loading
close
SON DAKİKALAR

Eski kalemlerden...

Melih Aşık
Tarih: 21.04.2013

Melih Aşık, "Şu Hitler’in bizim politikacılarımızdan nesi fazla?"

İkinci Dünya Savaşı’nın ilk günleriydi. Karpiç Lokantası’nda bir politikacı içkinin de etkisiyle coşmuştu:
- Şu Hitler’in bizim politikacılarımızdan nesi fazla?
Lokantada bulunan Ercüment Ekrem Talu içkisinden bir yudum alıp yanıt verdi:
- Sadece H’si...
* * *
Büyük adamların doğdukları ya da yasadıkları evlerin üzerine, onlar öldükten sonra birer yazılı levha koyma âdetinden söz ediliyordu.
Florinalı Nazım, Süleyman Nazif’e sordu:
- Üstad! Ben öldükten sonra kapıma koyacakları levhaya acaba ne yazarlar?
Süleyman Nazif, büyük bir ciddiyetle şu yanıtı verdi:
- Kiralık Ev!..
* * *
Sirkeci Garı’ndaki birahanede oturup demlenen Eşref’e, orada bulunanlardan biri:
- Üstadım, o güzel hicivlerinizin çoğunda isim olmadığı için kime yazıldığını anlayamıyoruz, der.
- Hicivlerim numarasız gözlük gibidir. Her rezile uyabileceği için isim belirtmiyorum!..
- Ama o zaman annenize rastlamışım ve tıpkı sizin sözlerinizi söylemiştim ben de ona...
* * *
Halit Fahri Ozansoy bir ziyafete davet edilmişti. Ertesi gün Ercüment Ekrem Talu’ya rastladı. Talu takıldı arkadaşına:
- Dün gece nerelerdeydin yahu!
- Sorma kardeşim, kendimde değildim.
Talu basını salladı:
- Kimbilir ne rahat etmişsindir!
* * *
Cağaloğlu’nda bir yazıya verilecek para konusunda çeşitli yöntemler, ölçütler kullanılır.
Çoğunlukla da yazının sayfa sayısı değil de imzası önemlidir yayıncılar için.
Vakit gazetesinde Hakkı Tarık ise paragraf hesabına göre ödermiş parayı.
Bir gün Ortaç bu durumdan yakınınca, Ömer Seyfettin kıkır kıkır gülmeye başlar:
- Ah cancağızım, satırbaşı yapmaktan anam ağlıyor.

Yolculuk nereye...
- Kurtuluş Savaşı’nda Rumlara etnik temizlik uygulandı.
- Dersim Katliamı’nın sorumlusu devlet ve o dönemin CHP’sidir. Mustafa Kemal Atatürk’ün katliamdan haberdar olmaması mümkün değildir. Bu dönem boyunca izlenen bütün politikalarda Atatürk devletin başındadır.
- Ergenekon diye bir gizli örgütün, yapılanmanın olduğunu biliyorum. Ergenekon operasyonlarının başlamasıyla yasadışı eylemler ve bölgede (Güneydoğu’da) faili meçhul cinayetler neredeyse bitme noktasına gelmiştir.
- Ben Atatürk ilke ve devrimlerinin bekçisi değilim, olmak da istemiyorum.
- Tekke ve zaviyelerin kapatılması toplumu yozlaştırmıştır. Yeniden açılmalıdır.
- Fethullah Gülen bilge bir insandır.
- PKK’lı gerillalar...
- Said -i Nursi’nin eserleri okunmalıdır.
- Silivri yargılamalarında hukuki hatalar yapılmış olabilir. Ama bu, orada yargılananlar içinde darbeciler olduğu gerçeğini değiştirmez. Yargılamaların sonucunu bekleyelim.
Bunlar Yeni CHP’li adı verilen, partiye son dönemde girmiş, daha önce ne CHP ne onun ilkeleriyle ilgisi olmamış kişilerin ağzından çıkan sözlerden bazıları... Bir siyasi partinin ilkelerine bu kadar zıt görüşler sergileyen kişileri o partide beş dakika tutmazlar. Ne var ki bu kişiler, egemen çevreler tarafından medya aracılığıyla gerçek CHP’li ya da CHP kurtarıcısı gibi takdim ediliyor... CHP’nin sağa dönüştürülmesi için manivela olarak kullanılıyor...Bu kişilerin tümünün son dönemde partiye genel başkan tarafından dahil edilmiş olması tabii ayrı dram... Kemal Bey’in de artık tarafını kesinleştirmesi bekleniyor...

Veli...
Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı’nı eleştiren bir konuşmasında Hacı Bektaş Veli’ye atıf yaparak “Ellerine hakim olamadılar çaldılar, bellerine hakim olamadılar kaset ortada, dillerine hakim olamadılar cüruf saçıyorlar” diyor.
Aydınlık’ta emekli Amiral Türker Ertürk, Hacı Bektaş Veli’nin ünlü sözünün o anlama gelmediğini savunuyor.
Diyor ki:
“Hacı Bektaş Veli’nin sözlerindeki el ülkedir, yurttur, vatandır. Aynen Türkeli, Rumeli ve yabancı eller dediğimiz gibi. Bel cinsellik değil soydur soptur millettir. Dil ise konuştuğumuz dil yani Türkçedir...”
Konu tartışmalı. Çoğunluk birinci şekildeki anlamları kabul ediyor. Ancak Türker Ertürk gibi düşünenler de var. Hangisi?

AKP kendisinden önceki koalisyon dönemini mercek altına alacakmış.
İşe Ecevit’in niye
“milyon dolarlık makam araçları yerine” yerli otomobile bindiğini araştırmakla başlasınlar...
Akif Kökçe

Kültür
Kültür Bakanlığı’nın internet sitesinde Atatürk’ün millet tarifi şöyle yer alıyor:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir.”
Oysa bu sözün aslı şöyle:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir...”
İki cümle arasında bir kelime fark var gibi görünse de... O tek kelimenin Türk veya Türkiye şeklinde yazılması dünya kadar fark oluşturuyor...

Okilokrasi
“Platon’a göre demokrasi en az iyi olan siyasal düzendir. Çünkü demokrasinin bir sapması olan okilokrasiye kolayca dönüşebilir. Böylece de en kötü siyasal düzen olan tiranlığa götürebilir.” Bu benim değil, Platon’un savıdır. Doğruluk payı da yüksek... Hitler de demok-ratik yoldan iktidara gelmişti. Bana sorarsanız, bugün demokrasiyle ilgili en önemli sorun, ‘demokratikleşme’ denilenin, ana amaç haline getirilmesi ve onda olmayan bir değerin ona atfedilmesidir.”
Prof. İonna Kuçuradi

Hayyam
Bundan 900 yıl önce yaşamış... Cebir, geometri, matematik, astronomi, fizik bilimlerindeki bulguları bugün hâlâ dünya çapında kabul görüyor. Rubailerinin sayısı 1000’i buluyor. Yaşadığı dönemde ne rubailerinin yasaklandığına ne kendisinin yargılandığına ilişkin bir kayda rastlanıyor. Yargılandığı ve cezaya çarptırıldığı tek ülke Türkiye... Suçlu o mu? Biz miyiz?

Melih Aşık / Milliyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları