loading
close
SON DAKİKALAR

Haybeden hayatlar

Melih Aşık
Tarih: 24.01.2026
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık: Üç beş kuruş için tetiklerin çekilmesi, kurşunların ilgisiz bir genci bulması, ötekinin hapsi boylaması, çocuklarının iş güç sahibi olup ev geçindirmesini beklerken onları kaybeden, hayatı kararan aileler.

Miraç , Mertcan ve Hüseyin, uzun süredir arkadaşlık eden Bursalı üç işsiz gençtir...

Hüseyin (23) bir ara hırsızlıktan hapse girmiştir.

O hapisteyken Mertcan (24) bir ara Miraç’ın (27) motosikletini almış, sürat yapayım derken kaza yapmıştır.

Miraç, Mertcan’ın verdiği hasarı ödemesini istemektedir

Mertcan parayı ödemediği gibi bir punduna getirip Miraç’ın tabancasını çalmıştır.

O ara Hüseyin hapisten izinli çıkmıştır.

Miraç bir ara Mertcan’la Hüseyin’in uzak bir semtte akşam gezintisi yaptığını öğrenince motosikletine atlayıp oraya gitmiş, ikili yürürken Mertcan’a bir el ateş etmiştir.

Ancak kurşun Mertcan’ı değil onun yanındaki Hüseyin’i vurmuştur

Hapisten izinli çıkan, husumetle ilgisiz Hüseyin (23) götürüldüğü hastanede can vermiştir.

Mahkeme Miraç’ı 30 yıl hapis cezasına çarptırmıştır.

Hüseyin toprağa verilmiştir.

Bu hikâye gazetelerde aynen yer aldı.

Neler ve kimler var bu senaryonun içinde...

Boşta gezen avare gençler... Kolayca temin edilen ruhsatsız tabancalar... Üç beş kuruş için tetiklerin çekilmesi, kurşunların ilgisiz bir genci bulması, ötekinin hapsi boylaması, çocuklarının iş güç sahibi olup ev geçindirmesini beklerken onları kaybeden, hayatı kararan aileler...

Dram içinde dram...

Bu durumda sayısız genç ve sayısız aile var yurdumuzda.

Geleceği emanet ettiğimiz gençlik herhalde bu değildir...

HAYBEDEN HAYATLAR

KAMER GENÇ

Tunceli Milletvekili Kamer Genç ölümünün 10. yılında anılıyor.

Kavga insanıydı, mücadele adamıydı, inançlı, inatçı ve renkli bir siyasetçiydi.

Adeta “tek kişilik muhalefet partisi”ydi.

Cumhuriyet değerlerine ne kadar sıkı bağlı olduğunu:

“Beni Türk bayrağına sarın, Tunceli’ye gömün”, vasiyetinden de anlayabilirsiniz.

Bir TV programında Sırrı Sakık, Kamer Genç’e hücum eder:

- Siz Atatürk’ü savunarak soykırıma uğrayan Dersimli Kürtlere ihanet ediyorsunuz.

Kamer Genç güler:

- O kullandığınız cümlede birkaç tane büyük yalan var.

S.Sakık: Ne imiş o?

K.Genç: Birincisi Dersim bir ilin değil bölgenin adıdır ve benim ilim Cumhuriyet ile beraber Tunceli olmuştur.

İkinci husus Dersim’de olanlar soykırım değil yeni kurulan bir devletin başkaldıranlara karşı önlem almasıdır. Bir başka yanlışınız ise Tunceli asla Kürt değildir. Biz Hazar kökenliyiz. Dilimiz de sizden farklı yani ne Kırmançi ne de Zazaca konuşuyoruz.

S.Sakık: Seyid Rıza’ya ne diyeceksin?

K.Genç : İngilizlerin oyununa gelmiştir. Tuncelililerin o dönem önderi, Atatürk’ün yoldaşı olan Diyap Ağa’dır... O yıllarda Şeyh Said ve Seyid Rıza’yı kullananlar şimdi PKK’yı kullanıyor.

Kamer Bey’in şu sözü de alkışlanacak güzelliktedir:

- Ben Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde okuyup milletvekili oldum. Cumhuriyet olmasa kuldum. 

HAYBEDEN HAYATLAR

UĞUR MUMCU 

Unutulmaz bir gazeteciyi, Uğur Mumcu’yu, katledilmesinin 33. yılında sonsuz saygıyla anıyoruz.

Atatürkçü, cumhuriyetçi, bağımsızlık sevdalısı bir gazeteciydi Uğur.

Hırsızların, kaçakçıların korkulu rüyasıydı.

Laikliğin yılmaz savunucusuydu.

Bir aydının hem milliyetçi hem Cumhuriyetçi, hem demokrat, hem laik, hem insan hakları savunucusu olabileceğini, olması gerektiğini göstermişti.

Suikasta uğradığından bu yana 33 yıl geçti. Cinayetin üzerinin ilk günden itibaren savcılardan başlayarak bizzat devlet tarafından örtüldüğüne ilişkin belirtiler çoktur. Yakalanan birkaç tetikçinin gerçek katiller olmadığı bilinir. Bu tür cinayetlerin Laik Cumhuriyet’i yıpratmak, Atatürkçülere göz dağı vermek amacına yönelik olduğu da gerçektir.

Uğur’a derin saygıyla... 

KADIKÖY

Kadıköy sahiline büyük bir cami yapılması tekrar gündeme geldi.

Caminin tam sahile, halen su arıtma istasyonu, otopark ve yürüyüş parkurunun bulunduğu alana yapılması tasarlanıyor.

Cami, otel ve benzeri büyük yapıların yerleri bir plan dahilinde tasarlanır.

Şehrin grafiğine, trafiğine, estetiğine, görüntüsüne etkisi tartışılır

Uzmanların, şehircilerin, mimarların görüşü alınır.

Tasarlanan yapı halkın katıldığı meclislerde tartışılır.

Çoğunluğun rızasına baş vurulur.

Bunlar gerçekleşti mi?

Camiler İstanbul’u güzelleştiren, şehre özellik ve karakter kazandıran yapılardır.

Dünyanın en güzel camilerine sahip olmakla övünürüz.

Olur olmaz yere çevreyle uyumsuz camiler kondurmak ise şehre iyilik olmaz kötülük olur. 

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları