TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü dinledi...
Bir ülkede demokrasi geliştikçe müdahale ortamının kalmayacağını ifade eden Özkök, darbelerle "gladyo" arasında bir ilişki görmediğini belirtti.
Özkök, 12 Eylül darbesi için silahlı kuvvetlerin zamanlamasının başarıda çok önemli olduğunu belirterek, "İhtilal olduktan sonra halkın devlete güveni geldi. Olayların bıçak gibi kesilmesinin nedeni bence bu" dedi.
"Ordunun devletin idaresinde olma hevesi taşımadığını" ifade eden Özkök, 12 Eylül'den sonra sadece Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı olduğunu, diğer askerlerin idarede yer almadığını anımsattı.
"Yeminime sadık kaldım"Özkök, görevini kanunlar ve nizamlara göre yaptığını, yeminine sadık kaldığını belirterek "Şu parti, bu parti ayırmam. Kim gelse, görevimi yeminime sadık kalarak yapardım" dedi.
Komisyon Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Nimet Baş ve bazı üyelerin, 12 Eylül darbesini haklı bulduğu izlenimi edindiğini belirtmesi üzerine Özkök, hiçbir darbeyi savunmadığını ifade ederek, "Sonrasında iyiye mi gitti, kötüye mi gitti, ona bakmak lazım" dedi.
Özkök, "Siyasetçileri, siyasetçiler değiştirsin ama tarihe baktığımızda siyasetçilerin bizden yardım istediği olmuştur" diye konuştu.
35. Madde
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin kaldığı sürece darbe tehlikesi olup olmadığına dair görüşü de sorulan Özkök, 35. madde olmasa TSK'nın yurt içindeki olaylarda kullanılamayacağını savundu. Özkök, "TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesi, bence dışarıdan önemsendiği kadar büyük bir madde değil" değerlendirmesinde bulundu.
Özkök, CHP ve MHP'li komisyon üyelerinin "Balyoz Planı" ve "Ergenekon" davalarıyla ilgili sorularına ise "Balyoz Planı" diye bir darbe hazırlığını duymadığını, bu konuda düzenlenen seminerde "ileri giden" ifadelerin kullanıldığını duyması üzerine konuyu, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman'a incelemesi için ilettiğini söyledi.
Hilmi Özkök, Genelkurmay Başkanlığı görevinden sonra Cumhurbaşkanlığı teklifi alıp almadığı sorusunu da "Asla. Ne ima ne teklif aldım" diye yanıtladı.
''Biz hazırdık zaten" TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu 28 Şubat-27 Nisan Alt Komisyonu'nun dinlediği Gazeteci Mehmet Ali Birand ise, darbe dönemlerini inceleyerek, belgeseller yaptığını söyledi.
"Darbelerin anası 12 Eylül'dür" diye konuşan Biran, 28 Şubat sürecini de "postmodern darbe" olarak niteledi.
Birand, kendisinden önce komisyona bilgi veren gazetecileri de eleştirerek, "O dönem askere takla atanlar, burada size neler anlatıyor, hayret ediyorum" dedi.
28 Şubat sürecinde medyanın rolünü de değerlendiren Birand, "Komutanlar bize, 'Vatan nereye gidiyor, görmüyor musunuz?' derdi. Biz de 'Olur mu? Tabii' derdik, 'siz işinize bakın' denmezdi. Olağanı da buydu. Medya patronları yazı işlerine hiçbir zaman 'askeri destekleyeceksiniz' demedi. Gerek de yoktu. Biz hazırdık zaten" diye konuştu.