loading
close
SON DAKİKALAR

AWACS Enayiliği

Melih Aşık
Tarih: 21.03.2012

2003 yılında ABD ile yapılan anlaşmayla 4 adet AWACS erken uyarı uçağı alımı kararlaştırılmıştı...

2003 yılında ABD ile yapılan anlaşmayla 4 adet AWACS erken uyarı uçağı alımı kararlaştırılmıştı.
Uçakların bedeli ödendi... Bu bedelle ilgili 1.5 milyar dolardan 2.5 milyara kadar değişen rakamlar veriliyor. Kesin rakam açıklanmıyor.
Uçakların ilki 2007 yılında teslim edilecekti...
Aradan 5 yıl geçti...
Ufukta tek uçak görünmüyor...
İlk uçağın bu yılın sonunda teslim edileceği bildiriliyor...
MHP Milletvekili İsmet Büyükataman geçen yıl ekim ayında Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’a teslimatın gecikmesinin zararlarını sormuştu...
Bakan Yılmaz verdiği yanıtta gecikmeden dolayı tazminat alındığını söylüyor...
Ancak rakam vermiyor... Uçaklar için ne kadar para ödendiğini, gecikme tazminatı olarak ne talep edildiğini bildirmiyor. Birçok nokta karanlıkta.
Halkın cebinden çıkan para az buz değil... En az 1.5 milyar dolar...
Bu para Boeing firmasının kasasında ... Tepe tepe kullanıyor
Acaba firmanın verdiği tazminat kullandığı paranın faizini karşılıyor mu?
Bakan Yılmaz rakam vermediği için bu soruya yanıt bulamıyoruz.
Bakkal olsanız, peşin parayla mal alsanız, aldığınız mal 5 yıl teslim edilmese kendinizi enayi yerine konulmuş hissetmez misiniz?
Ülkeyi yönetenler ne hissediyor bu konuda? Neden rakamları ve hesapları açık açık ortaya koyarak halka doyurucu açıklama yapmıyorlar?
Siyasetçilerin Boeing firmasını kolluyor gibi bir tavır almasının sebebi nedir?
Biz bu mahallenin enayisi miyiz?
Eğer öyleyse en azından onu bilelim...

Ak ve pak gençlik!

Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın AKP’ye yakın araştırma kuruluşu SETA’ya sipariş vererek yaptırdığı araştırmanın sonucu birkaç gün önce yayınlandı. Söz konusu araştırmaya göre gençlerin hayranlık duyduğu isimlerin başında yüzde 21.6 ile Tayyip Erdoğan geliyordu. İkinci sıradaki Atatürk’ün aldığı oy oranı sadece ve sadece yüzde 4.1 idi.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, Türk gençlerinin büyük çoğunluğunun artık Kemalist değil Tayyibist olduğunu ortaya koyan! bu araştırmayla ilgili bir soru önergesi verdi Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç’a. Köktürk, önergesinde sorulara geçmeden önce Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın “Sızıntı, Wikileaks’te ünlü Türkler” adlı kitabından bir alıntı yaptı. ABD Büyükelçiliği’nin Washington’a geçtiği ve AKP’nin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarının konu edildiği kriptoda aynen şöyle deniyordu:
“... uygulanan politikalara meşruiyet kazandırmak adına parti adına sık sık kamuoyuna görüş soruluyor. Ama sorduğu aracı genelde aynı; anket sonuçları ise hep partinin lehine oluyor. Kısacası anketler ısmarlanıyor ve adrese teslim ediliyor.”
Ali İhsan Köktürk’ün bu hatırlatmayı yaptıktan sonra Suat Kılıç’a yönelttiği sorular mı?
- Ismarlama anket yaptırarak Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, Recep Tayyip Erdoğan’ın gerisinde göstermeye çalışmak makamınızın sorumluluğuyla bağdaşır mı?
- Bu anket sonuçlarına siz kendiniz inanıyor musunuz?

AKP

Oral Çalışlar iktidar politikalarını destekleyen bir yazar... O yüzden “Muhalif Gazete” adlı internet sitesindeki sözleri ilgimizi çekti. Diyor ki Oral özetle:
“4+4+4 sistemi belli merkezlerden bir tepki kanunu olarak hazırlandı. Milli Eğitim Bakanı bile zaten doğru düzgün sahip çıkamıyor teklife. Belli ki daha ideolojik ağırlıklı bir merkezden getirildi bu.”
Demek ki AKP hükümetine eğitim gibi en önemli konuda yasa dayatan ideolojik merkezler var.
Demek AKP kendi iktidarını ideolojik merkezlerle paylaşıyor.
Hatta paylaşmak ne kelime, bu merkezlere boyun eğiyor aynı zamanda.
Demek halkın oy vermediği, adları gizli bazı merkezler halkın çocuklarını nasıl isterse öyle eğitiyor.
Yahu nasıl bir iktidar, nasıl bir demokrasi bu, diye merak etmez mi insan!

Soru: Yandaş basın “Kayıp Trilyon” davasının uzantısı olan “Erbakan ailesinde miras kavgası”nı neden okurlarına yansıtmıyor?
Yanıt: Her dindar insanın “sütten çıkmış ak kaşık” olmadığı anlaşılmasın diyedir herhalde...
Haldun Ertem

Napolyon 

Ünlü siyaset bilimci Maurice Duverger, Siyaset Sosyolojisi adlı kitabının bir yerinde 1. Napolyon’un şu sözlerine yer veriyor:
“Din olmazsa bir devlette düzen nasıl korunabilir? Servet eşitsizlikleri var olmadan toplum var olmaz; din olmadan da servet eşitsizliklerini sürdürmek olanaksızdır. Karnı tıka basa dolu bir adamın yanıbaşında bir başkası açlıktan ölmekte ise berikinin bu durumu kabullenebilmesi için bir makamın çıkıp ona ‘ne yapalım Tanrı’nın dileği böyle’ demesi gerekir...”
Napolyon dinin niye siyasallaştırıldığını ve siyaset - din ilişkisini çok güzel anlatmış...

Doğu Perinçek’ten sonra Ergenekon sanığı Durmuş Ali Özoğlu da savunmasından dolayı hapis cezasına çarptırılmıs...
Anlaşıldı ki Silivri’de boş yok: Ergenekon’dan beraat etsen savunmadan yatıyorsun!
Fahrettin Fidan

Zekâ

Cumhurbaşkanı Gül; “Haksız yere hapse gönlümüz razı olmaz” dedi.
Başbakan Erdoğan; “Sürecin uzamasını doğru bulmuyorum” diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç; “Uzun tutukluluk bir cezaya dönüştürülmemelidir.”
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan;
“Yargı sürelerinin mutlaka kısalması gerekiyor.”
Ülkeyi yönetenler uzun tutukluluğa kesin olarak karşı! Ama adaletsizlikleri ortadan kaldırmak için hiçbir şey yapmıyorlar. Peki neden ha bire konuşuyorlar?
Bir okurumuz sebebini şöyle açıklamış:
- İlerde başları sıkışırsa “Efendim ben karşıydım o zaman da söylemiştim” diyebilmek için...

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları