loading
close
SON DAKİKALAR

Ülkenin onuru...

Melih Aşık
Tarih: 05.09.2012

Melih Aşık yazdı, ''Ülkenin altı oyuluyor... Ve senin tek önlemin kalmış geriye: Medya şehit haberlerini yazmasın!''

Dünkü Aydınlık ve Sözcü gazetelerinde bu ülkenin Cumhuriyet onuru taşıyan yurttaşlarını kahreden iki haber yer aldı...

- Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine saldırırken ölen PKK’lıların cenazesini taşıyan zırhlı aracın önüne PKK yandaşları PKK “bayrağı” astı. Güvenlik güçleri müdahale etmeye çekinince bayrak uzun süre araçta asılı kaldı.

- PKK’lıların cenazesi askeri lojmanların önünden geçerken bir lojmanın balkonunda asılı duran Türk bayrağı, emir alan üç askerimiz tarafından yerinden kaldırıldı.

Başın terörle zaten beladayken...

Albaylarını generallerini sahte kanıtlarla hapse atmışsın...

Yetmemiş, ABD’nin Suriye taşaronluğuna soyunmuş...

Komşuların İran, Irak, Suriye’den düşman cephe yaratmış, PKK belasını iki kat güçlendirmişsin...

Askerin karakollara hapsolmuş... İstihbarat durmuş... CIA’ya devredilen Güney sınırları teröristlerin yolgeçen hanı olmuş...

Ülkenin altı oyuluyor... Ve senin tek önlemin kalmış geriye: Medya şehit haberlerini yazmasın!

* * *

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş geçen nisan ayında Taraf’ta konuşmuş:

“Irak bölünürse bağımsız Kürdistan devleti oluşacak. Suriye’de de özerk Kürdistan oluşabilir. İran’da zaten Kürdistan eyaleti var. Bu durumda Iğdır’dan Hatay’a, Türkiye’nin tüm güney sınırları resmen Kürdistan olacak”

Muhtemel gelişmeleri aylar önce Demirtaş görmüş... Hükümet görememiş... Ya da görmüş, birkaç şehit! uğruna Obama’yı kırmamak için görmezden gelmiş... Suriye’de göz göre göre ABD’nin tuzağına düştük. Batağa saplandık. Faturayı maalesef en günahsızlar, gencecik çocuklar canlarıyla ödüyor.

Şebeke kurtarıldı!

Avukatlık Mesleğinden Yargıçlık Mesleğine Geçiş Sınavı 6 Mayıs günü yapıldı. Sonuçların açıklandığı 30 Mayıs’tan 17 gün önce, internette Razmoni rumuzlu bir şahıs kazanacak kişileri yazdı... Yazdıkları aynen çıkınca CHP Konya Milletvekili Atilla Kart olayı Meclis’e taşıdı. Kart soruların genellikle AKP yakınlarına ulaştırıldığını bildirmişti.

Aradan üç ay geçti. Ve ÖSYM dün bu sınavların iptal edildiğini açıkladı...

Bir inceleme komisyonu kurulmuş, yapılan incelemede soruların sınavdan önce bir kısım adaya ulaştırıldığına dair görsel bulgu elde edilmemiş... Ancak bu yönde kuşku doğmuş!

Mesela incelemede neler mi bulunmuş:

“140 soruda 92 ve üzerinde doğru yanıtı bulunan 357 adayın sorulara verdikleri cevaplar üzerinde yapılan analiz neticesinde; ‘kritik belirleyici” olarak tespit edilen sorulardan bazılarında, oluşma olasılığı çok düşük olmasına rağmen, yanlış cevap üzerinde birleşildiği;

- Sınavı üstün başarı ile kazanan 4 evli çiftin cevap kâğıtlarındaki tıpkılık yanında puanlarının da birbirlerine yakın olması,

- Sınav sonuçlarında özellikle derece yapmış bazı adayların soru kitapçıkları üzerinde hiçbir işlem, yazılı muhakeme ya da karalama yapmaksızın matematik sorularında yüzde 100 doğru yapmış olmaları ya da yaptıkları karalamalarda ulaştıkları sonucu değil farklı şıkkı işaretlemiş olmaları...”

* * *

Sınav sorularının önceden elde edildiği çok açık. Kuşkulu sınav kâğıdı sahipleri sıkı şekilde sorguya çekilse durum anlaşılırdı. Ancak durum savcılığa aktarılmamış, adli soruşturma açılmamış, böylece kopya şebekesinin yakayı kurtarması sağlanmış...

BDP

Beytüşşebap’ta

10 erimizin şehit edilmesinden sonra BDP lideri Selahattin Demirtaş demeç veriyor:

“Bu soruna siyaset kurumu çare bulmalı. Siyaset kurumunun proje geliştirmediği yerde maalesef ölümler yaşanıyor. Bu olaydan birinci dereceden Hükümet sorumludur.”

PKK’yı, yani saldıranı suçlayan tek kelime yok.

Siyaset kurumu çare bulmadığı, proje geliştirmediği için ölümler oluyormuş.

Siyaset kurumu elbet çözüm bulmalıdır. İyi de siyaset kurumunun çözüm bulmadığı konularda saldırganların dağa 
çıkma, terör yaratma ve adam öldürme hakkı mı doğuyor?

Ayrıca... Siyaset kurumunun geliştireceği hangi projeyi kabul edeceksiniz siz?

Kendi projesini silahla dayatan bir örgüt bir başka projeyi kabul eder mi?

Soru: Silivri kampıyla Apaydın kampı arasında nasıl bir fark var?
Yanıt: Demokratik kalite farkı... Silivri’de seçilmiş milletvekilleri de kampın sakinleri arasında...
Haldun Ertem

Akil

Diyarbakır Barosu ve Diyarbakır İşadamları Derneği bir “Akil Adamlar Komitesi” üzerinde çalışıyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu dostlarına şu notu geçmiş:

- AKP ile BDP’nin teröre karşı “Akil Adamlar” önerileri yapay ve göstermelik. CHP’nin önerisiyle ise hiçbir ilgi ve bağlantısı yok. CHP, “Akil Adamlar” grubunu TBMM’deki “Toplumsal Mutabakat Komisyonu”na (TMK) bağlı olarak çalışacak, görev tanımı yine TMK tarafından yapılacak bir oluşum olarak öngörmektedir. Bulgu ve önerileri TBMM’de karara bağlanacaktır.

Bülent Arınç, “Siyaseti bırakıyorum, çok memnunum” demiş.
Biz de üzüldük diyemeyeceğiz...
Fahrettin Fidan

Hande

Haydar ile Zehra Hacettepe’de okudular. Haydar Gül Tıp Fakültesi’0ni, Zehra Hemşirelik Yüksek Okulu’nu bitirdi. 
Birbirlerini sevdiler. Evlendiler. 1977 yılında doğan kızları Hande 2001 yılında Siyasal Bilgiler’i bitirdi. Yurtdışında master yaptı. Yuva kurma vakti geldiğinde beyninde menhus bir ur tespit edildi. Hande Gül 2009 yılında hayattan ayrıldı... Aile hayattaki tek varlığını kaybedince küsmedi. Onun adını yaşatmak istedi. Hande’nin doğum günü olan 14 Eylül’de Kütahya Tavşanlı’da “Hande Gül Ana Okulu” açılıyor.

Hande’nin adı çiçek gibi açan çocuklarla birlikte yaşayacak... Nice yıllara...

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları