loading
Yükleniyor
close
SON DAKİKALAR

Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında Baki Aydöner ve Aziz İhsan Aktaş ifade verdi

Gaziosmanpaşa Belediyesi davasında Baki Aydöner ve Aziz İhsan Aktaş ifade verdi
Tarih: 13.07.2026 - 14:48
Kategori: Yerel

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapılıyor.

Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy ve eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.

Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı. Aksoy’un çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından tutuklu eski CHP PM üyesi Baki Aydöner’in savunmasına geçildi.

"VİCDANIM RAHATTI"

Aydöner, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecini anlattı. Soruşturmayı sosyal medya üzerinden öğrendiğini söyleyen Aydöner, herhangi bir suç işlediğine inanmadığı için kaçmayı düşünmediğini belirterek, “Vicdanım rahattı. Kaçmayı ya da saklanmayı hiç düşünmeden kendi irademle teslim oldum” ifadelerini kullandı.

Emniyete götürüldüğünde operasyonun kapsamını ilk kez gördüğünü anlatan Aydöner, nezarethanede Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe ile çok sayıda belediye başkanı ve belediye yöneticisinin de gözaltında bulunduğunu görünce soruşturmanın boyutunu anladığını söyledi.

Gaziosmanpaşa Belediyesi ile herhangi bir ticari ya da idari ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Aydöner, uzun yıllardır CHP’de siyaset yaptığını ancak belediyede hiçbir görev üstlenmediğini, belediye meclis üyesi dahi olmadığını belirterek, soruşturmanın neden kendisine yöneltildiğini anlamadığını dile getirdi.

“SAVCI BANA ‘ÇOK HAKLISIN’ DEDİ”

Savunmasında, hayatında yalnızca bir kez görüştüğü bir kişiyle ilgili iddialar nedeniyle suçlandığını söyleyen Aydöner, emniyet ifadesinin ardından savcılığa sevk edildiğini, burada da benzer sorularla karşılaştığını belirtti. Aydöner, 3 Haziran 2025 tarihinde İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandığını hatırlattı.

Savcılık sorgusuna da değinen Aydöner, ifadesi sırasında savcının kendisine “Çok haklısın” dediğini öne sürdü.

“BAHÇETEPE’Yİ BELEDİYE BAŞKANI OLMADAN ÖNCE TANIYORDUM”

Hakan Bahçetepe ile ilişkisinin tamamen siyasi faaliyetlerden kaynaklandığını belirten Aydöner, Bahçetepe’yi belediye başkanı olduktan sonra değil, CHP’de birlikte görev yaptıkları yıllardan tanıdığını söyledi.

2015 ve 2018 yıllarında partinin farklı kademelerinde birlikte çalıştıklarını anlatan Aydöner, İstanbul İl Başkanlığı döneminde çok sayıda il yöneticisiyle birlikte seçim çalışmaları yürüttüklerini ifade etti.

Bu nedenle HTS kayıtlarında aynı baz istasyonlarından sinyal vermelerinin veya telefon irtibatlarının suç delili olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aydöner, “Siyasi faaliyet yürüten onlarca il yöneticisi ve yüzlerce belediye başkanıyla aynı ortamlarda bulunmamız son derece doğaldır” dedi.

Aydöner, “Eğer yalnızca HTS kayıtları ve baz istasyonu verileri suç delili kabul edilirse, siyasi faaliyet yürüten binlerce kişi hakkında aynı yöntemle suç isnadında bulunulabilir” diyerek iddianamedeki değerlendirmenin somut delillerle desteklenmediğini savundu.

“GAZİOSMANPAŞA’YA HASTANE İÇİN GİTTİM”

Uzun süredir mide fıtığı ve reflü rahatsızlığı bulunduğunu anlatan Aydöner, tutuklanmadan önce bu nedenle tedavi gördüğünü ve ameliyat planlandığını söyledi.

Farklı tarihlerde Medical Park hastanelerinde muayene olduğunu belirten Aydöner, 8 Mayıs 2024 tarihinde Gaziosmanpaşa Medical Park Hastanesi’nde tedavi gördüğünü ifade etti.

Hastane kayıtlarının avukatları tarafından dosyaya sunulduğunu belirten Aydöner, iddianamede aleyhine değerlendirilen Gaziosmanpaşa baz kayıtlarının tek nedeninin bu hastane ziyareti olduğunu savunarak, söz konusu tarihte ilçede bulunmasının sağlık tedavisi dışında herhangi bir sebepten kaynaklanmadığını söyledi.

AYDÖNER, İBB’DE TUTUKLU KARDEŞİNE SESLENDİ

Aydöner, İBB Davası’nda tutuklu bulunan iş insanı kardeşi Bulut Aydöner’e de seslenerek savunmasını şu sözlerle bitirdi:

“Toparlayarak bitirmek istiyorum. Anlattığım bütün bu hususların tek amacı, dosyada oluşabilecek yanlış kanaatleri ortadan kaldırmaktır. Şunu özellikle ifade etmek isterim: Eğer kanunun bana yüklediği herhangi bir kusur varsa, bir kişinin malına haksız şekilde el uzatmışsam, bir kuruş dahi haram kazanç elde etmişsem, bunun hesabını hukuk önünde vermekten hiçbir zaman kaçınmam, bugün de kaçmıyorum.

Ancak tek bir kişinin, kendi kurtuluşu için ortaya attığı gerçek dışı iddialarla benim ve canım kardeşim Bulut’un özgürlüğünün elimizden alınması kabul edilebilir değildir. En büyük temennim, hem onun hem de benim bir an önce özgürlüğümüze kavuşmamız, yarım kalan hayatlarımıza kaldığımız yerden devam edebilmemizdir. Bu vesileyle, zor koşullar altında büyük bir direnç gösteren, sağlık sorunlarına rağmen ayakta kalmaya çalışan canım kardeşim Bulut’a da buradan seslenmek istiyorum. İnşallah en kısa zamanda yeniden özgür günlerde bir araya gelecek, ailelerimizle birlikte huzur içinde yaşamaya devam edeceğiz.

Ben bu inancımı ve umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Allah’a şükür, başımız dik yaşadık. Dürüstlüğümüzden ve onurumuzdan hiçbir zaman ödün vermedik. Haram lokmaya el uzatmadık. Senin gibi dürüst bir kardeşe sahip olmaktan gurur duyuyorum. Canım kardeşim, seni çok seviyorum. Elbette son sözü Yüce Türk yargısı söyleyecektir. Buna olan inancımı koruyorum. Son olarak şunu da ifade etmek isterim: Yarın 15 Temmuz hain darbe girişiminin yıl dönümü. Demokrasiye, milli iradeye ve ülkemizin birlik ve beraberliğine kasteden o hain girişimi bir kez daha lanetliyorum. Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar millet iradesine karşı yapılan bütün darbe girişimlerini de aynı şekilde kınıyorum. 15 Temmuz’da hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi minnet ve saygıyla anıyorum. Allah ülkemizin birliğini, beraberliğini ve huzurunu daim eylesin.“

Gaziosmanpaşa Belediyesi Davası'nda etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş savunma yaptı. Etkin pişmanlık ifadelerinin arkasında olduğunu belirten Aktaş, adaletin makam, unvan veya statüye göre değil, yalnızca maddi gerçeğe göre tecelli etmesi gerektiğine inandığını belirtti. Aktaş, hakkındaki suçlamalardan beraatına karar verilmesini talep etti.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturmasından ayrılan Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında ilk duruşma bugün İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülüyor.

Dosyada Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy, eski CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner tutuklu sanık olarak yer alırken; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın yanı sıra Aziz Lal, Gözde Bahçetepe, Gürkan Dölekli, Özer Ayık ve Seza Büyükçulha tutuksuz yargılanıyor.

Duruşma, ilk olarak cezaevinde felç geçirdiği halde tutuklu yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Celal Aksoy’un savunmasıyla başladı. Ciddi sağlık sorunları nedeniyle ayakta dahi durmakta zorlanan Aksoy, oturarak savunma yaptı. Aksoy’un çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından tutuklu CHP PM üyesi Baki Aydöner’in savunmasına geçildi. Aydöner’in de çapraz sorgusu ve avukat savunmasının ardından duruşmaya yarım saat ara verildi.

Aradan sonra Bahçetepe’nin savunması dinlendi. Çapraz sorgusu ve avukatlarının savunması sona erdikten sonra etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın savunmasına geçildi.

“ETKİN PİŞMANLIK İFADELERİMİN ARKASINDAYIM”

Aktaş, savunmasında şunları söyledi:

“30 Mayıs 2025 ve 11 Haziran 2025 tarihlerinde etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde ayrıntılı şekilde ifade verdim.

O tarihlerde verdiğim beyanlar, bildiğim gerçekleri anlatma irademle ortaya konulmuş ifadelerdir. Bildiğim hiçbir olguyu gizlemedim, hiçbir olayı çarpıtmadım, hiçbir kimse hakkında haksız isnatta ya da iftirada bulunmadım. Gördüğümü gördüğüm gibi, duyduğumu duyduğum gibi, yaşadığımı yaşadığım gibi ve bildiğimi bildiğim şekilde anlattım. Bugün, aradan aylar geçmiş olmasına ve tüm yargılama sürecine rağmen, o gün söylediğim her cümlenin arkasındayım. Çünkü gerçek değişmez. Değişen yalnızca zamandır; hakikat ise aynıdır.

Bu nedenle, etkin pişmanlık kapsamında verdiğim beyanlarımı Sayın Mahkemeniz huzurunda aynen tekrar ediyor; bu ifadelerimin tamamen doğru olduğunu, hiçbir baskı veya yönlendirme altında kalmaksızın, tamamen özgür irademle verdiğimi bir kez daha ifade ediyorum.

Sayın Mahkemenizden beklentim, bu beyanlarımın, soruşturmanın ilk aşamasında verdiğim ifadelerle birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesidir. Zira zaman içinde değişmeyen, birbirini doğrulayan ve kendi içinde tutarlılığını koruyan anlatımlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından en güçlü delil kaynaklarından biridir”

Aktaş, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından belediye yönetiminde yeni görevlendirmeler yapıldığını, buna rağmen nisan ve mayıs aylarında ruhsat komisyonunun toplanmadığını, haziran ayında da işlemlerin ilerlemediğini savundu. Bu nedenle iş yerlerinin ruhsat süreçlerinin uzadığını öne süren Aktaş, benzer sorunların İstanbul’da çok sayıda işletmeyi etkilediğini iddia etti.

“ADALET MAKAMA GÖRE DEĞİL MADDİ GERÇEĞE GÖRE TECELLİ ETMELİ”

Aktaş, savunmasının sonunda Cumhuriyet Savcılığı’na ve mahkemeye herhangi bir senaryo sunmadığını belirtti. Aktaş, yalnızca bizzat yaşadığı, bildiği ve kendisine aktarılan olayları, doğrulayabildiği hususlarla birlikte ayırarak anlattığını söyledi.

Aktaş, dosyadaki HTS kayıtları ve diğer teknik verilerin, aylar önce Cumhuriyet Savcılığı huzurunda anlattığı olaylarla örtüştüğünü ileri sürdü. Söz konusu verilerin, ifadelerinin sonradan kurgulanmadığını ve kişisel husumetten kaynaklanmadığını ortaya koyduğunu iddia etti. Savunmasını tamamlayan Aktaş, adaletin makam, unvan veya statüye göre değil, yalnızca maddi gerçeğe göre tecelli etmesi gerektiğine inandığını belirtti. Aktaş, hakkındaki suçlamalardan beraatine karar verilmesini talep etti.

Duruşma Aktaş’ın çapraz sorgusuyla devam ediyor.

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları