loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Yaşama Tutunmak

Melih Aşık
Tarih: 11.08.2026
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık; Bir yakınınız hastanenin yoğun bakımında, beyin tümörü ameliyatı sonrasının en zor saatlerini yaşarken... Az ötedeki doğumhanede yeni bebekler dünyaya gelir.

Sanırım Charles Dickens’ın bir romanında geçer.

Fransız İhtilali sırasında meydanda insanlar giyotinle idam edilirken, az ötede balıkçılar şarkı söyleyerek ağlarını çekmektedir.

Bir yanda ölüm… Bir yanda hayat.

Hayat kısadır ama içine birbirine hiç benzemeyen birçok hayat sığar.

Bir yakınınız hastanenin yoğun bakımında, beyin tümörü ameliyatı sonrasının en zor saatlerini yaşarken…

Az ötedeki doğumhanede yeni bebekler dünyaya gelir.

Sizler suskunluğun esiri olmuşken...

Uzaktaki stadyumdan gol atan takım taraftarlarının çığlıkları yükselir.

Aynı anda kuşkusuz...

Birileri bir salonda klasik müzik dinliyor.

Başkaları meyhane masasında demleniyor.

Birileri müstakbel gelinin evinde babasından kızını istiyor.

Birileri hapishanedeki kocasının hasretiyle ağlıyor.

İnsanlar hayatın bin bir çeşidini aynı anda yaşıyor.

Birkaç gün içinde Türk ulusunun geleceğini etkileyecek iki imza birden atıldı.

Mekke’de ortak savunma antlaşması…

Ve TBMM’de Terörsüz Türkiye’nin çerçeve yasası…

Her ikisi de geleceğimizi etkileyecek...

Birileri tepkili. Başka birileri umutlu tablolar çiziyor.

Cumhuriyet tarihinin en kritik darboğazından geçiyoruz.

Kimileri ölüm döşeğinde yaşama tutunmaya çalışırken, kimileri ülkenin geleceğine dair yeni resimler çiziyor.

Devran dönüyor… 

Şarkı söyleyen  balıkçılar aydınların biraz da kendileri için giyotine gittiğini bilmiyor.

İyiyi, doğruyu, güzeli seçmeyi başaranlar dünyanın var oluşuna damgayı basıyor.

Yarını inşa edecek olanlar yine onlardır.

VATAN

Rahmetli gazeteci ağabeyimiz Şinasi Nahit‘in sıkça anlattığı anıları arasındadır.

Atatürk sonrasında ülke çapında en büyük tartışma malum, vatan satıcılığı konusundadır.

Herkes birbirini vatanı satmakla suçlar.

Şinasi Nahit o yıllarda Ulus gazetesinde kısa fıkralar yazmakta, DP’lileri çileden çıkarmaktadır.

O günlerde Meclis kulisinde Şinasi Nahit‘e rastlayan bir DP milletvekili kendini  tutamamış, Şinasi ağabeye verip veriştirdikten sonra:

- Vallahi siz vatanı bile satarsınız, deyivermiştir.

Şinasi Ağabey’den cevap:

- O kadar büyük arsayı kim alır?

Sonrası mı? Birbirini yıllarca vatanı satmakla suçlayan DP ve CHP sonunda “Sovyetler Türkiye’den toprak istiyor” korkutmacasıyla ülkeyi ABD’nin himayesine soktular. 

ÇETİN ALP

Emniyet camiasının sevilen isimlerinden Mehmet Çetin Alp vefat etti.

Biz onu İstanbul Trafik Müdürlüğü sırasında tanımıştık.

Galiba 30 yıl önceydi.

Yurt dışında taksilerin tepelerindeki  ‘Dolu’ ve ‘Boş’ işaretlerini görmüş, İstanbul’a dönüşümde Çetin Alp’e bizde neden aynı uygulamanın olmadığını sormuştum.

Çetin Alp bu uygulamayı başlattı. Ancak şoförler fazla ilgili değildi. Bunun üzerine tepe lambası olmayanlara ağır cezalar yazılmaya başlandı. Şikayetlerin artması üzerine bu cezalardan vazgeçilmesini önerdiğimde rahmetli şöyle demişti:

- Eğer ağır ceza vermezseniz bu ülkede hiçbir şey düzelmez...

Cezalar giderek daha ağırlaştı. Şimdi çok daha ağır. Ama trafikte keşmekeş berdevam... Nur içinde yatasın Çetin Alp...

DALTON

Galatasaray Üniversitesi’nde görevli bir öğretim üyesi anlattı...

Bu genç arkadaş suça itilen çocuklarla ilgili araştırma yapıyormuş.

Haberin Devamı

Yargılanan veya mahkûm olan birçok çocukla röportaj yapmış.

Doğuştan masum ama koşulların suça ittiği bu çocukları çok sevmiş.

Çocuklar da onu çok sevmiş.

Daltonlar, Şahinler, Sarallar, Barış Boyun Çetesi, Anucurlar gibi adlarla anılan bu çetelerin üyesi çocuklardan zaman zaman mektup da alıyormuş.

Geçenlerde bu çocuklardan biri hapishaneden mektup göndermiş.

Mektup şöyle bitiyormuş:

- Bir şeye ihtiyacın olursa söyle hoca...

Hapisteki çocuğun dışardaki hocaya “Bir ihtiyacın olursa söyle” diye mektup yazması olsa olsa bizim memlekette olur.

Hoca acı acı gülmüş çocuğun bu jestine!

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları