loading
close
SON DAKİKALAR

Saygun'un notları

Melih Aşık
Tarih: 03.10.2012

Melih Aşık yazdı, ''Göğsünü gere gere bu milletin adını söyleyebilen var mı?''

Her satırı heyecanla okunan bir kitap mı istiyorsunuz... İşte size e. Org. Ergin Saygun’un kaleminden hem heyecanlı, hem kolay okunan bir kitap; “Türk Ordusuna BALYOZ”... Halen Silivri’de tutuklu olan Ergin Saygun, kitaptaki notların önemli bölümünü hastanede tedavi görürken kaleme almış... Bu notlar yakın zamana ilişkin olaylara ışık tutuyor. 

Okurken yer yer hayretten donakalıyorsunuz...

Örneğin 36. sayfadan bir bölüm:

“Nisan 2009 başlarında bir haber geldi. Buna göre biri doçent iki kişi Emniyet’in isteği üzerine Genelkurmay Başkanlığı’nın tüm yazışmalarını, tüm general ve amirallerin e - maillerini izleyecek bir sistem kurduklarını, elde ettikleri bilgileri devamlı olarak Emniyet ilgililerine ilettiklerini, şimdi ise yaptıklarından pişman olduklarını, polisin elindeki listenin en başında da ben olduğum cihetle benimle görüşmek isteklerini ilettiler. Tanımadığım için görüşme taleplerini kabul etmedim...”

Saygun kitapta iki kişiden biri olan doçentin adını da veriyor.

Gizli yazışmalardan bazıları Saygun’un yargılanması sırasında iddianamede karşısına çıkıyor. Bir defasında emekli olduktan 6 ay sonra tutuklanacağı haberi geliyor. Gerçekten 6 ay 4 gün sonra tutuklanıyor.

Ergin Saygun kendisi görüşmese de neden bir görevliyi yukarıda sözü geçen iki kişi ile görüşmeye göndermemiş. 
Neden Genelkurmay bu olayın üzerinde durup araştırmamış? Neden Genelkurmay Başkanı durumu İçişleri Bakanı veya Başbakan’a yansıtmamış?

Bunlar anlaşılır gibi değil...

(Türk Ordusuna Balyoz - Kaynak Yayınları)

Elektrik çarptı...

Bir yıl içinde yalnızca elektriğe yapılan zam yüzde 32.7...

Peki sebep?

Elektrik Mühendisleri Odası’nın görüşü:

“AKP, yanlış enerji politikalarının yanı sıra Suriye başta olmak üzere Ortadoğu‘da izlediği savaş politikası ve iç politikadaki Kürt açılımının bugün vardığı yüksek düzeyli çatışma ortamı sonucunda savaş bütçesi oluşturmaya başladı.”

* * *

1 Ekim 2012 tarihinden itibaren geçerli olacak yeni tarife ile konut kullanıcılarının çıplak elektrik bedeli yüzde 12.65 artarken, tüketicinin kullanmadığı elektrik için ödemek zorunda kaldığı kayıp ve kaçak bedeline de 1 kilovat saat başına yüzde 9 zam yapıldı.

4 kişilik ailenin asgari tüketim standardı üzerinden 230 kilovat saat aylık tüketim gerçekleştirmesi durumunda masrafı 82.6 liraya yükselecek. Geçen yıl eylül ayında ise bir ailenin faturası 62.5 liraydı.

Prof. Azrak’ın notu

Profesör Ülkü Azrak yazıyor:

“Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’ün Meclis açılışındaki konuşmasını okuyunca ister istemez şunu düşündüm; kendileri bugüne kadar siyasal iktidarın, özel yetkili mahkemeleri kaldıran ama Ergenekon ve Balyoz davalarını gören özel yetkili mahkemeyi ayakta tutan 3. Yargı Paketi’ne onay verdiler. Demokratik hukuk ilkelerinin çiğnenmesine göz yumdular. Bunun benzeri tüm antidemokratik yasaları onaylamak suretiyle otoriter politikaya ortak oldular. Şimdi bunu unutarak tutuklu milletvekilleri konusunda sert eleştiri yapmaları yaman bir çelişkidir...”

Atabu... 

AKP Kongresi yapılırken Kemal Kılıçdaroğlu Manavgat’ta yağlı güreş şenliğini izliyordu. Kongreye şöyle bir eleştiri gönderdi:

“Salondaki afişlerde ‘Büyük millet’ yazıyor. O milletin adı niye yazmıyor? Sözde milliyetçi geçiniyor. Konjonktür milliyetçisi” dedi.

Peki milletin adı gerçekten neydi?

Bunu Kılıçdaroğlu da söylemedi...

Çünkü milletin adında tartışma var...

Tayyip Erdoğan genellikle “Bu millet” diyor.

O yüzden bir okurumuz mesela Atatürk’ün adının “Atabu” şeklinde değiştirilmesini önermişti.

Böylece o sakıncalı sıfattan kurtulacaktık.

Ancak buna da pek gerek kalmadı..

Her iki lider artık nutuklarında genellikle Mustafa Kemal adını kullanıyorlar

Peki göğsünü gere gere bu milletin adını söyleyebilen var mı?

Var.. Mesela Fener Rum Patriği Bartholomeos...

Geçenlerde “Biz Türküz” demiş, sanırız liderleri de hayli tedirgin etmişti...

Noktayı koyarken Sayın Kılıçdaroğlu’na soralım:

Bu milletin adı nedir gerçekten? Erdoğan söylemiyor bari siz söyleyin de öğrenelim...


Soru: Abdullah Gül’ün Meclis açılışında yaptığı konuşma nasıl bir izlenim verdi?
Yanıt: Cumhurbaşkanlığı seçiminde kardeş kavgası yaşanabileceği izlenimi...
Haldun Ertem


İletişim!

Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında 6 gazetenin AKP Kongresi’ne alınmaması konuşuluyor. Konuklardan biri de AKP Milletvekili ve eski Gazi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Naci Bostancı... Acaba gazetelerin kongreye sokulmaması konusunda iletişimci hoca ne diyecek? Özgürlükler hak edilmeli diyor... Geçmişte Genelkurmay da bazı gazeteleri almazdı, o zaman itiraz etmeyenin şimdi de itiraz hakkı yoktur, diyor. Bir türlü sadede gelemiyor. AKP yanlış yapmıştır, diyemiyor. Çünkü iletişimci hocanın bunu diyebilecek özgürlüğü yok. Derse partide fırça yer. Ahmet Hakan hocanın haline kıs kıs gülüyor. Hoca kıvranıyor da kıvranıyor...


Türkiye Kamu - Sen Başkanı İsmail Koncuk, “Halkın sırtına binerek ülke yönetilmez” demiş.
Peki, ya halk sırtına binilmesinden zevk alıyorsa!
Fahrettin Fidan

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları