İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 20. oturumu görüldü

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması 20. oturumu 13 Nisan 2026 Pazartesi bugün Silivri'de görülüyor. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu sanıklar hakim karşısında savunma yapmaya devam ediyor.
Bir yıldır olağanüstü şeyler yaşandığını ifade eden Mimir, Özkan'ın tutukluluk halinin her geçen gün ağırlaşan bir müdahaleye dönüştüğünü belirtti. "Müvekkilim artık tutuksuz yargılanmalı" diyen Mimir, "Tutuklamaya sevk eden sayın savcının, sulh ceza hakiminin ve nihayet sizlerin, bizler tarafından bu kadar açık bir şekilde görülen gerçeği nasıl görmediğiniz çok merak etmekteyiz" ifadelerini kullandı. Mimir'in savunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmanın 20. gününü bitirdi.
Avukat Altın Mimir, müvekkili Özkan'ın sadece Türkiye'de değil dünyada da çok sayıda siyasi kampanya yürüttüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kampanyalarını yapan, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine karşı çıktığı için oğluyla birlikte öldürülen Erol Olçok'tan söz etti ve şunları söyledi:
"Erol Olçok seçim kazandırdı diye tutuklandı mı? Hakkında davalar açıldı mı ki benim müvekkilim buradadır"
Müvekkilinin birçok inşaat firmasının reklam kampanyasını yönettiğini ifade eden Erdem, Kameroğlu İnşaat'la da iş yaptığını, 2017'de başlayan proje için topraktan girme usulüyle 4 daire için anlaştığını belirtti. Projenin 2023'te iskan aldığını söyleyen Erdem, "O tarihte ne İmamoğlu'nun ne de Özkan'ın Beylikdüzü Belediyesi'yle ilgisi var" dedi. Ara değerlendirme için ay sonunu beklemeden müvekkilinin özgürlüğüne kavuşması gerektiğini vurgulayan Erdem ayrıca beraat talebinde bulundu. Erdem'in ardından Necati Özkan'ın bir diğer avukatı Altın Mimir savunmasına başladı.
Ara sona erdi. Duruşma, Necati Özkan'ın avukatlarından Erkam Erdem'in savunmasıyla devam ediyor.
Necati Özkan'ın önce Murat Ongun'a sonra da Hüseyin Gün'e bağlanılmaya çalışıldığını ifade eden avukat Erdem, "Ortada açıkça bir suç isnadı yok ama bunlar iddianameye dahil edilerek örgütsel faaliyet kapsamında değerlendiriliyor." dedi. Erdem ayrıca, Özkan için İstanbul Senin'le ilgili bir savunma yapmaya dahi gerek görmediğini belirtti. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
Avukat Erdem, Özkan'ın ilk tutuklandığı dönemde kültür ve medya alanları üzerinden bir ilişki kurulmaya çalışıldığını ama iddianamede Hüseyin Gün üzerinden başka bir durumun oluşturulduğunu ifade etti. "Bir insan kendi ofisinden gizli toplantılar yapmaz" diyen Erdem, "Yaptığı görüşmeler, kendi pozisyonu gereği legal faaliyetlerdir. Örgüt faaliyeti olarak değerlendirilemez" ifadelerini kullandı.
Avukat Erdem, Özkan'ın atalarından kalan ve yüzde 2 pay sahibi olduğu taşınmazlara bile el konulduğunu söyledi. Erdem, "El koymanın mantığı suçtan elde edilen gelirle alınmış malı müsadere etmektir. Suçlamalarla alakası olmayan şeyler." dedi. Özkan'ın tutuklandığı hususla ilgili dosyada hiçbir delil olmadığını da belirten Erdem, sundukları delillerin savcılık tarafından inkar edildiğinin de altını çizdi.
Akalın, Özkan'ın tahliyesini ve beraatini talep ettikten sonra avukat Erkam Erdem'in savunması başladı. Erdem, dosyadaki tutukluların çoğunun etkin pişmanlıktan yararlananların beyanlarıyla hapiste olduğuna dikkati çekerek, "Önce itirafçıların beyanı alınmalıydı. Biz de bu kadar patinaj çekmezdik" ifadelerini kullandı.
Avukat Akalın, 19 Mart'ta gizli tanık Meşe'nin ifadeleriyle sorulan sorular olduğunu ancak bu gizli tanığın iddianameye konulmadığına dikkati çekti. Akalın, Meşe'nin ifadelerinin birebir aynısının gazetecilerin gözaltına alındığı operasyonda Gizli Tanık İlke olarak sorulduğuna vurgu yaptı ve "Evrakta sahtecilik var" dedi. Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptalinin hemen ertesinde operasyon yapıldığını hatırlatan Akalın, "Kimse bu davanın siyasi olmadığına inanmaz" ifadelerini kullandı.
İBB Davası'nda tutuklu Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, müvekkilinin savunmasında savcılığın karşısındakini düşman olarak gördüğünü belirtti. İtirafçı Adem Kameroğlu'nun "Şirketim adına başka bir yetkilinin imza atması dahi söz konusu değildir" beyanlarının doğru olmadığını belirten Akalın, "Genel Müdür Veysel Erçevik’in imzasını fezlekeden görebiliyoruz" dedi. Akalın, savcılığın delilleri toplamak yerine var olanları da gizlediğini söyledi.
İBB Davası'nda tutuklu Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, müvekkilinin savunmasında itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu’nun çelişkili ifadesine dikkati çekti. Duruşmada resmi belge gösteren avukat Akalın, "Kameroğlu şirketi adına Genel Müdür Veysel Erçevik’in imzası. Hani kimse Adem Beyin şirketin adına imza atamıyordu" dedi.
İBB Davası'nda ara sona erdi. Duruşma, tutuklu Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın'ın savunmasıyla devam ediyor. Müvekkilinin savunmasında Akalın, iddianameyi 'Mithat Paşa' yargılamasına benzetti. Avukat Akalın, "Mithat Paşa’nın iddianamesinde bulunan besmele ve tarih bile bizde yok, iddianamemiz gerçek bir belge değil" dedi.
İmamoğlu verilen ara nedeniyle duruşma salonundan ayrılırken izleyicilere seslendi:
"Hepinize minnet duyuyorum. Her yerde şu slogan: yaşasın adalet, yaşasın demokrasi, yaşasın cumhuriyet. Etrafımızda güzel şeyler oluyor, Türkiye’de de olacak"
İmamoğlu Özkan'a, "Sizden talimat alan biri var mıydı? Ya da birinden talimat alıyor muydunuz?" diye sordu. "Ben dışarıdan bir adamım. Kampanya yaparım. Bitince işim de biter" diyen Özkan, tutuklu İBB Başkanı'nın Hüseyin Gün sorusunu da yanıtladı. Özkan, Hüseyin Gün'ün 10 Mart 2025'te attığı geçmiş olsun mesajına atıf yaptı, aralarında 6 yıl boyunca hiçbir iletişim olmadığını hatırlattı ve "Adam attığı mesajda sizinle çok tanışamassak da diye bahsediyor. Herhangi bir hukukçu, sadece bu mesaja baksa hiçbir ilişkim olmadığını anlar" dedi. Mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. Özkan'ın sorgusunun tamamlanmasının ardından avukat savunmaları başlayacak.
İBB Davası'nın toplumun her kesiminin gözünü diktiği çok özel bir dava olduğuna işaret eden Özkan, "Çünkü bu davanın seyri ve neticesi ülkemizde demokrasinin, hukuk devletinin, temel hak ve hürriyetlerin, hatta ekonominin seyrini belirleyecektir." ifadelerini kullandı. Özkan, aleyhinde iftiralar atan Hüseyin Gün ve Adem Kameroğlu hakkında iftiracılıktan cezai hükümler uygulanmasını da talep etti. Özkan savunmasını bitirirken, mahkeme heyetine "Tarihin doğru tarafında yer alın" diyerek çağrı yaptı.
"Hüseyin Gün'ün tek bir ifadesinde benden veri aldığına ilişkin tek bir cümle yokken hakikati nasıl bu kadar bükebiliyorsunuz?" diyen Özkan, MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın son kitabı Heidegger'in Kulübesi'ne atıf yaptı. Kalın'ın kitabındanki "Yalan, yanlış, saçma ve hilafı hakikat olduğunu bilmem için gözümle görmem gerekmez. Hakikati benim deneyimlerim bana zaten söyler" ifadelerini hatırlatan Özkan, "Böylesi bir saçmalık için doğruluk kontrolü yapmaya gerek yoktur" dedi.
Hüseyin Gün'ün İstanbul Senin uygulamasında hiçbir yetkisi, ilgisi, bilgisi olmadığını ifade eden Özkan, "Söz konusu şahısla 3 Eylül 2019 tarihinden sonra ne bir temasım ne de bir işbirliğim olmadığı, tüm dosya içeriğinde nettir" dedi. Özkan ayrıca, Hüseyin Gün'le baz eşleşmelerine ilişkin de konuştu ve seçim koordinasyon merkeziyle Hüseyin Gün'ün evinin çok yakın olduğuna da dikkati çekti. Özkan, "Ben bu beyefendiyle 300 tane HTS vermişsem az vermişim. Çünkü bütün hayatı benim orada geçiyor" diye konuştu.
Özkan, Hüseyin Gün'le birlikte çalışma yürüttüğüne yönelik iddiaya, "Savcılık, hiçbir kanıta, emareye, ifadeye ve hakikate dayanmayan bir değerlendirme yapıyor" diyerek yanıt verdi ve "İstanbul Senin reklam filminden 2-3 yıl sonra hazırlandığı anlaşılan “İstanbul Senin” uygulamasının ne yazılımını ne çalışma metodunu ne de güvenlik yapısını bilirim ya da anlarım" ifadelerini kullandı.
Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, savunmasında, itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu'nun ifadesindeki çelişkilere dikkati çekti. Özkan, "Kameroğlu'nun etkin pişmanlık ifadesinde 'İnşaatım da bitmek üzereydi ve iskan başvurusu aşamasındaydı. O yüzden 4 daire verdim' derken alenen bir başka yalan söylüyor. Zira inşaat 2017’de değil tam 4 yıl sonra Ekim 2021’de tamamlandı. İskan ruhsatı ise Mayıs 2023’te alındı" dedi.
İBB Davası’nın 20. gününde Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, yarım kalan savunmasına devam etti. Savunmasında, itirafçı iş insanı Adem Kameroğlu'nun iddialarına yanıt veren Özkan, "Tanıtımını yapmış olduğum projelerin bir kısmında, aynı zamanda yatırımcı oldum. İndirimli fiyatla, peşin ve topraktan girme prensibiyle gayrimenkul yatırımları yaptım. Projeler tamamlanır tamamlanmaz da tümünü sattım. Elde ettiğim geliri her seferinde maliyeye bildirdim ve vergilerimi eksiksiz ödedim. İlgili dilekçemde tüm bunların delillerini sundum" dedi.
İmamoğlu, geçen hafta duruşmada yaşanan gerginliğin ardından duruşma savcısının kendisini tehdit etmesine de vurgu yaptı, "Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz' bir tehdit cümlesi. Bu tehdit cümlesinin sahibi kimdir?" dedi. "Hangi örgüt adına, hangi kurum adına tehdit edildim? Tehdit hangi kapsamda? Can güvenliği mi, mal güvenliği mi, aile güvenliği mi? Bu aleni tehdit karşısında bir işlem yapacak mısınız?" diye sordu. Mahkeme başkanı, "Bizim alacağımız bir tedbir yok" dedi. Bunun üzerine İmamoğlu, "Tedbiri ben alacağım, gerekeni yapacağımdan kuşkunuz olmasın. Arkamızda millet var" ifadelerini kullandı.
Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler salondaki yerini aldı. Mahkeme heyeti geldi ve duruşma başladı. Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı, Beyoğlu Belediyesi'ne yönelik hazırlanıp İBB dosyasıyla birleştirilen iddianameyi sordu. "Ne zaman katılacağı konusunda bilgi sahibi olmadığı söylendi. Bir eylem eklenmedi. Yeni bir eylem mi oluşacak mevcut eyleme mi eklenecek?" diyen İmamoğlu, 11 aydır iddianamesi bile yazılmadan hapiste tutulan isimlere de değindi, "Türk yargısı bu insanları unutabilir mi zindanda? Benim şoförüm, haklarında beyan yok hala tutuklu. Akıl almaz bir iş" dedi.
İBB Davası’nın 20. günü başlıyor. Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan, yarım kalan savunmasını tamamlayacak. Duruşma, Özkan’ın sorgusunun ardından avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları












