loading
close
SON DAKİKALAR

Dünya kurtuldu

Melih Aşık
Tarih: 09.04.2026
Kaynak: Melih Aşık - Milliyet

Melih Aşık: İnsanlık onuru, hesap kitap tanımaz. Bu kriz yalnızca İran’ı değil, Dünya medeniyetini de büyük bir yıkımdan kurtardı. Mutlu sona ulaştık…

Küresel çılgın birkaç dakika olsun aklın sesini dinledi ve dünya bir cehennemin eşiğinden döndü. Korku dolu saatler Pakistan aracılığıyla alınan ateşkes kararıyla sona erdi. İran devleti, halkıyla, yönetimiyle, çoluğuyla, çocuğuyla direndi ve kazandı. Tarihe dirençli ve inançlı halkların topla, tüfekle, uçakla, füzeyle yenilemeyeceği gerçeğini kazıdı.

İran sadece topraklarını ve petrolünü savunmadı; aynı zamanda ulusal onurunu, çocuklarının geleceğini, kadınlarının iffetini, binlerce yıllık kültürel zenginliğini, büyük düşünür ve ozanlarının, Hafız’ın, Ömer Hayyam’ın, Şirazi’nin, Firdevsi’nin, ibni Sina’nın hatırasını da savundu.

Ezilen ülkelere cesaret verdi. İnsanlık tarihinde yeni sayfalar açıldı.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

İsrail, Ortadoğu’nun mutlak gücü gibi davranamayacak.

ABD, her ülkeyi istediği gibi diz çöktürebileceği hayalinin sınırlarına çarptı.

Batı dünyasında ABD için “mutlak güç” algısı çatladı.

Güney Amerika’dan Afrika’ya kadar birçok ülke, başını biraz daha dik tutacak.

Silahın korkusu, bağımsızlık arzusunu bastıramayacak.

Küresel delinin karizması biraz daha çizilecek...

Evet… Hayat biraz daha pahalanacak. Ekonomik bedeller ödenecek. Ama bazı anlar vardır ki…İnsanlık onuru, hesap kitap tanımaz.

Bu kriz yalnızca İran’ı değil, Dünya medeniyetini de büyük bir yıkımdan kurtardı. Mutlu sona ulaştık… 

DÖNÜŞÜM 

Şair İsmet Özel, Mülkiye’de arkadaşımızdı. Türkiye İşçi Partili bir komünistti. Okulu bıraktı. Ne oldu bilinmez, sonraki yıllarda hidayete erdi, İslamcı oldu. Necmettin Erbakan’ın partisine geçti. Hâlâ da o tarafta yer alır. Gördüğümüz kadarıyla o partide kimse ona “Eskiden komünistti bundan İslamcı olmaz” demedi. Aralarına aldılar. Bu dönüşü yapan başkaları da oldu. Onları da mazisiyle yargılamadılar.

Seküler kesimde böyle olmuyor... Kendi içinde ilerleme kaydetmiş, İslamcı kesimden laik kesime geçmiş biri olunca... Derhal tırnaklar çıkarılıyor… Adam ne zaman doğruyu söylese derhal geçmişi hatırlatılıyor... Bir İslamcı değişip dönüşüp laik ve demokrat olamazmış gibi linç operasyonu başlatılıyor.

Neden böyle?

Çünkü bu kesimde kimse kimseyi beğenmiyor.

İnsanların değişebileceği gerçeğini kimse aklına getirmiyor.

İnsanları harcamak kazanmaktan daha kolay geliyor.

Değiştirelim şu yanlış tavrımızı… 

HİTLER! 

Karadeniz önemli bir stratejik alandır. Rusya ile mücadele etmek isteyen Karadeniz’de var olmak ister.

İkinci Dünya Savaşı’nda Hitler de Karadeniz’e inmeyi zorunlu gördü. Ancak Türkiye, Montrö Antlaşması’na dayanarak Boğazlar’ı savaş gemilerine kapatmıştı.

Peki çare?

Hitler, Fatih’in gemileri karadan yürütmesine benzer bir çare üretti. 6 adet Alman cep denizaltısını Tuna’dan geçirerek Karadeniz’e indirdi. Nasıl mı? 6 adet U-bot, Almanya’nın liman şehri Kiel’de parçalara ayrıldı. Kâh kanallardan, kâh karayolundan geçirilip Tuna Nehri üzerinden Romanya’nın Köstence limanına indirildi. Bu denizaltılar epey Rus gemisinin canını yaktı. Üçü Rus gemilerinin ateşiyle battı. Diğer üçü savaş sonunda Alman mürettebat tarafından batırıldı. Alman denizciler karadan Türkiye kıyılarına çıkarak teslim oldular. Esir kampına alındılar. Macera böyle sona erdi. 

ORMAN 

22 Mart Dünya Ormancılık Günü nedeniyle bir afişte Nazım Hikmet’in ünlü dizesi okunuyor:

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine”

Doğrusu güzel bir dizedir bu...

İyi niyetle sık sık dile getirilir.

Ne var ki gerçekçi değildir.

Ormanda ne ağaçlar ne diğer bitkiler, ne de canlı varlıklar kardeşçesine yaşar.

Bitkiler güneşe ulaşmak için birbirini iterek yükselmek için yarışır.

Hayvanlar birbirini yemek için koşuşturur.

Yerin altında börtü böcek arasında muazzam bir kavga vardır.

Var olmak için yok etme kavgası sessiz ama vahşice sürer gider.

Şair sadece ormanın şairane görüntüsüyle ilgilidir. 

ÜNLÜLER 

İsrail Konsolosluğu’na saldırı düzenleyen teröristlerle ilgili haberlerde bunların adları yayınlandı ama soyadları gizlendi.

Yasalara uygun durum budur.

Aynı günün sabahında ünlü isimler evlerinden toplanıp önce emniyet sonra adli tıpa gönderildi.

Çevrelerinde tanınan ve suçlu olup olmadıkları hiç belli olmayan bu kişilerin adları ve soyadları haberlerde açık açık yayınlandı.

Ünlülere yönelik her gözaltı kampanyasında aynı manzarayı görüyoruz.

Bu yasa dışılık kimseyi rahatsız etmiyor mu?

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları