Gökhan Günaydın: CHP'nin yerel yönetimlerde sol, sosyal demokrat, halkçı duruşunu ortaya koyacak bir programa gereksinimi var

Gökhan Günaydın: CHP'nin Hayır Bloku'nu birlikte tutmak görev ve sorumluluğu vardır. Ancak yapılan ittifak görüşmeleri, İyi Parti ile pazarlık noktasına daralmış, en azından toplumsal algı bu şekilde oluşmuştur.
CHP PM Üyesi Gökhan Günaydın yerel seçimlere ilişkin bir yazı kaleme aldı. Günaydın, "Aday belirlemeden öte, Parti'nin yerel yönetimlerde sol-sosyal demokrat-halkçı duruşunu ortaya koyacak bir programa olan gereksinimi açıktır. Unutulmamalıdır ki, günlük, gelip geçici söylemlerle kalıcı bir başarı elde edilemez" ifadelerini kullandı.
Gökhan Günaydın'ın "Yerel seçimler ve CHP" başlıklı yazısı şöyle:
"Bugün 16 Ocak 2019.. YSK takvimine göre, siyasi partilerin aday listelerini seçim kurullarına vermeleri için son gün olan 19 Şubat'a 34 gün, yerel seçimlerin yapılacağı 31 Mart'a ise 74 gün kaldı.
31 Mart 2019 tarihinde Türkiye'de Büyükşehir, il, ilçe ve belde statüsünde olmak üzere 1.394 seçim çevresinde seçim yapılacak. Bu bağlamda 1.394 belediye başkanı, 1.200 İl Genel Meclisi üyesi ve 22.000 Belediye Meclisi üyesi adayı önerilmesi gerekiyor. CHP bugüne kadar gerçekleştirdiği beş Parti Meclisi toplantısında; 24 Ekim'de 104, 14 Kasım'da 144, 6 Aralık'ta 212, 18 Aralık'ta 68 ve 4 Ocak'ta 102 olmak üzere (mükerrer ve geri çekilenler hesaptan düşülerek) toplam 628 aday belirleyebilmiş durumda. Geride, belirlenmek üzere bekleyen 766 adaylık kalmış durumda.
CHP'nin 200-250 noktada aday çıkarmayacağı öngörülse dahi, en az 500 adayın kısa süre içinde belirlenme gereği var. MYK tarafından PM'lere sunulabilen aday sayısına bakıldığında, 19 Şubat'a kadar tüm adayların belirlenmesi için en az üç (muhtemelen daha fazla) PM yapılacağı öngörülebilir. Saptanması Şubat ayına sarkmış bir adayın, yerel seçim çalışmaları için önünde yeterli süre bulamayacağı da açık..
Diğer taraftan, belediye meclis üyelikleri için kimi noktalarda bu hafta sonu fermuar yöntemine dayalı eğilim yoklaması yapılacak. Kimi yerlerde ise, ittifak görüşmeleri gerekçe gösterilerek, daha evvel planlanmış seçimler iptal edildi.
Sevgili dostlarım.. Partimizin 3 ve 4 Şubat 2018 tarihlerinde gerçekleştirdiği 36 ıncı Olağan Kurultay'da, Genel Başkan'ın listesinde olmamama karşın, 422 delegemizin desteği ile Parti Meclisi'ne seçildim. İzleyen süreçte, ne milletvekili seçimlerinde ne de belediye başkanlığı seçimlerinde aday olmadım. Parti aracılığı ile ideolojime ve bu doğrultuda ülkeme yararlı olmaktan başka hiçbir amacım yok. Bu bağlamda, doğru yapılandan yana, yanlış yapılanın karşısında olmak gibi net bir tutum sergilemekte bir anlık dahi olsa tereddütüm olamaz. Çünkü biliyorum ki, CHP'deki tüm sandalyeler, bir statü sembolü değil, olsa olsa mücadeledeki yerini belirleyen görevlendirmelerdir. Parti Meclisi üyesi olarak, bana verilen sorumluluğu hakkıyla yerine getirme kararlılığındayım. Bu düşüncelerle, bugünkü süreci değerlendirirken, gerekli durumlarda eleştiriye/özeleştiriye açık olacak biçimde, görev aldığım 2014 sürecine de değinmekte yarar görüyorum.
Şüphesiz, seçim sürecinden evvel yapılan çalışmalar, en az son kavşakta yapılan çalışmalar kadar önem taşıyor. Bu bağlamda, 2011-2013 döneminde, seçim sürecinden çok evvel CHP, AKP, MHP ve BDP'li seçilmiş 100 belediyenin belirlenen performans kriterleri doğrultusunda değerlendirmesi yapılmış, buralarda düzenlenen anketlerle yurttaş memnuniyeti ölçülmüş, böylece istenilen başarıyı gösteremeyen CHP'li belediyeler ve kazanma potansiyelimiz olan belediyelerin saptaması çok önceden tamamlanmıştır. Belediye büyüklüklerine göre oluşturulan tip projeler, yararlanılmak ve uygulanmak üzere belediyelerimiz ile paylaşılmıştır. İstanbul'da 2013 yazında "Sosyal Demokrat Belediyeler Proje ve Hizmet Fuarı" düzenlenmiş, CHP'li belediyelerin gerçekleştirdiği önemli ve özgün 3 bin projeden seçilen 500'ü fuarda sergilenmiş ve halka tanıtılmıştır. Bu arada, AKP'den çok evvel, Türkiye çapında seçilen 1000 muhtar İstanbul'a getirilerek Fuar gezdirilmiş, birlikte toplantılar yapılmış ve projelerimiz kendilerine anlatılmıştır. Bunların yanında, Avrupa sol-sosyalist belediyelerinin deneyimlerinin ülkemize aktarılması için düzenli toplantılar yapılmış, belediye çalışmaları yakından izlenmiş ve denetlenmiş, ideolojisi ve hizmetleri ile bir CHP'li Belediye kimliği yaratılmaya çalışılmıştır.
İzleyen süreçte, bilindiği üzere, seçim çalışmalarının yürütülmesi için beş kişilik bir komisyon görevlendirilmiştir. Bu bağlamda, seçim sürecinde, öncelikle 2013 yazından başlayarak 2 ay süreyle, tüm il-ilçe başkanları, PM üyeleri ve milletvekilleri ile il bazında toplantılar yapılarak her noktadaki seçim yöntemi konusunda örgütün önerileri alınmıştır. Aday belirleme çalışmalarında, Tüzüğün saydığı tüm yöntemler (ön seçim, aday yoklaması, merkez yoklaması) kullanılmıştır. Bu kapsamda 89 seçim noktasında ön seçim, 21 noktada ise eğilim yoklaması yapılmıştır. Bunların yanında, tüm engelleme ve yanıltma çabalarına karşın, kararlılıkla ve sadece parti/ülke yararı doğrultusunda, yoğun bir kamuoyu yoklaması/anket çalışması yürütülmüştür. Bu çalışmaların sonucu olarak 3 Kasım 2013 tarihli PM'de 295, 22 Aralık 2013 tarihli PM'de de 451 olmak üzere toplam 746 aday yılbaşından önce saptanmış, Ocak başı itibariyle, yoğun tartışmaların yaşandığı İstanbul hariç tüm aday belirlemeleri tamamlanmıştı. Belediye meclis üyesi adaylarının belirlenmesi kapsamında ise, 20 yıldan sonra ilk kez, 53 seçim noktasında fermuar yöntemi kullanılmış ve eğilim yoklamaları gerçekleştirilmiştir. Belediye başkan adaylığı ve belediye meclis üyeliği adaylıklarının tespiti kapsamında, toplam 486.879 üyemizin önüne sandık konulmuştur. Başlangıçta da söylediğim gibi, her yoğun çalışma döneminde olduğu gibi, geride bıraktığımız süreç te özeleştiriye muhtaç, eleştiriye açıktır..
2018 süreci ise sancılı başladı. Her ne kadar Olağanüstü Kurultay çağrı süreçlerinin yerel seçimlere odaklanılmasını geciktirdiği söylense de, 95 yıllık partinin tüm çalışmaları eş zamanlı olarak yürütecek deneyime sahip olması da beklenir. Bu bağlamda belirtilmelidir ki, parti hangi seçim çevresinde hangi yöntemi kullanacağına ilişkin bir ön çalışma yapmamıştır. Buna karşılık 14 Aralık 2018 tarihli Parti Meclisi toplantısında, tüm seçim çevrelerinde merkez yoklaması kararı alınmasına ilişkin bir önerge, PM gündemine getirilmiştir. 13 arkadaşımızla birlikte; "1) Yöntem çalışması yapılmaksızın tüm noktaların merkez yoklamasına alınmasının doğru olmaması, 2)Henüz YSK seçim takvimi açıklanmadan ön seçim seçeceğinin tümüyle devre dışı bırakılmasının yanlışlığı, 3) MYK üyelerinin savlarının aksine, eğilim yoklaması yapılması için merkez yoklaması kararı alınmasının ön koşul olmadığı, 4) Kaldı ki, amaçlanan buysa, her zaman eğilim yoklaması için getirilecek geniş bir listeye destek verileceği" gerekçeleriyle önergeye olumsuz oy verdik ve 3 sayfalık muhalefet şerhimizi PM defterine koydurduk.
Gelinen süreçte kaygılarımı ifade etmek zorundayım;
1- CHP'nin Hayır Bloku'nu birlikte tutmak görev ve sorumluluğu vardır. Ancak yapılan ittifak görüşmeleri, İyi Parti ile pazarlık noktasına daralmış, en azından toplumsal algı bu şekilde oluşmuştur. Bunun yanında, İyi Parti'nin, temsil ettiği oy tabanının çok üzerinde taleplerde bulunması, süreci bir taraftan tıkamakta bir taraftan da fazlasıyla kırılgan hale getirmektedir.
2- Henüz açıklanmamış 766 belediye başkan adayı ile ilgili süre, seçim çalışması yapmayı çok zorlaştıran bir kısıta girmek üzeredir. Bu durum, seçim başarısını etkileyecek bir boyut kazanmadan, belirlemeler tamamlanmalıdır.
3-Aday belirleme süreçlerinde illere gönderilen PM üyeleri ile milletvekillerinin raporları etkinlikle değerlendirilmeli, eğer bu raporlara uymama durumu var ise, nedenleri şeffaf bir şekilde ortaya konulmalıdır.
4- Kamuoyu yoklamaları ve anketlerin ciddi firmalarla, Genel Merkezin doğru denetimi altında sağlıkla yürütülmesi gerekmektedir. Bu zorunlulukları "ihmal eden" her türlü yaklaşımın, seçim sonuçlarına olumsuz yansıyacağı unutulmamalıdır.
5- Doğası gereği son derece güç ve dikkatle yürütülmesi gereken bir süreç olan belediye meclisi üyelerinin seçimi, ittifak görüşmeleri nedeniyle oldukça sıkıntılı bir sürece evrilmektedir. Partiyi seçim sürecinde taşıyacak örgüt yapısının ve gücünün ihmali, tamiri olanaksız yaralar açabilir.
6- Aday belirlemeden öte, Parti'nin yerel yönetimlerde sol-sosyal demokrat-halkçı duruşunu ortaya koyacak bir programa olan gereksinimi açıktır. Unutulmamalıdır ki, günlük, gelip geçici söylemlerle kalıcı bir başarı elde edilemez.
Sevgili dostlarım.. Tüm amacımız, 31 Mart 2019 seçimlerinde elde edilecek bir başarı çerçevesinde, ülkenin yeniden demokratik bir zemine oturması ve Cumhuriyet'in kazanımlarının yeniden inşa edilmesidir. Bir aydın sorumluluğu içinde, bu süreçte üzerimize doğan tüm çalışmaları yapma, gerekli durumlarda düşüncelerimizi ve tutumumuzu ortaya koyarak uyarma görevlerimizi yerine getirme kararlılığı içerisindeyiz.
Sevgiyle, dostlukla, saygıyla.."
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












