loading
close
SON DAKİKALAR

Üsküdar’a 80 bin yeni seçmen taşınmış

Can Ataklı
Tarih: 20.03.2024
Köşe: Günlük Yazılar
Kaynak: Can Ataklı - Korkusuz

Can Ataklı; Dedi ki “Az önce AKP’nin Üsküdar ilçe yönetiminden biriyle konuştum. Üsküdar’da kaybedeceklerini söyledim. Ama bana cevaben ne dedi biliyor musun?”

ŞAŞIRDIM

Erdoğan’ın da adını kullanarak milyonlarca dolar dolandırmış

Bulut Bağcı, 2016’da İstanbul’da yapılan World Tourism Forum’da bir konuşma yapmış. İşte bu toplantıda Erdoğan’ın yanına oturarak çektirdiği fotoğrafı sonraki yıllarda hep “Erdoğan’a çok yakın biriyim” diyerek kullanmış.

Haberi Patronlar Dünyası isimli internet sitesinde okudum.

Haberi Toygun Atilla hazırlamış.

İnanılmaz bir yolsuzluk ve dolandırıcılık olayı.

Her gün sayısız dolandırıcılık haberi alıyoruz, millet birbirini dolandırıyor, çok da şaşılacak bir durum değil çünkü iklim buna çok müsait.

Ancak bu olayda çok şaşırtıcı olan dolandırıcılığı yaptığı ileri sürülen kişinin AKP ile çok iyi ilişkilerinin olması ve daha önemlisi yaptığı kirli işte bizzat AKP Genel Başkanı Erdoğan’ı da kullanması.

Öyle anlaşılıyor ki, bu genç adam AKP içindeki parasal ilişkiler ağını çok iyi çözmüş ve yakın çevresini Erdoğan’a yakın kişilerden oluşturmuş.

Bunlardan aldığı bilgilerle de işini yürütmeyi başarmış.

Merakım, Erdoğan’a çok yakın olan ve farkında olarak/olmayarak bu kişiye yardım edenler kimler ve bundan kendilerine ne kadar menfaat sağladıkları.

Bir diğer konu da şu; şikayet savcıların elinde ancak içindeki bilgiler saraya çok yakın bazı kişileri de kapsadığı için soruşturmanın sağlıklı yürüyüp yürümeyeceği, bakalım göreceğiz.

Haberi okuduktan sonra konu ile ilgili savcılığa şikâyet dilekçesi veren ve suç duyurusunda bulunan avukat Dr. Ahmet Keşli ile konuştum.

Toygun Atilla’nın konu ile ilgili ayrıntılı haberini diğer yazıda okuyacaksınız.

Ahmet Keşli’nin verdiği bazı bilgileri ise buraya alıyorum.

Şikâyete konu olan Bülent Bağcı, AKP ile içerden çok sıkı ilişkiler kurmuş.

Akıl almaz yöntemleri yaratmış bu ilişkileri sayesinde.

Örneğin bu kişi devletin güvenliği açısından “çok gizli” statüsünde olan “Cumhurbaşkanının saatlik programlarını” önceden öğreniyormuş her nasılsa.

Erdoğan’ın günlük programı medyaya açıklanır ama saatlik programı büyük bir gizlilik içinde kalır.

İşte Erdoğan’ın saatlik programını bilen bu kişi, yurt içinde ya da yurt dışında Erdoğan’dan önce gizli programda belirtilen yerlere gidip ilgililerle temas kurmuş her seferinde.

Böylelikle güven kazanıp sonra da yapacağı “sahte” projeleri anlatarak ciddi miktarlarda para toplamış.

Örneğin Çad hükümetini dolandırmış.

Aynı şekilde Angola’ya Erdoğan’dan önce gidip kurduğu temaslar sayesinde çok yüklü miktarda bir parayı kaptıktan sonra adeta buharlaşmış.

Avukat Ahmet Keşli, “Aslında bu ikinci Dilan Polat olayıdır” dedikten sonra şunu söyledi;

“Şikayetçi olduğumuz Bülent Bağcı tıpkı Dilan Polat ve kocası gibi çok lüks teknelerde ve özel uçak kapılarında fotoğraflar çektirerek ilişki kurduğu kişileri etkilemeye çalışıyor ve genellikle başarılı oluyor. AKP içindeki bağlantıları sayesinde Erdoğan’la bir fotoğraf çektirmeyi başarmış, bu fotoğrafı her işinde kullanıyor. Hatta bir keresinde Erdoğan’ın sesini taklit etmiş, bunu montajlayarak ilişki kurduğu kişilere Erdoğan’la rahat biçimde telefon görüşmeleri yapabildiğini söylemiş.”

Dolandırıcılık iddiasının diğer ayrıntılarını yazmak yerine, konuyu çok iyi toparlamış olan Toygun Atilla’nın haberini okumanızı tavsiye ediyorum.

BUNU YAZMAK GEREK

38 yaşında ama maşallahı var

Bulut Bağcı ilişki kuracağı kişileri etkilemek için çok lüks bir hayat sürdüğünü gösteren fotoğraflar

çektirmiş. Özel uçakta, teknede, çok lüks araçların yanındaçektirdiği fotoğraflardaki araçların hiçbiri aslında

kendine ait değilmiş.

Henüz 38 yaşında...

Çorumlu...

Boğaziçi Üniversitesi Turizm İşletmeciliği mezunu. 

2009’da Genç Turizmciler Derneği Başkanı olması ile birlikte görünür oldu. 

Girişimci, atılımcı ve ağzı iyi laf yapan, zeki birisi olarak tanınıyordu. 

Gerçekten de 2015’te henüz 30 yaşındayken World Tourism Forum’un Başkanı oldu. 

Ülkelerin başkanları, bakanları, bürokratları ile ilişki içindeydi. 

Turizmin Davos’u olarak bilinen World Tourism Forum 2016’da İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapıldığında 7 bin kişiye seslendi. 

Bulut Bağcı’nın TourismX isimli coin projesinin temelinde, toplanan paralarla uluslararası turizm projelerine yatırım yapılması ve müşterilerin bu kripto parayla otel ve uçak gibi seyahat elementlerini satın alabilmesi yatıyordu. 

Vaatlere göre Bağcı, coinleri satmayacak, otellerden gelen gelirlerle de yeni alımlar yapılacaktı.

Bu vaatlerle milyonlarca dolar topladı. 

Bulut Bağcı’nın TourismX Projesi aracılığıyla bir de Çad projesi vardı. 

Ancak orada da bir dolandırıcılık olayı patladı. 

N’Djamena’daki Toumaï Palace  isimli oteli kiralamak ve tesise 8,2 milyon dolar yatırım yapmak üzere Çad Kültür, Tarihî Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı ile sözleşme imzaladı. Ancak sözleşmenin koşullarını yerine getirmedi. Bulut Bağcı, Çad hükümetinden 150’şer milyon Çad Frangı  (500 bin dolar) almıştı. Çad hükümeti resmi yazı yazarak bu parayı Bulut Bağcı’dan istedi. 

Aslında hem Çad hükümetinin hem de Bulut Bağcı’nın tokenlerine bel bağlayanları ortaya koyduğu imaj ve kendisini tanıtma şekli ile kandırıyordu. 

O da siyasi nüfuz sahibi olduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olduğu imajıydı. 

Aslında bunların hepsi bir illüzyondu.

Sosyal medya hesaplarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve siyasetçilerle ile fotoğraflarını paylaşarak kendi hakkındaki algıyı güçlendirmişti.

Hatta, token işini yapmasını kendisinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istediği yalanını söylüyordu. 

Bu iddiaları nereden mi biliyoruz. 

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına giderek Bulut Bağcı hakkında şikayetçi olan ve  TourismX coin mağduru olduğunu öne süren 13 kişinin şikâyet dilekçesi ve suç duyurusundan.

Toygun ATİLLA

MERAK ETTİĞİM ŞEYLER

Trabzon valisi ve emniyet müdürü yerlerinde kalacak mı?

Olaylı biten Trabzonspor Fenerbahçe maçından sonra gözler ister istemez bu ilin valisi ve emniyet müdürüne çevrildi.

Çok açık bir gerçek ki bu iki yönetici de olaylar adeta “geliyorum” dediği halde kıllarını bile kıpırdatmadı.

Daha maçın başında sahaya atılan yabancı cisimler konusunda hiçbir önlem alınmadı. Özellikle ikinci yarıda yaşananlara rağmen güvenlik güçlerine takviye yapılmadı.

Türkiye’de eşine rastlanmamış biçimde seyircinin elini kolunu sallayarak sahaya girmesi önlenemedi.

Peki bunun sorumlusu kim?

Öncelikle vali ve emniyet müdürü değil mi?

10 yaşındaki çocuğun bile “önlem alınmalı” diyeceği bir olayda hareketsiz kalmak bir basiretsizlik, bir sorumsuzluk değil midir?

İçişleri bakanı çok sayıda kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Peki bu kişiler gözaltına alınıp belki de tutuklanırken önlem alması gereken kişiler öylece yerlerinde mi kalacak?

KOMİK

Gazze’ye ağıt bahane iftarda cola şahane

İktidar ve yandaşları Filistin’deki zulme güya ağıt yakıyorlar.

Bu uğurda saçma sapan boykotlar bile yapılıyor.

Sahibi körfez ülkelerinden bir vatandaşa ait olan Starbucks’a saldırılar oluyor, Cola şişeleri yerlere dökülüyor, İsrail’in olduğu zannedilen bazı ürünlere boykot uygulanması isteniyor.

Başta Erdoğan olmak üzere iktidar yetkilileri ve kimi adaylar İsrail’e lanet üzerinden prim yapmaya çalışıyor.

Oysa aynı sırada İsrail’in gıda ihtiyacını sağlamak için tepeleme dolu gemiler yola çıkıyor.

İsrail’in inşaat yapabilmesi için çimento ve demir çelik gönderiliyor.

Nitelikli çelik ithalatıyla İsrail’in silah sanayi güçlendiriliyor.

Ama olsun, halk bunları görmüyor bilmiyor, gördüğü ve bildiği İsrail’e hemen her gün ağır eleştiriler yöneltilmesi.

Yazıdaki fotoğraf Antalya AKP il teşkilatının verdiği iftar yemeğinden çekildi.

Masalardaki şişelere dikkat edin, Cola servisi de yapılıyor.

Eee nerede kaldı sizin boykotunuz.

Demek ki ağıt bahane iftarda Cola şahaneymiş.

DEDİKODU

Üsküdar’a 80 bin yeni seçmen taşınmış

Çok güvendiğim bir isim aradı dün telefonla.

Tam da hakkımda açılan bir davanın duruşmasından çıkmıştım, “Çok önemli bir bilgi vereceğim ara beni” dedi.

Adliyeden çıkınca aradım.

Dedi ki “Az önce AKP’nin Üsküdar ilçe yönetiminden biriyle konuştum. Üsküdar’da kaybedeceklerini söyledim. Ama bana cevaben ne dedi biliyor musun?”

Merakla sordum “Ne dedi?” diye.

“Üsküdar’a tam 80 bin seçmen kaydı yaptırmışlar bu nedenle seçime çok rahat giriyorlarmış.”

Üsküdar yıllardır AKP’de olan bir ilçe. Ama yaygın inanışa göre bu kez CHP’nin kazanacağı yönünde.

Oysa Erdoğan Üsküdar ilçesinde oturuyor, yani en azından bu ilçede kaybetmeye tahammülü yok.

Güvendiğim kişi “Durum böyle olunca garantiye almak için böyle bir yol bulmuşlar, buraya kaydırılan seçmenler sayesinde Erdoğan’a da mahcup olmayacaklarmış.”

Ben de Üsküdar ilçesinde oturuyorum, aslında hava tamamen AKP’nin aleyhine, bu nedenle inanmak zor.

Ama söz konusu AKP olunca insanın aklına bin türlü şey de gelmiyor değil.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları