loading
close
SON DAKİKALAR

Sehven oluvermiş!

Melih Aşık
Tarih: 26.12.2012

Melih Aşık yazıyor, ''14 rektöre soralım; Sizin dünya itibar sıralamasında yeriniz nedir?''

İstanbul’da yürütülen Askeri Casusluk ve Fuhuş Davası’nın 1 numaralı sanığı Albay İbrahim Sezer’in telefon zabıtlarına onun ağzından bir cümle ekleyen iki polis önceki gün hâkim karşısına çıktı. Görevi kötüye kullanma suçundan yargılanan Komiser Haşim Gülal ve Polis Memuru Sezai Akgün’ün 3 yıla kadar hapsi isteniyor. Albay Sezer’in fuhuş çetesinin lideri olan Vika adlı kadınla ilgili olarak zabıtlarda “Ben ondan sonra Vika’nın yanına uğrarım ...meye” sözleri yer alıyor. Albay Sezer, duruşmalarda Vika’yı tanımadığını söylemişti. Sezer’in avukatı Mahir Işıkay, telefon görüşmesinin dinletilmesini istedi. Dinlenen telefon kayıtlarında Vika’nın adı geçmiyordu. Komiser Haşim Gülal, yapılan hata fark edilince düzeltme tutanağıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildiğini söylüyor. Sezai Akgün de “Dinlemelerin çözümünü ben yaptım. Bulunduğumuz büroda en az 10 personel aynı anda çalışır. Ben arkadaşlarımla birlikte çözüm işini yaparken ‘Vika’ ismi sıklıkla geçiyordu. Bu isme önem verdiğimiz için bu isme takıldım ve çözüm yapılırken sehven tutanağa bu şekilde geçtim” demekte...

İşlemin sehven değil, kasıtlı yapıldığını söyleyen emekli Albay İbrahim Sezer diyor ki mahkemede:

- Benim ‘Vika’ adlı fuhuş çetesiyle bağlantım yok. Beni kasten oraya eklediler. Benim gibi 56 Türk subayının da hayatına etki etti bu durum...

Bu davada 56 subay yargılandı. Çoğu aylarca hapis yattı. Terfileri engellendi. Tek olay bu değildir. Başta Balyoz olmak üzere birçok davada sahtelik iddiası var. Bu tertipler masum insanları hapislerde çürüttüğü gibi yargıya olan güveni de çürütüyor.

Bak şu konuşana!

Ülkede onca haksızlık, hukuksuzluk olurken üniversitelerimizin sesi çıkmaz... Biz de zaman zaman:

- Üniversitelerimiz neden susuyor, diye sorardık.

Artık sormamıza gerek kalmadı! Aralarında Muş Alpaslan, Bingöl, Uşak, Afyon Kocatepe, Bezmialem, Sabahattin 
Zaim gibi adları az duyulmuş üniversiteler ile İTÜ, Galatasaray, Yıldız, Marmara, Mimar Sinan gibi ünlüler dahil 14 üniversite sesini gür biçimde çıkardı... Tepki gösterdiler... Kime mi?

ODTÜ’de polisin saldırdığı öğrencilere... Ve “Protestonun demokratik bir hak olduğu” hatırlatması yapan ODTÜ Rektörü ile öğretim üyelerine karşı!

14 üniversite ODTÜ’yü “bilim ve gelişmeye karşı” olarak nitelediler...

CHP Bursa milletvekili Doç. Aykan Erdemir, dün ODTÜ’nün uluslararası bilim dünyasındaki yerine ilişkin bazı hatırlatmalar yaptı.

- 2012 Times “Yüksek Öğretim Dünya Üniversiteleri İtibar Sıralaması”nda Türkiye’deki üniversiteler arasında ilk 100’e giren tek üniversite.

- Aynı araştırmada 201-225. sıralar arasında yer alan Türkiye’nin en başarılı üniversitesi.

ODTÜ’yü “Bilime ve Gelişmeye Karşı” olmakla suçlayan 14 rektöre iki minik soru soralım;

- Sizin dünya itibar sıralamasında yeriniz nedir? Yerinizi boşverin, birçoğunuzun esamisi okunuyor mu?

- Bugüne kadar iktidara yönelik tek bir eleştiri yapmamanızın nedeni eleştirilecek bir şey görmemeniz midir? Yoksa iktidardan kimi beklentiler içinde olmanız mıdır?

Not: Bu arada kendi üniversitelerinin ODTÜ konusunda aldığı tavrı protesto eden Galatasaray Üniversitesi’nin çoğunluğu araştırma görevlisi 60 öğretim üyesini candan kutluyoruz...

Ses

Başbakan’ın evinin altındaki ofisinde bulunan böcekten sonra aramaların sürdürüldüğü ve 3 böcek daha bulunduğu dün Hürriyet’te yer aldı.

Başbakan’ı neden dinlemek isterler? Yanıt bellidir... Kendisinin kritik konuşmalarını kayda alarak çeşitli amaçları gerçekleştirmeye dönük şantaj yapmak için...

Bu daha önce yapıldı... Başbakan’ın işadamı Remzi Gür ve K.K.T.C Cumhurbaşkanı Talat ile konuşmaları basına sızdırıldı. İlginçtir... Bunu yayımladığı için Aydınlıkergisi Genel Yayın Yönetmeni Deniz Yıldırım 4 yıldır hapiste. Ancak ses kayıtlarını Deniz Yıldırım’a sızdıranlardan ses seda yok. Kimdi onlar? Neden araştırılmadı? Yoksa dinleyenler biliniyor mu?


Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun CHP’li üyeleri, “AKP bizi aldattı” demiş. Şeeeyyy...
Zorla mı, gönüllü mü!
Fahrettin Fidan


Dil

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin son konferansında konuşmacı Anadolu Ajansı Genel Müdürü Kemal Öztürk idi. Öztürk yaklaşık 200 öğrenciye Anadolu Ajansı’nı ve hedeflerini anlattıktan sonra sıra sorulara geldi. Fakülte bittikten sonra iş bulma imkanlarına ilişkin soruya Kemal Öztürk şu yanıtı verdi:

- Yabancı dil biliyorsanız bizim İnsan Kaynakları’na başvurun, stajda da başarılı olursanız sizi hemen işe başlatırız...

Bir kız öğrenci ayağa kalktı.

- Yabancı dil bilmiyorsak ne olacak peki?

Kemal Öztürk’ten yanıt:

- Hiç merak etmeyin, o zaman da temizlikçi olarak alırız!

Salondaki öğrencilerin başından aşağı kaynar sular döküldü...

Türban

Milli Eğitim Bakanlığı, tek bir yönetmelik maddesi değişikliğiyle, stajyer öğretmenlerin “devlet memurları kanunu”na değil, YÖK mevzuatına göre derslere girmelerine olanak sağladı.

Böylece stajyer öğretmenlerin derslere türban dahil istedikleri kıyafetle girmelerinin önü açıldı. CHP milletvekili Nur Serter diyor ki:

- Böylece okullarda türbanlı öğretmen döneminin kapısı açılıyor.

Bu arada... CHP Genel Başkanlığı’na gelir gelmez üniversitede türbanın serbest bırakılmasına yeşil ışık yakan Kemal Kılıçdaroğlu, nedense türbanın ortaokula kadar inmesine, şimdi de öğretmenlere yansımasına hiç ses etmiyor. Acaba gelinen noktadan memnun mu?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları