loading
close
SON DAKİKALAR

Blöfçü

Melih Aşık
Tarih: 16.04.2026
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık: Trump, Netanyahu’ya neden teslim olmuş? Çok saf veya ahmak olduğundan mı? Yoksa Epstein dosyaları üzerinden şantaja uğradığından mı? Orası belli değil...

ABD eski Dışişleri Bakanı John Kerry diyor ki:

“Netanyahu ile çok sayıda görüşmenin içinde oldum. Bizi İran’ı vurmamız için ikna etmek istedi. Hem Ortadoğu hem dünyada kartlar o yüzden yeniden dağıtılacak.

Başkan Obama’ya geldi ve saldırmamız için bir sunum yaptı; Başkan Obama reddetti.

Başkan Biden reddetti. Başkan Bush reddetti. Buna razı olan tek başkan ise, açıkça görüldüğü üzere Başkan Trump oldu.”

Trump, Netanyahu’ya neden teslim olmuş?

Çok saf veya ahmak olduğundan mı?

Yoksa Epstein dosyaları üzerinden şantaja uğradığından mı?

Orası belli değil...

Ancak Netanyahu’nun sözüne uymakla hem kendisinin hem ABD’nin karizmasını fena halde çizdirdi.

ABD dünyanın gözünde artık gerçekten kağıttan kaplandır.

Lideri de bir sözü bir sözünü tutmayan, istikrarsız, tutarsız, blöfçü bir poker oyuncusu...

Artık hem bölgede hem dünyada kartlar yeniden dağıtılıyor. Kendimize yeni bir yer tayini yapmamız zorunluk kazanıyor.

ÖLÇÜ VE AYAR

Ekrem İmamoğlu söz aldığı İBB Davası’nda “savcılık makamının bir suç örgütü olduğunu” söyleyince Savcı Bey de kendisine yanıt olarak sert çıktı:

“İddia makamı olarak bu cümleleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz” dedi.

Sanığın eleştirisi ağırdı. Savcının yanıtı aynı zamanda tehdit içeriyordu.

Sanık hakime sordu:

“Ben Savcı Bey’in sözlerini tehdit olarak algılıyorum. Bu tehdidin kapsamı nedir? Can güvenliğim mi, mal güvenliğim mi, özgürlüğüm mü, ailem mi? Sayın Başkan, ben şu anda burada yargılanıyorum ve sizin sorumluluğunuz altındayım. Bu nedenle bu tehdit karşısında bir tedbir alınıp alınmadığını bilmek istiyorum.”

Mahkeme Başkanı’nın verdiği yanıt kısa ve netti:

“Bir tedbir alınmadı.”

Mahkeme heyeti, savcının sözlerini tehdit olarak değerlendirmedi.

★★★

Savcılık makamı zaman içinde çeşitli şekillerde değerlendirildi.

Çeşitli yorumlara konu oldu.

Savcı Cumhuriyet’in koruyucusu, güçsüzlerin destekçisidir.

Atatürk, 9 Ekim 1925 tarihinde cumhuriyet savcılarına hitaben şöyle konuşur:

“Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz birey yoktur... En güçsüz ve en kimsesizlerin yardımcısı devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcılarıdır. Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarında her an haklarını aramakla görevli Cumhuriyet Savcıları bulunduğunu asla unutmamaları gerekir. Zayıf ama haklı olanların en güçlü durumda olmaları, adliyemizin ülküsüdür.”

OKUL İŞLETMESİ

Kadıköy Moda’daki Meslek Lisesi’nin caddeye bakan tarafına birkaç yıl önce küçük bir kulübe kondu.

Bu kulübede okulun fırınında pişirilen ekmekler satılmaya başlandı.

Çeşit çeşit ekmekler...

Tam buğday, sarı buğday, çavdar, mısır, tost ekmeği, zeytinli ekmek, cevizli ekmek vb...

Okulun ürünleri semt sakinlerince beğenildi.

Üretim ve tüketim hızla arttı.

Civarda bir ekmek atelyesi vardı.

Onun işleri bozuldu. Kapatmak zorunda kaldı.

Çünkü okulun ekmekleri çok daha ucuz ve lezzetli idi.

Ucuzdu çünkü elektrik, su, kira, eleman maaşı ödemiyorlardı.

İlk kulübe yetmez oldu. Daha büyük bir satış kulübesi yapıldı.

Çeşitli kurabiyeler, sütlü tatlılar da satılıyor şimdi.

Daha küçük olan eski kulübede okul öğrencilerinin yaptığı takılar satılmaya başlandı.

Bir de kafe eklendi yanlarına.

Okulun bahçesi paralı otopark oldu.

Arka tarafına lokanta açıldı.

Jimnastik salonu tiyatro salonuna dönüştürüldü.

Okul büyücek bir işletme haline geldi.

Okullar ticari hayatla teması güçlendirmeli.

Buna evet... Ama haksız rekabetin sebebi de olmamalı.

Garip bir tablo var ortada...

SELÇUK

Geçen hafta sonu oynanan Galatasaray Kocaelispor maçında GS seyircisi büyük ayıp etti.

Maç öncesinde Kocaeli Antrenörü Selçuk İnan’ı sebepsiz yere yuhaladı.

Selçuk düne kadar GS takımının emekçisiydi.

Kaptanıydı.

Efendi adamdı, sahada kasıtlı tek faulünü görmemiştik.

15 kupayı bizzat kaldırmıştı.

Dahası...

Okan Buruk’un antrenörlüğü sona yaklaşırken

Galatasaray’ın yeni antrenörü olmaya en yakın isim de yine...

Selçuk İnan’dı…

CEZALAR

Meslektaşlarımız; Barış Pehlivan ve Murat Ağırel’e 1’er yıl, 3’er ay, Zafer Arapkirli’ye 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

Gerekçe; dezenformasyon!

Yani; “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak”

Bu yanlış bilginin doğrusu nedir, yine öğrenemedik...

Yalan haberin doğrusunu açıklayarak veya tekzip göndererek gazeteciyi mat etmek, onu okurun gözünden düşürmek varken... Hapis cezası vermek.. Doğrusu hukuk ve demokrasinin mantığına uymuyor!

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları