğini esas almış, ideolojik ayrım yapmayan yüzde 100 yerli ve milli bir siyasettir.

KAFAMI BOZAN ŞEYLER

Kim ulan bu herif?

Başlık için çok özür dilerim.

Ama haberi okuyunca insanın başka türlü tepki veresi gelmiyor.

Abdulaziz Duwaihi bin Rumaih adlı bu herif, Katar’lıymış.

Erdoğan’ın açtığı “Bastır 400 bin Doları Türk vatandaşı ol” kampanyasından yararlanıp vatandaşımız olmuş.

Bu herif kendi fotoğrafı ve aldığı Türk pasaportu ile poz vererek sosyal medyada mesajlar paylaşıyor.

“Türk vatandaşlığı çok ucuz” diyen Rumaih, Atatürk’e dil uzatmış ki neler yazmış neler, bu şerefsizin sözlerini burada tekrarlamak istemem.

Katarlı bu herif hepsinin üstüne bir de “Herhangi bir Arap’ın bu ülkede cumhurbaşkanı olmasını ve Atatürk’ün heykellerini yıkmasını isterim” de demiş.

Yahu bu tipleri nasıl vatandaş yapıyorlar, 400 bin dolar için değer mi?

İlk fırsatta bu herif vatandaşlıktan atıldığı gibi sınır dışı edilmeli ve ömür boyu ülkemize girmesi yasaklanmalı.

HOŞUMA GİDEN ŞEYLER

Özlenen şey “Vuslat” mı yoksa “Rant” mı?

Yerel seçimler yaklaşırken AKP İstanbul İl Başkanlığı sitesinde bir dörtlük yayınlanmış

Aynen şöyle;

Vuslatın kokusu

Sardı dört yanı

Ne çok özlemişiz seni İstanbul

Gönüllere köprü kurma zamanı

Sevdanla tutuşup yandık İstanbul

Bir kaptan arkadaşım “Bu dörtlük gerçek değil” dedikten sonra buna karşı dörtlüğünü yazmış;

Rantın kokusu sardı dört yanı

Ne çok özlemişiz seni İstanbul

Gönüllere köprü yap işlet devret

Geçiş ücretlerine yol ver İstanbul.

ÖNERİ

Hızlı tren Yunus Emre Türbesi’nde de durmalı

Anadolu’nun bağrından çıkan en önemli halk ozanlarından biri olan Yunus Emre, Şeyh Ahmet Yesevi’nin varisi, insanlığın inancın ve hakikat yolunun ışığı olarak da bilinir.

Yunus Emre’nin türbesi, Eskişehir’e 119 kilometre uzaklıkta.

1982’de yeniden inşa edilen ve kültür evine dönüştürülen türbe her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret ediliyor.

Türbenin hemen yanından İstanbul-Ankara hızlı tren hattı geçiyor.

Ancak Hızlı Tren Yunus Emre istasyonunda 5 dakikalığına dursa Yunus Emre’yi ziyaret etmek isteyenlerin sayısında çok büyük artış olabilir.

Bu nereden aklıma geldi?

Yunus Emre tutkunlarının bir talebi bu.

Sadece hızlı trenin bu durukta durması bile çevre ekonomisine çok ciddi katkı yaratacaktır.

ŞAKA GİBİ

Aferin size suçluyu yakalamışsınız da…!

Geçenlerde “densizin” biri sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaştı.

Bu densiz namaz sonrası bir camide içki tezgahı kurmuş, sonra da çektiği fotoğrafı paylaşıp “Haydi bulun bakalım bunu nerede çektim” diye yazmış.

Sonra yakalandı bu adam.

Yakalanacak elbette, bu çağda sosyal medya paylaşımı yapan birini bulmak zor değil ki.

Ancak İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama bana şaka gibi geldi.

Aynen şu açıklamayı yaptılar;

“Sosyal medyada camide alkol kullandığını gösterir fotoğraf paylaşan ve ‘3200 cami içinde hangi cami olduğunu bulabilirlerse…’ diye yazan S.Y.Ö. adlı şahıs İstanbul’da emniyet mensuplarımızca yakalanmıştır. Kahraman Türk polisi her suçluyu bulup yakaladığı gibi bu şahsı da bulup yakalamıştır, adalete teslim etmiştir. Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin.”

Bravo, çok güzel de yahu bunun kahramanlıkla falan ne ilgisi var?

Belli ki sadece bir yere yaranmak amaçlı bir açıklama bu.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları