İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 18. oturumu görüldü

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması 18. oturumu 8 Nisan 2026 Çarşamba bugün Silivri'de görüldü. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu sanıklar hakim karşısında savunma yapmaya devam ediyor.
Hüseyin Gün'den bahsederek, "Adam şarlatan, ben bu adamın altında örgüt üyesi olamam. Bu iddianamede bana yapılan en büyük hakarettir" diyen Geçek, tahliyesini talep etti. Mahkeme başkanı, duruşmayı bitirdi. İBB Davası'nın 19. günü, Melih Geçek'in hakim, savcı sorgusu ve avukat savunmasıyla başlayacak. Ardından ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan'ın savunmasına geçilecek.
Örgüt üyeliği suçlamasına yönelik, "Üyesi olduğum tek örgüt Cumhuriyet Halk Partisi’dir" diyen Geçek, "Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlı olayım. Hayatımda bir defa gördüm. Kendisiyle HTS kaydım yok. Bana bu kadar şey yapan Erol ile 37 kez görüşmüş" ifadelerini kullandı. Gün'ün "İstanbul Senin benim projem" dediğini de ifade eden Geçek, alaycı bir ifadeyle mahkemedeki konuşmaları kaydeden programa atıf yaptı ve "Allah vere de SEGBİS benim demese bir gün" diye konuştu.
Geçek, "İBB dosyasında 'iftira at kurtul' modası var. Nitekim Naim Erol Özgüner de kendi tahliyesinin yolunu beni suçlayarak açtı. Erol buradaki birçok kişinin tutuklanmasına sebep oldu. Erol aptal bir adam değil. Hepimizden zekidir. Ama hiçbir yerde geçmemesi beni şaşırttı" dedi. Geçek, İstanbul Senin ve İBB Hanem uygulamalarına da değindi ve "Uygulamalarla ilgili ne idüğü belirsiz bir adam, yani Hüseyin Gün'ün talimatlarıyla bütün bu koordinasyonu yapmakla suçlanıyorum" ifadelerini kullandı.
İtirafçı Naim Erol Özgüner'in tahliye olmak için ismini söylediğini ifade eden Geçek, "Biz birbirine destek olmaya çalışan iki iş arkadaşıydık. Aramızdaki ast üst ilişkisi 2024'ten sonradır. Bana karşı sebebini bilmediğim bir şekilde husumet beslemiş" dedi. Geçek, 2024'teki yerel seçimlerin olduğu gece CHP İstanbul İl Başkanlığı'nda olduklarını, başka kişilerle ortak baz verdiklerini ancak aynı anda orada olan Naim Erol Özgüner'le ortak baz kayıtlarının iddianamede yer almadığını ifade etti.
Gözaltındayken kelepçe takıldığını ve polislerin görüntü alınması talimatını birbirlerine söylediğini ifade ederek savunmasına başlayan Geçek, "Polisin böyle bir görevi var mı?" dedi. Beylikdüzü'nden bu yana Ekrem İmamoğlu'yla çalıştığını ve savcının da bunu kendisine sorduğunu ifade eden Geçek, "Ekrem Bey ile aynı yolda yürümekten gurur duyuyorum" diye konuştu. Geçek, bir satırlık gizli tanık ifadesiyle tutuklandığını da sözlerine ekledi.
Ara sona erdi. Yusuf Utku Şahin'in avukat Muhammet Afşin Gayretli'nin savunması başladı. MASAK'ın hazırladığı raporda müvekkili hakkında hiçbir tespit olmadığına değinen avukat Gayretli, "Müvekkilim İBB çalışanı değil, Reklam İstanbul isimli şirkette çalışıyor ve henüz İstanbul Senin uygulaması açılmadan da istifa ediyor" dedi. Avukat Gayretli, "Kişinin hürriyet hakkına çok açık bir saldırı var" ifadelerini de kullandı.
Murat Ongun'u tanımadığını, bir tane baz kaydı veya mailinin olmadığını ifade eden Şahin, "Onun yönetici olduğu örgüte üyeymişim. Güvercinle mi anlaştım adamla?" dedi. Şahin ayrıca, "Eğer iddia makamı hala benim hiç iz bırakmadan bu işi yaptığımı söylüyorsa, gerçekten burada bir deha harcanıyor demektir Sayın Başkan. O zaman Milli İstihbarat Teşkilatı gelsin beni alsın, Türkiye'nin Siber Savunma Başkanı yapsın" ifadelerini kullandı.
Emrah Yüksel'in verdiği ifadeyi geri çektiğine de değinen Şahin, "Eğer ifadesini değiştirmeseydi çok farklı bir savunma yapacaktım" dedi. "Beni bir ifadeyle o da yanlış bir ifade, karga tulumba tutukladılar" ifadelerini kullandı ve ekledi:
"Ben anlamıyorum, savcılığın benimle bir husumeti mi var?"
Gözaltına alındığı gün evine gelen polislerin bile kararsız kaldığını, tekrar teyit aldıklarını ifade eden Şahin, "Yok olanı ispat etmem gerektiğini anladığım için bilgisayarımı ve telefonu teslim ettim, şifreleri verdim" dedi. İfadesini alan polislere "Bu sorular doğru mudur, benimle mi alakalıdır?" diye sorduğunu, onların da amirlerini arayıp "Yanlış soru mu soruyoruz?" dediklerini anlatan Şahin, kendisi hakkında ifade verip tutuklanmasına neden olan ve avukatı aracılığıyla önceki gün özür dileyen Emrah Yüksel'le ilgili de, "Onu daha önce hiç görmedi, tanımadım" dedi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatlarının beyanlarının ardından, Yusuf Utku Şahin'in savunması başladı. Emrah Yüksel'in ifadesinde adının geçmesi nedeniyle tutuklandığını belirten Şahin, "Hem İstanbul Senin hem de İBB Hanem uygulamasında kendimi dış kapının dış mandalı olarak bile görmüyorum" dedi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatı Enes Ermaner, "Suçun vasıf ve mahiyeti demişsiniz. Siz iki gün önceye kadar eylem 13’ün ne olduğunu bilmiyordunuz. Daha Emrah Yüksel çıktığında söylediniz. Bilmediğiniz bir eylemde suçun vasıf ve mahiyetini müvekkilim aleyhine değerlendirdiniz. Şüpheden ne zamandan beri savcılık yararlanıyor" dedi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatı Enes Ermaner, İBB'ye suç örgütü diyen iddia makamlarının yarın öbür gün bakanlıklara da diyebileceğini söyleyerek, "Bunun yolunu açarsınız. Belediye hiyerarşisinin suç örgütü olarak gösterilmesi, müvekkilimin suç örgütü üyesi olarak suçlanması hukuka aykırı" dedi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatı Enes Ermaner, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün müvekkilini Google tech manager ile ilgili gözaltına aldığını belirterek, emniyetin kendi internet sitesinde de Google tech manager kullanıldığını söyledi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz'ün ardından bir diğer avukatı Enes Ermaner söz aldı. İstanbul Senin suçlamasında savcının mailleri gösteremediğini belirten Ermaner, müvekkilinin mailin cc’de yani bilgi kısmında bulunduğu için 7 aydır tutuklu olduğunu söyledi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz, USOM’un siber saldırganların Dark Web’de satışa sundukları veriye erişimleri olduğu ve karşılaştırma yaptıklarını söyledi. Ersöz, "Bu durumda Tuncay Beşikçi'nin tespit ettiği söz konusu sızıntıların eski tarihli MySpace ve Collections sızıntılarına ait olduğu bulgusuna USOM’un neden varamadığı, daha doğrusu bunu neden incelemediği anlaşılamamıştır" dedi.
Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz, USOM raporuna iddianamede 3 farklı tarih atıldığını söyledi. Ersöz, "USOM tarafından hazırlanan ve güvenilirliğinden şüphe duyulan raporda dahi İstanbul Senin uygulamasında Google kodlarının yer aldığına ilişkin bir tespit yer almamaktadır" dedi.
Ulaş Yılmaz'ın ifadesini alan dönemin savcısı Cahit Cihat Sarı'nın kendisine "Benim bir sorgu usulüm var ama onu uygulayamıyorum, müvekkilinize yükselemiyorum" dediğini belirten avukat Ersöz, 6 Nisan'da hayatını kaybeden Prof. Yalçın Küçük'le Ergenekon Davası sürecinde yaşadığı bir anıyı da paylaştı. Küçük'ün hakim karşısına çıktığında, "Kurt kuzuyu yemeyi kafasına koymuş, suyu bulandırma demiş. Bizi tutuklayacaksınız biliyorum ama bari şu asistanlarımı bırakın" dediğini ifade eden Ersöz, İBB Davası'ndaki süreci de Ergenekon Davası'nda yaşananlara benzetti.
Öğle arası sona erdi. Duruşma, Ulaş Yılmaz'ın avukatı Hüseyin Ersöz'ün savunmasıyla başladı. Ersöz, kimlik tespiti, duruşma tutanaklarının UYAP'a yüklenmemesi, avukatların monitörlere erişememesi, avukatların mahkeme başkanı izni olmadan mikrofonunun açılmaması fakat duruşma savcısının her istediğinde konuşabilmesi gibi durumları ifade ederek söze başladı.
İBB Başkan Danışmanı Murat Ongun'un avukatı Rahşan Daniş, "Size savcı Cahit Cihat Sarı tarafından sorulmuş başka bir özel soru var mı?" diye sordu. Yılmaz, "Savcı beyin kafasında bir kurgu var. Her şeyi bir yere bağlamaya çalışıyor. Onu yakaladı mı yürüyor, ama konuyu anlamaya uğraşmıyor. Bir talimat zinciri kurma çabası söz konusuydu. Öyle bir ilişki ve yapılanmanın söz konusu olmadığını anlattım" yanıtını verdi. Yılmaz'ın bu sözlerinin ardından mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.
Yılmaz'ın savunması bittikten sonra Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Necati Özkan söz aldı. Yılmaz'a "Herhangi bir geliştirme sürecinde bir dahlimin olduğunu gördünüz mü?" diye sordu. Yılmaz, "Görmedim" dedi. Özkan'ın "Hüseyin Gün'ü tanır mısınız?" sorusuna ise Yılmaz, "Sunumu için siz davet etmiştiniz. Projesi tırttı. Türkiye'de aynı şekilde daha ucuza yapabileceğimizi söyledik" yanıtını verdi. Bunun üzerine Özkan, "Sepetledik adamı" dedi.
Cezaevinde 2 ay sonra yatağa geçebildiğini, aylar sonra bir dolaba sahip olabildiğini söyleyen Yılmaz, "Yaşlılara biz bakıyoruz. Duşlarını alamıyorlar, ilaçlarını alamıyorlar. Bu 6 aylık esaretin telafisi yok. Allah kimseyi düşürmesin" dedi. "Adaletin tecelli etmesini, adil yargılanma hakkı ve hukuk devleti ilkesinin ders kitaplarında yazan kavramlardan ibaret kalmamasını istiyorum" diyen Ulaş Yılmaz, tahliyesini ve beraatini talep etti.
"Beni 6 aydır hapiste tutan aklın, sevk cümlemi daha düzgün yazmasını beklerdim" diyerek savunmasına devam eden Yılmaz, USOM raporunda, Google'da, hiçbir yerde adının geçmediğini belirtti. Yılmaz, kendisini tutuklamaya sevk eden savcı Cahit Cihat Sarı'ya "Benim kamuya, devlete olan inancımı sarsıyorsunuz" dediğini de ifade etti. Cezaevi koşullarının bilinmediğini ifade eden Yılmaz, "Benim bölmemde 2 kişi öldü. Biri kalp krizi geçirdi, benim ellerimde öldü. Birkaç gün sonra eşyalarını çöp poşetiyle kapıya koydular. Biz bunu neden yaşıyoruz, bu deneyim bize ne öğretecek?" dedi.
Yılmaz, eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'in, "Ulaş olsa olsa burada olur" dediğini ifade etti ve "Bu yüzden 6 aydır hapis yatıyorum" dedi. "Ben herhangi bir kişisel verinin usulsüz bir şekilde elde edilmesine, kaydedilmesine, işlenmesine ve yayılmasına neden olmadım. Hiçbir örgütün üyesi değilim" diyen Yılmaz, çalıştığı kurumun legal ve olağan işleri dışında kimseden bir emir almadığını, gizli bir haberleşme mecrası veya benzeri bir ortamda bulunmadığını da sözlerine ekledi.
Müvekkilinin işlediği iddia edilen suçun infazının tamamlandığını ancak suçlu ya da suçsuz olduğuna karar verilmediğini söyleyen İnaltay, "Karar kesinleşmeden devletimiz ıslah yoluna gitmiş ve müvekkilim tutuklanmıştır. Bu dosyanın tefrik edilmesini, Ankara'da Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini ve müvekkilimin tahliyesini talep ediyorum" dedi. Avukat İnaltay'ın ardından İBB Dijital İletişim Koordinatörü Ulaş Yılmaz'ın savunması başladı.
Orhan Gazi Erdoğan'ın örnek bir vatandaş olduğunu, ancak şafak operasyonuyla gözaltına alındığını da söyleyen İnaltay, "Devlet vatandaşını korkutmaz, had bildirmez. Devletin amacı vatandaşı düşmanı olarak görmek değil onu kamuya uyumlandırmak olur" dedi. Savcılıktaki ifadenin değil, mahkemedeki ifadenin dikkate alınması gerektiğini de söyleyen İnaltay, USOM'un Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı idari bir kurum olduğuna dikkati çekerek, "Savcılık neden adli birim olan Emniyet'e başvurmamıştır?" ifadelerini kullandı.
Erdoğan'ın avukatı Egemen İnaltay savunmasına başladı. Müvekkilinin 68 yaşında olduğunu ifade eden avukat İnaltay, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi'nin adli bir birim olmadığını, danışmanlık yaptığını, USOM'la neden çalışıldığının soru işareti yarattığını belirtti. Etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin ifadelerini dikkate alınmaması gerektiğini de vurgulayan avukat İnaltay, "Baskı altında ifade verildiğini düşünmekteyiz" dedi.
Erdoğan, savcılıkta 35 saatlik açlık ve susuzluğun sonunda ifade verdiğini, 2,5 yıl önceki bir hadiseyi hatırlamasının beklendiğini söyledi. Hapiste olduğu için oğlunun nikahını ertelediklerini de ifade eden Erdoğan, "Sizin kararınızla bunu gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. İBB Başkan Danışmanı Necati Özkan, Erdoğan'a "Sizinle ne zaman tanıştık? 10 kampyanyada bilgi işlem sorumlusuydunuz, sizden veri talep ettim mi?" diye sordu. Erdoğan'ın yanıtı "Hayır" oldu.
Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler yerini aldı. Duruşma Orhan Gazi Erdoğan’ın savunmasıyla başladı. 11 yıldır CHP’de bilgi işlem sorumlusu olarak görev yaptığını söyleyen Erdoğan, savcılıkta eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner'e veri gönderip göndermediğinin sorulduğunu ifade etti. "Veri göndermedim, gönderemem zaten çünkü öyle bir veri yok" diyen Erdoğan, "İddianame geldiğinde şok oldum. Olmayan şeyi nasıl göndermişim de ikrar etmişim" ifadelerini kullandı.
İBB Davası’nda 18. gün başlıyor. Bugün, CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğdu’nun savunması ve avukatlarının savunması alınacak. Erdoğdu’nun ardından İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz’ın savunmasına geçilecek.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












