loading
close
SON DAKİKALAR

Cepken delikse

Melih Aşık
Tarih: 03.10.2023
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık; Telefon, bilgisayar, TV, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, otomobil vb. gibi eşyaları satın alırken yerli ürünleri tercih etmeyenlerin zamlardan, ekonomik krizden, israftan, lüksten söz etmeye, ağzını açmaya hakkı yoktur.

Cep delik cepken delik… Ama maşallah keyfimizden lüksümüzden de hiç geri durmuyoruz... Ne zaman cep telefonunun yeni markası piyasaya çıksa bazıları bir gün önceden mağazanın önünde kuyruğa giriyor. Herkes birbirini yiyor. Elektronik öğretmeni okurumuz Ali Özdemir yazıyor:

“!997 yılından beri taşınabilir telefon kullanıyorum. Aradan geçen 26 yılda hep en düşük fiyatlı olanları kullandım. Bundan da hiç rahatsız olup gocunmadım.

Şu anda da yerli malı, 2 - 3 bin TL fiyata satılan Re... Marka bir cihaz ile işlerimi görüyorum.

93 bin TL’ye telefon alan insanlara makul gözle bakmıyorum.

Babam da elektrikçi olduğu için 10 yaşımdan beri elektrik, elektronik ile ilgiliyim. 30 yıldır da sürekli bilgisayar kullanıyorum. Elektrik, elektronik ve bilgisayarla ilgili 30 kadar da kitap yazıp yayınladım.
Kullandığım bilgisayar da 14 yıllık olup hala her işimi görmektedir. Kolumdaki saat de sadece 1 dolar değerindedir.

Telefon, bilgisayar, TV, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, otomobil vb. gibi eşyaları satın alırken yerli ürünleri tercih etmeyenlerin zamlardan, ekonomik krizden, israftan, lüksten söz etmeye, ağzını açmaya hakkı yoktur.
Hele döviz sıkıntısı çeken bir ülkenin hiç yoktur.”

(NOT: Okurumuz ülkede ithal içme suyu bile satıldığını duysa kim bilir neler söyleyecekti!)

YASALARIN ANASI

Meclis açıldı... Ve anlaşıldı ki, önümüzdeki dönemde siyasette, medyada ve kamuoyunda gündemin ağırlığını anayasa tartışmaları oluşturacak...

İstanbul depremi... Mülteciler... Hayat pahalılığı... Eğitim... Sağlık...

Dileriz bunlar gibi ana sorunlar anayasa tartışmasının tozu dumanı içinde kaybolmaz.

Diliyoruz ama biliyoruz ki anayasa tartışması başladı mı bütün dikkatleri üzerine çeker, gündemi kilitler...

İHATİP

CHP Genel Başkan Adayı Örsan Kunter Öymen’in TELE 1’deki röportajı sağ basına şöyle yansıdı:

- Örsan Öymen imam hatip okulları kapatılsın, dedi
Oysa Öymen öyle dememişti.

Ne dediğini Cumhuriyet TV’de açıkladı:

“ Ben imam hatiplerin tamamı kapatılsın demedim. İmam hatip okulları camilere imam yetiştirmek için kurulmuş meslek okullarıdır. Ben konuşmamda ‘İhtiyaç ötesi imam hatipler kapatılmalı’, dedim. Sarf ettiğim cümleden ‘ihtiyaç ötesi’ bölümü çıkartılarak yayınlanıyor. Bunlar dürüstlüğe sığmıyor”

Örsan Öymen sözlerini şöyle noktaladı:

- Ben üniversitelerde türban tartışmalarında partimi de karşıma alarak türban özgürlüğünü desteklemiştim. Ben gelişmelere din açısından değil ilkeler, ihtiyaçlar ve yasalar açısından bakıyorum...

ÖĞÜT

“Bütün mesele başkalarının hayatına özenmemek...

Yoksa seni bekleyen, sana ait olacak hayatı ıskalarsın...

Ne kendin, ne başkası olursun

Ruhun boşluklar içinde çırpınır

Hayaller içinde yuvarlanır gidersin.”

Andre Gide

OSMANLI

Osmanlı’dan hikâye tadında bir gerçek olay...

1867 yılına kadar hiçbir Osmanlı sultanı, seferler dışında ülke dışına çıkmamıştı.

Sultan Abdülaziz’in o tarihte gerçekleştirdiği 47 günlük Avrupa seyahati bu açıdan bir ilk olacaktı.

Ancak, yazar Gündüz Vassaf’ın aktardığına göre, Sultan’ın seyahati İstanbul’daki ulema arasında ciddi tartışmalara da sebebiyet vermişti. Zira Osmanlı’nın egemen olduğu topraklar “Darü’l-İslam”, Avrupalıların toprakları ise “Darü’l-Harp”ti.

Ve bir Osmanlı sultanı Darü’l - Harbe ancak gaza için gidebilirdi. Bu mesele saray etrafında uzun süre tartışılmış, sonunda da bir çözüm bulunmuştu. Sultanın ayakkabılarının altına özel bir bölme yaptırılmış ve burası toprakla doldurulmuştu. Böylece Sultan Abdülaziz gittiği ülkelerde yabancı toprağına ayak basmayacaktı...

Görüldüğü gibi zeki din alimleriniz olursa çare tükenmiyordu!..

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları