İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 13. oturumu görüldü: Savcı 7 kişinin tahliyesini istedi!

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması 13. oturumu 31 Mart 2026 Salı bugün Silivri'de görüldü. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu ve tutuksuz sanıklar hakim karşısında savunma yapıyor.
İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 13. oturumu görüldü. Dava 1 Nisan 2026 Çarşamba günü 14. oturum ile devam edecek.
Mahkeme heyeti bugünden tibaren Perşembe akşamına kadar henüz savunmasını yapmayan isimlerin tahliye taleplerini dinleyeceklerini ve 2 Nisan 2026 Perşembe akşamı 20.30 sularında da ara karar açıklayacak.
Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenen dava İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk davası Silivri'de Marmara Ceza İnfaz Kurumları kampüsünde görülüyor.
İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 13. oturumu görüldü.
Savcı mütalaasını sundu. Kadriye Kasapoğlu, Fatih Yağcı, Ebubekir Akın, Davut Birlik, Evren Şirolu, Ali Üner ve Sırrı Küçük'ün tahliyesini talep eden savcı, diğer tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.
Ekrem İmamoğlu'nun yıllardır kullanılmayan telefonundan temin edilen bir delil olmadığını belirten Bozyiğit'in ardından Kadriye Kasapoğlu'nun bir diğer avukatı Mehmet Can Seyhan söz aldı. Seyhan, cep telefonunun İBB'ye ait olduğunu ve İBB'nin demirbaşı olduğunu belirtti. Tahliye talep eden Seyhan'ın ardından duruşma sona erdi.
Sabri Caner Kırca'nın avukatı Hilal Soysal, müvekkilinin Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü olduğunu, savcılığın Kasapoğlu hakkında tahliye talep ettiğine vurgu yaptı. "Kendisinin Kadriye Hanım ile birlikte tahliye edilmesini talep ediyoruz" diyen Soysal'ın ardından, Kasapoğlu'nun avukatı Elif Bozyiğit söz aldı. "Mütalaaya katılıyoruz, yerel yönetimlerde 20 yıllık tecrübesiyle atanan özel kalem müdürüdür" diyen Bozyiğit, müvekkilinin işi gereği sık sık telefon görüşmesi yapmakta olduğuna değindi.
Öztürk'ün avukatı Temurcu ayrıca, savcılığın mütalaa için verilen arada müvekkili hakkında somut bir delil tespit edip etmediğini sordu ve şunları söyledi:
"Müvekkilim bir suç işlediği için değil; Murat Ongun’un şoförü olduğu için, etkin pişmanlıktan faydalanmadığı ve başkasına iftira atmadığı için tutukludur."
Hüseyin Yurddaş'ın avukatı Batıkan Barlak, müvekkilinin Fatih Keleş'in şoförü olduğunu, Ertan Yıldız'ın şoförü Bayram Yıldırım'ın etkin pişmanlık ifadesiyle tutuklandığını belirtti. İki isim arasında telefon kaydı olmadığını ve isnat edilen suçların unsurunun oluşmadığını söyleyen Barlak, ceza alması halinde tutuklu olduğu sürenin infaza yeterli olduğuna değindi. Kadir Öztürk'ün avukatı Alper Temurcu ise, müvekkilinin AK Parti döneminden beri İBB bünyesinde çalıştığına vurgu yaptı ve "Somut delil olmaksızın iftiracı beyanıyla tutuklandı" dedi.
Savcılığın tahliyesini talep ettiği Davut Bildik'in avukatı Burak Güngör söz aldı. Hapiste kalp pilinin neredeyse omzuna kadar kaydığı tespit edilen Bildik'in gözaltı kararı bile olmadan tutuklandığını söyleyen Güngör, başkanlık konutunun kamera kayıtlarının silindiği iddiasına yönelik, "Cihaz sağlam. Nerede olduğunu kendisi gösteriyor. Delil karartmak isteyen bir insan sizin aradığınız cihazı neden size teslim etsin" dedi.
Mustafa Akın'ın avukatı Berfin Rabia İstek, müvekkilinin 10 ayı aşkın süredir tutuklu olduğunu ve 'özel vasfa haiz üye' statüsünde bulunduğuna dikkati çekti ve "İddia makamı Yargıtay içtihatlarından bahsetmiş. Özel vasfa haiz diye bir şey yok Yargıtay içtihatlarında. Mustafa Akın hukuki olarak bir karşılığı olmayan suçtan 10 aydır tutuklu" dedi. Tahliye talep eden İstek'in ardından Çağlar Türkmen'in avukatı Caner Can Özcan söz aldı. Para dolu bavul iddiasına değinen Özcan, o bavulların içinden jammer çıktığını hatırlatarak tahliye talep etti.
KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt'un avukatı Mehmet Zengin, müvekkili hakkındaki rüşvet iddiasının yalan ve uydurma olduğunu belirtti. Müvekkilinin ve avukat Mehmet Pehlivan'ın tahliyesinin talep eden Zengin'in ardından Kurt'un bir diğer avukatı Mustafa Bağarkası, iddianamenin 4 bin sayfa olduğunu belirtti ve 3 avukat sınırlamasını eleştirdi. "Sizden başka hakim mi kalmadı da tüm dosyaları birleştirerek bu mahkemede açtılar" diyen Bağarkası, Kurt'un tahliyesini talep etti.
Gün'ün avukatının tahliye talebinin ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, "Bu genç adamı ben tanımıyordum. Burada tanıdım, Ekrem Edit'miş. Soyadından dolayı casusluk dosyasında Hüseyin Gün ile karıştırıyordum. Bu nasıl bir durumdur, yazıktır" diyerek tepki gösterdi.
Mahir Gün'ün avukatı Gamze Keleş, müvekkilinin Ekrem Edit isimli hesabı hiçbir çıkar gözetmeden oluşturduğunu belirtti. Savcılığın fotoşoplu bir görseli alıp araştırmadan iddianameye koyduğunu ifade eden Keleş, "Müvekkilim Alevi. Alevilere karşı olumsuz duygu besleyebilir mi?" dedi. Gün'ün hapis cezası alsa dahi en fazla 4 ay hapiste kalması gerekirken 8 aydır tutuklu olduğuna da değinen avukat Keleş, "Eşinin mali sıkıntıları var. Geçen gün görüşe gitmekte zorlandı. Ben borç vererek gönderdim" dedi.
Esma Bayrak'ın avukatı Mert Er Karagülle, müvekkilinin İBB'ye reklam konusunda danışmanlık veren bir isim olduğunu ifade etti. Karagülle, "Adem Soytekin etkin pişmanlık ifadesinde CHP Kurultayı'nda etkili olabilecek kişilere bunlar verildi diyor" dedi ve Bayrak'ın kardeşinin KİPTAŞ'tan parasını ödeyerek 2021 yılında aldığı dairenin suçlama konusu yapıldığını söyledi. Müvekkilinin sağlık koşullarına da değinen Karagülle, tahliye talebinde bulundu
Duruşmaya ara verildi. Ara sona erdi, Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, örgüt üyeliği iddiasının temelsiz olduğunu belirtti. Müvekkilinin savunmasının alınmamış olması gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin hata olacağını ifade eden Akalın, Özkan'ın tahliyesini talep etti. Akalın ayrıca avukat Mehmet Pehlivan'ın tahliye edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Melih Geçek'in avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu, müvekkilinin tutuklanma gerekçesinin iddianamede yer almadığını ifade etti. "Bu bir iddianame değil hissiyatnamedir" diyen Koçoğlu, itirafçı Naim Erol Özgüner'in İBB Hanem projesinin sahibi olduğunu ancak bu projeden yargılanmadığını belirtti. Koçoğlu hem müvekkilinin hem de tutuklu avukat Mehmet Pehlivan'ın tahliyesini talep etti.
Zehra Keleş'in avukatı Büşra Çakır, müvekkilinin ödüllü bir sosyolog olduğunu, örgüt üyesi olarak gösterildiği şemada yer alanlarla tek bir telefon kaydı dahi olmadığını ifade etti. İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz ise, savcılığın 7 kişinin tahliyesini talep etmesine yönelik, "Mütalaa için verilen 1 saatlik ara bir zaman kaybı. Hangi objektif kriterlerle bu talep yapıldı. Kişiler arasında ayrıma gidilmiştir. müvekkilimiz hakkındaki suçlamalara dayanak olarak gösterilen raporun içerisinde müvekkilimizin ismi geçmiyor; isnat edilen suçlamalarla herhangi bir ilgisinin ve bilgisinin olmadığı da açık ve net bir şekilde görülüyor" dedi.
Nuri Cem Ceylan'ın avukat Cansu Çiftçi ise, müvekkilinin isminin 9 yerde geçtiğini, bunun 6'sının kimlik tespiti olduğunu belirtti. Müvekkilinin şehir plancısı olduğunu ancak İBB Hanem projesinden suçlandığına da dikkati çeken Çiftçi, "İBB Hanem projesinin ne olduğu bilinmiyor. İddianamenin yazılmasına 10 gün kala eklendi" dedi.
Mehmet Çağlar Kuru'nun avukatı Naci Kazan, İBB iddianamesinde sık sık görülen bir hatayı dile getirerek tahliye talebini mahkemeye sundu. Avukat Kazan, müvekkilinin 19 yıldır İBB'de çalıştığını ancak iddianamede Savunma Elektronik'te çalışıyormuş gibi yer aldığını belirtti. Kazan, Kuru'nun Hüsnü Şen ile karıştırıldığını ifade etti.
Iraz Bayrak'ın avukatı Mehmet Burak Arkçı, müvekkilinin 2021'de işe başladığını, suçlama konusu İstanbul Senin uygulamasının 2019'da konuşulduğunu belirtti. İtirafçı Naim Erol Özgüner'in işe alması nedeniyle örgüt suçunun oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çeken avukat Arkçı, müvekkilinin üniversitedeki hocası tarafından yönlendirilerek İBB'ye başvurduğunu ve CV'si başarılı bulunduğu için işe alındığını belirtti.
Emrah Yüksel'in avukatı Hayrettin Berksoy, müvekkilinin Hüseyin Gün'ün hiyerarşisi altında gösterildiğini ancak hiçbir temaslarının olmadığını belirtti. Yüksel ve Gün arasında 5 kaydı olması nedeniyle suçlandığını ancak baz kaydının herkes arasında olabileceğine değinen Berksoy'un ardından Esra Bulduk'un avukatı Ruşen Ali Nergiz söz aldı. Müvekkilinin hapis cezası alsa bile tutuklu kaldığı sürenin infaz için yeterli olduğuna dikkati çeken Nergiz, Anayasa ve AİHS'e uyulması çağrısı yaptı.
Avukat Yağmur Kavak, Zafer Keleş'in 65 yaşında olduğunu ve birçok hastalığı olduğunu belirtti ve "Yalnızca bir tane ifadeyle tutuklandı. O da etkin pişmanlıktan yararlanan Ertan Yıldız'ın ifadesi" dedi. Kavak, "Haksız süren tutsaklık sürecinin perşembe günü sona ereceğine inanıyoruz" ifadelerini de kullandı. Kavak ayrıca, 5 Nisan avukatlar gününü hatırlatarak, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın da tahliye edilmesini talep etti.
Mütalaanın ardından Yol Bakım Daire Başkanı Seyfullah Demirel'in avukatları Yeşim Gül ile İnci Demirel tahliye taleplerini sundu. Avukat Gül, emniyette ve savcılıkta müvekkilinin ifadesinin alınmadığını, Sulh Ceza Hakimliği'nde ise hakimin Demirel'in sözünü keserek tutuklama kararı verdiğini söyledi. Ardından Zafer Keleş'in avukatı Yağmur Kavak tahliye talebi için söz aldı.
Ara sona erdi. Savcı mütalaasını sunuyor. Kadriye Kasapoğlu, Fatih Yağcı, Ebubekir Akın, Davut Birlik, Evren Şirolu, Ali Üner ve Sırrı Küçük'ün tahliyesini talep eden savcı, diğer tüm sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti.
Prof. Kaboğlu, Mehmet Pehlivan'ın 2 kişinin beyanıyla tutuklandığını, itirafçı beyanlarının delil olarak ele alınamayacağını ifade etti. Kaboğlu'nun ardından duruşma savcısı mütalaasını sunmak istedi. Mahkeme başkanı, mütalaa için 1 saat ara verdi.
Duruşma başladı. Ekrem İmamoğlu, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla karşılandı. İstanbul Barosu Başkanı Prof. İbrahim Kaboğlu ilk sözü aldı. İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan adına söz aldığını belirten Kaboğlu, tutukluluğun ölçülülük kuralını ihlal ettiğini belirtti.
İBB Davası’nın 13. günü başlıyor. Bugün, yarın ve perşembe günü, şimdiye kadar savunma yapmamış tutuklu sanıkların avukatlarının tahliye talepleriyle dava devam edecek. Mahkeme heyeti perşembe günü ara kararını açıklayacak.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












