Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi önünde açıklama yapan insan hakları savunucuları, 2012 yılının 9 ayında cezaevlerinde 3 bin 14 hak ihlaliniin yaşandığını belirtti...
DİYARBAKIR- İHD, MAZLUMDER, TİHV, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası ve STGM tarafından düzenlenen 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası etkinlikleri kapsamında bugün Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi'nin önünde basın açıklaması yapıldı.
6 örgüt adına açıklamayı okuyan MAZLUMDER Diyarbakır Şube Yöneticisi Nurettin Bozkurt, 2012 yılının ilk 9 ayında cezaevlerinde yaşanan ihlallerin 3 bin 14 olduğunu dikkat çekti.
Bozkurt, hak ihlallerine ilişkin şu bilgileri verdi: "Cezaevlerinde 24 ölüm ve 57 yaralanma, 171 işkence vakası, 1142 sevk uygulamaları ihlali, 222 sağlık hakkı ihlali, 22 aile görüşünün engellenmesi, 25 tecrit ve izolasyon vakası, bin 5 disiplin cezası, 318 haberleme ve benzeri hakların engellenmesi şeklinde cereyan eden toplam 3 bin 14 ihlal söz konusu olmuştur."
İktidarın baskı ve şiddet yöntemleriyle insanları kendine hizmet eden birer robota dönüştürmek istediğini belirten Bozkurt, "Bu mekanizma, toplum adına düşünme, karar verme ve yine toplum adına gereğini yapma konusunda kendini yetkili görerek bireyin iradesini yok saymaktadır. Bu mekanizmaya karşı çıkanları düşünmeye, düşündüğünü ifade etmeye ve bu fikirlerin etrafında örgütlenmeye çalışanları ise cezalandırmak bu aygıt için en önemli mesele haline gelmektedir" dedi.
Cezaevlerindeki uygulanan şiddet ile insanın nesneleştirilmeye çalışıldığını vurgulayan Bozkurt, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bu anlayış kimi zaman elindeki siyasi tutsakları muhalif örgütlerle mücadelede rehin gibi tutmuş, kimi zaman psikolojik harpte mücadele aracı olarak kullanmıştır. Gözaltında işkence ve kötü muamele vakaları, KCK operasyonları kapsamında ilgili veya ilgisiz bir çok insana ceza evinin yolunun gösterilmesi, Abdullah Öcalan'ın uzun süredir tecrit altında bırakılması, Pozantı Cezaevi'nde yaşanan utanç verici olaylar bu durumun en bariz birkaç örneklerinden bir tanesidir. Unutmayalım ki cezaevlerindeki durum mevcut siyasal rejimin fotoğrafıdır."
Bozkurt, tutuklu ve hükümlülerin "hakları olan bireyler" olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğini belirterek, "Sudan sebeblerle Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan avukat görüşü yasağının kaldırılması, hasta ve bakıma muhtaç tutsakların serbest bırakılması, cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin bedensel ve zihinsel olduğu kadar insan olduğu bakımından saygınlık görecekleri koşullara kavuşturulmasını, tüm bunların geliştirilmesi için cezaevlerinin maddi koşullarının iyileştirilmesini talep ediyoruz" diye konuştu.