loading
close
SON DAKİKALAR

Rant yoksa hastane de yok mu?

Çiğdem Toker
Tarih: 13.02.2026
Kaynak: Çiğdem Toker - T24

Çiğdem Toker: Hastanenin bir deprem izolatörüne sahip olması için, her yerinden rant fışkıran KÖİ modelli bir hastane mi olması gerekiyordu?

İskenderun Devlet Hastanesi için depreme dayanıklılık raporu, 6 Şubat depreminden tam 12 sene önce hazırlanmıştı. Hastanenin depreme dayanıksız olduğu, yıllardır resmi makamlarca biliniyordu ve rapor bizzat hastanenin internet sitesinde bulunuyordu. Hastanenin yenilenmesi için hizmet alımı ihalesi meğer sonuçlanmış. Ve bu ihaleden iki sene sonra, yıkılıp yenilenmesi gereken o hastane yıkılıp yenilenmediği için depremde yıkılıyor ve 125 vatandaş yaşamını yitiriyor. Hastanenin bir deprem izolatörüne sahip olması için, her yerinden rant fışkıran KÖİ modelli bir hastane mi olması gerekiyordu?

iskenderun devlet hastanesi

İskenderun Devlet Hastanesi

Şubat 2023 depremlerinde, kaybın çok ağır olduğu kamu binalarından biri, 125 kişinin yaşamını yitirdiği İskenderun Devlet Hastanesi’ydi.

Daha geçen hafta, 4 Şubat 2026 tarihinde, yani depremden tam üç yıl sonra İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sağlık Bakanlığı’na “Re’sen soruşturma başlattınız mı?” diye yazı gönderdiğini, dün ANKA Ajansı’nın haberiyle öğrendik.

* * *

Büyük depremden kısa bir süre sonra yazdığım yazıda İskenderun Devlet Hastanesi’nin depreme dayanıksız olduğunun, yıllardır resmi makamlarca bilindiğini, ilgili raporun bizzat hastanenin internet sitesinde (o zaman duruyordu) yer aldığını ve hastanenin yenilenmesi için hizmet alımı ihalesi açıldığını yazmıştım.

* * *

Hizmet alımı ihalesi sonrasında ne olduğuna dair bir bilgi bulunmadığını aktardığım o yazının üzerinden de tam üç yıl geçti.

Sağlık Bakanlığı’nın 20 Kasım 2020 tarihinde yaptığı o ihale, meğer sonuçlanmış.

EKAP kayıtları (7 Ocak 2021 tarihli sonuç ilanı) bu hizmet alım ihalesinin, 871 bin 666 TL teklif veren Mizan Yapı Mühendislik şirketinde kaldığını gösteriyor. Dahası, şirketin internet sitesinde de “İskenderun 600 Yataklı Hastane Statik İzolatörlü Analiz Modeli” diye de teknik çizimiyle birlikte yer alıyor.

Hizmet alınmış, ya sonra?

Dolayısıyla, Sağlık Bakanlığı bütçe kaynaklarıyla (2021’in ABD doları kuruyla 117,8 bin $) bu ihaleyi yaptıktan sonra, hizmeti de satın almış.

Bu hizmet alımı, İskenderun’da 600 yataklı deprem izolatörlü bir hastane yapılması yönünde ciddi bir irade olduğunun belgesi niteliğindedir.

Peki sonra?

Sonrası yok… Yani bu bağlamıyla yok.

Depreme dayanıksız o yıkılan hastanenin yerine yapılması düşünülen yeni hastane için ihale yapılıyor. Nasıl bir hastane olacağı planlanıyor. Bunun için bütçeden kaynak aktarılıyor,

Ve bu ihaleden iki sene sonra, yıkılıp yenilenmesi gereken o hastane yıkılıp yenilenmediği için depremde yıkılıyor ve 125 vatandaş yaşamını yitiriyor.

Sağlık Bakanlığı da bugüne kadar çıkıp bu konuda ama konunu tam bu boyutuyla ilgili bir açıklama yapmıyor.

Daha açık anlatımla, 2020 yılındaki ihalenin ardından depreme dayanıklı bir hastaneni nasıl olması gerektiğine dair teknik hizmeti satın aldıktan sonra o hastaneyi yapmak yerine, 125 hastaya mezar olan depreme dayanıksız o hastanenin neden çalıştırıldığı konusunda hiçbir açıklama yapmıyor.

Bırakalım adli takibi, Savcılık sorusunu, hepsinden önce bir kamu kuruluşu olarak Sağlık Bakanlığı’nın bu açıklamayı çoktan yapmış olması gerekirdi.

Dahasını da ekleyeyim.

İskenderun Devlet Hastanesi için depreme dayanıklılık raporu, o depremden tam 12 sene önce hazırlanmıştı.

* * *

O günkü gerçekliklere göre, bu hastanenin covid salgını nedeniyle geciktiği öngörülebilir. Ancak böyle bile olsa, İskenderun Devlet Hastanesi’nin depreme dayanıksızlığı biline biline çalıştırılmış olması, geçiştirilemeyecek kadar ağır ihmal, olası kast ne derseniz deyin korkunç bir durumdur.

Ne uğruna öldüler?

Sağlık Bakanlığı, Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yaptırdığı 18 şehir hastanesine, geçen sene ayda ortalama 9,2 milyar TL ödeme yaptı. Sağlık Bakanlığı’nın kendi verilerine göre 12 aylık toplamın 111,1 milyar TL olduğu verisi üzerinden yaptım bu hesabı.

Bu hastanelerin tamamı deprem izolatörüne sahip. Olması gerektiği gibi.

Peki çoğu hasta, orada tedavi görmekte olan 125 kişinin yaşamını yitirdiği İskenderun Devlet Hastanesi’nin bir deprem izolatörüne sahip olması için, her yerinden rant fışkıran KÖİ modelli bir hastane mi olması gerekiyordu?

Üç sene sonra bile herhangi bir sorumlunun bulunmadığı, tutulmadığı bir idari ve siyasi düzenden söz ediyoruz. Alışmayalım.

Ne uğruna öldü o vatandaşlar, ne uğruna?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları