loading
close
SON DAKİKALAR

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 22. oturumu görüldü

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 22. oturumu görüldü
Tarih: 15.04.2026 - 09:27
Kategori: Gündem

İBB yolsuzluk davasının ilk duruşması 22. oturumu 15 Nisan 2026 Çarşamba bugün Silivri'de görüldü. İBB Başkan Ekrem İmamoğlu ile tutuklu sanıklar hakim karşısında savunma yapmaya devam ediyor.

İBB'ye yönelik 'yolsuzluk' davasının Silivri'de görülen ilk duruşmasının 22. oturumu 15 Nisan 2026 Çarşamba günü Ekrem İmamoğlu'nun İBB Koruma Müdürü Mustafa Akın’ın savunması ile devam etti. İBB Davası'nda savunma yapan KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt'un avukatları savunma yaptı.
 
23. Oturum, 16 Nisan 2026 Perşembe günü İBB Koruma Müdürü Mustafa Akın’ın avukatlarının savunması ile devam edecek.
 
20:10

Necati Özkan'ın avukatı Kazım Yiğit Akalın, "Koruma polisleri, koruduğu kişinin suç işlediğini görürse bir yükümlülüğü var mı?" diye sordu. Akın, "Var, resmi koruma polisleri eğer yasa dışı bir toplantı varsa rapor verirler amirlerine. Ben de görevdeyken rapor verirdim" yanıtını verdi. Akın'ın sorgusu bu soruyla sona erdi. Duruşma sona erdi, İBB Davası yarın Mustafa Akın'ın avukatlarının savunmasıyla devam edecek.

20:05

Hasan İmamoğlu'nun avukatı Yılmaz, "Suç delillerini gizlemekle suçlanıyorsunuz? Gizlenecek bir şey olsaydı tamamen yok etmez miydiniz?" diye sordu. Akın, "Art niyetli olsanız elektrik kaçağıyla yakardınız bu cihazı. Biz cihazları ilgili birime teslim ettik" yanıtını verdi.

20:00

Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun avukatı Nusret Yılmaz, Mustafa Akın'a Giresun'daki yayla evinde bulunan ve içinde beylik silahına ait mermiler çıkan, iktidar medyasında büyük bir prodüksiyonla duyurulan kasaya atıf yaptı ve "Gizli kasanız var mı?" diye sordu. Akın, "Benim ailemin onurun zedelenmesine söylenecek çok şey var ama davalık olmayayım diye müdafilerime bırakıyorum." yanıtını verdi.

19:55

İBB iddianamesine 'foseptik çukuru' diyen İmamoğlu, "Benim 300'e yakın suç duyurum var, bir tane sonuç yok" ifadelerini kullandı. "Ben Ekrem İmamoğlu'yum, benim çocuklarım var, ben bir babayım. Bu ilginizi çekmiyor mu?" diyen İmamoğlu'na mahkeme başkanının yanıtı "İddianame dışında bir konu benim ilgimi çekmiyor" şeklinde oldu.

19:45

Kadir Topbaş döneminde satın alınan, İBB envanterinde bulunan ve piyasa değeri 150 milyon lira olan iki zırhlı araçla ilgili de konuşan İmamoğlu, "Bunu ben alsaydım idamla yargılardı beni bu iddia makamı" dedi. İmmaoğlu Akın'a, "12 yıl boyunca birlikte çalıştık. Bu süreçte benim gayrimeşru talimat verdiğim bir ana şahitlik ettiniz mi?" diye sordu. Akın, "Kesinlikle etmedim. Zırhlı araç kullanırken bile söylemezdik, tedbir alırdık tehditlere karşı" yanıtını verdi.

19:40

"Bunları tekrar sormanızı bile ayıplıyorum. Hem size söylüyorum hem iddia makamına" diyen İmamoğlu, "Ben MOBESE kameralarıyla takip edilip, İçişleri Bakanlığı talimatıyla görüntülerin basına sızdırıldığı dönemde hizmet ettim. Erzurum'da bizi 50 kişi taşladı, 200 polis seyretti. Mustafa Bey 1,5 ay tedavi gördü bu olay yüzünden. Mustafa Akın kamera bantladı diye hapis yatıyor, bu vicdana sığar mı?" ifadelerini de kullandı.

19:30

Mahkeme başkanı, kameraların bantlanmasına ilişkin "Bantlama tedbirini her yerde uyguluyor musunuz?" sorusunu yöneltti. Akın, "Üzerini değiştirecekse, yemek yiyecekse, toplantı yapacaksa yapıyoruz" dedi. Duruşma savcısı, jammer kullanımıyla ilgili bir tebligat olup olmadığını sordu. Akın, "Biz jammerlerı sadece taşıdık, kullanmadık" dedikten sonra Ekrem İmamoğlu söz aldı. "İddia makamının jammer meselesini sorgulamak istemesine sırıtarak bakmak istiyorum ama yapmayacağım" diyen İmamoğlu, "Türkiye'yi yöneten zihniyetin bize her alanda yaşattığı fetret döneminin yansıması olan iftiranamenin en vahşi alanındayız şu an" ifadelerini kullandı.

19:10

"Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Ben kaçacak bir insan değilim. Yeşil pasaportum var ama ülkemi asla terk etmem. Ben bu ülkeden fare gibi kaçanları gördüm. Biz onlardan değiliz" diyen Akın, "Benimle birlikte tutuklu olan arkadaşım Çağlar Türkmen ve iddianamesi çıkmayan şoför arkadaşlarımla birlikte tahliye talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Akın'ın savunması sona erdi ve mahkeme başkanının sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, "Jammerler envantere kayıtlı mı?" diye sordu, Akın, "Topbaş döneminde alınmış, kayıtlı" yanıtını verdi.

19:00

Akın, örgütün temin ettiği suç gelirinin şoförler üzerinden elde edildiği iddiasına yönelik, "Devlet ciddiyetimi bozmadan yanıt vereceğim. Benim gibi bir insana bu suçlama nasıl yazıldı çok merak ediyorum. Bunu hangi el yazdı?" dedi. İtirafçı Bayram Yıldırım'ın kendisine yönelik verdiği ifadeye de değinen Akın, "O şahıstan şikayetçiyim. Eğer vicdanı varsa, insansa ailesinin gözlerine bakıp bu iftiraları nasıl attığını anlatsın. Bu ona bir abi tavsiyesi" diye konuştu.

18:35

Ara sona erdi. Duruşma başladı. Savunmasına devam eden Akın, "Hiçbir gizli toplantıya şahit olmadım. Yanımızda her zaman devletimizin gönderdiği iki polis memuru mevcuttu. Sayın Başkan'ın yaptığı toplantıların içeriğini bilmek ve sormak bizim görevimiz değildir" ifadelerini kullandı. Kamera bantlama konusuna ilişkin de konuşan Akın, "Gizli bir durum olsa otelin giriş ve çıkışındaki kameralar da kapatılmaz mıydı? Otele girerken bir tek davul zurnamız eksik, çakarlı araçlarla geliyoruz. Böyle gizli toplantı mı olur? Hayatın olağan akışına aykırı" dedi.

17:05

Akın savunmasında, ifadesini alan savcıyla aralarında geçen diyaloğu da anlattı. "Ben terörist olsam, önünüzdeki çağrı butonunun içine bir plastik patlayıcı koyarım, bastığınız anda dört kolluyla gideriz. Basit bir şey anlattığımı düşünüyorlar ama bu çok önemli. Sizin hayatınızı da savcımın hayatı da önemli" diyen Akın, en küçük ayrıntılara bile dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti ve kamera bantlama konusuna atıf yaparak, "Bu işlerin arkasında başka bir şey aramaya gerek yok" dedi.

16:50

İmamoğlu'nun kendi aracını kullandığını, yakıtını da kendisinin karşıladığını ifade eden Akın, Kadir Topbaş'a da teşekkür etti. "Kadir Topbaş'ın koruması ve kollanmasında çalışan arkadaşlar bize bir iyilik daha yapmış. Jammer dediğimiz, bize istinat edilen suç var Sayın Başkanım, dediğimiz sinyal kesici cihazlar o dönemde alınmıştır" diyen Akın, İBB envanterindeki araçların ise durduğu yerde masraf çıkartan ve arızalanan araçlar olduğunu söyledi.

16:25

Akın, koruma denilince akla fiziki korumanın geldiğini ifade etti ve işini "Çok önemli bir kişinin sosyal hayatının, itibarının ve hatta kişisel verilerinin korunmasını da kapsamaktadır" diyerek tanımladı. Uzun yıllar hizmet verdiği emniyet teşkilatına yönelik sitemini de dile getiren Akın, "Yıllarımı verdiğim teşkilatımın mobese görüntülerinin cep telefonuna kaydedilip sözde basın mensuplarına servis edilmesidir. Biz buna başvurduk, kovuşturmaya gerek yoktur denildi" ifadelerini kullandı.

16:20

2014'te Ekrem İmamoğlu'nun kendisinin de ikamet ettiği Beylikdüzü'nde seçildikten sonra güvenlik personelinin başına ağabeylik yapacak birisinin aranması nedeniyle kendisine iş teklif edildiğini, İmamoğlu'yla görüştükten sonra da birlikte çalışmaya başladıklarını ifade eden Akın, "Sayın Başkan ile çalışmaktan çok memnunum. Sayın Başkanı çok çalışkan çok üretken birisi olarak tanıdım" dedi.

16:15

"Başta PKK olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadele etmek için Özel Harekat Şube Müdürlüğü'nde görev yapmayı seve seve kabul ettim" diyerek sözlerine başlayan Akın, "Bu vatana kendimi feda ettiğim için iki oğlumun büyümelerine tanık olamadım" ifadelerini kullandı. 2012 yılında emniyet teşkilatındaki kötü gidişatı görüp istifa ettiğini ifade eden Akın, "15 Temmuz 2016'da ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım" dedi.

16:00

"İlk günden itibaren tutuklama haksızdı, tutukluluk devam kararları da yanlıştı. Sorgusu tamamlandı, Ali Kurt'un tutuklu kalmasını gerektirecek bir şey yok. Bu tutsaklık bitsin artık" diyen Akbaşak, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Ali Kurt ve avukatlarının savunmasının bitmesiyle sıra İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın'ın savunmasına geldi.

15:40

CHP delegelerine 100 daire verildiği iddiasına yönelik, satış yetkisinin yüklenici firmada olduğunu söyleyen avukat Akbaşak, "KİPTAŞ yalnızca onay mercii" dedi. Adem Soytekin'in kendisi gibi itirafçı olan sevgilisi Nezahat Kurt'un "KİPTAŞ'tan bana mail geldi" iddiasını da mahkemeye belge sunarak çürüten Akbaşak, konunun bir silsile halinde ilerlediğini ancak Kurt'un manipüle etmeye çalıştığını söyledi.

15:15

Müvekkilinin mal varlığına dair devlete tek tek bildirim yaptığını söyleyen Akbaşak, Ali Kurt hakkında olumsuz bir algı çalışması yapıldığını da ifade etti. Adem Soytekin'in rüşvet iddiasına yönelik, "Şoförüyle Soytekin'in iddiaları uyuşmuyor. Yalan söylerken bile aynı yalanı söyleyemiyorlar" diyen Akbaşak, "Adem Soytekin'in rüşvetin belgesi diye sunduğu şey, A4 kağıdına kendi düzenlediği bir metindir" ifadelerini kullandı.

14:50

Avukat Akbaşak, Ali Kurt'un tutuklanması için sevk edildiği suçlamalarla iddianamedekilerin farklı olduğuna değindi ve "Zamanında Ali Kurt'a soru sorulmuş olsaydı, görmezden gelinmeseydi belki de bugün tutuklu olmayacaktı. Ali Kurt, isnatların soyut olduğunu somut delillerle kanıtladı" dedi.

14:45

Ara sona erdi. KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt'un avukatı Seçkin Akbaşak'ın savunması başladı.

13:10

Mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. Avukatıyla konuşmak isteyen Ekrem İmamoğlu, jandarma tarafından götürülmek istendi. Bunun üzerine İmamoğlu, yerine oturdu ve "Ben ters davranmıyorum. İlla bir terslik istiyorsanız yapın, ben de ona göre davranayım. Biz buna layık değiliz, onlar layık olduğu yeri bulacak. Ben layık olduğum yerdeyim, milletimin gönlündeyim" dedi. İmamoğlu ayrıca şu ifadeleri kullandı:

Gelin dinlemeye devam edin gerçekten burada çok büyük mücadele veriliyor. Herkes gelip görmeli hatta iktidar temsilcileri de gelip görmeli. Cesaretleri yok seçime gidemedikleri gibi benim karşıma da gelemezler." dedi.

13:00

"Ali Kurt'un suçsuzluğu ortaya çıktı" diyen Dede, bundan sonra müvekkilinin tutukluluğunun devam etmesinin akıllara başka bir şey getireceğine vurgu yaptı ve "İlla dilekçe mi sunmam gerekiyor. Mahkeme huzurunda beyan ediyorum, Ali Kurt'un tahliyesini talep ediyorum" dedi. Savunmasında Ahmed Arif, Ömer Hayyam şiirleri okuyan, geçen yıl hayatını kaybeden Volkan Konak'ın şarkılarına atıf yapan Dede, "Tahliye edin, siz de biz de rahatlayalım. Başka şarkı türkü okumayayım" ifadelerini kullandı.

12:40

Avukat Dede, bazı şüphelilerin itirafçı olduktan sonra birden fazla kez beyan verdiğine değindi ve "Bir insandan 8 defa beyan alınmaz. Alınırsa… Bakın 'alınırsa' diyorum, o beyanın artık sıhhatli, itimat edilebilecek, sağlıklı bir beyan olduğu kabul edilemez. Adem Soytekin 8 kez ifade vermiş. Böyle soruşturma olmaz." dedi. Dede, Ali Kurt'un 11 aydır tutuklu olduğuna da dikkati çekti.

12:20

Ali Kurt'un görevinin gerekliliklerini yerine getirdiği için yargılandığını söyleyen avukat Dede, soruşturma savcısının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun bütün ilkelerini ihlal ettiğini de sözlerine ekledi. Dede, "Soruşturma makamı bizim haklarımızı korumamıştır." ifadelerini de kullandı.

12:00

İBB Davası'nda KİPTAŞ'tan yargılanan tek kişinin Ali Kurt olduğuna değinen Dede, itirafçı Adem Soytekin'in kendisi gibi itirafçı olan sevgilisi Nezahat Kurt'un müvekkiline sorduğu "Neden bana mailler geldi?" sorusunu hatırlattı ve "Biz istedik, mailin ne olduğunu dosyaya sunacağız" ifadelerini kullandı. Ali Kurt'un telefonunun incelendiğini, olumsuz bir rapor olmadığını, MASAK raporununda lehte olduğunu ifade eden Dede, "Soruşturma aşamasında haklarımız hatırlatılmadı, delillerimizin toplatılmasına yeterli vakit verilmedi" dedi.

11:40

İddia makamının KİPTAŞ'ı bilmediğini de ifade eden Dede, "KİPTAŞ ihale yapmaz. Yasal mevzuat gereğince bir anonim şirketi. Özel hukuk kurallarına tabii" dedi. Müvekkilinin kamu zararına sebep olmanın aksine devletin malına sahip çıktığını da ifade eden avukat Dede, iddianamede ihaleye fesat karıştırma suçlamasının olmadığını ancak Ali Kurt'un tutuklamaya sevkinde bu suçlamanın olduğunu belirtti.

11:20

Beyoğlu Belediyesi'ne yönelik açılan davanın İBB dosyasıyla birleştirildiğine de değinen avukat Dede, "143 eylem vardı, eklenenlerle birlikte kaç olacak bilmiyoruz. Bu dava biter mi, ömrümüz yeter mi onu da bilmiyorum. Bu davada maddi gerçeğe nasıl ulaşacaksınız? Sizin bu iddianameyi iade etmeniz gerekirdi." dedi. Dede ayrıca, hangi sanığın hangi fiille suçlandığının belli olmadığını da ifade etti. Müvekkili Ali Kurt'un hak etmediği biçimde yargılandığını da söyleyen Dede, "Bu yargılamayı da madalya olarak takar, diğer görevleri gibi" ifadelerini kullandı.

11:10

Avukat Dede, duruşmanın savcı olmadan başladığına dikkati çekti. Eylem - 13'e ilişkin mahkeme başkanının "Konuyu anlayamadık" sözlerine atıf yapan Dede, "Bu eylemin sanıkları susma hakkını kullansaydı, beraatten başka karar veremezdiniz. Anlayamamıştınız çünkü. Demek ki savcılık da anlayamamış, anlayamadığı için de anlatamamış" ifadelerini kullandı.

10:55

Sanıklar, avukatları, gazeteciler ve izleyiciler yerini aldı. Mahkeme heyeti duruşma salonuna geldi ve İBB Davası’nın 22. günü başladı. İlk sözü Ali Kurt’un avukatı Şerif Dede aldı.

10:00

İBB Davası’nın 22. günü başlıyor. KİPTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kurt’un savunmasıyla geçen 21. günün ardından avukatları söz aldı. Bugün de Kurt’un avukat savunması devam edecek. Ardından İBB Koruma Müdürü Mustafa Akın’ın savunması başlayacak.

Kaynak : istanbulgercegi.com

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları