loading
close
SON DAKİKALAR

Mahkemeye isyan

Melih Aşık
Tarih: 18.01.2014

Melih Aşık; Ülkeyi yönetenler yolsuzluk ve hırsızları yargıdan kaçırmak isterken yargıya olan güveni de altüst ettiler.

Haber PKK’ye yakın Gerçek Gündem gazetesinde dün yayınlandı:

“Tutuklu Kürt siyasetçiler, Amed’deki ‘KCK Ana Davası’nda yargılamayı reddetti.
Siyasetçiler, mahkemenin meşruiyeti ve yargılama ehliyeti olmadığını belirterek duruşma salonunu terk etti.
17 Aralık sonrası meşruiyeti daha çok sorgulanan ve Başbakan’ın bile çocuğunu teslim etmediği yargıya Kürtler güvenmiyor...”

* * *

Şu haber de ajanslardan geçti:

ÖDP yöneticileri: “Mahkemeye gitmiyoruz, önden Bilal buyursun” dediler... Yöneticiler şu açıklamayı yaptılar:
“Bugün bu saatlerde Ankara Adliyesi’nde görülmekte olan, 4+4+4 davasına beklendiğimizi biliyoruz.
Boşuna kimse beklemesin, gelmiyoruz!
5 gündür süren mahkemede ayağa kalkan herkesin söylediği, ‘siz bizi yargılayamazsınız, gidin hırsızları yargılayın’ sözünü biz de buradan bu şekilde yineliyoruz.
Bizi mahkemeye çağıranlar önce hangi yargıdan, hangi adaletten söz ediyorlar bunu açıklamak durumundadır...”

* * *

Bu tür sesler giderek çoğalacaktır...
Bilal Erdoğan’ın ifadesini alamayan mahkeme düzenine vatandaşların güven duymasını, “Türk adaleti” diye saygı göstermesini beklemek artık zordur. Ülkeyi yönetenler yolsuzluk ve hırsızları yargıdan kaçırmak isterken yargıya olan güveni de altüst ettiler. Yargıcın itibarını sarstılar. Bu tahribatı kim nasıl onaracak? Meçhul...



Evlat sınavı...

Başbakan Erdoğan konuşuyor:
“Son zamanlarda evlatlarımla ilgili olarak ana muhalefetin yapmış olduğu çamur atma propagandaları, şunu çok açık net söylüyorum. Benim evlatlarımdan bir tanesi böyle bir yolsuzluğa karışsın, bir saniye yanımda tutmam, evlatlıktan reddederim”...
Güzel bir çıkış... Ancak akla hemen şu soru geliyor:
Bilal Erdoğan’ın ifadesinin alınmaması için yargıyı duman ettiniz. Kim nasıl oğlunuzun ifadesini alacak, soruşturma yapacak da yolsuzluğu ortaya çıkaracak?

* * *

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşuyor:

- TÜRGEV diye bir vakıf var. Bu vakfın özelliği ne biliyor musunuz? Vakfın özelliği şu; rüşvetin ödendiği merkezdir TÜRGEV. Kasa... Ona her türlü yani o saygısız, devleti hortumlayan veya özel ayrıcalıklar sağlanan işadamları TÜRGEV’e bağış yaparak yani rüşveti oraya ödeyerek yasallaştırıyorlar.

* * *

CHP liderinin suçlaması ağırdır. Başbakan’ın o yüzden TÜRGEV’in hesaplarını bir tarafsız şirkete incelettirmesinde ve sonucu açıklamasında yarar vardır.
Veya ondan da önce Bilal Erdoğan’ın sorgulanmasına izin verebilir. Oğlunun aklanmasına bu şekilde katkı vermiş olur. Başbakan, yargının önünü kestikçe ne söylese yolsuzluk kuşkularını ortadan kaldıramayacaktır.



ORTA

“CHP nasıl bir partidir?”

Bu soru CHP yöneticilerine özellikle bu yerel seçim için gösterilen adaylar nedeniyle daha sıklıkla sorulmaya başlandı.

Bir CHP’li dostumuz bu soruya gülerek yanıt verdi;

“Arkadaşım biz; Bursa adayı Demokrat Partili, Şanlıurfa, Balıkesir ve Safranbolu adayları Doğruyol Partili, Ankara adayı Milliyetçi Hareket Partili, Hatay adayı Adalet ve Kalkınma Partili, İstanbul Bahçelievler adayı ANAP’lı, İstanbul Büyükşehir adayı Yeniden Değişim Hareketi’li, Fatih Belediye Başkan adayı Saadet Partili, İzmir Büyükşehir adayı CHP’li olan bir kitle partisiyiz.”



Hırsızlık hangi dinde vardır?
Paraya tapanların dininde...

* * *

Akiller boş oturmasın!
Şimdi de halka “rüşvet, yolsuzluk ve hırsızlığın”
ne güzel bir şey olduğunu anlatsınlar!
Akif Kökçe



DENET!
Meclis’in bir görevi yasama diğer görevi denetimdir. Acaba denetim görevini ne kadar yapabiliyor.. Bir örnek... İçinde bulunduğumuz 24. dönemde şu ana kadar toplam 36 bin 846 soru önergesi verilmiş Başbakan’a ve bakanlara... Bunlardan sadece 9 bin 69’u, yani dörtte biri içtüğüğün öngördüğü 15 günlük süre içinde yanıtlanmış. 11 bin 17 tanesi (neredeyse üçte biri) ise hiç yanıtlanmamış. Başbakan’ın bu konudaki tavrına gelince... Yanıtlaması istemiyle 6 bin 437 tane soru önergesi verilmiş. Başbakan lütfedip bunlardan sadece 981 tanesini (yani yaklaşık yüzde 15’ini) süresi içinde yanıtlamış. 2 bin 221 tanesini ise lütfetmeyip yanıtlamamış.
Bu rakamlar milli iradeye saygı daha doğrusu saygısızlığın da ifadesidir...



FB

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım yakasını şikeden kurtaramadı. Bu yüzden spor yöneticiliği hayatı bitmiş görünüyor... Son perdenin önünden kendisine futbolla ilgili birşey söylemeyi gereksiz görürüz.. Ancak atletizm başta olmak üzere amatör sporlara verdiği önem ve yaptığı alt yapı yatırımları çok övgüye değer. Bu yüzden alkışlarla...

Melih Aşık - Milliyet

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları