loading
close
SON DAKİKALAR

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’ndan açıklama

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’ndan açıklama
Tarih: 16.02.2016 - 10:15
Kategori: Gündem

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şube Yönetimi Davutoğlu’nun ziyaretine ilişkin açıklama yayınladı

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Erzincan’da cemevini ziyaret etmesinin ardından eleştiri oklarının hedefi haline gelen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Erzincan Şube Yönetimi bir açıklama yayınladı.
 
Vakfın internet sitesinden yapılan açıklama şöyle:
 
Basına ve kamuoyuna;

13 Şubat 2016 tarihinde başbakanın cemevimizi ziyareti sebebiyle çok çeşitli spekülasyonlar yapılmaktadır. Hiç bilgisi olmayanlar bile uydurma hayali planlarla cemevimizi yıpratmaya çalışmaktadırlar. İnternet ortamında hayasızca saldırılar yapmaktadırlar. Bu saldırıları yapanların bir tanesi bile bizi arayıp olayın nasıl olduğunu sorup doğrusunu öğrenme zahmetine girmemişlerdir.



13 Şubat 2016 ve 15 Şubat 2016 tarihlerinde Hızır cem ibadeti yapacağımız bir ay önceden planlanmıştır. Bu duyuru her Perşembe günü yapılan cemlerde canlarımıza söylenmiştir.
13 Şubat 2016 tarihi Erzincan’ın düşmandan kurtuluşunun yıldönümü olduğu için Başbakan Erzincan’a gelmiştir. Akşam 17.15 de Cem evimizi ziyaret edeceğini bize telefonla yaklaşık 20 dakika önce Erzincan Belediyesi Özel kalem müdürü bildirdi ve hatta Başbakanın cemevine gelmek için yolda oluğunu söyledi. Cem ibadetimize başlamadan önce Başbakan Cemevine geldi. Kendisini misafirhanemizde ağırlamak istedik. Fakat Cemevi içindeki canlarımızı selamlamak istediler. Ben Başbakan gelmeden önce cemevindeki canlarımıza gerekli açıklamayı yaptım ani bir ziyaret olduğunu söyledim ve rızalıklarını aldım. Başbakanının içerisi girişinde kimsenin ayağa kalkmamasını, sadece dedelerimiz içeri girdiğinde ayağa kalkacağımız konusunda bilgilendirdim.

Başbakanı içeri aldık. Cemevinde postun iki metre önünde orta bir yere oturttuk. Cemevi başkanı olarak mikrofonu önce ben alarak, hoş geldiniz dedikten sonra Cemevimizin değil bağlı bulunduğumuz kurumumuz başta olmak üzere tüm Demokratik Alevi örgütlenmelerinin ortak isteklerini maddeler halinde canların huzurunda, basının önünde sesli bir şekilde dile getirdikten sonra isteklerimizi yazılı olarak bir zarfa koyup kendisine ilettik.


Zarfa konularak verilen taleplerimiz

Alevi kimliğimiz resmen tanınmalıdır.

Türkiye gerçekten laik bir ülke olmalıdır. Devlet din içinde değil din dışında olmalıdır.

Zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır. Çünkü alevi çocukları ve diğer farklı inanç sahibi çocuklar zorla sünni eğitimi almak istemiyorlar. AİHM kararı bunu bir insan hakları ihlali olarak karara bağlamıştır.
Alevi köylerine cami yaptırma politikalarından vazgeçilmelidir.
Cemevlerimize ibadet yeri statüsü verilmelidir. Bu yıllardır gasp edilmiş bir haktır.

Nüfus cüzdanlarındaki din hanesi tamamen çıkartılmalıdır. Çünkü bu uygulama ayrımcılık üretmekte olup yasalarla bireylere dinsel kanaatlerini açıklama zorunluluğu getirilmesi din ve inanç özgürlüğünün özünü zedelemektedir.

Radyo ve televizyonlardaki tek yanlı yayınlara son verilmelidir. Tek yanlı yayınlar ötekiler yaratarak egemen dinin sosyal baskı mekanizmalarını üreterek farklı olanlarını kendisini tanıtmasını kamu hizmeti adına engellemektedir.

Ders kitapları, sözlükler, ansiklopediler ve Milli Eğitim Bakanlığı’nca önerilen yardımcı kitaplardaki Aleviliği aşağılayan tanımlamalar düzeltilmelidir. Basın ve yayın organları dinsel hoşgörüsüzlüğü kışkırtan haber ve yayınları engellemek için öz denetim mekanizmalarını işletmelidir. Hacı Bektaş Dergâhı’nın yönetimi ve bakımı alevlerin kurumlarına veya yerel yönetime bırakılmalıdır. Aleviler eşiştik haklarından yararlanmak istiyorlar bu nedenle yasalar ve uygulanmasında fiili eşitlik yaratılmalıdır. Uluslar arası belgelere insan haklarına ve temel özgürlüklere dayalı bir toplumsal mutakabat sözleşmesi olan eşitlikçi, özgürlükçü. Katılımcı ve çoğulculuğu esas alan demokratik bir anayasa istemekteyiz. Alevi kimliğimizin tanınmasını ve kendi özlüklerini yaşamak ve kendilerini kendileri tanımlamak istiyorlar. Devlet Alevilik hakkında tanım getirmek ve Aleviliği devletleştirme projesinden vazgeçilmelidir.)

Kendiside çok kısa bir konuşma yapalarak birlik beraberlikten yana bir konuşma yaptı. Daha sonra zamanın çok dar olduğunu ifade itti. Çok kısa bir semah dönüldü. Semah duasını cemevi dedemiz verdi. Ondan sonra Başbakan izin isteyerek cemevimizde ayrıldı.

Kendisi uğurladıktan sonra cemevinde cem ibadetini yapmaya başladık. Başbakanın geldiği zaman cem ibadeti başlamamıştır. Tüm olaylar bu şekilde cerayan etmiştir. Cemde bulunan canlarımız buna şahittir.

Bazı basında internet ortamında başbakanın posta oturtulduğu ve dönülen semaha duayı verdiği gibi asılsız iftiralar atılmaktadır. Başbakanın cem evinde oturduğu sürece kesinlikle posta oturtulmamıştır.

Bize bu iftiraları atanlar cemin ne demek olduğunu misafirin ne demek olduğu ömründe cemevine gitmemiş Cemevine ayak basmamış iftiracılar tarafından Cemevimiz karalanmaktır. Çünkü bunlar Cemevinde DEDE postunun neresi olduğunu ve posta dedelerden başkasının oturamayacağı bilmeyen bilgisiz insanlardır.

Kamuoyunun bilgilerine sunarız.


Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı
Erzincan Şube Yönetimi

Vişne Haber Ajansı

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları